Her şey (DAHA) güzel olacak

27.10.2019 - 12:31
40 Kişi Okudu   0 Kişi Yorum Yaptı
İsmet ÇİĞİT ismetcigit@seskocaeli.com

Ben; Dündar oğlu, Birsen’den olma, 03.12.1958 İzmit doğumlu Serdar İsmet Çiğit.

Bugün burada yarım asırlık meslek hayatımın yeni bir büyük etabına adım atıyorum. 19 Eylül 1991 günü çok uzun süre her satırını kendim yazdığım Özgür Kocaeli Gazetesi’nin ilk sayısını elime aldım.

17 Haziran 2019 Pazartesi günü gazetenin imtiyaz sahibi Recep Haldız’ın ‘Abi seninle çalışmak istemiyoruz’ sözü ile Özgür Kocaeli Gazetesi defterini kapattım. Aslında bebeğim olan Özgür Kocaeli Gazetesi’nden böyle kovulmak yerine kendim ayrılmayı daha onurlu kabul ederdim. Emin olun gazete Haldız Ailesine satıldıktan sonra en az sekiz on kez ‘ Beni bırakın gideyim’ dedim.

Her defasında Haldızlar ‘ Sen gidersen ertesi gün gazeteyi kapatırım’ dediler.

Yıllardır kader birliği yaptığım birlikte çalıştığım arkadaşlarım vardı. Gazete benim bebeğimdi bırakamadım, ölmesinden korkum.

 

Bizim ‘ Türkiye’nin örnek yerel gazetesi’ yaptığımız Özgür Kocaeli bugün yoğun bakımda umutsuz bir hasta durumdadır. Bütün samimiyetimle söylüyorum yeniden ayağa kalkmasını çok isterim.

 

——————-

 

Başkan Büyükakın’a ŞÜKRAN

 

 

 

17 Haziran Pazartesi sabahı kovulunca pürüzlük yapmaya kalksam emekli olduğum 1998 yılından bu tarafa tazminat, ihbar tazminatı, kullanmadığım izin haklarımı talep etme hakkım vardı. Ama bana yakışmazdı. Ben gazeteyi altı yıl önce satmıştım. Şimdi tazminat istemek bana göre şık olmazdı. Recep Haldız’dan iki şey istedim.

 

Ertesi günkü gazeteye veda yazımı yazayım,

Henüz o tarihe kadar ödenmemiş olan Haziran ayı maaşımı alayım.

Kabul etti Recep Haldız. Macit Haldız telefonla aradı. Müessesenin altı yıl boyunca bana tahsis ettiği Peugeot otomobili almamı istedi. Kabul etmedim.

 

Hoş maaşları çok gecikmeli alıyorduk. Yıllardır zamda görmemiştik. Ama gazeteden gelen maaş benim için yaşamsal önemliydi.

 

İki oğlum Eylül ayı içinde nişanlanacaktı. Benim ailemin bir yaşam standartı vardı. Sürekli düzenli bir gelir şarttı. Kenarda beş kuruş birikim, elde avuçta en küçük bir gayrimenkül yoktu. Çalışmak zorundaydım. Aksi halde Ağustos ayında evimin elektrik, su parasını ödeyecek param yoktu.

 

İki değerli işadamı arkadaşım Saral Sigortanın sahibi Sinan Saral ile Yılka İnşaat’ın sahibi Kemal Yılmaz önüme gazete seçeneği koydular. Sinan’ı bundan sonra çok aktif çalışmak için biçtiğim değeri söyledim. ‘ Çok pahalıymışsın abi’ dedi.

 

Kemal’in teklifinde her biri 100’er bin TL yatıran 20 ortaklı iki milyon TL sermayeli bir şirket vardı. Gazete için bina sorunu da yoktu.

 

‘ Al abi yeni gazete kur’ dedi. Ama ben bir şirketin ekonomisini personelini yönetecek idarecilik vasfına sahip değilim. Kimseden reklam parası isteyemem. Çalışmayan işe yaramayan personeli kovamam. Başarılı yönetilen bir şirkette sadece gazetecilik yapabilirim. Bu nedenle iki teklifte boşa çıktı.

