Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 7,7844
Euro 9,1348
Altın 472,62

Tespitler gözardı edilmemeli

HDP Kocaeli Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Ömer Faruk Gergerlioğlu 17 Ağustos Depreminin yıldönümü nedeniyle HDP Kocaeli İl binasında bir basın toplantısı düzenledi ve ‘Uzmanların hazırladığı tespitler gözardı edilmemeli’ dedi.

Gergerlioğlu basın açıklamasında:

Marmara Depreminin 21. Yıl dönümündeyiz! Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza rahmet ailelerine başsağlığı diliyorum! On binlerce insanımızı kaybettiğimiz bugün yaşayanların hala hafızalarından silemedikleri bir facia yaşadık.

Hepimiz biliyoruz ki yerin altı sağlam değil önlemlerimizi almak zorundayız! Biz aktif fay hatlarının olduğu bir coğrafyada yaşıyoruz. Depremin her yıldönümünde benzer açılamalar yapıyoruz ama bu durumun sorumlusu sorunları çözmeyen, çözüm önerilerine kulaklarını kapatan siyasi iktidar ve yerel yönetimler olduğunun bilinmesini gerekir.

Bilim insanları sürekli olarak yaklaşan büyük depreme karşı uyarmaktadırlar. Görünen o ki yakın zamanda büyük ve yıkıcı bir depremle karşılaşmak özellikle Marmara Bölgesi için sürpriz değildir.

Bugüne kadar yaşamış olduğumuz depremler, ülkemizin bir deprem ülkesi olduğunu ortaya koymaktadır. 100 yıl içerisinde oluşan depremlerde yaklaşık 110 bin insanımız yaşamını yitirmiş, 700 bin civarında yapı yerle bir olmuştur. Çok sayıda insanımız yaralanmış, sakat kalmış, milyarlarca dolar ekonomik kayıp ortaya çıkmıştır.

"Kuzey Anadolu Fay Hattı", dünyanın en tehlikeli faylarından biridir. Bingöl Karlıova’dan Marmara Denizi`ne ve oradan da Yunanistan`a geçen bir fay hattıdır. Bu fay hattında oluşan her deprem başka bir depremin habercisi olarak fay hattı üzerinde veya yakınında bulunan kentleri büyük ölçüde etkilemektedir.

7,4 olan 17 Ağustos 1999 Gölcük merkezli deprem; başta İstanbul olmak üzere çevre illeri büyük ölçüde etkilemiştir. En büyük can kayıpları Kocaeli, Sakarya ve Yalova`da ortaya çıkmıştır. 16 ilimiz bu depremden etkilenmiştir. 1999 depreminde büyük insan kaybettik insanlar canlarından ve mallarından oldular!

TMMOB Kocaeli İl Koordinasyon Kurulu verilerine göre; Ülke tarihimizin en büyük ve sonuçları itibariyle en acı depremlerinden biri olan Gölcük Merkezli Doğu Marmara depreminin üzerinden tam 21 yıl geçti. Bu depremde; Resmi rakamlara göre 18 binin üzerinde yurttaşımız hayatını kaybetti, 50 binden fazla kişi yaralandı. 330 bin konut, 50 bin işyeri hasar gördü, Yapıların %6`sı yerle bir oldu, %7`si ağır hasar aldı, %12`si de orta ölçekte hasar gördü. Yani yapılarımızın %25`i, kullanılamaz hale geldi. Kimi referanslara göre 20 milyar dolardan fazla ekonomik kayıp ortaya çıktı.

Ben İzmit’e 2000 yılında doktor olarak geldim ve görüm ki insanlar aradan geçen 1 yıla rağmen hala psikolojik sorunları devam etmekteydi. Çünkü yaşadıkları şey dünyadaki en büyük felaketlerden biriydi.!

Son aylarda olan depremlerde afetlerde Elâzığ, Malatya, Van, Akhisar’da yüzün üzerinde insanımız öldü! Bu da gösteriyor ki her zaman depreme hazırlıklı olmalıyız. Afetler her zaman bizim için risk unsurudur. 

9 Haziran 2000 tarihinde Ulusal Deprem Konseyi kuruldu. Konsey 2002 yılında öncü ve kapsamlı bir çalışma ile ‘Ulusal Deprem Stratejisi`ni tüm boyutları ile kitaplaştırmış, 2005 yılında ikinci bir çalışma ile deprem alanında yapılması gereken araştırma konularını tanımlamıştı. Maalesef bu önemli çalışmaları yapmış olan Ulusal Deprem Konseyi kuruluşundan 5,5 yıl sonra 6 Ocak 2007 tarihli Başbakanlık genelgesiyle lağvedildi.

Önerilerimiz:

Uzmanlar her gün yaklaşan İstanbul Depremine karşı bizi uyarmaktadır. Deprem Uzmanları genel bir deprem toplantısı düzenlenmeli yeni yol haritaları belirlenmeli diyorlar!

Ben açıklamamı yaparken çok değerli İnşaat Mühendisleri Odasının ve Jeoloji Mühendisleri Odalarının tespitleri ve çalışmaları üzerinden açıklama yapıyorum! Bu tespitler kesinlikle gözardı edilmemelidir.

Ak Parti bütün risklere rağmen sürekli olarak imar barışı ilan etmiştir! Kamuoyunda Kentsel Dönüşüm Yasası olarak bilinen Yasa ise, bırakınız geçmiş dönemde yapılan bilimsel çalışmaların gereklerini dikkate almayı, henüz bir sene önce yürürlüğe giren "Ulusal Deprem Strateji ve Eylem Planı"ndaki hedefleri bile karşılamamaktadır. Ülkemizde yapı stokunun %60`ından fazlası kaçak veya kurallara aykırı, yeterli teknik hizmet almadan yapıldığı bilinmektedir. Deprem Yönetmeliğine aykırı olarak yapılan, ruhsatsız ve kaçak yapıların önünü açan, deprem riskini yok sayan, mühendislik hizmeti almayan binalara imar affının getirilmesi kabul edilemez bir durumdur.

Ülkemizde 81 ilin 55`inn Birinci Derece Deprem Bölgesi`nde bulunmasına karşın Yapı Denetim Yasası`nın 2001`de yalnızca 19 ili kapsaması, tüm illeri ise ancak 1 Ocak 2011`den itibaren kapsamış olması; Deprem Şurası, Ulusal Deprem Konseyi gibi oluşumların devre dışı bırakılması ve mühendislik, mimarlık hizmetlerine gereken önemin verilmemesi, deprem önlemlerinin ülkemizdeki yetersizliğine ilişkin ciddi ipuçları sunmaktadır.

3194 Sayılı İmar Kanunu’nun 8. Maddesine eklenen 1ı) bendi ile rapor onay vizelerinin kaldırılarak Meslek Odalarının denetleme yetkisi yok edilmeye çalışılmaktadır.

Deprem bir doğa olayıdır. Bu gerçek kabul edilmeli fakat bilimin ve mühendisliğin gerekleri de yapılmalıdır. Depremle birlikte ortaya çıkan can ve mal kayıplarını “kadere" bağlayarak sorumluluktan kaçıp kurtulma anlayışı doğru değildir.

Ülkemizi, kentlerimizi, yapılarımızı depreme karşı hazırlamanın temel yollarından ilki mevcut yapı stokunun iyileştirilmesi, onarılması ve güçlendirilmesidir. İkincisi, yeni yapılacak olan yapıları; bilimin, tekniğin ve mühendisliğin ortaya koyduğu ilkeleri yapı üretim sürecinin içine sokmaktır.

Yeni yapılan ve yapılacak yapıların yeterli ölçüde mühendislik hizmeti alması ve denetlenmesi ihmal edilemez bir zorunluluktur.

Mal sahibi adına kendisini denetleyecek olan yapı denetim kuruluşunu müteahhitler belirlemektedir. Bu sistemin acil olarak değişmesi gerekmektedir.

Afet Toplanma Alanlarımız yoktur/yetersizdir ve halk tarafından nerelerde oldukları dahi bilinmemektedir.

Yapı denetim firmaları tarafından zemin etüdü ciddi manada yapılmamaktadır. Yapının zemini çürükse üstüne ne kadar güçlü bina yapılsa da bir anlamı olmayacaktır.

AFAD İçişleri Bakanlığına bağlı bir kurum olarak çalışmaktadır. Aslında Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü bünyesinde bulunması daha doğru olacaktır.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesine Sorular sormak isterim:

Kocaeli’nde yapı stoğu ne durumdadır? Kocaeli Yapı Stoku konusunda bir çalışmanız var mı? Bir kitapçığınız var mı? Bunları net şekilde soruyorum.

Hazırlıklarınız ne durumda? Toplanma yerleri ne durumdadır?

Kendi kendine yıkılan binaların akıbeti nedir? Kendi kendine yıkılan istinat duvarları neden yıkılıyor? Yollar neden yarılıyor? Bu konularda bir çalışma var mıdır?

Afet olduktan sonra uygulanacak net bir program var mıdır?

İktidar deprem önlemleri için para yok demektedir. Kanal İstanbul’a aktarılacak para deprem güvenliğini artırmak için kullanılmalıdır! Deprem için param yok diyen iktidar 3-5 kişiyi zengin edecek Kanal İstanbul a para bulabiliyor!

Kocaeli Deprem İl Afet Müdürlüğü binası ne kadar depreme hazır merak ediyoruz! Türkiye’de depreme hiçbir hazırlık yok. Bir deprem olursa ne Kocaeli ne de İstanbul bunun altından kalkabilir!

64 yıl önce çıkarılan imar yasası ile bugün deprem politikası yönetilemez! Bir an önce günün şartlarına uygun bir imar yasası çıkarılmalıdır.

Beton lobisi etrafta yeşil alan bırakmadılar! Rant uğruna ağaçlar kesiliyor dere yatağına bina yapılıyor seller geliyor insanlarımız ölüyor! Çevremizi korumak zorundayız Gezi Parkı çevre sağ duyusunun en önemli tepkisiydi!

Sonuç olarak:

Halkların Demokratik Partisi (HDP) olarak ülkemizin ve şehrimizin her sorununa kafa yoruyoruz. Her sene 17 Ağustos haftasında basın toplantısı düzenliyorum! Soru önergeleriyle sürekli konuyu gündemde tutmak istiyorum! Yetkilileri harekete geçirmek için sürekli olarak yasama çalışması yapıyorum! Gerçekten de gelmesi mukadder bir depreme hazırlıklı olmamız lazım!

Eksiklerimiz Biz özellikle Kocaeli Büyükşehir Belediyesini ve Kocaeli Valiliğini tekrar uyarıyoruz. Deprem öldürmez önlem almamak öldürür. Biz her sorunu gündem ediyor ve 17 Ağustos depreminin yıl dönümünde tekrar göreve davet ediyoruz!

#

16 Ağu 2020 - 16:57 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi