Kaltak ne demek?

28.10.2019 - 09:41
0 Kişi Yorum Yaptı
İsmet ÇİĞİT ismetcigit@seskocaeli.com

Son birkaç gündür kentin sosyal medyasında ne demekse (TT) olmuşum…

Yakın geçmişte, önümde ceket ilikleyip, nasıl yağ çekeceklerini bilemeyenler bile kalemşör olmuşlar, bana hakaret yağdırıyor, beni kınıyorlar…

Melek değilim.

Hayatım boyunca hatalar yaptım. Her defasında özür dilemişimdir.

Hatta, hata yapmadığımı düşündüğüm ama karşımdaki insanı üzüp, rencide ettiğimi gördüğüm olaylarda bile çıkıp özür dilerim.

Yaşadığım son olayda kendimde en küçük bir kusur bulmuyor ve kimseden özür dilemeye gerek olmadığını düşünüyorum.

Hatta tam tersine bana kalleşlik yapanların üzerine daha fazla gitmek, onların bütün foyalarını ortaya dökmek konusunda kararlıyım.

………………………….

Bu son olay başıma gelince “Kaltak” sözcüğünün kelime anlamını araştırdım.

Tabi en basit iş olan Google’a sordum.

Türk Dil Kurumunun “Kaltak” ile ilgili tanımlaması şöyle:

-Atın eyerinin üzeri. Meşin, halı gibi şeylerle kaplanan tahta bölümü. Kuskunu bulunmayan eyer.”

Elbette ben birisine “sen atın üzerindeki eyersin. Herkes gelip üstüne oturuyor” gibi ahlaksızca bir saldırıda bulunmadım. Kuşkusuz “kaltak” sözünün başka argo anlamları da var. Eğer birisi bu anlamları kendisine yakıştırıyorsa bu konuda da diyebileceğim fazla bir şey yok.

……………………………..

Bu son tartışmalar “Mutlu yıllar ÖZGÜR KOCAELİ” başlıklı yazımın içindeki küçük bir bölüm nedeniyle patladı.

Söz konusu yazıda “Kaltak” kelimesine takılana kadar aslında irdelenmesi gereken çok daha önemli konular vardı.

Mesela o yazıda diyorum ki:

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın bana, (Sen CHP’liden dost olmaz sözünün doğru olduğunu bana kanıtladın) dedi.

Allah aşkına lafa bakın. Ben CHP’li değilim. Üyesi değilim. Siyasi görüşü sosyal demokrat çizgide olan, oyunu genellikle CHP’ye veren, ama bugünkü AKP politikalarını içime sindiremediğimi de açıkça belirten sıradan bir adamım.

Benim, CHP’liden çok AKP’li dostum vardır. AKP’nin politikalarını beğenmem ama “AKP’li benim düşmanımdır” diye aklımın ucundan geçirmem.

Bir belediye başkanı, “CHP’liden dost olmazmış” diyor. Üstelik 31 Mart’taki son seçimlerde pek çok CHP’li seçmenin kendisine oy verdiği de biliniyor.

Sanırım, ilimizde CHP’nin önde gelen isimleri, Cengiz Sarıbay, Fatma Kaplan Hürriyet, Haydar Akar vs. de benim gibi düşünürler. Onlar da hiçbir AKP’liyi “Düşman” gibi görmezler.

Yazımdaki bu saptamaya CHP’den hiç ses yok.

Ama aynı yazı içinde “Bu belediye başkanı her gün CHP’de örgüt görevi üstlenmiş, hatta CHP’den aday olmuş bir (Kaltak)la her gün diz dize oturup, benim dedikodumu yapıyorlar” diye yazmışım, buradaki Kaltak sözünü cımbızla çekip, beni Rasim Ozan Kütahyalı gibi linç etmeye kalkıyorlar.

Bu kentteki CHP’yi ben kınıyorum.

Yuh çekiyorum.

Bütün bu tezgahlar beni bu kentteki CHP’den soğutmak, uzaklaştırmak için kurulmuşsa, bunda başarılı olunduğunu da belirtmek istiyorum.

……………………

40 yıllık yol arkadaşım, dostum, sırdaşım, meslektaşım Metin Karan, bazen baş başa kaldığımızda buna şöyle der:

-İsmet, sen aşırı şeffaf adamsın. İçindeki hep dışında. Herkesi kendin gibi samimi görüyor, herkese çok çabuk inanıyorsun. Bu nedenle de sık sık kazık yiyip, insanlar hakkında hayal kırıklığına uğruyorsun.”

Metin kardeşimin bu saptamasında ne kadar haklı olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum.

Mesela, mutlaka ben O’nun için çok büyük hayal kırıklığı olmuşumdur ama Doç.Dr.Tahir Büyükakın benim için çok daha büyük hayal kırıklığı yaratmıştır.

Sanırım 5-6 yıl kendisiyle kardeş gibiydik. Bu süre içinde zaman zaman iki medeni insan olarak tartıştığımız, münakaşa etmişliğimiz de olmuştur.

Bu süre içinde Büyükakın’la bir kez Seka Park’ta, bir kez Bilecik’te yemek yedik.

Büyükakın, Büyükşehir Genel Sekreterliği görevi sırasında, benim her yemekten sonra insülin iğnesi olduğumu görmüş, Büyükşehir Belediyesi’nin kolonyalı mendillerinden bir poşet hediye etmiştir.

Lütfen tanıyanlar sorsun. Kendisinden başka bir toplu iğne almış mıyımdır?

Bir tek yakınım için torpil istemiş miyimdir?...Ben kendisine karşı, hep samimi oldum. Hep O’nun yanında yer aldım. 31 Mart seçimleri sonrasında makamına kutlama ziyaretine gittiğimde, elimdeki bir kutu çikolatayı verdim, “Başkan, kusura bakma. Bu çikolatayı ben almadım. Bugün beni ziyarete gelen biri getirmişti, ben de sana getirdim” dedim.

Bu kadar samimi adamım…

Büyükakın, “Benim CHP’li bir düşman” olduğumu anladığı zaman, ilk iş Haldız’lara beni işten attırdı. Yerime adam bile buldu.

Sonra, “Beni ilk ziyaretinde yeğenine iş istedi” diye bana şikayet ettiği, küfür ettiği gazetecilerle kanka oldu.

…………………………

Bütün bunları tarihe not düşmek için yazıyorum.

Emin olun hiçbir şey umurumda değil. Bu denli sosyal medya maymunu olmayı hiçbir zaman tercih etmedim.

Ama daha SES KOCAELİ’yi kağıda geçirmeden bu kentte istediğimizin çok üzerinde reklamımız yapıldığı için de sevinmiyor değilim.

Benim çevremdeki insanlar, ailem üzülüyor, bu beni etkiliyor. Başka bir sıkıntı yok.

Beni ihraç etmeye hazırlanan Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti’’ne gelince.

Hiç muhatabım değiller. O zavallılar önce bu kentte kimleri “Gazeteci” sınıfına sokarak devletin yaptığı ucuz evlere yerleştirdiklerini araştırsınlar.

Cemiyette dönen sahtekarlıkları, ahlaksızlıkları araştırsınlar. Zaten ben yıllardır o bünyenin tamamen dışındayım. Kongreden kongreye oy veriyordum. Artık bu zahmete de katlanmayacağım. Zaten yıllardır aidat ödemediğim için çoktan cemiyetten atılmış olmam gerekirdi.

Evet… Kocaeli’de bir rahatsızlık var.

İsmet Çiğit ile Güngör Arslan nasıl bir araya gelirler de gazetecilik yapmaya kalkarlar diye ortaya çıkan büyük bir rahatsızlık.

Ben kendi adıma söylüyorum. Gazeteci falan değilim.

Bildiğim tek iş bu olduğu için yazı yazıyorum. Ben kendimi “İzmit sevdalısı” olarak tanımlıyorum. Korkan korksun.

Biz bu yola çıktık.

Üstelik kimseden korkmuyoruz.

Türkiye’de ve Kocaeli’de bu dönemin bir gün biteceğini, siyasi tablonun tamamen değişeceğini öngörüyorum.

O zaman yine ceket ilikleyip, el etek öpmek için yanıma gelenleri görünce, hep değerli dostum Metin Karan’ın sözlerini hatırlayacağım.

Artık kimseyi çok iyi insan, temiz insan diye görmeyecek, hep şüpheli yaklaşacağım.

Şimdiden ilan da ediyorum.

Allah fırsat verirse, bir gün birilerinden de bana yaptıkları haksızlıkların hesabını soracağım.

