Uzun yaşamak bir lütuf mu?

28.10.2019 - 09:45
0 Kişi Yorum Yaptı
İsmet ÇİĞİT ismetcigit@seskocaeli.com

Enflasyon, işsizlik gibi konularda açıkladığı rakamlara pek de güvenemediğimiz TÜİK, önceki gün Türkiye’de ortalama insan ömrü ile ilgili verileri açıklamış.

Buna göre ülkemizde ortalama insan ömrü  78.3 yıl..Erkeklerin ortalama ömrü  75.6 yıl, kadınların ortalama ömrü  81 yıl..Ülkemizde son yıllarda sağlık sektörünün çok geliştiğini, sağlık konusundaki harcamaların çok arttığını biliyoruz. Buna bağlı olarak  ortalama yaşam ömrünün yükselmiş olması da son derece doğal.. Uzun yaşamak güzel de, ama nasıl yaşamak?

…………………….

Dün sabah evden çıktım, işe gelmek için araba bekliyorum. Yağmur çiseliyor… Sabah serinliği var..Sokaklar ıssız.. Köpekler, kediler koşturuyor..Sokağın başından bir adam girdi.. Sanki bir katır, bir beygir, bir eşekmiş gibi.. Arkasındaki büyük çuvalı, iki demir çubuktan tutmuş, çektirerek yürüyor. Çöp kutularını karıştırıyor. Benim önümdeki kutuda bir kola kutusu buldu. Keyifle, arkasındaki çuvala attı…Yürümeye devam ediyor..Bir kağıt parçası, bir cam şişe arıyor.

Olsun olsun,30-40 yaşlarında… Üstü başı, yüzü gözü simsiyah.. Ayağındaki ayakkabı yırtık.. Ayağının yarısı ıslak asfalta basıyor… Adam gözden kayboldu. Arkasından düşündüm:”Bu adam ömrünün bundan sonraki bölümünde, güzel , mükellef bir yemek yiyebilecek mi?.. Çok sevdiği bir sanatçının konserini, gönül verdiği bir takımın maçını izleyebilecek mi?..Çok büyük haz alabileceği bir cinsel ilişkiye girebilecek, çok güzel bir yaz tatili yapabilecek,  İsviçre Alplerinde kayak yapabilecek mi?”Bu sorulara verilecek yanıt hayırsa, bu adamın daha 40 yıl yaşamasının-zaten bu şartlarda yaşayamaz ama- ne anlamı var?...

Çöp toplayan adam, gözden kayboldu…Bir ilkokul çocuğu çıktı sokağa… Sırtında, bir hamalın semeri gibi dolu ve şişkin bir çanta.. Mecburen kambur yürüyor çocuk..Elinde bir beslenme çantası, bir su matarası… Gözlerinden uyku akıyor.. Kendi kendine mırıldanıyor.. Belki içinden kerrat cetvelini sayıyor, belki de gece ezberlediği salyangozun bağırsakları ile ilgili bilgileri içinden tekrarlıyor…

TÜİK’in verilerine göre, bugün 7-8 yaşlarındaki bu çocuğun önünde  sağlıklı 50-55 yıl daha ömür var.. İyi de bu uzun ömür nasıl geçecek?..Çocuğun çantası dolu, ağır, beli iki büklüm ama, acaba cebinde babasının kendisine verdiği harçlık var mı?..Okulda, teneffüste arkadaşlarını yerken görüp de canı istese bir simit alabilecek mi?.. Bu çocuk önündeki uzun ömür içinde  kaç kez hayati sınava girecek?.. Anadolu Lisesi’ne mi, İmam Hatip’e mi gidecek?...Üniversite sınavını kazanabilecek mi?.. Kazansa, ailesinin kendisini üniversitede okutacak ekonomik gücü var mı?... Üniversiteyi kazandı, okudu ve bitirdi diyelim… İş bulabilecek mi?... Huzurlu, ekonomik gücü olan, en azından orta standartlarda bir aile kurabilecek, 25 yıl sonra eşini, olduysa çocuklarını yanına alıp, bir sinema veya tiyatro keyfi yapabilecek mi?.. Çocukları büyüdüğünde  onları evlendirebilecek mi?... Umarım, dün sabah benim gördüğüm çocuk bütün bunları başarabilir.. Ama  ya bu ülkedeki çocukların  geri kalanı?.. Yüzde kaçı  bunları başarabilecek, hayatının geri kalanını  bir insan gibi, mutlu geçirebilecek?...

……………………..

İzmit’te çok geniş bir kesimin tanıdığı rahmetli Prof.Dr.Ali Namık Şener, benim yakın akrabamdı. Yıllar önce İzmit’i terk edip, adeta vefat etmek için ABD’ye gitmeden önce bir gün uzun bir sohbet imkanı bulmuştum. Çok önemli bir tıp uzmanı, bilim adamı olan Ali Dayım şöyle demişti:

“-İsmet, bak yeğenim. Tıp, ölümsüzlüğü buldu.İnsanlar belki 100 yıl, 150 yıl yaşıyor görünecekler, nefes alacaklar. Ama beyinleri ölecek. Bunayacaklar. Hiç bir şey hatırlamayacak, kimseyi tanımayacak, sürekli saçmalayacaklar. İşte bu nedenle, pekçok kişi aslında o kadar çok uzun yaşamayı istemeyecek”

Prof.Dr.Ali Namık Şener’in anlattığı işin bir yönü..Bir başka yönü daha var. TÜİK’e göre  ortalama insan ömrü  78.3 yıl oldu ama, bugün doğan bir erkek çocuğun önünde sağlıklı, kaliteli yaşamak için  59.9 yıl, kız çocuğunun önünde ise  56.8 yıl bulunuyor.Yani  insanlar ömürlerinin kalan son 20-25 yılını aslında  çeşitli sıkıntılarla geçirecekler. Kalp ameliyatı, prostat ameliyatı olacaklar, belki kemoterapi, radyoterapi almak zorunda kalacaklar.

Bir külah dondurma yedikten sonra hastalanacak, eşleriyle yatakta kardeş gibi olacaklar…

Yani tıp gelişmiş, insan ömrü uzamış olsa bile bugün doğan çocuğun önünde bile topu topu 55-60 yıl var. Bence önemli olan, bu ömrü insan onuruna yakışır biçimde geçirmektir. Eğlip, bükülmeden, kimsenin karşısında ezilmeden, savunduğu bir bir fikirden menfaat karşılığında dönmeden yaşamak. İlkeli olmak, omurgalı olmak…Gerçek dostlarla birlikte mutlu yaşamak önemlidir…

Korku, kuşku, kaygı dolu, sürekli fırıldaklık yapmayı gerektiren bir uzun ömrün, lütuf değil, angarya olduğunu düşünüyorum.

Benim kardeşim, Nahit, henüz 50’sindeyken göçüp gitti. Aradan bir yılı aşkın zaman geçti. Hala hangi ortamda bulunuyorsam, karşılaştığım tanıdıkları bana Nahit Çiğit’in adamlığını anlatıyorlar.

Benim babam Dündar Çiğit, tam 60 yaşındayken öldü. Aradan neredeyse  30 yıl geçti.. Hala herhangi bir ortamda O’nutanıyan biriyle karşılaşsam, “Senin baban şöyle muhteşemadamdı, böyle muhteşem adamdı” diye anlatıyorlar.

Benim de sonlarım yaklaştı… Arkamdan “Kaltak” deseler, “Kalleş”, “Dönek” deseler ne olur. Ben duyacak değilim. Ama çocuklarım 30 yıl sonra bile beni tanıyan biriyle karşılaştıklarında, ya da torunlarım büyüyüp insan içine girdiklerinde, “Sizin babanız-ya da dedeniz adam gibi adamdı” diyenler varsa, onların ne kadar gurur duyacağını biliyorum…

Herşeyi bıraktım, sırf bu hayal ile yaşıyorum. Dosta, düşmana duyurulur.

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.
Diğer Yazıları +
Kerpe’de Sonbahar KÖŞE YAZILARI
Avrupalı olmak, iyidir KÖŞE YAZILARI
Çabuk yıprandılar KÖŞE YAZILARI
MİA iyi projedir DİĞER
Gelin üzerine gelin, benim işim kolaylaşıyor KÖŞE YAZILARI
Cumhurbaşkanımız ABD’ye uçarken KÖŞE YAZILARI
CHP’lilerin aklının köşesinde Küçükkaya’ da bulunmalı KÖŞE YAZILARI
Erken kalkın; Ata’mızı anın KÖŞE YAZILARI
Karanlıklar ülkesi KÖŞE YAZILARI
Korkmayın, suyumuz bitmez KÖŞE YAZILARI
Kemal Bey sopasını partisinde sallamalı KÖŞE YAZILARI
6 Kasım: SEKA’nın kuruluş yıl dönümü KÖŞE YAZILARI
Liderliğin kıymetini bilelim KÖŞE YAZILARI
Yeniden Ahmet Serimer ile birlikte çalışmak..! KÖŞE YAZILARI
41 milyon turistin kaçı bize geldi? KÖŞE YAZILARI
Her 1 Kasım’da içim “Cız” eder (Arif’imin anısına) KÖŞE YAZILARI
Fuar alanı zaten Millet Bahçesi’ydi KÖŞE YAZILARI
Atatürkçü Dernekler de susup, korkarsa..! KÖŞE YAZILARI
15 Temmuz mu? 29 Ekim mi? KÖŞE YAZILARI
Bu şehirde gazeteciliğe yeniden itibar gelecek KÖŞE YAZILARI
CHP’de yarış kimler arasında? KÖŞE YAZILARI
Ey muhalefet; hâlâ buradaysan ses ver KÖŞE YAZILARI
Kendinize iyilik yapın, Biraz kahkaha atın KÖŞE YAZILARI
Sağlam dostlar olsun, Başka şeye gerek yok KÖŞE YAZILARI
Trump’a 120, Putin’e 150 KÖŞE YAZILARI
İzmit’in en güzel yeri: Fevziye’nin Bahçesi KÖŞE YAZILARI
Bu kentin ıskaladıkları KÖŞE YAZILARI
Barış, her haliyle güzeldir KÖŞE YAZILARI
Umut da olmasa KÖŞE YAZILARI
İyi yapılan bir iş, başarılı bir kişi arıyoruz KÖŞE YAZILARI
Bize kızmakta çok haklılar KÖŞE YAZILARI
Üzülmez’in sopası KÖŞE YAZILARI
Off İzmit’im off KÖŞE YAZILARI
İzmit nostaljisi KÖŞE YAZILARI
Kocaelispor hakkında KÖŞE YAZILARI
Elbette, askerimiz ve ülkemiz için duacıyız KÖŞE YAZILARI
Nihat Ergün, önemli adamdır KÖŞE YAZILARI
Banliyö tren ne büyük yalan..! KÖŞE YAZILARI
Der Spiegel’in makalesi KÖŞE YAZILARI
İzmit’te üç noktaya içki ruhsatı hikayesi KÖŞE YAZILARI
Tahir Kardeş,benden şikayetçi KÖŞE YAZILARI
Camiler ve Din Görevlileri haftası KÖŞE YAZILARI
Çok iyi konuşuyorsun da Sevgili Başkan..! KÖŞE YAZILARI
Bu kent, çok pis kokuyor KÖŞE YAZILARI
GS-FB maçını statta izledim KÖŞE YAZILARI
Muhteşem yeni yol; Rezalet mevcut yol KÖŞE YAZILARI
Beni yiyemezsiniz; DİŞİNİZ KESMEZ..! KÖŞE YAZILARI
20 yıl önceki proje KÖŞE YAZILARI
Cep telefonuna güvenmeyin; deprem olur, elinizde kalır KÖŞE YAZILARI
Uzun yaşamak bir lütuf mu? KÖŞE YAZILARI
​ Tahir Hoca’m haklıymış, CHP’liden dost olmazmış KÖŞE YAZILARI
Korkmayın, ısırmayacağız KÖŞE YAZILARI
Kaltak ne demek? KÖŞE YAZILARI
Bizde bir tane Greta çıkmaz mı? KÖŞE YAZILARI
Başımıza ne yağacak? KÖŞE YAZILARI
Unutulan projeler KÖŞE YAZILARI
İşsizlik ve fuhuş birlikte yükselir KÖŞE YAZILARI
Siz, ne varsa satın; Hürriyet’e su vermeyin KÖŞE YAZILARI
AKP kendisini de eleştirebilmeli KÖŞE YAZILARI
Neler neler kaybettik? KÖŞE YAZILARI
En güzel mevsim, ama arkası kış KÖŞE YAZILARI