 

Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, eski danışman arkadaşım Ömer Polataracılığı ile beni görüşmeye çağırdı. Seka Park Oteli avlusunda bir gece buluştuk.  Başkan bana şunları söyledi ‘ İsmet abi beni yanlış anlama. Senin yeniden gazetecilik yapmandan çekiniyor değilim. Ama sen bu şehrin bir değerisin. Ben belediye başkanı olarak senin bu şehirde gelecek ay elektrik faturasını ödeyemez duruma gelmeni isteyemem. Senin aynı kalitede yaşamını sürdürmeni sağlamak benim görevim.’

 

Başkan Büyükakın çok samimiydi. Belediyede iş teklif etmedi. ‘ Her ay maaşımın yarısını sana vereyim’ dedi. Ancak cazip gelmedi. Benim bir miktar paraya acil ihtiyacım vardı. Hiçbir şey üretmeden gelir elde etmek benim inançlarıma tersti. Bu teklifte boşa çıktı.

 

—————

 

Güngör Arslan sahip çıkıyor

 

 

 

Gazeteden kovuluşumun sosyal medyaya düşmesi sonrası 17 Haziran günü ilk arayan kişi Güngör Arslan oldu. ‘ Abi her koşulda seninle çalışmaya hazırım. Büyük sinerji yaratırız’ dedi. Beni hiç bırakmadı. Ortak dostumuz Faruk Bostan ile birlikte yemeğe götürdüler. Evimin ihtiyaçlarını alıp evime getirdiler. Kolumun kırıldığı gün beni hastaneye taşıdılar.

 

Güngör ile biz yıllarca kendi sütunlarımızda didiştik, dalaştık. Güngör benim için müptezel (İtibarını yitirmiş’ dedi. Ben onun için ‘ Şantajcı, ilkesiz’ diye yazdım. Hırsız, dolandırıcı, sahtekar, vatan haini demedik. Bizim Güngör ile geçmişteki kavgamız hiçbir zaman Devlet Bahçeli ile Recep Tayyip Erdoğan arasındaki kavga kadar bel altına inmemişti. Şimdi onlar birlikte memleketi yönetirken biz neden birlikte çalışamayacaktık?

 

Bağımlı, sürekli kontrol altında gazetecilik yapmaktan nefret etmiştim. Özgür olmak, bu kent adına istediğim her şeyi yazabilmek istiyordum. Güngör çıkarttı acil ihtiyaçlarım gerekli bir miktar parayı da karşılık beklemeden avuç içime koydu.

 

Bundan sonra Güngör ile birlikte çalışacağım. Ne kadar sürer bilmiyorum. Güngör ile çalışma fikrini en az iki yüz kişiye tanıştım. Yarısından biraz fazlası ‘ Aman abi bütün prestijini, itibarını kaybedersin yapma abi’ dedi. Yarısına yakını ‘ Harika fikir, kent yeniden özgür basına kavuşacak’ diye destek verdi. Manevi olarak en çok beni destekleyen Sefa Sirmen oldu.

 

Bir süre Güngör Arslan’ın sosyal medya hesabından yazı yazacağım. Omzum kırık klavye kullanamıyorum. Bu yüzden bir süre her gün yazamayabilirim.

 

Asıl hedef bu kentin özlediği cesur, tam bağımsız kaliteli gazeteyi yapmak. Bu yılsonuna kadar sizin de desteğiniz olursa gazete çıkartmak istiyoruz.

 

Her şeyin bütün risklerinin farkındayım. Beni seven insanların önemli bölümü Güngör’ü sevmiyor. Ama Güngör’ü seven önemli bir kitle var. Onların büyük bir bölümü beni de seviyor.

 

Güngör bana cesur gazeteciliği öğretecek. İçimde sönen habercilik heyecanımı körükleyecek.

 

Ben Güngör’e gazeteciliğin erdemini aşağılayacak, gazeteciliğin özel hayatına müdahale, kızdığın insanlara düşmanlık olmadığını öğreteceğim. Kentin desteğine ihtiyaç var.

 

Gazetecilik ilkelerinin korunması konusunda kentin önündeki TEMİNAT ben olacağım. Ortaya bu kente yakışan bir ürün çıkacağına inanıyorum.