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.
Diğer Yazıları +
Tarhan’ın suçlamaları; Büyükakın’ın savunması KÖŞE YAZILARI
Yine çok geriliyoruz KÖŞE YAZILARI
Yapmayın, Din kardeşiyiz KÖŞE YAZILARI
Hazır okullar tatilken; Şu İzmit’i dolaşsanız KÖŞE YAZILARI
Kerpe’de Sonbahar KÖŞE YAZILARI
Avrupalı olmak, iyidir KÖŞE YAZILARI
Çabuk yıprandılar KÖŞE YAZILARI
MİA iyi projedir DİĞER
Gelin üzerine gelin, benim işim kolaylaşıyor KÖŞE YAZILARI
Cumhurbaşkanımız ABD’ye uçarken KÖŞE YAZILARI
CHP’lilerin aklının köşesinde Küçükkaya’ da bulunmalı KÖŞE YAZILARI
Erken kalkın; Ata’mızı anın KÖŞE YAZILARI
Karanlıklar ülkesi KÖŞE YAZILARI
Korkmayın, suyumuz bitmez KÖŞE YAZILARI
Kemal Bey sopasını partisinde sallamalı KÖŞE YAZILARI
6 Kasım: SEKA’nın kuruluş yıl dönümü KÖŞE YAZILARI
Liderliğin kıymetini bilelim KÖŞE YAZILARI
Yeniden Ahmet Serimer ile birlikte çalışmak..! KÖŞE YAZILARI
41 milyon turistin kaçı bize geldi? KÖŞE YAZILARI
Her 1 Kasım’da içim “Cız” eder (Arif’imin anısına) KÖŞE YAZILARI
Fuar alanı zaten Millet Bahçesi’ydi KÖŞE YAZILARI
Atatürkçü Dernekler de susup, korkarsa..! KÖŞE YAZILARI
15 Temmuz mu? 29 Ekim mi? KÖŞE YAZILARI
Bu şehirde gazeteciliğe yeniden itibar gelecek KÖŞE YAZILARI
CHP’de yarış kimler arasında? KÖŞE YAZILARI
Ey muhalefet; hâlâ buradaysan ses ver KÖŞE YAZILARI
Kendinize iyilik yapın, Biraz kahkaha atın KÖŞE YAZILARI
Sağlam dostlar olsun, Başka şeye gerek yok KÖŞE YAZILARI
Trump’a 120, Putin’e 150 KÖŞE YAZILARI
İzmit’in en güzel yeri: Fevziye’nin Bahçesi KÖŞE YAZILARI
Bu kentin ıskaladıkları KÖŞE YAZILARI
Barış, her haliyle güzeldir KÖŞE YAZILARI
Umut da olmasa KÖŞE YAZILARI
İyi yapılan bir iş, başarılı bir kişi arıyoruz KÖŞE YAZILARI
Bize kızmakta çok haklılar KÖŞE YAZILARI
Üzülmez’in sopası KÖŞE YAZILARI
Off İzmit’im off KÖŞE YAZILARI
İzmit nostaljisi KÖŞE YAZILARI
Kocaelispor hakkında KÖŞE YAZILARI
Elbette, askerimiz ve ülkemiz için duacıyız KÖŞE YAZILARI
Nihat Ergün, önemli adamdır KÖŞE YAZILARI
Banliyö tren ne büyük yalan..! KÖŞE YAZILARI
Der Spiegel’in makalesi KÖŞE YAZILARI
İzmit’te üç noktaya içki ruhsatı hikayesi KÖŞE YAZILARI
Tahir Kardeş,benden şikayetçi KÖŞE YAZILARI
Camiler ve Din Görevlileri haftası KÖŞE YAZILARI
Çok iyi konuşuyorsun da Sevgili Başkan..! KÖŞE YAZILARI
Bu kent, çok pis kokuyor KÖŞE YAZILARI
GS-FB maçını statta izledim KÖŞE YAZILARI
Muhteşem yeni yol; Rezalet mevcut yol KÖŞE YAZILARI
Beni yiyemezsiniz; DİŞİNİZ KESMEZ..! KÖŞE YAZILARI
20 yıl önceki proje KÖŞE YAZILARI
Cep telefonuna güvenmeyin; deprem olur, elinizde kalır KÖŞE YAZILARI
Uzun yaşamak bir lütuf mu? KÖŞE YAZILARI
​ Tahir Hoca’m haklıymış, CHP’liden dost olmazmış KÖŞE YAZILARI
Korkmayın, ısırmayacağız KÖŞE YAZILARI
Kaltak ne demek? KÖŞE YAZILARI
Bizde bir tane Greta çıkmaz mı? KÖŞE YAZILARI
Başımıza ne yağacak? KÖŞE YAZILARI
Unutulan projeler KÖŞE YAZILARI
İşsizlik ve fuhuş birlikte yükselir KÖŞE YAZILARI
Siz, ne varsa satın; Hürriyet’e su vermeyin KÖŞE YAZILARI
AKP kendisini de eleştirebilmeli KÖŞE YAZILARI
Neler neler kaybettik? KÖŞE YAZILARI
En güzel mevsim, ama arkası kış KÖŞE YAZILARI
Her yer kiralık, herkesin çeki patlak KÖŞE YAZILARI
Engin Hoca ve Şenol Hoca KÖŞE YAZILARI
AKP iktidar, CHP muhalefet kalsın KÖŞE YAZILARI
Büyükşehir dağınık KÖŞE YAZILARI
Gelecek yıl, hamsi de olmazsa KÖŞE YAZILARI
Belki de en zor maç KÖŞE YAZILARI
Vatandaş için yüksek, Esnaf için düşük fiyat KÖŞE YAZILARI
​ Saat 11.30’da herkes oturup, maçı izlesin KÖŞE YAZILARI
Yüzde 0.86 ne mutlu, söyle de inanalım KÖŞE YAZILARI
Bırakın Fatma Hanım biraz iş yapsın KÖŞE YAZILARI
Krizi bir de sanayiciden dinledim KÖŞE YAZILARI
Önce Karadeniz, sonra Körfez KÖŞE YAZILARI
Büyükakın, BÜYÜK iş yaptı KÖŞE YAZILARI
Bayrak asın, bayram yapın KÖŞE YAZILARI
Fatma Hanım yalnız değildir KÖŞE YAZILARI
Devlet vergi, Vatandaş keyif alamıyor KÖŞE YAZILARI
Sıcaklar mı bizi bu hale getirdi? KÖŞE YAZILARI
Gebze’yi il yapalım KÖŞE YAZILARI
İki ayda hayatım nasıl değişti KÖŞE YAZILARI
Balık zamanı geliyor KÖŞE YAZILARI
Bir işe ya hiç başlamayın; ya da başladığınız işi bitirin KÖŞE YAZILARI
Kocaelispor camiasının “cek-cak”lara karnı tok KÖŞE YAZILARI
Bir gün herkes AKP’li olursa KÖŞE YAZILARI
Yürüyüş Yolu, siyaset üstü olmalı KÖŞE YAZILARI
AKP ve CHP’de kongreler KÖŞE YAZILARI
Geri dönüşüm kutusundan taşan cam şişeler KÖŞE YAZILARI
20 yıl önce bugün KÖŞE YAZILARI
1 yaşındaki temiz, tertipli çocuk; 18 yaşındaki huysuz, yorgun ihtiyar KÖŞE YAZILARI
2. İztop skandalı KÖŞE YAZILARI
Bayramlarda çok daha güzelsin sevgili İzmit KÖŞE YAZILARI
Şahabettin Bilgisu Caddesi böyle mi olmalı? KÖŞE YAZILARI
100. yıla yeni anayasa KÖŞE YAZILARI
Lütfen kendinize çok dikkat edin KÖŞE YAZILARI
Bayramda da kolum askıda KÖŞE YAZILARI
Daha çok (ıhh) diyeceğiz KÖŞE YAZILARI
Toplu taşıma işi kötü patlayacak KÖŞE YAZILARI
TÜPRAŞ giderse büyükşehir biter KÖŞE YAZILARI
Fatma Hanım yanlış yapıyor KÖŞE YAZILARI
Erken seçim mi? Hadi canım siz de… KÖŞE YAZILARI
Haydi İzmit’e turist getirelim KÖŞE YAZILARI
Haydi İzmit’e turist getirelim KÖŞE YAZILARI
Bu güvene layık olmak zorundayız KÖŞE YAZILARI
Bu “SES” sizin sesiniz KÖŞE YAZILARI
Sendikalar yandaş olursa, çalışanlar kaybeder KÖŞE YAZILARI
Başladığınız bir işi de bitirin KÖŞE YAZILARI
Murat Kekilli mi? Aleyna Tilki mi? KÖŞE YAZILARI
Çöp kamyonu ve çekici terörü KÖŞE YAZILARI
İl başkanını boşverin şimdiden büyükşehir adayı bulun KÖŞE YAZILARI
Balık özlemi KÖŞE YAZILARI
Fatma Hanım’ın köpekle imtihanı KÖŞE YAZILARI
Fikri Işık doğru söylüyor KÖŞE YAZILARI
Bulut’u çok ararız KÖŞE YAZILARI
Ellibeş’in Sorumluluğu KÖŞE YAZILARI
Değişim zamanı KÖŞE YAZILARI
“İlimizin özelliği nedeniyle…” KÖŞE YAZILARI
Bu şehirde yapılan güzel işlerde var KÖŞE YAZILARI
Korkan korksun BİZ HEYECANLIYIZ KÖŞE YAZILARI
Bu yılı da ıskalamayalım KÖŞE YAZILARI
Biz ne yapacağız? KÖŞE YAZILARI
Her şey (DAHA) güzel olacak KÖŞE YAZILARI
Kendinize iyilik yapın, Biraz kahkaha atın KÖŞE YAZILARI
Sağlam dostlar olsun, Başka şeye gerek yok KÖŞE YAZILARI
Dünya da bizden büyük DİĞER