Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 31,2265
Euro 33,9164
Altın 2.037,70

DEM Parti Kocaeli’de yerel yönetimlere talip

DEM Parti Kocaeli’den yapılan açıklamada, “Kocaeli’nde de her bağımsız siyasi partinin yapacağı gibi yerel yönetim seçimlerinde kendi adaylarımız ve listelerimizle kent yönetimlerinde yer alacağız.” denildi

DEM Parti Kocaeli’de yerel yönetimlere talip
DEM Parti Kocaeli’de yerel yönetimlere talip
+1
Haber albümü için resme tıklayın

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Kocaeli İl Örgütü bugün İzmit’te basın mensuplarıyla bir araya geldi. Yönetim tarafından yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi;

“Dünyada ve ülkemizde iktisadi, siyasal, toplumsal, ekolojik ve kültürel krizlerinin iç içe girdiği çoklu kriz döneminden geçiyoruz. Kapitalizmin post-faşizm, popüler milliyetçilikarayışları dünya halklarına şiddet, yoksulluk ve geleceksizlik dayatmaktadır. Bu topraklarda yüz yıldır dikiş tutmayan ulus-devlet gömleğinde ısrar eden egemenler, her türlü insanlık dışı uygulamaya başvurmaktadır. Ortadoğu kan gölü, Irak’ta, Suriye’de, Rojava’da yaşananları ve İsrail Filistin savaşında yaşananları bir kez daha gördük. Savaşlar çare değil, çözüm değil, savaşlarda sadece insanlar değil doğa, tarih ve geleceğimiz katlediliyor. Birlikte yaşama umudumuz katlediliyor, yok ediliyor. DEM Parti bu savaşlar karşısında, bu sarı torbalar karşısında, bu ölümü kutsayanlar karşısında yaşamı savunmaya devam edecektir. Bu çerçevede İsrail’in Filistin halklarına saldırılarını bir kez daha kınıyor, halkları esas alan demokratik çözümün gündeme gelmesi çağrımızı yineliyoruz.

Sürekli savaş ve kesintisiz gerginlik siyasetini temel strateji olarak belirleyen mevcut iktidar, büyük yapısal krizlerin üstünü örtmek için beka yalanına sarılmaya devam etmektedir. Yüksek enflasyon, yoksulluk ve açlık ile boğuşan toplumsal gerçekliğe “güvenlik” manipülasyonları ile tamamen arkasını dönerek Kürdistan’ın güneyinde ve Rojava’da savaşı gittikçe derinleştirmektedir. Böylelikle bir taraftan rant ve yolsuzluk ekonomisini sürdürürken aynı zamanda bütün Kürt kazanımlarının tasfiyesi hedeflenmektedir.

Seçimler her ülkenin içinde bulunduğu toplumsal, siyasi, iktisadi krizlerine karşı bir çözüm fırsatı olarak ortaya çıkar. Bütün dünyada böyledir ama ne yazık ki ülkemizde seçimler krizi ötelemekten, yeni krizler ortaya çıkarmaktan var olan tüm sorunların katmerleşerek devam etmesinden başka bir sonuç üretmiyor.

Ülkemiz 7 Haziran 2015’ten sonra büyük bir karanlığın içine gömülmüş durumda. AKP/MHP iktidarı, sürekli düşen toplumsal desteğini durdurmak, içerideki çoklu krizlerin üstünü örtmek, bölgesel emperyal heveslerini gerçekleştirmek ve yükselen Kürt iradesini bastırmak için her seçim döneminde artık ezberlediğimiz, bildiğimiz şiddet yöntemlerini devreye sokuyor. Muktedirler, her seçim döneminde sırf kendi bekaları, kendi ayrıcalıkları sürsün diye ellerinden gelen tüm kötülükleri seçim sathi mahalline sürmekten beis görmüyorlar. Dil, din, ırk ve sınıf ayırımlarını körükleyip bunun üzerinden halkı kutuplaştırmaktan, düşmanlaştırmaktan, milliyetçilik ve ırkçılığı yaygınlaştırmaktan, Kürt düşmanlığından, kadın düşmanlığından başka bir politika üretemiyorlar.