 

‘ Her şey çok güzel olacak’ demiyorum. Ama eminim ‘ Her şey bugünkü halinden daha güzel olacak’.

 

Not: Bu yazıyı dileyen, arzulayan meslektaşlarım herhangi bir izin alma gereği duymadan kısmen ya da tamamen yazılı görsel veya digital medya ortamlarında kullanabilir.

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.
Diğer Yazıları +
Gelin üzerine gelin, benim işim kolaylaşıyor KÖŞE YAZILARI / 735 Okunma
Cumhurbaşkanımız ABD’ye uçarken KÖŞE YAZILARI / 858 Okunma
CHP’lilerin aklının köşesinde Küçükkaya’ da bulunmalı KÖŞE YAZILARI / 1175 Okunma
Erken kalkın; Ata’mızı anın KÖŞE YAZILARI / 776 Okunma
Karanlıklar ülkesi KÖŞE YAZILARI / 1063 Okunma
Korkmayın, suyumuz bitmez KÖŞE YAZILARI / 1233 Okunma
Kemal Bey sopasını partisinde sallamalı KÖŞE YAZILARI / 1085 Okunma
6 Kasım: SEKA’nın kuruluş yıl dönümü KÖŞE YAZILARI / 823 Okunma
Liderliğin kıymetini bilelim KÖŞE YAZILARI / 942 Okunma
Yeniden Ahmet Serimer ile birlikte çalışmak..! KÖŞE YAZILARI / 1352 Okunma
41 milyon turistin kaçı bize geldi? KÖŞE YAZILARI / 753 Okunma
Her 1 Kasım’da içim “Cız” eder (Arif’imin anısına) KÖŞE YAZILARI / 1250 Okunma
Fuar alanı zaten Millet Bahçesi’ydi KÖŞE YAZILARI / 1600 Okunma
Atatürkçü Dernekler de susup, korkarsa..! KÖŞE YAZILARI / 1126 Okunma
15 Temmuz mu? 29 Ekim mi? KÖŞE YAZILARI / 1140 Okunma
Bu şehirde gazeteciliğe yeniden itibar gelecek KÖŞE YAZILARI / 1170 Okunma
CHP’de yarış kimler arasında? KÖŞE YAZILARI / 128 Okunma
Ey muhalefet; hâlâ buradaysan ses ver KÖŞE YAZILARI / 59 Okunma
Kendinize iyilik yapın, Biraz kahkaha atın KÖŞE YAZILARI / 52 Okunma
Sağlam dostlar olsun, Başka şeye gerek yok KÖŞE YAZILARI / 88 Okunma
Trump’a 120, Putin’e 150 KÖŞE YAZILARI / 33 Okunma
İzmit’in en güzel yeri: Fevziye’nin Bahçesi KÖŞE YAZILARI / 58 Okunma
Bu kentin ıskaladıkları KÖŞE YAZILARI / 36 Okunma
Barış, her haliyle güzeldir KÖŞE YAZILARI / 31 Okunma
Umut da olmasa KÖŞE YAZILARI / 29 Okunma
İyi yapılan bir iş, başarılı bir kişi arıyoruz KÖŞE YAZILARI / 36 Okunma
Bize kızmakta çok haklılar KÖŞE YAZILARI / 30 Okunma
Üzülmez’in sopası KÖŞE YAZILARI / 39 Okunma
Off İzmit’im off KÖŞE YAZILARI / 30 Okunma
İzmit nostaljisi KÖŞE YAZILARI / 32 Okunma
Kocaelispor hakkında KÖŞE YAZILARI / 21 Okunma
Elbette, askerimiz ve ülkemiz için duacıyız KÖŞE YAZILARI / 20 Okunma
Nihat Ergün, önemli adamdır KÖŞE YAZILARI / 30 Okunma
Banliyö tren ne büyük yalan..! KÖŞE YAZILARI / 26 Okunma
Der Spiegel’in makalesi KÖŞE YAZILARI / 26 Okunma
İzmit’te üç noktaya içki ruhsatı hikayesi KÖŞE YAZILARI / 39 Okunma
Tahir Kardeş,benden şikayetçi KÖŞE YAZILARI / 33 Okunma
Camiler ve Din Görevlileri haftası KÖŞE YAZILARI / 15 Okunma
Çok iyi konuşuyorsun da Sevgili Başkan..! KÖŞE YAZILARI / 26 Okunma
Bu kent, çok pis kokuyor KÖŞE YAZILARI / 25 Okunma
GS-FB maçını statta izledim KÖŞE YAZILARI / 23 Okunma
Muhteşem yeni yol; Rezalet mevcut yol KÖŞE YAZILARI / 30 Okunma
Beni yiyemezsiniz; DİŞİNİZ KESMEZ..! KÖŞE YAZILARI / 51 Okunma
20 yıl önceki proje KÖŞE YAZILARI / 21 Okunma
Cep telefonuna güvenmeyin; deprem olur, elinizde kalır KÖŞE YAZILARI / 22 Okunma
Uzun yaşamak bir lütuf mu? KÖŞE YAZILARI / 16 Okunma
​ Tahir Hoca’m haklıymış, CHP’liden dost olmazmış KÖŞE YAZILARI / 26 Okunma
Korkmayın, ısırmayacağız KÖŞE YAZILARI / 12 Okunma
Kaltak ne demek? KÖŞE YAZILARI / 34 Okunma
Bizde bir tane Greta çıkmaz mı? KÖŞE YAZILARI / 18 Okunma
Başımıza ne yağacak? KÖŞE YAZILARI / 19 Okunma
Unutulan projeler KÖŞE YAZILARI / 24 Okunma
İşsizlik ve fuhuş birlikte yükselir KÖŞE YAZILARI / 20 Okunma
Siz, ne varsa satın; Hürriyet’e su vermeyin KÖŞE YAZILARI / 15 Okunma
AKP kendisini de eleştirebilmeli KÖŞE YAZILARI / 16 Okunma
Neler neler kaybettik? KÖŞE YAZILARI / 32 Okunma
En güzel mevsim, ama arkası kış KÖŞE YAZILARI / 16 Okunma
Her yer kiralık, herkesin çeki patlak KÖŞE YAZILARI / 15 Okunma
Engin Hoca ve Şenol Hoca KÖŞE YAZILARI / 16 Okunma
AKP iktidar, CHP muhalefet kalsın KÖŞE YAZILARI / 19 Okunma
Büyükşehir dağınık KÖŞE YAZILARI / 11 Okunma
Gelecek yıl, hamsi de olmazsa KÖŞE YAZILARI / 12 Okunma
Belki de en zor maç KÖŞE YAZILARI / 22 Okunma
Vatandaş için yüksek, Esnaf için düşük fiyat KÖŞE YAZILARI / 18 Okunma
​ Saat 11.30’da herkes oturup, maçı izlesin KÖŞE YAZILARI / 18 Okunma
Yüzde 0.86 ne mutlu, söyle de inanalım KÖŞE YAZILARI / 18 Okunma
Bırakın Fatma Hanım biraz iş yapsın KÖŞE YAZILARI / 19 Okunma
Krizi bir de sanayiciden dinledim KÖŞE YAZILARI / 16 Okunma
Önce Karadeniz, sonra Körfez KÖŞE YAZILARI / 17 Okunma
Büyükakın, BÜYÜK iş yaptı KÖŞE YAZILARI / 16 Okunma
Bayrak asın, bayram yapın KÖŞE YAZILARI / 16 Okunma
Fatma Hanım yalnız değildir KÖŞE YAZILARI / 13 Okunma
Devlet vergi, Vatandaş keyif alamıyor KÖŞE YAZILARI / 37 Okunma
Sıcaklar mı bizi bu hale getirdi? KÖŞE YAZILARI / 13 Okunma
Gebze’yi il yapalım KÖŞE YAZILARI / 13 Okunma
İki ayda hayatım nasıl değişti KÖŞE YAZILARI / 25 Okunma
Balık zamanı geliyor KÖŞE YAZILARI / 16 Okunma
Bir işe ya hiç başlamayın; ya da başladığınız işi bitirin KÖŞE YAZILARI / 20 Okunma
Kocaelispor camiasının “cek-cak”lara karnı tok KÖŞE YAZILARI / 17 Okunma
Bir gün herkes AKP’li olursa KÖŞE YAZILARI / 21 Okunma
Yürüyüş Yolu, siyaset üstü olmalı KÖŞE YAZILARI / 12 Okunma
AKP ve CHP’de kongreler KÖŞE YAZILARI / 20 Okunma
Geri dönüşüm kutusundan taşan cam şişeler KÖŞE YAZILARI / 24 Okunma
20 yıl önce bugün KÖŞE YAZILARI / 20 Okunma
1 yaşındaki temiz, tertipli çocuk; 18 yaşındaki huysuz, yorgun ihtiyar KÖŞE YAZILARI / 24 Okunma
2. İztop skandalı KÖŞE YAZILARI / 21 Okunma
Bayramlarda çok daha güzelsin sevgili İzmit KÖŞE YAZILARI / 21 Okunma
Şahabettin Bilgisu Caddesi böyle mi olmalı? KÖŞE YAZILARI / 17 Okunma
100. yıla yeni anayasa KÖŞE YAZILARI / 21 Okunma
Lütfen kendinize çok dikkat edin KÖŞE YAZILARI / 16 Okunma
Bayramda da kolum askıda KÖŞE YAZILARI / 18 Okunma
Daha çok (ıhh) diyeceğiz KÖŞE YAZILARI / 15 Okunma
Toplu taşıma işi kötü patlayacak KÖŞE YAZILARI / 20 Okunma
TÜPRAŞ giderse büyükşehir biter KÖŞE YAZILARI / 13 Okunma
Fatma Hanım yanlış yapıyor KÖŞE YAZILARI / 33 Okunma
Erken seçim mi? Hadi canım siz de… KÖŞE YAZILARI / 16 Okunma
Haydi İzmit’e turist getirelim KÖŞE YAZILARI / 14 Okunma
Haydi İzmit’e turist getirelim KÖŞE YAZILARI / 11 Okunma
Bu güvene layık olmak zorundayız KÖŞE YAZILARI / 14 Okunma
Bu “SES” sizin sesiniz KÖŞE YAZILARI / 19 Okunma
Sendikalar yandaş olursa, çalışanlar kaybeder KÖŞE YAZILARI / 20 Okunma
Başladığınız bir işi de bitirin KÖŞE YAZILARI / 16 Okunma
Murat Kekilli mi? Aleyna Tilki mi? KÖŞE YAZILARI / 31 Okunma
Çöp kamyonu ve çekici terörü KÖŞE YAZILARI / 14 Okunma
İl başkanını boşverin şimdiden büyükşehir adayı bulun KÖŞE YAZILARI / 19 Okunma
Balık özlemi KÖŞE YAZILARI / 19 Okunma
Fatma Hanım’ın köpekle imtihanı KÖŞE YAZILARI / 18 Okunma
Fikri Işık doğru söylüyor KÖŞE YAZILARI / 15 Okunma
Bulut’u çok ararız KÖŞE YAZILARI / 19 Okunma
Ellibeş’in Sorumluluğu KÖŞE YAZILARI / 16 Okunma
Değişim zamanı KÖŞE YAZILARI / 14 Okunma
“İlimizin özelliği nedeniyle…” KÖŞE YAZILARI / 15 Okunma
Bu şehirde yapılan güzel işlerde var KÖŞE YAZILARI / 20 Okunma
Korkan korksun BİZ HEYECANLIYIZ KÖŞE YAZILARI / 13 Okunma
Bu yılı da ıskalamayalım KÖŞE YAZILARI / 17 Okunma
Biz ne yapacağız? KÖŞE YAZILARI / 18 Okunma
Her şey (DAHA) güzel olacak KÖŞE YAZILARI / 41 Okunma
Kendinize iyilik yapın, Biraz kahkaha atın KÖŞE YAZILARI / 22 Okunma
Sağlam dostlar olsun, Başka şeye gerek yok KÖŞE YAZILARI / 44 Okunma
Dünya da bizden büyük DİĞER / 31 Okunma