Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 6,8656
Euro 7,7708
Altın 394,33

Diplomasızların ve mesleksizlerin yönettiği ülke

Dünyada mesleğin, liyakatın ve diplomanın önemsenmediği Türkiye’den başka bir ülke var mıdır acaba?

Medyanın gündemine düşen Vakıfbank yönetim kuruluna atanan dünya ve olimpiyat şampiyonu eski milletvekili güreşçi Hamza Yerlikaya’nın lise diplomasının bile mahkemelik olduğu haberi çıktı medyada.

Hamza Yerlikaya’yı atayanlar bu haberi yalanlamadı.

Hamza Yerlikaya’nın kaç yerden maaş aldığını bir çırpıda söylemek mümkün değil.

 Emekli Milletvekilliği maaşı var, Cumhurbaşkanılığı danışmanlığından da maaş alıyor, Spor bakanı yardımcılığından da maaşlı, Devletten şampiyonluk maaşı da alıyor, bir de buna yeni atandığı Vakıfbank yönetim kurulundan maaş alacak tam dört yerden maaş alırken.

Vakıfbank yıllık kar oranından yönetim kurulu üyelerine pay ödüyormuş ama ne kadar olduğunu bilmiyoruz.

Dünya ve olimpiyat şampiyonu bu güreşçiyi Güreş federasyon başkanlığına getirirsin kimsenin söyleyecek bir sözü olmaz.

Fazlası ile de hakkıdır ve kimsenin de olumsuz bir söz söyleme hakkı yoktur.

Bunu yapmaz da Vakıfbank’ın yönetim kuruluna atarsanız haklı olarakta insanlar mizah yapar.

Hamza Yerlikaya ‘Vakıfbank’ı kısa sürede kündeye getirirse şaşırmayın. Bu kişi bankamatikten para çekmesini bile bilmiyor gibi geyik yaparlar.’

Bu ülkede dereceli mezun olanlarında içinde olduğu sayıları bir milyonu geçen üniversite mezunu işsizler ordusu var.

Bu eğitimli insanlar asgari ücretten bile iş bulamazken, Lise diploması bile olmayan bir kişi dört yerden hem de yüklüce maaş alırsa bunu kimseye anlatamazsınız.

Toplum olarak biz bu diploma tartışmasına yabancı değiliz, diploma tartışması ilkte değil son da olmayacak gibi gözüküyor.

Merak edenler diploma tartışması diye Google den yazsınlar yüzlerce haber karşılarına çıkacak.

Diploma sorulduğunda havuz medyanın tetikçi ve gazeteci geçinen esnaf takımı ve AKP’nin trolleri koro halinde topluca, Hz. Muhammet’in diploması mı vardı diye paylaşım yapıyorlar.

Maalesef ülkeyi yöneten muktedir kadrolaşmada liyakatı değil de sadakat ve biat edenleri göreve getiriyor.

Meslek ve liyakatın devre dışı kaldığı nepotizm üzerinden devlette ciddi bir kadrolaşma yaygın bir şekilde sürüyor.

Diplomanın bir cazibesi yoksa ki, yok.

O zaman bütçenin aslan payının eğitime ayrılması ve mantar gibi üniversite açmanın ne anlamı var?

2020 yılı itibarıyla 206 üniversitemiz var 78 üniversite rektörünün bilimsel bir tane bile makalesi yokmuş, geldiğimiz yere bakın!

Eğitimin, diplomanın, mesleğin ve liyakatın önemsenmediği bir ülkenin umumi manzarası bu olunca.

Bu çağın teknolojisi olan Bilgisayar parçası ’ÇİP’ i de üretemezsiniz.

Dünyanın 20 büyük ekonomisinden biriyiz diye atıp-tutmanın bir anlamı yok, patenti bize ait markamız olan bir teknolojimiz var mı?

Üretemeyenler ve sorunları çözemeyenler kendilerini olduğundan fazla gösterirler. En basit bir eleştiri karşında da saldırganlaşırlar.

Dikkat ederseniz iktidara en ufak bir eleştiri getirdiğinizde hırçınlaşıyorlar ve eleştirenlere hakaretler edip hedef göstererek, trollerin önüne atıyorlar.

Hamasetin aklın önüne geçtiği bilimin devre dışı bırakıldığı bir yerde diploma ve mesleği kim ciddiye alır.

Ülkeyi liyakat sahibi insanlar yönetmiş olsa idi böylesi vahim denilecek bir gelir dağılımı adaletsizliğini, yoksulluğu, açlığı, hayat pahalılığını, işsizliği ve hukuksuzluğu yaşar mıydık?

Bir ülkede hukuk yoksa o ülkede eşit yarışılmaz hiç kimsenin anayasal hakkı korunmaz hiçbir kişi hak ettiği yere de gelemez.

O ülkede saydamlıkta olmaz iktidar hesapta vermez.

Son yıllarda yaşadıklarımız da   bunu teyit etmiyor mu?

Doların Lira karşısında değer kazandığı bir süreçte Allah aşkına diplomalı, meslekli ve liyakat sahibi bir devlet adamı şunu söyler mi: ”Onların doları varsa bizim de Allah’ımız var” der mi?

Bir ülkenin nasıl yönetildiği o ülkenin medyasında görürsünüz.

Yandaş ulusal medyanın sekiz gazetesi aynı manşetle çıkıyor birini oku hepsinden haberdar ol.

Bu yandaş gazetecilik bütün illerde çıkan istisnalar hariç yerel medyada da vücut bulmuş durumda.

Bu gazetelerde medya bağımsızlığını ve haberciliğini ara ki bulasın.

 Hükümet yanlısı televizyon kanallarında aleni yandaş yayınlar yapılıyor.

 55 milyon seçmenden yüz bin oyu bile alamayan, bir partinin genel başkanı her gün ana akım medyanın kanallarında saatlerce boy gösterip düşüncelerini açıklarken..

 6 milyon seçmenin oyunu almış ve parlamentonun üçüncü büyük partisi HDP’ye söz hakkı vermedikleri gibi, darbeye karşı demokrasi için yaptıkları yürüyüşü bile haber yapmıyorlar.

HDP yılda hazineden 50 milyon lira yardım alan meşru bir parti ama bu partiyi iktidar ve onun medyası yasadışı göstermeye çalışıyor, akıl alır gibi değil. HDP, AKP’e iktidara geldiği tarihte oy oranı en fazla yüzde 5’iken şimdi yüzde 11 ile 13 arasında oy alıyor, HDP’ye birde bu yönden bakmalarını tavsiye ederiz.

HDP PKK’nın uzantısı ise bir yıl önce yapılan yerel seçimlerde muktedir ve ortağı PKK lideri Abdullah Öcalan’ın el yazılı mektubunu bir akademisyene niye basına servis ettirdi.

Dahası devlet tarafından Kırmızı bültenle aranan PKK’nın eski yöneticisi Abdullah Öcalan’ın kardeşi Osman Öcalan’ı niye TRT kanalında söyleşi yaptı?

HDP kapatılsın eşittir PKK deyip yeri göğü inletenler bir de bunu sorgulasalar ya!

Medyanın yüzde 95’ini elinde tutan iktidar muhalif olan üç beş gazete ve televizyonun yayınlarına RTÜK aracılığıyla yayın yasağı getirip, sürekli para cezası keserken.

Yargıya verdikleri talimatla da muhalif gazeteciler bir bir   tutuklanıyor.

Muktedirin talimatını yerine getirmeyip mesleği gereği direnenler görevden uzaklaştırılıyor.

TÜİK ve Merkez Bankası başkanı Muktedirin talimatını kabul etmediği için görevlerinden alınmadı mı?

Biat edenler göreve geliyorlar ama onlar da sorunları çözemiyorlar.

Ülke yönetimi diplomasız, mesleksiz ve liyakat sahibi olmayan insanların elinde kaldığı sürece hiçbir toplumsal sorunumuz çözülemez, çözülmüyor da.

Uluslararası endekslerde aşağı düştükçe şarap içmiş böbürlenen fare gibiyiz.

Kafayı bulan fare kediyi bana getirin onu yiyeceğim diye nara atarmış.  

Mehmet TIRAŞ

20 Haz 2020 - 11:20 - Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Kocaelili - Konuk Yazar Sen Bu Yaşına Kadar Hiç Şöyle Bir Söz Duymadınmı ? "Okumak Cahilliği Alır Eşşeklik Baki Kalır"

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Haziran 11:59
02

Izmitli - @Kocaelili 01 nolu yoruma cevabı: Tahsillinin, en azından diploması kalır elinde. Cahil ise hem eşşek hem diplomasızdır.

Yazdığın yazıdaki Türkçe katliamından ve uslubundan kendine bu tanımlarda bir yer bulacağına eminim.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 20 Haziran 13:04


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi