Nihat Ergün, önemli adamdır

28.10.2019 - 10:27
0 Kişi Yorum Yaptı
İsmet ÇİĞİT ismetcigit@seskocaeli.com

Yakında 17 yıldır iktidarda olan AKP’den arka arkaya istifaları duyacaksınız.

Çünkü çok uzak olmayan bir gelecekte,  o günlerde hala AKP’de olan pek çok kişiden ağır biçimde hesap sorulacağı biliniyor.

Şimdi, AKP’den kaçan, hesap günü geldiğinde “Bakın ben onlardan değilim” diyen belki de kurtulacaktır.

AKP’den istifa edenlerin içinde çok önemli, çok hayret uyandıran isimler de görebilirsiniz. İlimizden de hiç ummadığınız isimler partiden kopabilirler.

Ama emin olun, bütün bunlar bir tarafa, Nihat Ergün’ün istifası bir tarafadır. Bugün size biraz tanıdığım Nihat Ergün’ü ve AKP için, Türkiye için, bu kent için ne kadar önemli bir figür olduğunu anlatmaya çalışacağım.

Nihat Ergün, 2001 yılında sadece AKP’nin kurucusu değildir. Ergün, AKP’nin kendisidir. 2001 yılında Recep Tayyip Erdoğan AKP için ne ise, Nihat Ergün de oydu.

Partinin tüzüğünü, programını yazan adamdı. Partinin doğduğu Kocaeli’deki ilk İl Başkanıydı.

AKP’nin tarihinde kazandığı ilk seçim olan ve AKP’ye Kasım 2002’de tek başına iktidara gelmenin yolunu açan Karamürsel’in Ereğli beldesindeki belediye meclisi üyeliği yenileme seçimini, tek başına köyün ortasına bir tahta iskemle koyarak kazandıran adamdır.

Nihat Ergün siyasette elbette çok önemli noktalara geldi.

Ama bu bir siyasi kısmetin, şansın sonucu veya Recep Tayyip Erdoğan’ın lütfu değildi.

Hak ederek, tırnakları ile kazıyarak, geldiği o görevi fazlasıyla hak ederek her göreve geldi.

Bütün bu nedenlerle ve daha fazlası yüzünden, Nihat Ergün’ün AKP’den istifası, diğer pek çok kişinin AKP’den istifasından çok daha önemlidir.

Neredeyse, Recep Tayyip Erdoğan partisinden istifa etmiş kadar önemlidir.

Dahası var. AKP’den pek çok kişi, artık musluğu kuruduğu için, nemalanamadığı için, ya da yeniden önemli koltuklara, görevlere getirilmedikleri, dışlandıkları için istifa ediyorlar.

Nihat Ergün için böyle bir durum da söz konusu değildir. Ergün, 13 Eylül 2019 günü, e-devlet üzerinden istifa ettiğini açıkladı.

Aslında Nihat Ergün,  Türkiye’nin çok karışık günlerden geçtiği, üç bakanın yolsuzluk iddiaları yüzünden görevlerini bırakmak zorunda kaldıkları Aralık 2013’de kendi partisi için çok ağır özeleştiri anlamına gelen sözler sarf ederek Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı görevini bıraktığı gün, AKP ile arasındaki ipleri kopartmıştı.

Başka bir görev istemedi, beklemedi.

Hemen kenara çekildi, kendisini unutturmak için her şeyi yaptı.

Bu dönemde de istese çok sansasyonel bir şekilde istifasını duyurur, Türkiye’nin gündeminde bomba etkisi yaratabilirdi.

Tam tersine, istifasını olabildiğince saklamayı tercih etti.

Bu tarihi kararı alırken bile, yaratıcısı, kurucusu olduğu partisine en az zarar vermeyi birinci vazife olarak saydı.

………………

Nihat Ergün’le bir zamanlar çok yakındık.

Aramızda yaşanmış önemli anılar vardır. Nihat Ergün’le yaşadığım her anı, bana O’nun nekadar önemli, ne kadar kaliteli bir adam olduğunu göstermiştir. Ergün, bir filozoftur. Bir düşünürdür. Teorisyendir. Akil Adamdır.

Kendisi ile tanışıklığımız, AKP öncesine, Derince Belediye Başkanlığı dönemine uzanır. Sefa Sirmen İzmit, Nihat Ergün Derince Belediye Başkanıydı. İlimizde çok büyük bir su krizi yaşanıyordu ve sıkıntıyı en fazla Derince bölgesi hissediyordu.

Ergün’le birlikte Derince sırtlarında elindeki üç ayaklı tahta sapanla toprak altında su kuyusu açılacak yerler aradığımızı, dağ bayır dolaştığımızı bilirim.

Sirmen’e biraz boyun eğse, belki Derince’nin su sorununu çözecekti. Ama öylesine dik başlı ve kendi özgüveni yüksek adamdır ki, Sirmen’e boyun eğmektense, Derince’de onlarca yeni su kuyusu açarak sorunu çözmeyi tercih etmişti.

Nihat Ergün, uzun yıllar, benim genel yayın müdürü olduğum gazetede haftada bir gün köşe yazısı yazdı.Her hafta en az bir gün gazeteye gelir, tam zamanında yazısını teslim eder, yazısı dizildikten sonra benim bir kahvemi içerken düzeltmelerini yapardı.

Bu disiplini ve yaptığı işe saygıyı bir rahmetli Ömer Türkçakal’da, bir Nihat Ergün’de görmüşümdür.

AKP’nin ilk İl Başkanı oldu. Kurucu il yönetim kurulu için belirlediği isimleri, gazetede benim odamdan, benim yanımdan arar, teklifini iletirdi. Bu nedenle AKP’nin kuruluş döneminin en önemli tanıklarından biri olduğumu söyleyebilirim.

Nihat Ergün, milletvekili seçildi. Hemen parti içinde ön plana çıktı. Grup Başkan Vekili oldu. Daha sonra Bakanlık görevine atandı.

Nihat Ergün,  2009 yılında Sanayi ve Ticaret Bakanı olduğu ilk günlerde gazetede benim odamda, bana aynen şunları söylemiştir:

“-İsmet Çiğit, sen benim bu kentte en çok güvendiğim insanlardan birisin. Ben Bakan oldum diye eski ilişkilerimi kesecek adam değilim. Bu kentte, eğer birisi devlet tarafından haksızlığa uğratılmışsa, devlet tarafından mağdur edilmişse, bu kişi ister ateist, ister komünist, ister alkolik olsun. Bana bildireceksin. O kişinin devletle olan sorununu çözmek için elimden geleni yaparım. Ama bir gün kalkıp da benden birisi için bir torpil istersen, su öğretmeni şuraya, bu polisi buraya ata, şu kişiye şu ihaleyi verdir dersen, seninle selamı sabahı keserim.”

NihatErgün böyle bir adamdır. Hakiki demokrattır. Hakiki hümanisttir. Kendisini önemser ama, dürüst düzgün vatandaşı da önemser.

Benim hayatımda makamını ziyaret ettiğim tek Bakan Nihat Ergün olmuştu. O’nun için Ankara’ya gittim. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı makamında saatlerce baş başa sohbet ettim.

Bir gün, bir tek şey için kendisini aramadım, talepte bulunmadım. Aradan geçen yıllarda ben bağımsız ve özgür bir gazeteci olarak çalışırken, AKP zihniyeti hakkında çok ağır bir yazı yazmıştım.

Bakan’ın sekreteri aradı. “Sayın Bakan seninle görüşmek istiyor” dediler. Nihat Ergün telefonu aldı. “Sen nasıl böyle bir yazı yazarsın. AKP’liler senin dediğin gibi kişiler değildir” dedi.

Hakaret etmeye başladı. Bunca yıldır dost bildiğim Ergün’e ben de telefonda ağzıma geleni söyledim. Resmen küfürleştik, kavga ettik. Birkaç ay hiç görüşmedik.

Bakan olduğu dönemde annesi vefat etmişti. Yakın dostum Ömer Polat’a rica ettim, “Ben evini bilmem. Nihat Bey’e taziyeye birlikte gidelim” dedim. Ömer’le birlikte, Derince Çınarlı mahallesindeki evlerine, taziyeye gittik.Evin bahçesi çok kalabalıktı. Nihat Bey, beni gördü, hemen yanıma geldi. “Gel seni çok iyi bir okurunla tanıştırayım” dedi. Bahçenin köşesinde çok üzgün biçimde oturan yaşlı bir adamın yanına götürdü:

Baba” dedi.. “Bak bu adam, senin  hergün  ilgiyle, merakla okuduğun, çok beğendiğin İsmet Çiğit.”Beni babasıyla tanıştırdı ve şöyle dedi:

“-Bu adam, bizden değildir. Bu adam bizi sevmez. Hakkımızda ağır yazılar yazar. Ama bu adam adam gibi adamdır. Dürüst adamdır. Her konuda güvenilecek adamdır.

O anı hiç unutmam. Bugün “CHP’liden dost olmaz, CHP’li düşmandır” diyen yöneticilerimiz var. Ama Nihat Ergün farklı biridir.

Bütün bu nedenlerle, Nihat Ergün gibi bir adamın AKP’den istifa etmiş olması öyle sıradan bir olay değildir. Nihat Ergün, “Bana makam vermediler”, “Bana kredi vermediler”, “Bana ihale vermediler” diye AKP’den istifa etmedi.

Bir bakıma ebesi olduğu, eline doğan AKP’nin bittiğini, tükendiğini, daha doğrusu artık faydadan çok zarar verdiğini gördüğü ve bildiği için istifa etmiştir.

Bundan böyle siyaset yapmak gibi bir hırsının olduğunu da sanmıyorum. Ama eğer siyasete bir yerde devam edecekse, peşinden gidilecek bir adamdır.

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.
Diğer Yazıları +
Tarhan’ın suçlamaları; Büyükakın’ın savunması KÖŞE YAZILARI
Yine çok geriliyoruz KÖŞE YAZILARI
Yapmayın, Din kardeşiyiz KÖŞE YAZILARI
Hazır okullar tatilken; Şu İzmit’i dolaşsanız KÖŞE YAZILARI
Kerpe’de Sonbahar KÖŞE YAZILARI
Avrupalı olmak, iyidir KÖŞE YAZILARI
Çabuk yıprandılar KÖŞE YAZILARI
MİA iyi projedir DİĞER
Gelin üzerine gelin, benim işim kolaylaşıyor KÖŞE YAZILARI
Cumhurbaşkanımız ABD’ye uçarken KÖŞE YAZILARI
CHP’lilerin aklının köşesinde Küçükkaya’ da bulunmalı KÖŞE YAZILARI
Erken kalkın; Ata’mızı anın KÖŞE YAZILARI
Karanlıklar ülkesi KÖŞE YAZILARI
Korkmayın, suyumuz bitmez KÖŞE YAZILARI
Kemal Bey sopasını partisinde sallamalı KÖŞE YAZILARI
6 Kasım: SEKA’nın kuruluş yıl dönümü KÖŞE YAZILARI
Liderliğin kıymetini bilelim KÖŞE YAZILARI
Yeniden Ahmet Serimer ile birlikte çalışmak..! KÖŞE YAZILARI
41 milyon turistin kaçı bize geldi? KÖŞE YAZILARI
Her 1 Kasım’da içim “Cız” eder (Arif’imin anısına) KÖŞE YAZILARI
Fuar alanı zaten Millet Bahçesi’ydi KÖŞE YAZILARI
Atatürkçü Dernekler de susup, korkarsa..! KÖŞE YAZILARI
15 Temmuz mu? 29 Ekim mi? KÖŞE YAZILARI
Bu şehirde gazeteciliğe yeniden itibar gelecek KÖŞE YAZILARI
CHP’de yarış kimler arasında? KÖŞE YAZILARI
Ey muhalefet; hâlâ buradaysan ses ver KÖŞE YAZILARI
Kendinize iyilik yapın, Biraz kahkaha atın KÖŞE YAZILARI
Sağlam dostlar olsun, Başka şeye gerek yok KÖŞE YAZILARI
Trump’a 120, Putin’e 150 KÖŞE YAZILARI
İzmit’in en güzel yeri: Fevziye’nin Bahçesi KÖŞE YAZILARI
Bu kentin ıskaladıkları KÖŞE YAZILARI
Barış, her haliyle güzeldir KÖŞE YAZILARI
Umut da olmasa KÖŞE YAZILARI
İyi yapılan bir iş, başarılı bir kişi arıyoruz KÖŞE YAZILARI
Bize kızmakta çok haklılar KÖŞE YAZILARI
Üzülmez’in sopası KÖŞE YAZILARI
Off İzmit’im off KÖŞE YAZILARI
İzmit nostaljisi KÖŞE YAZILARI
Kocaelispor hakkında KÖŞE YAZILARI
Elbette, askerimiz ve ülkemiz için duacıyız KÖŞE YAZILARI
Nihat Ergün, önemli adamdır KÖŞE YAZILARI
Banliyö tren ne büyük yalan..! KÖŞE YAZILARI
Der Spiegel’in makalesi KÖŞE YAZILARI
İzmit’te üç noktaya içki ruhsatı hikayesi KÖŞE YAZILARI
Tahir Kardeş,benden şikayetçi KÖŞE YAZILARI
Camiler ve Din Görevlileri haftası KÖŞE YAZILARI
Çok iyi konuşuyorsun da Sevgili Başkan..! KÖŞE YAZILARI
Bu kent, çok pis kokuyor KÖŞE YAZILARI
GS-FB maçını statta izledim KÖŞE YAZILARI
Muhteşem yeni yol; Rezalet mevcut yol KÖŞE YAZILARI
Beni yiyemezsiniz; DİŞİNİZ KESMEZ..! KÖŞE YAZILARI
20 yıl önceki proje KÖŞE YAZILARI
Cep telefonuna güvenmeyin; deprem olur, elinizde kalır KÖŞE YAZILARI
Uzun yaşamak bir lütuf mu? KÖŞE YAZILARI
​ Tahir Hoca’m haklıymış, CHP’liden dost olmazmış KÖŞE YAZILARI
Korkmayın, ısırmayacağız KÖŞE YAZILARI
Kaltak ne demek? KÖŞE YAZILARI
Bizde bir tane Greta çıkmaz mı? KÖŞE YAZILARI
Başımıza ne yağacak? KÖŞE YAZILARI
Unutulan projeler KÖŞE YAZILARI
İşsizlik ve fuhuş birlikte yükselir KÖŞE YAZILARI
Siz, ne varsa satın; Hürriyet’e su vermeyin KÖŞE YAZILARI
AKP kendisini de eleştirebilmeli KÖŞE YAZILARI
