Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 6,8653
Euro 7,7706
Altın 393,84

Ülke siyaseti değişim sancılarında

Türk siyasetinde artık değişim rüzgarlarının önüne geçilemez bir hal aldı

"İktidar kendinden kopan iki partiyi yok saymaya/ saydırmaya çalışsa da bunu başarma şansı yok.

Lakin değişim sadece iktidarla kalmayacak her parti yeni döneme farklı zamanlarla hazırlanmak durumunda kalacak gibi gözüküyor.

Önce yeni isim/ partilerden başlayalım.

Davutoğlu bagajı çok dolu olmasına rağmen ülkenin en karanlık en bilinmedik döneminin başbakanı. İnsanlar bu yüzden ne söyleyeceğini çok merak ediyor.

Bugün başlasa konuşmaya sanıyorum yıllarca o dönemi onun ağzından dinleyebiliriz.

Çünkü o dönem ve bilinmeyenleri başka türlü öğrenme şansımız yok.

Son olarak Man Adası çıkışı ile Davutoğlu siyaset arenasında gözlerin her an çevrileceği liderlerden olacağı hiç kuşkusuz.

Babacan ise AKP'nin ilk kurulduğu yılları insanlara sunarak oy devşirme peşinde. İlk yıllarda daha demokrattık daha liberaldik hatta Kürt sorununa çözüm biziz havasında.

Bireysel sempatisi, eğitimi ve güleç yüzüyle bu aralar vatandaşların ilgisini de çekmiş durumda.

Lakin dış destekli bir siyasi yapısı olduğu çok belli ve ülkenin en önemli duruşlarından olan ulus devlet duruşuna büyük patron Gül gibi düşman vaziyette.

Hatırlar mısınız bir ara herkes koro halinde Kemalistleri gerici ilan etmişlerdi. İşte bu ekip o anlayışın bayrak tutanı.

Şimdi herkes Mustafa Kemal'in önemini (Erdoğan bile) daha iyi kavradığı noktada kökü bu topraklarda olmayan düşüncelerin filiz açması zor gibi.

Ama yine de yok sayılma şansı mümkün değil. Hatta oy olarak yeni kurulmasına rağmen hissedilir biçimde olacağı aşikar.

AKP- MHP- CHP-İP üç partide ne lider sorunu var ne de liderlerin böyle bir endişesi. Lakin liderlerin çok güçlü olduğu partilerde diğer kadrolar maalesef etkisiz kalıyor.

Erdoğan tartışılmaz lider eyvallah ama mevcut AKP kadrolarında etkin insan sayısı çok az. Sadece Erdoğan üzerinden giden partide daha Erdoğan aktif siyasetteyken Damat ile Soylu'nun kavgası gözle görülebilecek şekilde.

İstifa ile öne geçen Soylu'ya birileri biraz kendini dinlendir yıpratma demiş olmalı ki bu aralar sadece Damat PR'larını izliyoruz.

Ama işi çok zor çünkü bu ülkede ekonomi hep çok zor olmuştur. Belki siyaset masal dinleyerek ve anlatarak yapılabilir ama ekonomi bir bilimdir.

MHP' de liderlik sorunu yok ama uzun vadeli bir siyaset organizasyonu kurulma şansıda maalesef olmuyor.

 Sayın Bahçeli'nin yaşı ve hastalığından ötürü öne çıkan fazlaca siyasetçinin olmaması tıpkı Türkeş sonrası çok adaylı bir kongre ile yeni liderin belirleneceğini gösteriyor.

Sonuç itibariyle MHP bir ideoloji partisi lider önemli olsa da dava devam eder şu an önde gözükmeyen birçok isim kuşkusuz MHP liderliği için hazır olacaktır.

Yanılmıyorsam 2000 yılında bir kurultayın ismi idi 'Yüzyılla Sözleşme' bu tarz bir hedeftense kısa vadede Cumhur İttifakının oyun kuruculuğu pozisyonunu güçlendirerek koruyacaktır.

CHP' de kısmen AKP-MHP pozisyonunda. Özellikle yerel seçimlerden sonra Sayın Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığına pek itiraz yok partide.

