Kocaelispor hakkında

28.10.2019 - 10:39
0 Kişi Yorum Yaptı
İsmet ÇİĞİT ismetcigit@seskocaeli.com

Aslında SES Kocaeli yazılı medyada kendisini gösterene kadar, Kocaelispor hakkında yazı yazmama kararı almıştım. Doğrusu, bu yıl Kocaelispor hakkında yazı yazmayı gerektirecek bir durumun da olmamasını bekliyordum.

Biz Kocaelisporlular, tam 10 yıl süründük, çok acılar çektik. Siyaseten veya popülist hesaplarla göstermelik olarak Kocaelisporluyum diyenler, bizi anlayamazlar. Çok acılar çektik. Kendi sahamızda çoluk çocukla çıktığımız maçlarda 7-8 gol yedik. BAL ‘a düştük, yerel amatör kümeye düşmenin eşiğine kadar geldik.

Bu şartlarda bile yılmadık, bırakmadık, “Güneşli günler göreceğiz” diye haykırdık. Kocaelispor’u yok etmek, kapatmak istediler. Kadrosundaki futbolcuları bedava alıp, kulübü 16-17 yaşındaki amatör gençlerle baş başa bıraktılar.

Ama formamız vardı.

 Bizi 17 Ağustos depremi yıkamamıştı. Sakarya, Yalova, deprem gerekçesiyle sahalardan çekilirken, biz siyah formamızı giymiş, bağrımıza taş basmış, sahaya çıkmıştık.

……………………………

Bu sezona çok farklı duygularla başladık. 10 yıl sonra Büyükşehir Başkanı Tahir Büyükakın sayesinde son anda da olsa transferi açmış, kadromuzu güçlendirmiştik. Artık her maçı rahat rahat kazanarak şampiyon olmayı, bir üst lige yükselmeyi umut ediyorduk.

Ancak, bulunduğumuz grupta 7 nci hafta maçları tamamlandığında hiç de beklediğimiz yerde değiliz.

Biz 7 hafta sonunda 21 puanla zirvede yalnız kalmayı umut ediyorduk. Şimdi, 13 puanla 3 ncü sıradayız.

Biz çektiğimiz şanslı kuraların da etkisiyle, bugün Türkiye Kupası’nda 3 ncü turda olmayı hayal ediyorduk.

Kendi sahamızda bizden daha güçsüz bir takıma (Sivas Belediye) yenilip, Kupa’dan da elendik.

Oysa biz çok büyük bir camiayız.

Biz 10 yıl çok büyük acılar çektikten sonra transferi açmış bir kulübüz.

Biz, bırakın bulunduğumuz kümeyi ve grubu, bir üst kümedeki takımların çoğundan daha değerli, daha pahalı bir kadroya sahibiz.

Bulunduğumuz ligin en deneyimli, en pahalı teknik direktörüne sahibiz.

Bulunduğumuz kümedeki takımlar içinde en görkemli stada, en ateşli taraftara sahip kulübüz.

Bizim tarihimiz var, geçmişimiz var.

Bizim müzemizde iki tane Türkiye Kupası var. Bugün 3 ncüLig’de olup, Avrupa Kupaları’nda ülkemizi temsil etmiş tek kulübüz.

KEV’i satmışız. Türkiye liglerinde devlete tek kuruş borcu olmayan tek kulübüz.

Şimdi, 7 nci hafta sonunda içinde bulunduğumuz durumu elbette hazmedemiyor, içimize sindiremiyoruz ve çok kırgın, çok öfkeliyiz.

Üst üste iki maç kaybetmişiz. Yenildiğimiz takımlara bakın, biri Ofspor, biri Büyükçekmece Tepecikspor.

Cizre’ye de iki puan bırakmışız. Puan kaybettiğimiz bu camialar, bizim tırnağımız olamaz. Elbette, öfkelenmekte, kızgın ve kırgın olmakta çok haklıyız.

……………………..

Pekiyi neden bu hale geldik? Nerede yanlış yaptık? Kim bu durumdan sorumlu? Ne yazık ki bunu da irdeleyecek bir yerel spor basınımız yok…

Herkes karnından konuşuyor da, Kocaelispor’u bu sezon bunca büyük borcun içine sokup, 7 nci hafta sonunda bugün içinde bulunduğumuz duruma düşmesine yol açan nedenleri konuşamıyor.

Bu tablodan Teknik Direktör Engin Korukır mı sorumlu?

 Bence hayır.. Bu dönemde Kocaelispor’un başında bulunması gereken en doğru isim, bence Engin Korukır’dır.

Yeni, pahalı transferler mi sorumlu?.. Kısmen olabilir. Ama  bütün sorumluluğu yeni transferlere, futbolcularımıza yüklemek de bence çok büyük haksızlık olacaktır.

Taraftar mı sorumlu? Haşa… Kimse bu büyük taraftara laf söyleyemez.

Ama önümüzde 7 nci hafta sonunda 8 puan kaybetmiş, Kupa’dan çok basit şekilde elenmiş bir takım var.

Bu tablonun bir sorumlusu olmalı. Bence en büyük sorumlu, Hüseyin Üzülmez başkanlığındaki yönetim kuruludur.

Hüseyin Üzülmez, insan olarak çok sevdiğim, saygı duyup güvendiğim bir dostumdur.Ama hem kendisi, hem Kocaelispor açısından hiç uygun olmayan bir dönemde, çok ağır bir yük ve sorumluluk üstlenmiştir.

Bugün Hüseyin Üzülmez Başkanlığındaki Kocaelispor yönetim kurulunda bırakın bir spor kulübünün idarecisi olmayı, topu görse bombadır diye kaçacak pekçok kişi olduğunu biliyorum. Kocaelispor yönetim kurulu üyelerinin hiç birinin kişiliğini, adamlığını tartışmam. Bir kısmı, kendi işlerinde de çok başarılı insanlardır. Ama bir spor kulübünü, hele hele Kocaelispor gibi çok acılar çektikten sonra, bu sezon için çok umutlu olunan bir camiayı yönetmek çok daha zor bir iştir…

……………………

31 Mart 2019’da Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Tahir Büyükakın, koltuğa oturup, biraz dinlendikten sonra bu kentteki her şeyi, her kurumu dizayn etmek gibi büyük bir işgüzarlığa soyundu.

Elbette Kocaelispor’u bulunduğu durumdan düze çıkartmak, transfer tahtasını açmak için kaynak yaratmak Büyükşehir Belediye Başkanı’nın sorumluluğuydu. Yine elbette böylesine büyük bir kaynak yaratmak zorunluluğu ile karşı karşıya bulunan Başkan’ın, güvendiği kişilerden bir yönetim kurulu oluşturmak da hakkıydı.

Ama Büyükakınolaya, sportif açıdan veya idarecilik açısından bakmadı. Her konuda olduğu gibi, sadece siyasi açıdan baktı. “Aman Kocaelispor’u AKP’nin eline geçirelim de, bu işin kaymağını CHP’li Fatma Hanım yemesin” kaygısıyla hareket etti.

Kocaelispor’un olağanüstü kongresi döneminde kulüp sahipsiz değildi. Yönetime talip olan, spor kulübü yöneticiliğinden gelmiş, genç, idealist insanlar vardı. O dönemde ben de devreye girmiştim. Düşman gibi, rakip gibi görünen kimi gruplar arasında uzlaşma sağlanmış, camia içindeki çok geniş bir bölüm kenetlenmişti.

Büyükakın, hiç bilmediği, hiç anlamadığı bir işe burnunu soktu; “Kocaelispor’u ben dizayn edeceğim. Ben ne dersem o olacak” dedi.

Hüseyin Üzülmez’i Başkan ilan etti. Oysa Hüseyin Üzülmez’in kişisel sorunları vardı. Aile içi sorunları vardı. Kartepe Belediye Başkanlığı görevinde başarısız olmuştu. Çok istediği halde yeniden aday gösterilmemiş, siyaseten de büyük bir darbe almıştı.

Kafası bambaşka yerlerdeydi. Üzülmez, iyi insandır. Neşeli insandır. Ama Kocaelispor Başkanlığını, İzmit’teki maçlarda 20 bin kişinin önünde sahaya inip, tribünlere el sallayıp, gülücük dağıtmakla sınırlı zannetti.

Bu yönetim kurulu, transfer tahtasını açmak için gerçekten özverili büyük çaba harcadı. Ama ceplerinden para vermediler. Engin Korukır kafasına göre transfer yaparken, yönetim kurulundan bir kişi bile çıkıp fikir beyan edemedi. Edemezlerdi de. Çünkü bu işten anlamıyorlardı.

Çok güçlenen, bulunduğu ligin en pahalı takımı haline gelen, hatta yeniden geleceğini tehlikeye atacak kadar gereksiz paralar harcayan Kocaelispor takımı, aslında geride kalan 7 haftada kazandığı maçlarda da taraftarını hiç memnun edemedi. Hep kötü oynadı. Hep kapasitesinin altında kaldı. Ama bu gidişat karşısında Teknik Direktörü, futbolcuları uyaracak, onlara ağabeylik, babalık yapacak bir yönetici de yoktu.

Bu kulüpten Mehmet Efe geçti. Şener Kaya geçti. Orhan Görsen, Bülent Özer, Serhan Gürkan, Can Ulusoy geçti. Bunlar görev yaptıkları dönemde, takımın kadrosunda bulunan futbolcuların tamamının ne yediğini, ne içtiğini, kiminle yattığını, 100 metreyi kaç saniyede koştuğunu bilen insanlardı. Şimdi bir tane böyle biri var mı?

…………………………………

Takım, İstanbul deplasmanında çok kötü oynuyor ve yeniliyor. Başkan Üzülmez ve yönetim kurulu, taraftardan yükselen haklı tepkiler üzerine statta bir karar alıyor. Maçtan 3 saat sonra tesislerde futbolcular ve teknik kadro ile toplantı düzenlediğini duyuruyor.

Çevremde profesyonel futbolcular var. İster istemezKocaelispor’un haline konuşuyoruz. Diyorlar ki, “Bir takımın futbolcuları, yenilgi ile bitmiş bir maçın ardından 3 saat sonra toplanmaz. Maç sonrası o futbolcuların yatıp dinlenmesi, psikolojilerinin düzelmesi beklenir. Ertesi gün toplantını yaparsın, derdini anlatırsın

Mevcut yönetim, bunu düşünmekten bile aciz. Profesyonel futbol, profesyonellerin işidir. Kocaelispor bu kadar kötü bir durumdayken, Hüseyin Üzülmez bu takıma ne söyleyebilir. Getirirsin bir psikolog, önce futbolcularla tek tek görüştürür, dertlerini dinlersin. Sonra takımı motive edecek, içinde bulunduğu yıkık ruh halinden kurtaracak bilimsel bir sunum yaptırırsın.

Kartepe Belediyesi’ni yönetememiş Hüseyin Üzülmez ve mevcut yönetim kurulu, Kocaelispor’u nasıl yönetebilir?

……………………….

İçimi tam dökemiyor, çok sevdiğim Kocaelispor’a zarar vermekten korkuyorum. Yarın, takımımızın yeni bir maçı var.İzmit’te Kozanspor maçı var. Bakın, geçen sezon Kocaelispor’u siyaseten Bayburt’a ezdirdiler. Spor Bakanı Bayburt formasıyla fotoğraf çektirdi. Sayın Cumhurbaşkanı Bayburtbspor’u lig bitmeden şampiyon ilan eden mesaj yayınladı.

Geçen sezon ve önceki sezonlarda Kocaelispor’un siyasi gücü de yoktu. Hakemler sahada bizi eziyordu. Bu sezon da karşımızda Erokspor var. Cumhurbaşkanımızın futbola başladığı ilk kulüp. Dikkat edin, her maçta Kocaelispor aleyhine hakem hataları yapılırken, Erokspor’u birileri alttan iteliyor.

Biz Kocaelispor’u elimizde olmayan nedenlerle siyasetin, AKP’nin eline bıraktık. Ama o kadar aciz bir yönetim kurulumuz var ki, siyasi gücünü bile kullanamıyor. Futbol kulübü yöneticiliği, başkanlığı, tribünde bacak bacak üstüne atıp poz vermek, tribünlere el sallayıp, gülücük dağıtmak değildir. Kulübün haklarını hem saha içinde, hem saha dışında korumak asıl görevdir.

Her maçta oyuncularımız kart görüyor. En hayati maçımızın son dakikasında kalemizde penaltı görüyoruz. Bizim futbolcumuza tekme yumruk giren rakip, sarı kart bile görmüyor.

Büyük bir kumpasın içinde olabiliriz. Biz yine yumruk olalım, yarın Kozan maçını kazanıp, yeni bir başlangıçla yolumuza devam edelim. Bu sezon şampiyon olamazsak, 50 yıl daha Kocaelispor’u toparlayamayız.

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.
Diğer Yazıları +
Tarhan’ın suçlamaları; Büyükakın’ın savunması KÖŞE YAZILARI
Yine çok geriliyoruz KÖŞE YAZILARI
Yapmayın, Din kardeşiyiz KÖŞE YAZILARI
Hazır okullar tatilken; Şu İzmit’i dolaşsanız KÖŞE YAZILARI
Kerpe’de Sonbahar KÖŞE YAZILARI
Avrupalı olmak, iyidir KÖŞE YAZILARI
Çabuk yıprandılar KÖŞE YAZILARI
MİA iyi projedir DİĞER
Gelin üzerine gelin, benim işim kolaylaşıyor KÖŞE YAZILARI
Cumhurbaşkanımız ABD’ye uçarken KÖŞE YAZILARI
CHP’lilerin aklının köşesinde Küçükkaya’ da bulunmalı KÖŞE YAZILARI
Erken kalkın; Ata’mızı anın KÖŞE YAZILARI
Karanlıklar ülkesi KÖŞE YAZILARI
Korkmayın, suyumuz bitmez KÖŞE YAZILARI
Kemal Bey sopasını partisinde sallamalı KÖŞE YAZILARI
6 Kasım: SEKA’nın kuruluş yıl dönümü KÖŞE YAZILARI
Liderliğin kıymetini bilelim KÖŞE YAZILARI
Yeniden Ahmet Serimer ile birlikte çalışmak..! KÖŞE YAZILARI
41 milyon turistin kaçı bize geldi? KÖŞE YAZILARI
Her 1 Kasım’da içim “Cız” eder (Arif’imin anısına) KÖŞE YAZILARI
Fuar alanı zaten Millet Bahçesi’ydi KÖŞE YAZILARI
Atatürkçü Dernekler de susup, korkarsa..! KÖŞE YAZILARI
15 Temmuz mu? 29 Ekim mi? KÖŞE YAZILARI
Bu şehirde gazeteciliğe yeniden itibar gelecek KÖŞE YAZILARI
CHP’de yarış kimler arasında? KÖŞE YAZILARI
Ey muhalefet; hâlâ buradaysan ses ver KÖŞE YAZILARI
Kendinize iyilik yapın, Biraz kahkaha atın KÖŞE YAZILARI
Sağlam dostlar olsun, Başka şeye gerek yok KÖŞE YAZILARI
Trump’a 120, Putin’e 150 KÖŞE YAZILARI
İzmit’in en güzel yeri: Fevziye’nin Bahçesi KÖŞE YAZILARI
Bu kentin ıskaladıkları KÖŞE YAZILARI
Barış, her haliyle güzeldir KÖŞE YAZILARI
Umut da olmasa KÖŞE YAZILARI
İyi yapılan bir iş, başarılı bir kişi arıyoruz KÖŞE YAZILARI
Bize kızmakta çok haklılar KÖŞE YAZILARI
Üzülmez’in sopası KÖŞE YAZILARI
Off İzmit’im off KÖŞE YAZILARI
İzmit nostaljisi KÖŞE YAZILARI
Kocaelispor hakkında KÖŞE YAZILARI
Elbette, askerimiz ve ülkemiz için duacıyız KÖŞE YAZILARI
Nihat Ergün, önemli adamdır KÖŞE YAZILARI
Banliyö tren ne büyük yalan..! KÖŞE YAZILARI
Der Spiegel’in makalesi KÖŞE YAZILARI
İzmit’te üç noktaya içki ruhsatı hikayesi KÖŞE YAZILARI
Tahir Kardeş,benden şikayetçi KÖŞE YAZILARI
Camiler ve Din Görevlileri haftası KÖŞE YAZILARI
Çok iyi konuşuyorsun da Sevgili Başkan..! KÖŞE YAZILARI
Bu kent, çok pis kokuyor KÖŞE YAZILARI
GS-FB maçını statta izledim KÖŞE YAZILARI
Muhteşem yeni yol; Rezalet mevcut yol KÖŞE YAZILARI
Beni yiyemezsiniz; DİŞİNİZ KESMEZ..! KÖŞE YAZILARI
20 yıl önceki proje KÖŞE YAZILARI
Cep telefonuna güvenmeyin; deprem olur, elinizde kalır KÖŞE YAZILARI
Uzun yaşamak bir lütuf mu? KÖŞE YAZILARI
​ Tahir Hoca’m haklıymış, CHP’liden dost olmazmış KÖŞE YAZILARI
Korkmayın, ısırmayacağız KÖŞE YAZILARI
Kaltak ne demek? KÖŞE YAZILARI
Bizde bir tane Greta çıkmaz mı? KÖŞE YAZILARI
Başımıza ne yağacak? KÖŞE YAZILARI
Unutulan projeler KÖŞE YAZILARI
İşsizlik ve fuhuş birlikte yükselir KÖŞE YAZILARI
Siz, ne varsa satın; Hürriyet’e su vermeyin KÖŞE YAZILARI
AKP kendisini de eleştirebilmeli KÖŞE YAZILARI
Neler neler kaybettik? KÖŞE YAZILARI
En güzel mevsim, ama arkası kış KÖŞE YAZILARI
Her yer kiralık, herkesin çeki patlak KÖŞE YAZILARI
Engin Hoca ve Şenol Hoca KÖŞE YAZILARI
AKP iktidar, CHP muhalefet kalsın KÖŞE YAZILARI
Büyükşehir dağınık KÖŞE YAZILARI
Gelecek yıl, hamsi de olmazsa KÖŞE YAZILARI
Belki de en zor maç KÖŞE YAZILARI
Vatandaş için yüksek, Esnaf için düşük fiyat KÖŞE YAZILARI
​ Saat 11.30’da herkes oturup, maçı izlesin KÖŞE YAZILARI
Yüzde 0.86 ne mutlu, söyle de inanalım KÖŞE YAZILARI
Bırakın Fatma Hanım biraz iş yapsın KÖŞE YAZILARI
Krizi bir de sanayiciden dinledim KÖŞE YAZILARI
Önce Karadeniz, sonra Körfez KÖŞE YAZILARI
Büyükakın, BÜYÜK iş yaptı KÖŞE YAZILARI
Bayrak asın, bayram yapın KÖŞE YAZILARI
Fatma Hanım yalnız değildir KÖŞE YAZILARI
Devlet vergi, Vatandaş keyif alamıyor KÖŞE YAZILARI
Sıcaklar mı bizi bu hale getirdi? KÖŞE YAZILARI
Gebze’yi il yapalım KÖŞE YAZILARI
İki ayda hayatım nasıl değişti KÖŞE YAZILARI
Balık zamanı geliyor KÖŞE YAZILARI
Bir işe ya hiç başlamayın; ya da başladığınız işi bitirin KÖŞE YAZILARI
Kocaelispor camiasının “cek-cak”lara karnı tok KÖŞE YAZILARI
Bir gün herkes AKP’li olursa KÖŞE YAZILARI
Yürüyüş Yolu, siyaset üstü olmalı KÖŞE YAZILARI
AKP ve CHP’de kongreler KÖŞE YAZILARI
Geri dönüşüm kutusundan taşan cam şişeler KÖŞE YAZILARI
20 yıl önce bugün KÖŞE YAZILARI
1 yaşındaki temiz, tertipli çocuk; 18 yaşındaki huysuz, yorgun ihtiyar KÖŞE YAZILARI
2. İztop skandalı KÖŞE YAZILARI
Bayramlarda çok daha güzelsin sevgili İzmit KÖŞE YAZILARI
Şahabettin Bilgisu Caddesi böyle mi olmalı? KÖŞE YAZILARI
100. yıla yeni anayasa KÖŞE YAZILARI
Lütfen kendinize çok dikkat edin KÖŞE YAZILARI
Bayramda da kolum askıda KÖŞE YAZILARI
Daha çok (ıhh) diyeceğiz KÖŞE YAZILARI
Toplu taşıma işi kötü patlayacak KÖŞE YAZILARI
TÜPRAŞ giderse büyükşehir biter KÖŞE YAZILARI
Fatma Hanım yanlış yapıyor KÖŞE YAZILARI
Erken seçim mi? Hadi canım siz de… KÖŞE YAZILARI
Haydi İzmit’e turist getirelim KÖŞE YAZILARI
Haydi İzmit’e turist getirelim KÖŞE YAZILARI
Bu güvene layık olmak zorundayız KÖŞE YAZILARI
Bu “SES” sizin sesiniz KÖŞE YAZILARI
Sendikalar yandaş olursa, çalışanlar kaybeder KÖŞE YAZILARI
Başladığınız bir işi de bitirin KÖŞE YAZILARI
Murat Kekilli mi? Aleyna Tilki mi? KÖŞE YAZILARI
Çöp kamyonu ve çekici terörü KÖŞE YAZILARI
İl başkanını boşverin şimdiden büyükşehir adayı bulun KÖŞE YAZILARI
Balık özlemi KÖŞE YAZILARI
Fatma Hanım’ın köpekle imtihanı KÖŞE YAZILARI
Fikri Işık doğru söylüyor KÖŞE YAZILARI
Bulut’u çok ararız KÖŞE YAZILARI
Ellibeş’in Sorumluluğu KÖŞE YAZILARI
Değişim zamanı KÖŞE YAZILARI
“İlimizin özelliği nedeniyle…” KÖŞE YAZILARI
Bu şehirde yapılan güzel işlerde var KÖŞE YAZILARI
Korkan korksun BİZ HEYECANLIYIZ KÖŞE YAZILARI
Bu yılı da ıskalamayalım KÖŞE YAZILARI
Biz ne yapacağız? KÖŞE YAZILARI
Her şey (DAHA) güzel olacak KÖŞE YAZILARI
Kendinize iyilik yapın, Biraz kahkaha atın KÖŞE YAZILARI
Sağlam dostlar olsun, Başka şeye gerek yok KÖŞE YAZILARI
Dünya da bizden büyük DİĞER