Neler neler kaybettik? KÖŞE YAZILARI
En güzel mevsim, ama arkası kış KÖŞE YAZILARI
Her yer kiralık, herkesin çeki patlak KÖŞE YAZILARI
Engin Hoca ve Şenol Hoca KÖŞE YAZILARI
AKP iktidar, CHP muhalefet kalsın KÖŞE YAZILARI
Büyükşehir dağınık KÖŞE YAZILARI
Gelecek yıl, hamsi de olmazsa KÖŞE YAZILARI
Belki de en zor maç KÖŞE YAZILARI
Vatandaş için yüksek, Esnaf için düşük fiyat KÖŞE YAZILARI
​ Saat 11.30’da herkes oturup, maçı izlesin KÖŞE YAZILARI
Yüzde 0.86 ne mutlu, söyle de inanalım KÖŞE YAZILARI
Bırakın Fatma Hanım biraz iş yapsın KÖŞE YAZILARI
Krizi bir de sanayiciden dinledim KÖŞE YAZILARI
Önce Karadeniz, sonra Körfez KÖŞE YAZILARI
Büyükakın, BÜYÜK iş yaptı KÖŞE YAZILARI
Bayrak asın, bayram yapın KÖŞE YAZILARI
Fatma Hanım yalnız değildir KÖŞE YAZILARI
Devlet vergi, Vatandaş keyif alamıyor KÖŞE YAZILARI
Sıcaklar mı bizi bu hale getirdi? KÖŞE YAZILARI
Gebze’yi il yapalım KÖŞE YAZILARI
İki ayda hayatım nasıl değişti KÖŞE YAZILARI
Balık zamanı geliyor KÖŞE YAZILARI
Bir işe ya hiç başlamayın; ya da başladığınız işi bitirin KÖŞE YAZILARI
Kocaelispor camiasının “cek-cak”lara karnı tok KÖŞE YAZILARI
Bir gün herkes AKP’li olursa KÖŞE YAZILARI
Yürüyüş Yolu, siyaset üstü olmalı KÖŞE YAZILARI
AKP ve CHP’de kongreler KÖŞE YAZILARI
Geri dönüşüm kutusundan taşan cam şişeler KÖŞE YAZILARI
20 yıl önce bugün KÖŞE YAZILARI
1 yaşındaki temiz, tertipli çocuk; 18 yaşındaki huysuz, yorgun ihtiyar KÖŞE YAZILARI
2. İztop skandalı KÖŞE YAZILARI
Bayramlarda çok daha güzelsin sevgili İzmit KÖŞE YAZILARI
Şahabettin Bilgisu Caddesi böyle mi olmalı? KÖŞE YAZILARI
100. yıla yeni anayasa KÖŞE YAZILARI
Lütfen kendinize çok dikkat edin KÖŞE YAZILARI
Bayramda da kolum askıda KÖŞE YAZILARI
Daha çok (ıhh) diyeceğiz KÖŞE YAZILARI
Toplu taşıma işi kötü patlayacak KÖŞE YAZILARI
TÜPRAŞ giderse büyükşehir biter KÖŞE YAZILARI
Fatma Hanım yanlış yapıyor KÖŞE YAZILARI
Erken seçim mi? Hadi canım siz de… KÖŞE YAZILARI
Haydi İzmit’e turist getirelim KÖŞE YAZILARI
Haydi İzmit’e turist getirelim KÖŞE YAZILARI
Bu güvene layık olmak zorundayız KÖŞE YAZILARI
Bu “SES” sizin sesiniz KÖŞE YAZILARI
Sendikalar yandaş olursa, çalışanlar kaybeder KÖŞE YAZILARI
Başladığınız bir işi de bitirin KÖŞE YAZILARI
Murat Kekilli mi? Aleyna Tilki mi? KÖŞE YAZILARI
Çöp kamyonu ve çekici terörü KÖŞE YAZILARI
İl başkanını boşverin şimdiden büyükşehir adayı bulun KÖŞE YAZILARI
Balık özlemi KÖŞE YAZILARI
Fatma Hanım’ın köpekle imtihanı KÖŞE YAZILARI
Fikri Işık doğru söylüyor KÖŞE YAZILARI
Bulut’u çok ararız KÖŞE YAZILARI
Ellibeş’in Sorumluluğu KÖŞE YAZILARI
Değişim zamanı KÖŞE YAZILARI
“İlimizin özelliği nedeniyle…” KÖŞE YAZILARI
Bu şehirde yapılan güzel işlerde var KÖŞE YAZILARI
Korkan korksun BİZ HEYECANLIYIZ KÖŞE YAZILARI
Bu yılı da ıskalamayalım KÖŞE YAZILARI
Biz ne yapacağız? KÖŞE YAZILARI
Her şey (DAHA) güzel olacak KÖŞE YAZILARI
Kendinize iyilik yapın, Biraz kahkaha atın KÖŞE YAZILARI
Sağlam dostlar olsun, Başka şeye gerek yok KÖŞE YAZILARI
Dünya da bizden büyük DİĞER