Ki CHP genellikle bu konularda en renkli siyasi partidir. Herkes Kemal Bey sonrası bir senaryoyu da aklının köşesinde tutmuyor değil.

Hatta zaman zaman parti içi muhalefet didişmelerinin ötesinde parti yönetimi didişmeleri de olmuyor değil. Millet ittifakının kuşkusuz temel direği olan CHP'ne bir tuzak kurmaya çalışıyorlar.

Her devrin iktidarı olan ve sadece iktidarı seven bir kısım CHP'ni yalnızlaştırma çabasındalar. İyi Parti-CHP ilişkisini bozup İYİ PARTİ-DEVA-GELECEK Partilerini gelirse SAADET partisi ile yeni bir ittifak ve  iktidar alternatifi kurmak.

Böylelikle CHP yalnızlaştırıp sadece HDP ile ittifak kurmaya zorlamak. Bu ittifak kurulursa da kurulmasa da CHP'yi suçlu göstermek.

Kemal Bey'in DEVA ve GELECEK partilerine milletvekilliği vererek erken seçimde yardımcı olurum sözünün bu tuzağı boşa çıkarmak için bir hamle olarak görmek çokta zor ihtimal değil.

Üstüne Meral Hanım ve Kemal Bey bayram ziyareti de satrançta yapılacak yeni hamlelerin tartışıldığı bir stratejik toplantı zannımca.

İYİ Parti demokratik mücadele adına kurulan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde iktidar dengesini bozan yerel seçimlerde ise ittifak desteğiyle iktidara belediyeleri kaybettiren çilingir parti. Lider sorunu yok ama alternatif olmak lider adayı olurum beklentisi olanlarda yok değil.

MHP ve DP partide aktif siyaset yapanların tatlı rekabeti, yeni kurulan partilerin İyi Parti'den de oy alma ihtimalleri, liderin Cumhurbaşkanlığı adaylığı talebi İyi Parti'nin siyasetteki çilingir görevine gölge düşürebilir.

İyi Parti ve CHP cumhuriyet çimentosunun Türk siyaseti için büyük bir kazanç olduğu gerçeğini iki parti kurmayları da unutmamaları gereken en önemli unsurdur.

Saadet Partisi ülkemizde söylediği en net olan ve duruşunu seçmene kolay anlatan bir parti. Son yıllarda sosyal medya ve reklam konularında birçok partiden önde.

Mizah dilini iyi yakalamışa benziyorlar. Liderlerinin ismi zamanında Sivas olayları gibi vahim olaylarda adı geçse de bugün birçok kesim tarafından ne dediği dinlenir olma özelliğinde.  Aklı başında ve ilkeli çıkışlar yapıyorlar.

Ve eminim AKP'lilerin en korktuğu parti.

Çünkü CHP söylediğinde etkili olmayacak birçok söz SAADET söylediğinde o mahallede fırtına kopartıyor.

Tıpkı Gelecek ve Deva söylediğinde koparacağı gibi.

Gelelim HDP'ye.

Artık lider kesinlikle DEMİRTAŞ.

Vesayet yorumları, PKK ile ilişkileri var yorumları son İstanbul seçimlerinde Osman Öcalan'ın TRT'ye çıkıp Cumhur İttifakı adayına oy istemesiyle eski geçerliliğini kaybetmiş görünüyor.

Açılım süreciyle; AKP, liberal siyaset ve ılımlı islamla ittifak kurarak Türkiye Partisi olma yolunda adım atan HDP, daha sonra iktidar tarafından dışlanıp bir çok karşıt davranışa uğramıştı.

AKP iktidarı hep koalisyon iktidarıdır. Hizmet Hareketi, HDP, Liberaller, Yetmez ama EVETçiler, MHP koalisyon ortağı değişir durur AKP iktidarını sürdürür.

Ama HDP ikinci aldatılmaya hiç izin vermedi ve duruşunu sürdürüyor.

Demirtaş'la hızlı olur ama bir şekilde ülke partisi olabilecekleri formülü bulmak zorundalar. Ciddi bir sınav veriyorlar işleri hiçte kolay değil yaşadıkları baskılarda.

Son olarak potansiyel isimler var.

Muharrem İnce.

