İyileşmeye el ve ayaktan katkı veren merkez: Refleks Akademi Refleksoloji Merkezi

11.02.2020 - 19:33
0 Kişi Yorum Yaptı
İyileşmeye el ve ayaktan katkı veren merkez: Refleks Akademi Refleksoloji Merkezi

‘Gözler kalbin aynasıdır' diye bir söz vardır.

Bilirsiniz.

Meğer eller ve ayaklar da vücudumuzun aynası imiş!

Refleksoloji çoğunlukla ayak olmak üzere, el ve kulaklara baskı uygulanarak yapılan alternatif bir tedavi metodu.

Belirli bölgelere yapılarak vücudun çeşitli organlarını iyileştirmeye yönelik olarak uygulanıyor. Ayaklara uygulanan özel baskı hareketleri ile bedenin belli alanlarında toplanan enerjiyi dağıtarak vücudun kendi kendini tedavi etme yeteneğini harekete geçirme yöntemi olarak tanımlanabilir.

Kendinizi pozitif ve enerjik hissetmeniz, stresi hayatınızdan uzaklaştırmanız ve iyileşmeyi hızlandırmanız için siz değerli okuyucularımıza bir önerim var:

Refleksoloji.

Sezin Müjde YETKİN

 

Bilal bey bize kendinizden bahseder misiniz?

Öncelikle hoş geldiniz, sefa getirdiniz. Ziyaretiniz beni çok memnun ve mutlu etti.

Bilal Yalçıner ben. Refleks Akademi Refleksoloji Merkezi kurucusuyum.

1979 Adıyaman doğumluyum. Lisans olarak Kocaeli Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Rekreasyon bölümünü bitirdim. Sonrasında Bulgaristan'da bulunan Vasil Levski’de yüksek lisans yaptım.

Daha sonra Amerika ve İsrail menşeili California Üniversitesi'nde de doğal terapi ve tedaviler üzerine doktora yaptım.

Merkezimizi 2007 yılında part time, 2009 yılında tam zamanlı olmak üzere faaliyete geçirdik.

Yakın zamana kadar 7 şubede, bugün ise İstanbul ve Kocaeli genel merkezimizde çalışmalarımızı devam ettirmekteyiz.

 

Refleks Akademi Refleksoloji Merkezi haricinde akademik yönünüzü de biliyoruz. Kısaca anlatır mısınız?

2006-2012 yılları arasında Kocaeli Üniversitesi ve Sakarya Üniversitesi'nin İzmit ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ile yaptığı kurslarda profesyonel eğitimci olarak çalıştım.

Sonrasında da İstanbul Arel Üniversitesi Fizyoterapi Meslek Yüksekokulu'nda 2014-2017 yılları arasında öğretim elemanı olarak dışarıdan ders verdim.

 

Geçmişten bugüne sivil toplum kuruluşlarındaki çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

2005 yılında Türkiye’de ikinci kez (birincisi devlet eli ile kendisini tarafından kurulmuştu) Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, bugünkü adıyla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı (eski ismi ile SHÇEK denirdi) SHÇEK Sporu ve Derneği'ni kuran kurucular arasındayım. A'dan z'ye emeğimin olduğunu da söyleyebilirim.

Sonrasında da 2010 yılında Refleksoloji İhtisas ve Uygulama Derneği kurucu başkanıyım. Üçüncü dönemdir de devam ediyorum.

En son üniversiteden mezun olduğum bölümle alakalı büyük bir eksiklik olduğunu görerek kendim gibi mezun arkadaşlarımı bir araya topladım ve Rekreasyon Terapisi ve Uzmanları Derneği’ni 2018 yılında kurdum. Birinci dönem başkanlığına halen devam etmekteyim.

 

Sizi refleksoloji alanına yönlendiren ne oldu? Okuduğunuz bölümün bununla alakası var mi?

Okuduğum bölümün içerisinde engelliler ile alakalı olan terapötik rekreasyon yani rekreasyon terapisi alanında uzmanlık dersleri almam seçtiğim yolda beni destekledi.

Eski bir sporcu olmam sebebiyle 1996 yılından bu zamana kadar refleksoloji ile yani ayak veya el masajı dediğimiz alana hep ilgi duydum. O zamanlarda kendime göre edindiğim kitaplarda, kaynaklarda refleksolojiden bahsedilmekteydi.

Üniversiteye gelmemle birlikte daha çok araştırma, bunların eğitimi dışarıdan almak koşuluyla bende özel bir ilgi oluştu.

Sonrasında da merhum annemin rahatsızlığı sebebiyle bu alanla daha çok ilgilendim.

Aslında bu alana girmeyecekken annemin ve yakın çevremin yaklaşımı, ihtiyaçları, engelleri, hastalıkları sebebiyle yurtdışı başta olmak üzere birçok kurs ve sertifika programına katılarak bunları başarı ile tamamladım.

Dolayısıyla süreç kendiliğinden gelişti ve bu alanda ilerledim.

 

Bu alanda bu kadar eğitim alıp bunca kursa katıldıktan sonra alana destek olması açısından yazdığınız kitap, çıkarttığınız herhangi bir yayın var mı?

Evet var. Refleksoloji ile ilgili yayınlanmış 4 adet kitabım var. Kendi alanımızda branşsal anlamda 4 adet kitap yazan benden başka herhangi bir kimse yok. Bunun gururunu yaşıyorum. Çok yakın zamanda da 5. kitabım çıkıyor.

Ben Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir evladıyım. Türkiye’de yetiştim. Her şeyimi bir şekilde bu ülkeye, bu halka borçluyum. Yaptığım yayınlarda da ülkemizin büyüklüğünü gösterebildiysem ne mutlu bana.

 

Refleksolojiyi bize biraz anlatabilir misiniz? Normal masajdan farkı nedir?

Refleksoloji, vücudun kendi kendini iyileştirme mekanizmasını devreye sokmayı amaçlayan bir bası terapi, bir noktasal uyarım terapisidir.

Refleksolojinin refleksoloji olabilmesi için üç nokta da çalışması lazım. Bunlar ayaklar, eller ve kulaklardır. 

Çünkü gerek refleksoloji tanımı gerekse de diğerlerinden ayıran özelliği bu üç bölgeye yapılan manuel uygulamalar ile vücudun bağışıklık sistemini harekete geçirmeyi amaçlar.

Doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrılır. Bunu da dünyada ilk ayıran biziz. Doğu refleksolojisi dediğimiz zaman bu hamam, sauna, masaj amaçlı yapılan uygulamalardır.

 Batı refleksolojisi de modern tıbba destek olma amaçlı yapılan uygulamalardır. Refleksoloji başlı başına bir tedavi değildir. Bir tane amacı vardır. Modern tıbba yardımcı olmak.

Sizin vasıtanızla bizi okuyan herkese söyleyelim, teşhisi olmayan hiçbir kimseye de refleksoloji uygulaması yapılmaz.

 

Yani hastalıkları iyileştirici bir yöntem diyebilir miyiz?

Kısmen diyebiliriz. Problemin büyüklüğüne göre verdiği destekle iyileşme sürecine katkıda bulunmayı amaçlar.

 

Refleksoloji Türkiye’de bilinen bir tedavi metodu mu? En çok uygulama alanları nelerdir?

Geçmiş zamanlardan bu yana illaki bizden önceki hocalarımız, büyüklerimiz birçok araştırma yaptılar ama bu sadece salt masaj olarak kaldı.

Gerçek refleksolojinin, klinik refleksolojinin gelişimi 2000’li yılların başlarında başladı ve 2007 2008 ve 2009 yıllarında zirve yaptı.

Yapılan uygulamalar ilgili bakanlıkların yani Sağlık Bakanlığının dikkatini çekti. Günümüzde de birçok yerde sağlıklı bir şekilde uygulanmaktadır.

Refleksolojinin uygulama alanlarını şu şekilde söyleyebiliriz. Dünya Sağlık örgütünün açıkladığı üzere hastalık, bozukluk, özürlülük ve engellilik ile alakalı birçok sağlık şikayetinde tamamlayıcı terapiden hizmet alınabilir.

Uzman ellerde yapılırsa yan etkisi yoktur. Aksi takdirde istenmeyen durumlar yaşanabilir.

 

Ayaktaki noktalara dokununca ağrı hemen geçecekmiş gibi bir yanılgı da var. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Kesinlikle yanlış, kesinlikle öyle bir şey yok. Ben bu sektörde 24. yılımı dolduracağım. Söylemiş olduğunuz mucizeye hiçbir zaman rastlamadım.

Bunu yapan arkadaşlar gerek televizyondaki medyatik doktorlar, gerek dışarıda eğitimsiz bu işi yapanlar bu tarz uygulamalara başvurarak biz ve bizim gibi işini ciddiyetle yapan merkezleri halkın gözünde farklı bir noktaya itebiliyor.

Refleksolojiden fayda görülebilmesi için kişinin yeri geldiğinde 6 ay bazen de 1 yıl aralıksız çalışması gerekebiliyor.

Burada dokunma diye bir şey yok vücutta kılcal damarların bir haritası var.

Bir müzik enstrümanı gibi bizler notaları doğru bir şekilde girerek uygulamayı düzeltebiliyoruz. Haritayı çıkarıp o noktaya basmak, o noktayı ovmak hiçbir işe yaramaz.

Bu iş bu kadar basit değildir.

 

Refleksoloji uygulama süreci ve seanslar hastalığa göre değişiyor mu? Uygulamanın hangi aralıklarla yaptırılmasını öneriyorsunuz?

Alanımızda bizi gururlandıran bir detayı sizinle paylaşmak istiyorum. Doğu ve batı olmak üzere refleksolojiyi dünyada ikiye ayırdığımızdan bahsetmiştim.

Aynı zamanda biz bu uygulamayı çocuk, bebek, sağlık, engelli, klinik, yaşlılıkta refleksoloji, hamilelikte refleksoloji ve yakın zamanda da spor sakatlıklarında refleksoloji olmak üzere alanlara ayırdık.

Bu alanların her birinin başlangıç ve bitiş seviyeleri birbirinden son derece farklı. Birinde sadece 1 ay süresince uygulanırken bir diğerinde 3 yıl ile 6 yıl arasında değişebiliyor.

 

Refleksolojiyi poliklinik düzeyinde uygulayan herhangi bir hastane var mı?

Bildiğim kadarıyla yok. 2014 yılında çıkan mevzuatla Sağlık Bakanlığı refleksolojinin de içinde bulunduğu 15 tane tamamlayıcı tıp alanını yayınladı.

Ben de bu çalışmalara bakanlık tarafından çağrıldım, destek verdim. Gerek yurt dışında gerekse yurt içindeki bilgilerimi, çalıştığım bütün hastalıklardan elde ettiğim tecrübeleri büyük bir gurur ile ilgili birimlere aktardım.

Sonrasında ise mevzuat çıktı. Bu mevzuatla da Türkiye’de birçok hastanede getat yani geleneksel tamamlayıcı ve alternatif tıp uygulamaları yapılıyor.

İhtiyaca göre de refleksoloji uygulamaları yapan hastaneler var. Ama bunlar sosyal güvenlik kapsamında değil, özel.

 

Refleksoloji yaptığını söyleyen çok sayıda yer var. Doğru yeri ve kişiyi nasıl seçebiliriz?

Başvurulan merkez her neresi olursa olsun çalışan uzmanların ya sağlık ya da özel eğitim tecrübesi olmalı. Uzun yıllar çalışma tecrübesi alanımız için çok önemlidir.

 

Hamilelik döneminde refleksoloji yaptırılabilir mi?

Hamilelik dönemi 3 trimesterden oluşuyor.

1.trimester yani ilk 3 ayda hiçbir şekilde uygulama yapmıyoruz. Hatta ikinci trimester yani ikinci 3 ay bitene kadar da herhangi bir uygulama yapılmasını tavsiye etmiyoruz.

Çünkü refleksoloji iyileştirme, kaybedilen veya kazanılamayan alışkanlıkları tekrar edindirmeye amaçlar.

Hamilelik dediğimiz sağlık olayının gerçekleşebilmesi için de vücuttaki hormonal yapının belli bir yere kadar bozulması ve vücudun denge sisteminin bozulması lazım.

Yani vücut normalinin bozulması gerekiyor.

Refleksoloji de vücudu toparlayıcı özelliği olması sebebiyle bebeğe ve anneye zarar verebilir. Riskli doğumlar, düşükler yaşanabilir.

 

Kendimize bu uygulamayı yapabilir miyiz?

Kesinlikle hayır. Bu uygulamayı kendisine yapabilecek biri olsaydı, bu ben olurdum herhalde. Kendi problemlerim için çalışanlarımdan zaman zaman seans alıyorum.

Kendi kendine yapılan masajlar var. Kendi kendine ovma, rahatlatma var. Ama refleksolojinin rahatlatma, gevşetme misyonu yok.

Kişi en kötü ihtimal bir sandalyede oturur vaziyette olmalıdır ki vücut relaksasyon pozisyonunda olsun.

Nasıl ki her işin bir ilmi ve içeriği var, refleksolojinin de kendine göre değişik parametreleri var.

Dolayısıyla kendi kendini tedavi etme diye bir şey söz konusu olamaz.

 

Refleksoloji uygulama seanslarında herhangi bir yağ, ilaç veya krem kullanıyor musunuz?

Herhangi bir ilaç veya yağ kullanmıyoruz. Sadece bebeklerde kullanılan bir losyon kullanıyoruz. Bebeğin cildine zarar vermeyen bir losyon başka kimselere de zarar vermez.

Danışan hastalarımızın el, ayak ve kimi zaman kulağında açık yarası varsa biz onlarla da çalışmıyoruz. Bunlar genelde eğer ki dışarıdan bir darbe almamışsa kalp ve şeker hastaları oluyor.

Onlara zaten yara kapanana kadar uygulama yapmıyoruz.

 

Son yıllarda alternatif tıp insanların dikkatini çekmeye başladı. Sizin bu konudaki görüşleriniz nelerdir?

Bununla alakalı 3 tane gelişme var.

Birincisi gerçek anlamda modern tıp. Kitaplarımızda, çıktığımız televizyon programlarında, verdiğimiz seminerlerimizde, kurslarımızda üzerine basa basa açıkladığımız bir şey var. Bütün tedaviler modern tıp ile başlamalı, devam etmeli ve sonlandırılmalıdır. Modern tıbbın ilgisi ve bilgisi olmadan herhangi bir getat alanına girilmemelidir.

Biz böyle söylerken bazı modern tıp uygulayıcıları da bizim söylediğimizin tam aksine getat’çıları hep farklı bir şekilde göstererek, sanki onların değişik amaçları olduğunu düşünerek, halkımıza bu şekilde telkinler veriyor.

Bu çok yanlış bir yönlendirme. Her mesleğin kendi içerisinde iyi ve kötü örnekleri var. Kötü örnekler kendi yaptıkları ile değerlendirilmeli.

Refleksoloji ve benzer terapiler modern tıptan sonra başvurulması gerekli olan alanlardır.

Tam teşekküllü bir hastaneden ve bir uzman hekimden teşhislerini almadan hiç kimse “şuram ağrıdı masaja gideyim, şuna baktırayım” demesin.

Çünkü küçük bir belirti büyük bir hastalığın belirtisi olabilir.

İkincisi, geleneksel tamamlayıcı ve alternatif tıp yani getat'ın ortaya çıkmasıyla alanı ciddi anlamda su istimal eden insanlar ortaya çıkmaya başladı. Az önce de bahsettiğimiz sağlık, özel eğitim veya alanda bir branş uzmanlığı olmayan kişiler kendi kendilerine takındıkları isimler, rütbeler ve unvanlarla toplum içerisinde çok ciddi yerlere geldi.

Seans garantisi verenler mi dersiniz, yaptığı uygulamalarda kendinden emin bir şekilde söz verenler mi dersiniz. Ne ararsanız var.

Biz ve bizler gibi işini ciddiyetle yapanlar bu durumdan çok rahatsız ve çok mağduruz.

Üçüncüsü, getat alanlarına verilen değer tabii ki hoşumuza gidiyor ama ilerleyen zamanlarda inşallah bu alan gelişimini tamamlar.

Dünya’nın birçok yerinde olduğu gibi insanlar sağlıklı, özenli ve bilgili bir şekilde getat uygulamalarından hizmet alır.

İnsanların şifa bulduğunu gördüğünüz zaman hissettiğiniz duygular nelerdir?

Beni en çok etkileyen şey yatağa bağımlı yaşayan bir insanın fayda gördüğüm zaman, konuşamayan bir çocukta ilerleme gördüğüm zamandır. Duygusallaşıp gözlerimin dolduğu bile olmuştur.

Ben hiçbir zaman bu işi para için yapmadım, amacım para kazanmak değildi. Burası bir ticarethane ama ben bunu para odaklı yapmadım.

Bize refleksoloji uygulamasına gelenler bunun en yakın şahididir. Dolayısıyla bizim 13 senedir ayakta durmamızın en büyük sebebi budur.

Duygusal bir bağ oluşuyor danışanlarımızla. Kendim bir engelli yakınıyım, kız kardeşim engelli. Annem son yıllarında engelliydi. Bir kuzenim engelli. Akrabalarım ve yakınlarım var.

Dolayısıyla buraya gelenin benden ne beklediğini biliyorum. Merhum babam bel ve omurilik rahatsızlıklarından çok çekti.

Buraya gelen insanlar hep bana sorarlar “neden hep bel, boyun fıtığı, yatalak hasta, engelli hastalardan seçiyorsunuz diye”.

Tek bir sebebi var. Ben zamanında yakınlarıma bir şey yapamadım. Gelen hastalarıma bir şeyler yaparak yardımcı olmaya çalışıyorum.

Bunu kendime misyon edindim.

 

Refleksolojinin yeterince tanınmaması ve uygulama alanı bulamaması sizi nasıl etkiliyor?

Beni çok üzüyor. Çok sabır gerektiren, çok enerji sarf ettiren, günde belki 100 kişiye refleksolojinin ne olduğunu anlatan bir insan olarak çok demoralize oluyorum.

Yetmiyor. Bu alanı bilmeyen, insanları mağdur eden, yaptığı yanlışlarla alanı tahrip eden insanlarla uğraşıyorum.

Kurduğumuz derneklerle, ücretsiz verdiğimiz seminerlerle, açtığımız kurslarla refleksolojiyi  insanlara tanıtarak bir şekilde yardımcı olmayı amaçlıyorum.

 

Yaşadığınız enteresan bir anınız var ise bizimle paylaşır mısınız?

Sakarya’da bundan 6 yıl önce yürüyemeyen bir çocuğumuza verdiğimiz destekler ile çocuğumuz yürümede önemli aşamalar kaydetti. Sevinçten gözyaşlarımı tutamamış, büyük bir gurur yaşamıştım.

Ertesi gün seans saati geldiğinde çocuğu ailesi seansa getirmedi. ‘Çocuğumuz tedaviden fayda gördü ve işimiz bitti’ diye düşündüler. Bu bizi oldukça şaşırttı.

Yakın zamanda hiç konuşamayan bir çocuğumuza da aynı şekilde verdiğimiz destekler ile çocuğunuzun konuşmasında gelişmeler gördük.

Bu kadar kısa zamanda aldığımız geri bildirimler bizi çok mutlu ediyor. Kendimizle ve yaptığımız işlerle gurur duyuyoruz.

Uygulama uzman ellerde yapılmazsa ne gibi sıkıntılar oluşabilir?

Halkımız mutlaka dikkatli olmalı. Masaj ve manuel terapi ile, refleksoloji alanları uygulayıcılarını birbirinden ayırmak gerekir.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Biz bu işi yaparken bir taraftan bunu doğru şekilde anlatmayı, alanda çalışanların yanlış yapmalarına engel olmayı, bizimle çalışan insanları doğru bir şekilde eğitmeyi, bizden hizmet alacak insanlara da yapmamız gerekenin en iyisini vererek onları bu alandan soğutmamayı ve bizden destek isteyenleri bilgilendirmeyi amaçlıyoruz.

Oysa ki son zamanlarda gördüğümüz çok kötü örnekler var. Sadece para kazanma amaçlı ellerinde çantalarıyla mahalle mahalle gezen veya kuytu köşelerde, bilinmeyen yerlerde açılan çok cüzi ücretlerle insanları toplama adına mesleğin hakkını vermeyen örneklerle karşılaşıyoruz.

Lütfen insanlardan hizmet alırken geçmişlerine baksınlar. Belgelerini kontrol etsinler ve belgeleri gerekirse sorgulatsınlar. Mutlaka bir iş yerinden hizmet alsınlar.

Bu çok önemlidir. Yarın bir gün kötü bir durum yaşanmaması için tavsiyelerinize uysunlar.

 

 

Refleks Akademi Refleksoloji Merkezi / Bilal Yalçıner

Adres: Yenişehir Mahallesi Kandıra Sapağı İzmit/Kocaeli

Telefon: 0 507 746 18 18 – 0 542 746 17 34

İnternet sitesi: www.refleksakademi.com

Facebook: Refleksakademi Refleksoloji Merkezi

Instagram: refleksoloji_akademisi_turkiye

 

Etiketler:
YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.