Artık “Açlıktan ölüyorum” diyen de “demokratik haklarımı talep ediyorum” diyen de “özgür ve eşit yaşam istiyorum” diyen de aynı baskı ve zulümle karşı karşıyadır.

Bu olayların münferit olmadığını sistemin aslında sistematik olduğunu ve bu şiddet üretenin de en başında AKP-MHP iktidarının geldiğini biliyoruz. Her gün Kürt’e, Alevi’ye, sosyaliste, devrimciye, kadına ve LGBT+ bireylerine yönelik nefret söylemlerinin bu ülkedeki şiddeti olağanlaştırıp yaygınlaştırıldığını ve hayatın her alanını şiddetle kuşattığını göstermesi açısından da önemli.

Demokratik Cumhuriyet’e ulaşma irademiz ve temel hedefimizdir

Kürt sorununda demokratik çözümün dışlandığı, şiddet ve baskının esas alındığı her dönem, siyasal, toplumsal, ekonomik, ekolojik krizler ortaya çıkmakta ve hayatı yaşanmaz kılmaktadır. Bu gerçeklik Türkiye siyasi tarihinin kanunu haline gelmiştir. Kürt sorununu inkâr, bir halkı ve kolektif haklarını, statü sorununu inkâr etmektir. 21. yüzyılda artık Kürt halkının kolektif haklarını, statüsünü, eşit yurttaşlık talebini ve siyasi iradesini yok sayarak gidilecek bir dünyakalmadı.

Kayyumla gasp edilen belediyelerimizi geri alacağız

Bu koşullar altında 31 Mart’ta yerel seçimlere giriyoruz.  Parti Meclisimiz, MYK’mız ve İl ve İlçe örgütlerimiz ve halkımızla  yürütmüş olduğumuz kapsamlı tartışmalar sonucunda yerel seçimlere dair izleyeceğimiz yol haritasını ortaya çıkarmıştır.

DEM Parti kendisini mücadele ve barış ve çözüm partisi olarak görmektedir. Demokrasi, barış, özgürlük ve adalet değerlerini örecek 3. Yol temel stratejik hattımızdır.

Mart 2024’te yapılacak yerel seçimlerde iktidarın seçim ve sandık hukukunu çiğneyerek, hukuksuz ve keyfi biçimde oluşturduğu kayyım rejimine güçlü bir cevap vermenin yolu, güçlü ve doğru adaylar ve halkın desteği ile yerel yönetimleri yeniden kazanmaktır. Mahallenin muhtarından kentin belediye eşbaşkanının adaylığına kadar tüm düzeyleri kapsayacak bu yöntemi, partimizin yaşama geçirmesi doğrudan demokrasi anlayışımızın ve siyasi programımızın gereklilikleri açısından hayatidir.

İzleyeceğimiz strateji ile, 2024 yılı yerel seçimlerinde kayyım atanan belediyelerimizi yeniden halk iradesiyle yönetmek üzere geri alacağız. Bunun yanı sıra daha önce yönetiminde bulunmadığımız birçok il, ilçe, belde belediyesinin seçimlerini kazanacak ve halkı yolsuzluktan, rant şebekelerinden ve kimliğimizi inkar edenlerden kurtaracağız. Bu hedefimize ulaşmak için parti adımızla çeşitli işbirlikleri ve güç birlikleri kurarak ilerleyeceğiz.

Bu yol aynı zamanda Kürt sorununun demokratik çözümü, kayyım gasplarına karşı halk iradesine sahip çıkma, yolsuzluğa ve çürümüşlüğe karşı halkın işine, aşına, yaşamına ve özgürlüğüne sahip çıkma yoludur.

Kuracağımız stratejik denklemlerle bütün Türkiye halklarına kazandıracağız!