Adaylığında %31 oy alabildi.

Sağcılar CHP'ye oy vermez, CHP dinsiz görülüyor gibi basma kalıp masa başı siyasetinin pranga cümlelerini kırıp attı.

Halbuki Türk insanı milliyetçi ve muhafazakar düşünceye daha yakın tartışmasız. Dini ve Milli duygularla insanımızı kolay etkileyebilirsiniz hiç kuşkusuz.

Ama ülke insanımız AKDENİZ İNSANI. Duygularıyla hareket etme ve siyasal tavır gösterme durumu çok yüksek. Ama Akdeniz insanın sevecenliğiyle yorulduğu gerçeğini de unutmamak lazım.

Yani ülke kendi gibi gördüğü, değerleriyle kavga etmeyen, duygularını karşı tarafa geçiren bir solcuya da gayet rahat oy verebilir.

Yıllarca CHP bir çok ilde genel iktidar olmadan kazandığı belediyeler bunun en bariz örneği. Liberal tayfanın CHP'ne pranga olarak taktığı bu kalıp anlayışı yıkabilmesi açısından büyük iş başardı.

Ama Akdeniz insanı ülkemiz sevgilisine küstüğü gibi kalbide kırık İNCE'ye karşı.

Çok sevdiklerinden dolayı seçim gecesi terkedilmiş hissini üzerinden atabilmiş değil seçmen.

Ama bir TV çıkışına hatta bir TV programı terk edişine bile ilgi gösterecek kadar da İnce'ye karşı ilgili.

Eski sevgilisinin hesabını arada sırada kontrol edemeden duramayan mecnun gibi.

İnce ne derse desin o gecenin kabusunu bir şekilde kendisine inanan insanların üzerinden atmasına yardımcı olmak zorunda.

Sanki kaybeden hangi lider seçim gecesi açıklama yapmış dese de elimde açıklayacağım veriler yoktu dese de bir şekilde insanların tekrar gönüllere girerek ismini akıllara yazacak formülü bulmak zorunda.

Ekrem İmamoğlu.

İnce'nin kazanabiliriz umudunun üzerine iyi bir ittifak kurgusuna mükemmel bir uyum sağladı.

Seçim yönetimiyle ilgili İnce'nin düştüğü/düşürüldüğü durumdan ders alıp süreci kendisi yönetti. Ve işte o an efsane olmayı başardı.

Gençliğiyle, sabrıyla, güleç yüzüğüyle her seçmen profilinin dikkatini çekmeyi başardı.

Tekrarlanan İstanbul seçimiyle zaferini taçlandırıp ülkenin lider adayları arasına adını yazdırdı. Önünde büyük bir İstanbul sınavı var.

Başarırsa önü açık. 

Ama kavga etmeyeyim naifliği, Cumhurbaşkanından sürekli randevu istemesi seçmen gözünde tuttuğunu koparan imajına darbe vuruyor.

Ve göz önünde olmanın verdiği yıpratma süreçleri, AKP TROLL camiası ile Meclis Grubundaki Cumhur İttifakının verdiği amansız mücadelede Ekrem Bey'in siyasi reytinginde kuşkusuz etki olacaktır.

Ama yönettiği kurum Türkiye'nin en önemli belediyesi ve başarının önünde kimse duramaz.

Başarının önünde kimse duramaz.

Herhalde Mansur Yavaş için söylenmiş bir söz.

Ankara'da büyük farkla seçimi kazandı.

İşine hakim, belediyeciliği biliyor.

Kavga etmekten korkmayan ama kavga çıkarmayan birisi. Merkez sağ/ Milliyetçi birisi olmasına rağmen bir komünist çok rahat oy verebilir.

İttifaklar dünyası için biçilmiş bir kaftan.

Meclis çoğunluğu olmamasına rağmen istediğini almakta sorun yaşamıyor gibi...

Bakalım yeni siyaset gelişmeleri ülkemize getireceği hayırlar ve şerler ne olacak.

Umarım her şey ülkemiz adına güzel olur."

 

Mehmet Ümit KÜÇÜKKAYA

03 Haz 2020 - 12:42 Kocaeli- Bunlar Konuşuluyor


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi