​ Saat 11.30’da herkes oturup, maçı izlesin

27.10.2019 - 21:36
0 Kişi Yorum Yaptı
İsmet ÇİĞİT ismetcigit@seskocaeli.com

40 yılı aşan profesyonel yöneticilik hayatımda (ki tamamı ÖZGÜR KOCAELİ’DE geçmişti), bulunduğum her ofiste, milli takımın herhangi bir spor branşında maçı varsa veya Kocaelispor’un maçı varsa, mutlaka işi durdurmuşumdur.

Güreş olsun, boks, karate, bisiklet, yelken olsun.

Ya da futbol, voleybol, basketbol olsun.

Milli Formalı bir sporcu yarışıyorsa ve TV’den yayınlanıyorsa, benim bulunduğum yerde herkes işi bırakıp bunu izlemeliydi.

ÖZGÜR KOCAELİ’nin eski halinde patron bizdik.

Paraya kıyar, maçları veren şifreli kanala abone olurduk.

Gece Süper Lig’teki Kocaelispor’un canlı maç yayını varsa, gazete binasının bulunduğu Cebesoy Sokak’taki bütün komşular da gelir, hep birlikte yazı işleri salonunda maçın canlı yayınını izlerdik.

Milli maçları ve Kocaelispor maçlarını bağıra çağıra izlerim.

Yerimde duramam.

SES Kocaeli’de bu tür ilk deneyimimi geçen Salı günü yaşadım.

Salı günü 15.30 ile 18.00 arasında bütün işi gücü bıraktık.

Hep birlikte Çin’de devam eden Dünya Basketbol Şampiyonası’ndaki ABD Türkiye maçını izledik.

Hayatımda izlediğim en heyecanlı, en güzel, ama sonu en acı biten maç oldu.

Bazen sevinçten çığlık atarak Şahabettin Bilgisu Caddesi’ni inlettik.

Bazen öfke ve hüzünle masaları yumrukladık, kendimizi yere attık.

Türkiye, ABD ile maçına “Nasıl olsa kaybederiz” anlayışı ile çıktı. Hatta ben o kadar umutsuzdum ki, ABD takımının bize en az 22 sayı fark atacağına dair bahis oynadım.

Nitekim, bizim takım maça tutuk başladı. İkinci periyodun başında, ABD, Türkiye karşısında 16 sayı öne geçti.

Sonra bir coştu bizim çocuklar. ABD, dünyayı yönetiyor, uzaya çıkıyor, herkese hava basıyor falan ya.

Aslında onların en iyi yaptığı şey, en çok severek yaptığı şey, basketbol oynamaktır. Halen devam eden turnuvada da Dünya Şampiyonluğunun 1 numaralı favorisidir ABD.

Ama bizim genç çocuklar, Çin’de sahayı dar ettiler.

Tribünleri tamamen dolduran Çinliler, Türk takımının enerjisi, hırsı, direnişi karşısında ABD’yi desteklemeyi bırakıp, bizim takımı desteklemeye başladılar.

İnanılmaz bir maç oldu. 16 sayı geriden gelip, ABD takımını yakaladık. Maçın sonunda iki sayı öne geçtik.

Son saniyede ABD takımı 3 serbest atış kazandı.

İkisini sayı yaptılar, maçın normal süresi berabere bitti.

Elbette bu skor da bizim için çok büyük başarı, çok büyük gururdu.

Ama maç elimize gelmişti. Son saniyede basit bir faul ile berabere kalmıştık. Benim yaptığım bahis kuponu yattı. Ama artık hiç umurumda değildi.

Maçın 5 dakikalık uzatma bölümünde de ABD’yi sahadan sildik. 4 sayı öne geçtik. Bir dakika içinde kazanılan 4 serbest atışın hepsini kaçırdık.

O dört serbest atıştan birini çemberden geçirebilsek, ABD’yi yeniyorduk.

Olmadı. Maçın sonunda yıkıldık…

Çok üzüldük. Ama gururlu bir üzüntüydü.

Salı günü bu maçı izleyenler, herhalde hayatları boyunca unutamayacaklardır. Bu maç, Dünya Basketbol tarihinde de unutulmayacak bir maç olmuştur.

……………………..

Maç sonrası, Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, canlı yayınlara bağlandı.

Malum, Hidayet Türkoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kankası.

Federasyon başkanına, maç hakkındaki yorumunu soruyorlar.

Türkoğlu şöyle diyordu:

-Maçı baştan sona kadar Cumhurbaşkanımızla birlikte (herhalde saraydaydı) izledik. Sayın Cumhurbaşkanı da çok heyecanlandı. Kendisine teşekkür ediyorum(neden acaba?. Cumhurbaşkanı Ankara’dan Çin’e basket mi atmıştı). Maç sonunda üzüldük ama çok gururlandı. Oyuncularımıza, hocamıza da teşekkür ederim. Ama en çok Cumhurbaşkanımıza teşekkür ederim.”

……………………

Aslında ABD - Türkiye basketbol maçının, içinden geçtiğimiz süreçte çok politik yönleri de vardı.

Bu ABD her alanda herkesi ezmeye çalışıyor, böbürleniyor ya, onların en iddialı, en güçlü oldukları alanda, basketbolda Türkiye çıkmış, kafa tutmuştu.

ABD’yi yenmenin çok ağır bir ders vermenin eşiğine kadar gelmiştik.

Ama olmadı.

Çok büyük bir şanssızlık yaşadık. Maçı kazansaydık, kafamda bambaşka bir yazı vardı.

Başlığını “Verme ulan F-35’i” diye atacaktım.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan maçı Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı ile birlikte izlemiş ya, her halde ABD Başkanı Trump da, basketbol meraklısı damadı ile birlikte Beyaz Saray’daki oval ofisinde bu maçı izlemişti.

Beni okumaz elbette ya, kendi kendimi tatmin için yazacaktım:

-Verme ulan F-35’ini;

Sok bir yerine Patroitlerini,

Kolla sen FETÖ’yü…

Hadi sıkıysa, yine ticaret ambargosu uygula da, TL’nin değerini düşür bakalım” diye yazacaktım.

Bak, basketbolda biz sana nasıl geçirdik” diye yazacaktım.

Olmadı.. Çok talihsiz, çok acı biçimde yenildik ABD’ye.

Ama anladık ki, biz ülke olarak ABD’ye basketbol sahasında direnebiliyor, onları böylesine perişan edebiliyorsak, her alanda aynısını yapabiliriz.

Anladık ki, hiçbir alanda ABD’den korkmamıza gerek yokmuş..!

Biraz daha bizi oyalamaya kalkar, biraz daha PKK- PYD’li teröristleri desteklemeye devam ederlerse, Suriye’nin kuzeyine de girer, onlara Arap topraklarını dar eder, güvenli bölgemizi de kurarız.

……………….

Neyse…

ABD maçı geride kaldı. Bugün Çin’de Türkiye-Çekya maçı var.

Saat 11.30’da başlayacak ve NTV’den canlı yayınlanacak.

Bugün 11.30’da bütün Türkiye bu maça kilitlenmeli. Devlet dairelerinde, özel işyerlerinde, fabrikalarda, dükkanlarda…

Her yerde herkes toplanıp, Türkiye-Çekya maçını izlemeli.

Bu maçı kazanırsak, Dünya Basketbol Şampiyonasında yola devam edeceğiz.

Bu yolun sonunda elbette çok zor ama, finalde tekrar ABD ile karşılaşabiliriz.

Ben şimdi, Türkiye-ABD basketbol takımlarının bu turnuvanın sonunda bir kez daha karşı karşıya gelmelerini bekliyorum.

Çok da istiyorum.

Önce bugün Çekya’yı yenmemiz lazım.

Haydi 12 dev adam. Yenilirken bile bizi gururlandırdınız.

Bugün kazanın, bizi sevinçten havalara zıplatın.

 
YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.
Diğer Yazıları +
MİA iyi projedir DİĞER
Gelin üzerine gelin, benim işim kolaylaşıyor KÖŞE YAZILARI
Cumhurbaşkanımız ABD’ye uçarken KÖŞE YAZILARI
CHP’lilerin aklının köşesinde Küçükkaya’ da bulunmalı KÖŞE YAZILARI
Erken kalkın; Ata’mızı anın KÖŞE YAZILARI
Karanlıklar ülkesi KÖŞE YAZILARI
Korkmayın, suyumuz bitmez KÖŞE YAZILARI
Kemal Bey sopasını partisinde sallamalı KÖŞE YAZILARI
6 Kasım: SEKA’nın kuruluş yıl dönümü KÖŞE YAZILARI
Liderliğin kıymetini bilelim KÖŞE YAZILARI
Yeniden Ahmet Serimer ile birlikte çalışmak..! KÖŞE YAZILARI
41 milyon turistin kaçı bize geldi? KÖŞE YAZILARI
Her 1 Kasım’da içim “Cız” eder (Arif’imin anısına) KÖŞE YAZILARI
Fuar alanı zaten Millet Bahçesi’ydi KÖŞE YAZILARI
Atatürkçü Dernekler de susup, korkarsa..! KÖŞE YAZILARI
15 Temmuz mu? 29 Ekim mi? KÖŞE YAZILARI
Bu şehirde gazeteciliğe yeniden itibar gelecek KÖŞE YAZILARI
CHP’de yarış kimler arasında? KÖŞE YAZILARI
Ey muhalefet; hâlâ buradaysan ses ver KÖŞE YAZILARI
Kendinize iyilik yapın, Biraz kahkaha atın KÖŞE YAZILARI
Sağlam dostlar olsun, Başka şeye gerek yok KÖŞE YAZILARI
Trump’a 120, Putin’e 150 KÖŞE YAZILARI
İzmit’in en güzel yeri: Fevziye’nin Bahçesi KÖŞE YAZILARI
Bu kentin ıskaladıkları KÖŞE YAZILARI
Barış, her haliyle güzeldir KÖŞE YAZILARI
Umut da olmasa KÖŞE YAZILARI
İyi yapılan bir iş, başarılı bir kişi arıyoruz KÖŞE YAZILARI
Bize kızmakta çok haklılar KÖŞE YAZILARI
Üzülmez’in sopası KÖŞE YAZILARI
Off İzmit’im off KÖŞE YAZILARI
İzmit nostaljisi KÖŞE YAZILARI
Kocaelispor hakkında KÖŞE YAZILARI
Elbette, askerimiz ve ülkemiz için duacıyız KÖŞE YAZILARI
Nihat Ergün, önemli adamdır KÖŞE YAZILARI
Banliyö tren ne büyük yalan..! KÖŞE YAZILARI
Der Spiegel’in makalesi KÖŞE YAZILARI
İzmit’te üç noktaya içki ruhsatı hikayesi KÖŞE YAZILARI
Tahir Kardeş,benden şikayetçi KÖŞE YAZILARI
Camiler ve Din Görevlileri haftası KÖŞE YAZILARI
Çok iyi konuşuyorsun da Sevgili Başkan..! KÖŞE YAZILARI
Bu kent, çok pis kokuyor KÖŞE YAZILARI
GS-FB maçını statta izledim KÖŞE YAZILARI
Muhteşem yeni yol; Rezalet mevcut yol KÖŞE YAZILARI
Beni yiyemezsiniz; DİŞİNİZ KESMEZ..! KÖŞE YAZILARI
20 yıl önceki proje KÖŞE YAZILARI
Cep telefonuna güvenmeyin; deprem olur, elinizde kalır KÖŞE YAZILARI
Uzun yaşamak bir lütuf mu? KÖŞE YAZILARI
​ Tahir Hoca’m haklıymış, CHP’liden dost olmazmış KÖŞE YAZILARI
Korkmayın, ısırmayacağız KÖŞE YAZILARI
Kaltak ne demek? KÖŞE YAZILARI
Bizde bir tane Greta çıkmaz mı? KÖŞE YAZILARI
Başımıza ne yağacak? KÖŞE YAZILARI
Unutulan projeler KÖŞE YAZILARI
İşsizlik ve fuhuş birlikte yükselir KÖŞE YAZILARI
Siz, ne varsa satın; Hürriyet’e su vermeyin KÖŞE YAZILARI
AKP kendisini de eleştirebilmeli KÖŞE YAZILARI
Neler neler kaybettik? KÖŞE YAZILARI
En güzel mevsim, ama arkası kış KÖŞE YAZILARI
Her yer kiralık, herkesin çeki patlak KÖŞE YAZILARI
Engin Hoca ve Şenol Hoca KÖŞE YAZILARI
AKP iktidar, CHP muhalefet kalsın KÖŞE YAZILARI
Büyükşehir dağınık KÖŞE YAZILARI
Gelecek yıl, hamsi de olmazsa KÖŞE YAZILARI
Belki de en zor maç KÖŞE YAZILARI
Vatandaş için yüksek, Esnaf için düşük fiyat KÖŞE YAZILARI
​ Saat 11.30’da herkes oturup, maçı izlesin KÖŞE YAZILARI
Yüzde 0.86 ne mutlu, söyle de inanalım KÖŞE YAZILARI
Bırakın Fatma Hanım biraz iş yapsın KÖŞE YAZILARI
Krizi bir de sanayiciden dinledim KÖŞE YAZILARI
Önce Karadeniz, sonra Körfez KÖŞE YAZILARI
Büyükakın, BÜYÜK iş yaptı KÖŞE YAZILARI
Bayrak asın, bayram yapın KÖŞE YAZILARI
Fatma Hanım yalnız değildir KÖŞE YAZILARI
Devlet vergi, Vatandaş keyif alamıyor KÖŞE YAZILARI
Sıcaklar mı bizi bu hale getirdi? KÖŞE YAZILARI
Gebze’yi il yapalım KÖŞE YAZILARI
İki ayda hayatım nasıl değişti KÖŞE YAZILARI
Balık zamanı geliyor KÖŞE YAZILARI
Bir işe ya hiç başlamayın; ya da başladığınız işi bitirin KÖŞE YAZILARI
Kocaelispor camiasının “cek-cak”lara karnı tok KÖŞE YAZILARI
Bir gün herkes AKP’li olursa KÖŞE YAZILARI
Yürüyüş Yolu, siyaset üstü olmalı KÖŞE YAZILARI
AKP ve CHP’de kongreler KÖŞE YAZILARI
Geri dönüşüm kutusundan taşan cam şişeler KÖŞE YAZILARI
20 yıl önce bugün KÖŞE YAZILARI
1 yaşındaki temiz, tertipli çocuk; 18 yaşındaki huysuz, yorgun ihtiyar KÖŞE YAZILARI
2. İztop skandalı KÖŞE YAZILARI
Bayramlarda çok daha güzelsin sevgili İzmit KÖŞE YAZILARI
Şahabettin Bilgisu Caddesi böyle mi olmalı? KÖŞE YAZILARI
100. yıla yeni anayasa KÖŞE YAZILARI
Lütfen kendinize çok dikkat edin KÖŞE YAZILARI
Bayramda da kolum askıda KÖŞE YAZILARI
Daha çok (ıhh) diyeceğiz KÖŞE YAZILARI
Toplu taşıma işi kötü patlayacak KÖŞE YAZILARI
TÜPRAŞ giderse büyükşehir biter KÖŞE YAZILARI
Fatma Hanım yanlış yapıyor KÖŞE YAZILARI
Erken seçim mi? Hadi canım siz de… KÖŞE YAZILARI
Haydi İzmit’e turist getirelim KÖŞE YAZILARI
Haydi İzmit’e turist getirelim KÖŞE YAZILARI
Bu güvene layık olmak zorundayız KÖŞE YAZILARI
Bu “SES” sizin sesiniz KÖŞE YAZILARI
Sendikalar yandaş olursa, çalışanlar kaybeder KÖŞE YAZILARI
Başladığınız bir işi de bitirin KÖŞE YAZILARI
Murat Kekilli mi? Aleyna Tilki mi? KÖŞE YAZILARI
Çöp kamyonu ve çekici terörü KÖŞE YAZILARI
İl başkanını boşverin şimdiden büyükşehir adayı bulun KÖŞE YAZILARI
Balık özlemi KÖŞE YAZILARI
Fatma Hanım’ın köpekle imtihanı KÖŞE YAZILARI
Fikri Işık doğru söylüyor KÖŞE YAZILARI
Bulut’u çok ararız KÖŞE YAZILARI
Ellibeş’in Sorumluluğu KÖŞE YAZILARI
Değişim zamanı KÖŞE YAZILARI
“İlimizin özelliği nedeniyle…” KÖŞE YAZILARI
Bu şehirde yapılan güzel işlerde var KÖŞE YAZILARI
Korkan korksun BİZ HEYECANLIYIZ KÖŞE YAZILARI
Bu yılı da ıskalamayalım KÖŞE YAZILARI
Biz ne yapacağız? KÖŞE YAZILARI
Her şey (DAHA) güzel olacak KÖŞE YAZILARI
Kendinize iyilik yapın, Biraz kahkaha atın KÖŞE YAZILARI
Sağlam dostlar olsun, Başka şeye gerek yok KÖŞE YAZILARI
Dünya da bizden büyük DİĞER