Her yer kiralık, herkesin çeki patlak KÖŞE YAZILARI
Engin Hoca ve Şenol Hoca KÖŞE YAZILARI
AKP iktidar, CHP muhalefet kalsın KÖŞE YAZILARI
Büyükşehir dağınık KÖŞE YAZILARI
Gelecek yıl, hamsi de olmazsa KÖŞE YAZILARI
Belki de en zor maç KÖŞE YAZILARI
Vatandaş için yüksek, Esnaf için düşük fiyat KÖŞE YAZILARI
​ Saat 11.30’da herkes oturup, maçı izlesin KÖŞE YAZILARI
Yüzde 0.86 ne mutlu, söyle de inanalım KÖŞE YAZILARI
Bırakın Fatma Hanım biraz iş yapsın KÖŞE YAZILARI
Krizi bir de sanayiciden dinledim KÖŞE YAZILARI
Önce Karadeniz, sonra Körfez KÖŞE YAZILARI
Büyükakın, BÜYÜK iş yaptı KÖŞE YAZILARI
Bayrak asın, bayram yapın KÖŞE YAZILARI
Fatma Hanım yalnız değildir KÖŞE YAZILARI
Devlet vergi, Vatandaş keyif alamıyor KÖŞE YAZILARI
Sıcaklar mı bizi bu hale getirdi? KÖŞE YAZILARI
Gebze’yi il yapalım KÖŞE YAZILARI
İki ayda hayatım nasıl değişti KÖŞE YAZILARI
Balık zamanı geliyor KÖŞE YAZILARI
Bir işe ya hiç başlamayın; ya da başladığınız işi bitirin KÖŞE YAZILARI
Kocaelispor camiasının “cek-cak”lara karnı tok KÖŞE YAZILARI
Bir gün herkes AKP’li olursa KÖŞE YAZILARI
Yürüyüş Yolu, siyaset üstü olmalı KÖŞE YAZILARI
AKP ve CHP’de kongreler KÖŞE YAZILARI
Geri dönüşüm kutusundan taşan cam şişeler KÖŞE YAZILARI
20 yıl önce bugün KÖŞE YAZILARI
1 yaşındaki temiz, tertipli çocuk; 18 yaşındaki huysuz, yorgun ihtiyar KÖŞE YAZILARI
2. İztop skandalı KÖŞE YAZILARI
Bayramlarda çok daha güzelsin sevgili İzmit KÖŞE YAZILARI
Şahabettin Bilgisu Caddesi böyle mi olmalı? KÖŞE YAZILARI
100. yıla yeni anayasa KÖŞE YAZILARI
Lütfen kendinize çok dikkat edin KÖŞE YAZILARI
Bayramda da kolum askıda KÖŞE YAZILARI
Daha çok (ıhh) diyeceğiz KÖŞE YAZILARI
Toplu taşıma işi kötü patlayacak KÖŞE YAZILARI
TÜPRAŞ giderse büyükşehir biter KÖŞE YAZILARI
Fatma Hanım yanlış yapıyor KÖŞE YAZILARI
Erken seçim mi? Hadi canım siz de… KÖŞE YAZILARI
Haydi İzmit’e turist getirelim KÖŞE YAZILARI
Haydi İzmit’e turist getirelim KÖŞE YAZILARI
Bu güvene layık olmak zorundayız KÖŞE YAZILARI
Bu “SES” sizin sesiniz KÖŞE YAZILARI
Sendikalar yandaş olursa, çalışanlar kaybeder KÖŞE YAZILARI
Başladığınız bir işi de bitirin KÖŞE YAZILARI
Murat Kekilli mi? Aleyna Tilki mi? KÖŞE YAZILARI
Çöp kamyonu ve çekici terörü KÖŞE YAZILARI
İl başkanını boşverin şimdiden büyükşehir adayı bulun KÖŞE YAZILARI
Balık özlemi KÖŞE YAZILARI
Fatma Hanım’ın köpekle imtihanı KÖŞE YAZILARI
Fikri Işık doğru söylüyor KÖŞE YAZILARI
Bulut’u çok ararız KÖŞE YAZILARI
Ellibeş’in Sorumluluğu KÖŞE YAZILARI
Değişim zamanı KÖŞE YAZILARI
“İlimizin özelliği nedeniyle…” KÖŞE YAZILARI
Bu şehirde yapılan güzel işlerde var KÖŞE YAZILARI
Korkan korksun BİZ HEYECANLIYIZ KÖŞE YAZILARI
Bu yılı da ıskalamayalım KÖŞE YAZILARI
Biz ne yapacağız? KÖŞE YAZILARI
Her şey (DAHA) güzel olacak KÖŞE YAZILARI
Kendinize iyilik yapın, Biraz kahkaha atın KÖŞE YAZILARI
Sağlam dostlar olsun, Başka şeye gerek yok KÖŞE YAZILARI
Dünya da bizden büyük DİĞER