Türkiye’nin Batı’sında ise kenti var eden ve yaşatan sosyal ve siyasal dinamikleri geniş ölçekte kapsayan, tüm kurum, kuruluşlarla, işçi, emekçi, ekolojist, kadın, gençlik, halklar ve inançlar örgütleri, siyasi partiler, emek ve meslek örgütleriyle tek tek demokrat ve vicdan sahibi yurttaşlarla hep beraber Kent Uzlaşısı ekseninde sorumluluk almak, tüm toplumsal taraflarla ve siyasi aktörlerle görüşmek ve müzakere etmek, birlikte yürümek, ortak mücadeleyi örecek Kent Uzlaşısı zeminini oluşturmayı öncelikli görevi olarak görüyoruz. Halkçı, ekolojik, kadın eşitlikçi çizginin biçim verdiği bir yerel yönetim anlayışını bu çizgiyi benimseyen tüm toplumsal, siyasal dinamiklerle güçlendirecek, ortak- kolektif bir alternatif anlayışın büyütülmesi için rolümüzü oynayacağız.

Stratejimiz kim olursa olsun o kentte yaşayan herkesin iradesinin yerel yönetimlere yansımasıdır

Kent Uzlaşısı yöntemiyle adaylarımızı belirleyeceğiz. Kent Uzlaşısı ile kastımız şudur. O kentte bulunan bütün demokrasi güçleri, emek ve meslek örgütleri, kadın ve gençlik hareketleri, ekoloji hareketi, emek hareketi, burada bulunan herkes halklarımızın kendi örgütleri ve derneklerinin katılımı ile o kentte kim bizi iyi yönetir, kim yolsuzluklara karışmadan yönetir, kim yönetirse bu kentin hava kirliliğini çöp sorununu çözebilir sorusuna yanıt arayacağız. Bütün bunlarla ilgili iştişare yapacağız, bu konuda işbirliği yakalama olanağı olursa o işbirliklerini sağlayacağız. Ama yine çok önemli bir kıstasımız daha var. İrademizin tamamının yerel yönetimlere mutlaka yansımasını istiyoruz. Halkımızın bizden en temel talebi budur. Sadece 'gidip oy kullanın demeyin' diyor bize halkımız. 'Biz aynı zamanda bir seçmen olarak, o kentin bir sakini ve yurttaşı olarak ister Türk olalım ister Kürt olalım hangi inançtan olursak olalım kendi irademizin yerel yönetimlere yansımasını istiyoruz' dediler. Bizi farklı kılan kıstaslarımızdan biri budur.

Kocaeli’nde Dem Parti olarak yerel yönetimlere talibiz

Kocaeli’nde de her bağımsız siyasi partinin yapacağı gibi yerel yönetim seçimlerinde kendi adaylarımız ve listelerimizle kent yönetimlerinde yer alacağız. Partimizin tüm kurullarıyla kapsayıcı, katılımcı, şeffaf ve demokratik adaylaşma süreçlerini bir demokrasi şölenine dönüştüreceğiz. Sadece birisine kazandırmak diğerine kaybettirmekten öte kenti yönetmeye talibiz. Hiç kimse bizden bu saatten sonra karşılıksız bir destek beklemesin. Kendi adaylarımızı ortaya çıkmamız her türlü uzlaşı, birlikte yönetme anlayışına asla kapalı olmayacaktır. Tüm işbirliği görüşmelerine de açık olduğumuzu kamuoyuna bildiririz. Şu anda hiç bir parti ile  yürütülüp de bitirilen bir süreç yok. Tavrımız daima ittifaktan yana. Biz sonuna kadar ittifakı zorlayacağız. İttifak süreçleri, işbirliği süreçleri, ortaklaşma süreçleri tamamlamadan hiçbir girişimde bulunmayacağız. Süreç tamamlanır ve olumsuz bir durum ortaya çıkarsa elbette ki herkes kendi siyasetini yürütecektir.

Kimsenin şüphesi ve kuşkusu olmasın ki halkımızın çıkarına olmayan tek bir denklemin bile kurulmasına izin vermeyeceğiz. Bilakis vereceğimiz kararlar ve kuracağımız stratejik denklemlerle bütün Türkiye halklarına kazandıracağız!”

10 Oca 2024 - 20:49 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Yeni asgari ücreti yeterli buldunuz mu?
Tüm anketler