6 Kasım: SEKA’nın kuruluş yıl dönümü

06.11.2019 - 00:09
822 Kişi Okudu   12 Kişi Yorum Yaptı
İsmet ÇİĞİT ismetcigit@seskocaeli.com

Bugün 6 Kasım.

İzmit için önemli bir tarih.

Ama bu tarihin önemini, bu kenti yöneten veya  siyaseten temsil edenlerin hiç biri bilemezler..

Zaten İzmit’in yalnızlığı buradadır. Birkaç tanesi biliyor olsa bile, önemini kavrayamazlar. Ancak biz bilebiliriz 6 Kasım’ın İzmit için çok önemli bir tarih olduğunu.

6 Kasım 1936 tarihinde Seka İzmit fabrikası hizmete alınmıştır.

Malum, 2005 yılında da, yani açıldıktan 83 yıl sonra  SEKA öldürülmüştür….

………………….

SEKA olayına farklı açılardan bakmak mümkündür. Denebilir ki, keşke 1936 yılında SEKA İzmit’te kurulmasaydı.

O zaman Kocaeli bir sanayi kenti olmayacaktı.

Belki tarım, balıkçılık, turizmle anılacaktı.

Ama 1923’de Cumhuriyeti kuranlar, dünyada benzeri bulunmayan bu coğrafyayı, bu Körfez’i ülkenin sanayi bölgesi ilan etmişler.

İlk olarak da ülkenin kağıt ihtiyacının karşılanması için Seka kurulmuş.

Sonra, Tüpraş, İgsaş, diğerleri bu kente gelmiş.

Devlet yatırımlarının ardından, bölgenin konumunun avantajını farkeden özel sektör ve yabancı yatırımlar da ilimize akın etmişler…

…………………….

Bugün, SEKA’nın kuruluş yıldönümünde sizlere bir Seka Çocuğu olarak biraz SEKA’yı anlatmak istiyorum.

1936’da kurulan, 2005’de kapatılana kadar faaliyet gösteren Seka, İzmit için sadece kağıt üreten bir fabrika değildi.Bu kent için bir yaşam biçiminin, bir kültürün adıydı.

İzmitli’nin gençlerine işçi olma özelliği SEKA’dan gelmişti.

Bu kentte yaşayan hemen herkesin bir şekilde SEKA ile bağlantısı, işbirliği vardı.

Ben, Seka vazife evleri 55 numarada dünyaya geldim.

Arkası bahçeli, altı talaş depolu, tek katlı, basit bir evdi. Seka çalışanlarına tahsis edilirdi.

Rahmetli babam Seka işçisi olduğu için biz lojmanda oturuyorduk. Seka İlkokulu’nda okudum.

Hayatımın ilk 10-11 yılı, üretim alanı içinde olmasa bile Seka alanı içinde geçti.

Zaman zaman Seka Sosyal Tesislerine giderdik. Beyaz masa örtüsünü, papyonlu, ağırbaşlı nazik garsonları ilk orada görmüştüm…

Yaz aylarında bir veya iki haftalık sürelerle Seka Kampında tatil hakkımız olurdu.

Sapanca Gölü kıyısındakiSeka kampı alanında herkes eşitti.

Fabrikanın Genel Müdürü ileen kıdemsiz işçinin ailesi arasında rütbe farkı olmazdı.

İnsanlık, komşuluk vardı. Kardeşlik vardı.

Seka’nın sineması vardı. Pazar günleri saat 11.00’de çocuk filmi oynardı. En kaliteli tiyatro oyunları Seka Sineması’na gelirdi.

Seka’nın tüketim kooperatifi vardı.

Seka’nın spor salonu, futbol sahası vardı. Kağıtspor’un futbol; basketbol, boks, güreş takımları vardı.

Her branşta Türkiye’nin en güçlü takımlarına sahipti.

Bu kent, Seka ile birlikte büyümüştü. Bu kentin çocukları, özellikle Yenidoğan’ınçocukları  Seka’nın sık sık saldığı klor kokusunu soluyarak büyüdü.

Seka Türkiye’de sanayinin öncüsü oldu.

Seka’nın ürettiği kağıtlar kitap, gazete, dergi oldu.

Seka’nın ürettiği kağıtlar, hemen yanındaki DMO’da seçim günleri için oy pusulası, oy zarfı oldu.

………………………..

SEKA’nın kapatılmasının bütün yükünü, AKP iktidarına yükleyemeyiz…

SEKA, siyasetin elinde çarçur edilmişti.

Yıllar geçmiş, teknoloji ilerlememiş, yatırım yapılmamıştı.

CHP’si, MHP’si, Adalet Partisi, Selamet Partisi hangi zihniyet iktidarda olsa, Seka’yı sadece yandaşlarını işe doldurmak için kullanmıştı.

Kadro şişirilmiş, şimdi belediyelerde karşımıza çıkan  “Bankamatik “ çalışanlar Seka’ya doldurulmuştu. Doğal olarak fabrika zarar etmeye başladı.

Kurtarılabilirdi.

Ama Mesut Yılmaz’ın başbakan olduğu dönemden itibaren, Seka’nın yok edilmesi gündeme getirildi.

Seka’ya ait Gölcük İhsaniye sahilindeki fidanlık arazinin Ford Otosan’a bedelsiz verilmesiyle birlikte de Seka’nın ipi çekilmiş oldu.

Oysa o arazi, Ford Otosan’a rayiç değeri üzerinden ( o yıllarda 15-20 milyon dolar konuşuluyordu) satılsa, bu para ile fabrika modernleştirilebilir, ekonomik hale getirilebilir ve  ülke için üretmeye devam edebilirdi.

2002’nin son aylarında iktidara gelen AKP, elinde batık, sürekli zarar eden, kaliteli üretim yapamayan bir Seka buldu.”Kapatacağız” dediler. Ben, bu kentin bir gazetecisi ve Seka çocuğu olarak çok direndim.

Benimle birlikte olayın başlarında Seka işçisi ve Selüloz-İş Sendikası da direndi. Ama hükümet  “Bütün Sendikalıları yine kamuya yerleştireceğim. Hiçbir hakları ziyan olmayacak” deyince, benim dışımda herkes yelkenleri suya indirmişti.

Dirensek kazanabilirdik. Kent, Seka için direnmedi.  İşçi direnmedi. Sendika direnmedi… 2005 yılında Seka kapatılıp, yıkıldı gitti.

……………………..

Bugün eski İzmit’i arıyorsak; bugün İzmit’in geçmişe göre çok şeyler kaybettiğinden söz ediyorsak, emin olun bu kötüye gidişin en önemli nedenleri arasında Seka’nın yok edilişini gösterebiliriz.

Seka modernleştirilebilirdi.

Küçültülebilir, butik bir fabrika haline getirilebilir. Yine kağıt üretmeye devam eder, yine bu kentte istihdam sağlar, bu kentin kültürüne, yaşam biçimine şekil verebilirdi.

Bilemiyorum, belki de kasten yok ettiler SEKA’mızı. Bir kültürü silmek yok etmek için yıktılar. Bugün Seka alanının hali malum.

Alkolden arındırılmış, tamamı partili yandaşlara peşkeş çekilmiş sözde tesislerle dolu. Bir bölge film platosu yapıldı.

Sadece TRT’ye “Kahraman Padişahlar” dizisi çekiliyor.

Gidin Sapanca gölü kıyısındaki o eski muhteşem Seka Park alanına.

Yok edildi.

Zamanında Genel Müdürlerin, bakanların konakladığı bungalov tipi konutlar, insanların üzerinde koşarak suya atladığı iskeleler yok edildi.

Seka, en azından Tank Palet Fabrikası gibi, Katarlılara satılabilirdi. Bütün hesaplar ortadaydı. 15-20 milyon dolarlık revizyonlaSeka ihya edilebilirdi.

Devlet devam etmeyecekse, özel sektör kağıtüretebilirdi. Kocaeli Sanayi Odası, Ticaret Odası sahip çıkabilirdi.

Hiç biri düşünülmedi bile.

Cumhuriyet döneminin ilk fabrikası, sanayi kentinin ilk üreten kurumu sanki düşman toprakları gibi yıkıldı.

Hurdaları çalındı. Makinaları yağmalandı.

Bugün Türkiye kendi kağıdını üretemiyor. Seçim pusulası kağıtları da, gazete kağıtları da Rusya’dan, Kanada’dan, İsveç’ten ithal ediliyor.

Yazık günah. Bu kentte hala Seka emeklileri yaşıyor.

Ama Seka kültürü öldürüldü. 2005 yılında Seka’nın yıkım kararı ile birlikte ne yazık ki, İzmit’in de geçmişi, tarihi yıkılmıştı.

6 Kasım’da, Seka’nın kuruluşunun 83 ncü yıldönümünde maziyi biraz hatırlatmak istedim.

Umarım gelecekte bir gün, o alan içinde yeniden butik ama verimli ve karlı bir kağıt fabrikasını kuracak birileri gelir.

Etiketler:
1 hafta önce - İzmitli kenan

Seka asla kapatılıp yok edilmemeliydi sekayi kapatıp selulozda disa bağımlı hale geldik milyon dolarlarimiz maalesef selüloz ithali için heba oluyor, yazık değil mi

1 hafta önce - Guzide sayman

İsmet bey,güngör beyle.beraberliginiz yerel gazete okuyucularina heyecan.getirdi.inaninki.2 yildir gazete elime almadim çünkü vicik vicik.en.kisa zamanda gazetenizi sabah.kahvaltisindan.sonra.alip okumak.istiyorum..eski.gunlerdeki.gibi

1 hafta önce - İsmail YORGUN

İzmitin Yerlisi Olupta Sekanın Ekmeğini Yemeyen Yoktur Desek Doğru Olur.İsmet Abey Bir Izmitli Olarak Çok Güzel Bir Konuya Değinmiş. İktidara Hangi Parti Geldiyse Kendi Yandaşlarını Sekaya Doldurdu. Sonuç Seka Kapandı. Bu Ülkenin Dirliğine Birliğine Kım Zarar Veriyorsa Allah Onları Bildiği Gibi Yapsın.Ülkenin İyiliği İçin Çalışanlarında Rabbim Yardımcısı Olsun.

1 hafta önce - Adil mızraklı

Sendikacılara bakmak lazım şimdi kent konseyi başkanı olan zat işçiyi sattı kendi çocukları belediye de işe başladı

1 hafta önce - İzmitli

Güngör bey haber olduğu kadar bilgilendirici yazılarınızı okumak bir zevk. İzmit'te hiç bir yerel gazeteyi alıp okumuyorum. Hepsi yalaka olmuş. Çıkarın artık gazetenizi onu almayan hiç bir çay ocağına kahveye oturmayacağım.

1 hafta önce - Ayhan SAKIN

Abi keske yeni stad seka parka yapilsay di muthis olurdu.

1 hafta önce - fenasi kerim

pardonda hangi kültür çalma kültürümü

1 hafta önce - Sema Okumuş

Sekalı baba ve dedenin torunu olarak onun ekmeği ile büyüdük Buradaki Sekalılık kültürü siyaset üstü ve ortsk paydadır. Tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişin sadece İzmitin değil Türkiyenin ilklerindendir. Dedem anlatırdı Atatürk sevdalısı olarak Elmas Okumuş dedem. Heykelin önüne gelen konuşmada yerini göstern Atatürkümüz bursya fsbrika kutulacaktır demiştir. Heykel e gidince yaşamışım gibi Atatürkümüzün kolunu Sekayı işaret eder diye düşünürüm hep. Hüzünlenirim. Ortsk değerimizdi Seks. O kampta ne güzel geçirirdik günlerimizi. Sekalı Aileden gelmeyen anlayamaz bu duyguyu.

1 hafta önce - Sema Okumuş

Yazıyı geri alamadığım için imla kontrolunü yapamadım. Affınıza sığınırım bir önceki mesajımda kontrolü yapamadım

6 gün önce - Fehmi

Abi turkiyede devlette kadrolu işçiyi calistiramazsin, maalesef bu gerçek. O yıllarda mühendis maaşı alan işçileri devk

6 gün önce - Fehmi

Abi devlette kadrolu işçi asla calismaz , calistiramazsiniz, boyle bir gercek var, mühendis maasi alip butun gun yatarlar neticede de kitler batar olacagi budur, devlet kurum

6 gün önce - Abi

Devlet kurumları kadrolu işçi için tatil köyü, arpalık ve kahvehanedir, sekayi finanse etmek için bu devlet yüksek faizle borç alıp maaş olarak dağıtıyordu, kapatılması yerindeydi, devletin elinde olduğu sürece işçiler, yerel siyasetçiler bir güzel istismar ediyordu, ben harcayayım başkası ödesin ahmakça mantığı ülkeyi kaç defa krize soktu, ah seka vah seka diye aglasiyoruz, kapatanin eline sağlık ömrü uzun olsun,

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.
Diğer Yazıları +
Gelin üzerine gelin, benim işim kolaylaşıyor KÖŞE YAZILARI / 467 Okunma
Cumhurbaşkanımız ABD’ye uçarken KÖŞE YAZILARI / 853 Okunma
CHP’lilerin aklının köşesinde Küçükkaya’ da bulunmalı KÖŞE YAZILARI / 1169 Okunma
Erken kalkın; Ata’mızı anın KÖŞE YAZILARI / 774 Okunma
Karanlıklar ülkesi KÖŞE YAZILARI / 1063 Okunma
Korkmayın, suyumuz bitmez KÖŞE YAZILARI / 1232 Okunma
Kemal Bey sopasını partisinde sallamalı KÖŞE YAZILARI / 1083 Okunma
6 Kasım: SEKA’nın kuruluş yıl dönümü KÖŞE YAZILARI / 823 Okunma
Liderliğin kıymetini bilelim KÖŞE YAZILARI / 940 Okunma
Yeniden Ahmet Serimer ile birlikte çalışmak..! KÖŞE YAZILARI / 1351 Okunma
41 milyon turistin kaçı bize geldi? KÖŞE YAZILARI / 751 Okunma
Her 1 Kasım’da içim “Cız” eder (Arif’imin anısına) KÖŞE YAZILARI / 1242 Okunma
Fuar alanı zaten Millet Bahçesi’ydi KÖŞE YAZILARI / 1600 Okunma
Atatürkçü Dernekler de susup, korkarsa..! KÖŞE YAZILARI / 1122 Okunma
15 Temmuz mu? 29 Ekim mi? KÖŞE YAZILARI / 1136 Okunma
Bu şehirde gazeteciliğe yeniden itibar gelecek KÖŞE YAZILARI / 1169 Okunma
CHP’de yarış kimler arasında? KÖŞE YAZILARI / 126 Okunma
Ey muhalefet; hâlâ buradaysan ses ver KÖŞE YAZILARI / 59 Okunma
Kendinize iyilik yapın, Biraz kahkaha atın KÖŞE YAZILARI / 52 Okunma
Sağlam dostlar olsun, Başka şeye gerek yok KÖŞE YAZILARI / 88 Okunma
Trump’a 120, Putin’e 150 KÖŞE YAZILARI / 33 Okunma
İzmit’in en güzel yeri: Fevziye’nin Bahçesi KÖŞE YAZILARI / 58 Okunma
Bu kentin ıskaladıkları KÖŞE YAZILARI / 35 Okunma
Barış, her haliyle güzeldir KÖŞE YAZILARI / 31 Okunma
Umut da olmasa KÖŞE YAZILARI / 29 Okunma
İyi yapılan bir iş, başarılı bir kişi arıyoruz KÖŞE YAZILARI / 36 Okunma
Bize kızmakta çok haklılar KÖŞE YAZILARI / 30 Okunma
Üzülmez’in sopası KÖŞE YAZILARI / 38 Okunma
Off İzmit’im off KÖŞE YAZILARI / 30 Okunma
İzmit nostaljisi KÖŞE YAZILARI / 32 Okunma
Kocaelispor hakkında KÖŞE YAZILARI / 21 Okunma
Elbette, askerimiz ve ülkemiz için duacıyız KÖŞE YAZILARI / 20 Okunma
Nihat Ergün, önemli adamdır KÖŞE YAZILARI / 30 Okunma
Banliyö tren ne büyük yalan..! KÖŞE YAZILARI / 26 Okunma
Der Spiegel’in makalesi KÖŞE YAZILARI / 26 Okunma
İzmit’te üç noktaya içki ruhsatı hikayesi KÖŞE YAZILARI / 39 Okunma
Tahir Kardeş,benden şikayetçi KÖŞE YAZILARI / 32 Okunma
Camiler ve Din Görevlileri haftası KÖŞE YAZILARI / 15 Okunma
Çok iyi konuşuyorsun da Sevgili Başkan..! KÖŞE YAZILARI / 26 Okunma
Bu kent, çok pis kokuyor KÖŞE YAZILARI / 25 Okunma
GS-FB maçını statta izledim KÖŞE YAZILARI / 23 Okunma
Muhteşem yeni yol; Rezalet mevcut yol KÖŞE YAZILARI / 30 Okunma
Beni yiyemezsiniz; DİŞİNİZ KESMEZ..! KÖŞE YAZILARI / 48 Okunma
20 yıl önceki proje KÖŞE YAZILARI / 19 Okunma
Cep telefonuna güvenmeyin; deprem olur, elinizde kalır KÖŞE YAZILARI / 22 Okunma
Uzun yaşamak bir lütuf mu? KÖŞE YAZILARI / 16 Okunma
​ Tahir Hoca’m haklıymış, CHP’liden dost olmazmış KÖŞE YAZILARI / 26 Okunma
Korkmayın, ısırmayacağız KÖŞE YAZILARI / 12 Okunma
Kaltak ne demek? KÖŞE YAZILARI / 34 Okunma
Bizde bir tane Greta çıkmaz mı? KÖŞE YAZILARI / 18 Okunma
Başımıza ne yağacak? KÖŞE YAZILARI / 18 Okunma
Unutulan projeler KÖŞE YAZILARI / 23 Okunma
İşsizlik ve fuhuş birlikte yükselir KÖŞE YAZILARI / 20 Okunma
Siz, ne varsa satın; Hürriyet’e su vermeyin KÖŞE YAZILARI / 15 Okunma
AKP kendisini de eleştirebilmeli KÖŞE YAZILARI / 16 Okunma
Neler neler kaybettik? KÖŞE YAZILARI / 32 Okunma
En güzel mevsim, ama arkası kış KÖŞE YAZILARI / 16 Okunma
Her yer kiralık, herkesin çeki patlak KÖŞE YAZILARI / 15 Okunma
Engin Hoca ve Şenol Hoca KÖŞE YAZILARI / 16 Okunma
AKP iktidar, CHP muhalefet kalsın KÖŞE YAZILARI / 19 Okunma
Büyükşehir dağınık KÖŞE YAZILARI / 11 Okunma
Gelecek yıl, hamsi de olmazsa KÖŞE YAZILARI / 12 Okunma
Belki de en zor maç KÖŞE YAZILARI / 22 Okunma
Vatandaş için yüksek, Esnaf için düşük fiyat KÖŞE YAZILARI / 18 Okunma
​ Saat 11.30’da herkes oturup, maçı izlesin KÖŞE YAZILARI / 18 Okunma
Yüzde 0.86 ne mutlu, söyle de inanalım KÖŞE YAZILARI / 18 Okunma
Bırakın Fatma Hanım biraz iş yapsın KÖŞE YAZILARI / 19 Okunma
Krizi bir de sanayiciden dinledim KÖŞE YAZILARI / 16 Okunma
Önce Karadeniz, sonra Körfez KÖŞE YAZILARI / 17 Okunma
Büyükakın, BÜYÜK iş yaptı KÖŞE YAZILARI / 16 Okunma
Bayrak asın, bayram yapın KÖŞE YAZILARI / 16 Okunma
Fatma Hanım yalnız değildir KÖŞE YAZILARI / 13 Okunma
Devlet vergi, Vatandaş keyif alamıyor KÖŞE YAZILARI / 36 Okunma
Sıcaklar mı bizi bu hale getirdi? KÖŞE YAZILARI / 13 Okunma
Gebze’yi il yapalım KÖŞE YAZILARI / 13 Okunma
İki ayda hayatım nasıl değişti KÖŞE YAZILARI / 25 Okunma
Balık zamanı geliyor KÖŞE YAZILARI / 16 Okunma
Bir işe ya hiç başlamayın; ya da başladığınız işi bitirin KÖŞE YAZILARI / 20 Okunma
Kocaelispor camiasının “cek-cak”lara karnı tok KÖŞE YAZILARI / 17 Okunma
Bir gün herkes AKP’li olursa KÖŞE YAZILARI / 20 Okunma
Yürüyüş Yolu, siyaset üstü olmalı KÖŞE YAZILARI / 12 Okunma
AKP ve CHP’de kongreler KÖŞE YAZILARI / 20 Okunma
Geri dönüşüm kutusundan taşan cam şişeler KÖŞE YAZILARI / 24 Okunma
20 yıl önce bugün KÖŞE YAZILARI / 20 Okunma
1 yaşındaki temiz, tertipli çocuk; 18 yaşındaki huysuz, yorgun ihtiyar KÖŞE YAZILARI / 23 Okunma
2. İztop skandalı KÖŞE YAZILARI / 21 Okunma
Bayramlarda çok daha güzelsin sevgili İzmit KÖŞE YAZILARI / 20 Okunma
Şahabettin Bilgisu Caddesi böyle mi olmalı? KÖŞE YAZILARI / 17 Okunma
100. yıla yeni anayasa KÖŞE YAZILARI / 21 Okunma
Lütfen kendinize çok dikkat edin KÖŞE YAZILARI / 16 Okunma
Bayramda da kolum askıda KÖŞE YAZILARI / 18 Okunma
Daha çok (ıhh) diyeceğiz KÖŞE YAZILARI / 15 Okunma
Toplu taşıma işi kötü patlayacak KÖŞE YAZILARI / 20 Okunma
TÜPRAŞ giderse büyükşehir biter KÖŞE YAZILARI / 13 Okunma
Fatma Hanım yanlış yapıyor KÖŞE YAZILARI / 33 Okunma
Erken seçim mi? Hadi canım siz de… KÖŞE YAZILARI / 16 Okunma
Haydi İzmit’e turist getirelim KÖŞE YAZILARI / 14 Okunma
Haydi İzmit’e turist getirelim KÖŞE YAZILARI / 11 Okunma
Bu güvene layık olmak zorundayız KÖŞE YAZILARI / 14 Okunma
Bu “SES” sizin sesiniz KÖŞE YAZILARI / 19 Okunma
Sendikalar yandaş olursa, çalışanlar kaybeder KÖŞE YAZILARI / 19 Okunma
Başladığınız bir işi de bitirin KÖŞE YAZILARI / 16 Okunma
Murat Kekilli mi? Aleyna Tilki mi? KÖŞE YAZILARI / 31 Okunma
Çöp kamyonu ve çekici terörü KÖŞE YAZILARI / 13 Okunma
İl başkanını boşverin şimdiden büyükşehir adayı bulun KÖŞE YAZILARI / 18 Okunma
Balık özlemi KÖŞE YAZILARI / 19 Okunma
Fatma Hanım’ın köpekle imtihanı KÖŞE YAZILARI / 18 Okunma
Fikri Işık doğru söylüyor KÖŞE YAZILARI / 15 Okunma
Bulut’u çok ararız KÖŞE YAZILARI / 19 Okunma
Ellibeş’in Sorumluluğu KÖŞE YAZILARI / 15 Okunma
Değişim zamanı KÖŞE YAZILARI / 14 Okunma
“İlimizin özelliği nedeniyle…” KÖŞE YAZILARI / 15 Okunma
Bu şehirde yapılan güzel işlerde var KÖŞE YAZILARI / 19 Okunma
Korkan korksun BİZ HEYECANLIYIZ KÖŞE YAZILARI / 13 Okunma
Bu yılı da ıskalamayalım KÖŞE YAZILARI / 17 Okunma
Biz ne yapacağız? KÖŞE YAZILARI / 18 Okunma
Her şey (DAHA) güzel olacak KÖŞE YAZILARI / 40 Okunma
Kendinize iyilik yapın, Biraz kahkaha atın KÖŞE YAZILARI / 22 Okunma
Sağlam dostlar olsun, Başka şeye gerek yok KÖŞE YAZILARI / 44 Okunma
Dünya da bizden büyük DİĞER / 31 Okunma