Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 17,9331
Euro 18,4099
Altın 1.039,38

Lozan'ın mı, Basının mı özgürlüğü ?

24 Temmuz’un hem LOZAN ANTLAŞMASI’nın hemde  BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ’nün tarihi olması tesadüf müdür bilmiyorum. Bu konu tarihçilerimizin bilgisindedir. Mühim olan özgürlük sözcüğüdür.
24 Temmuz 1923 te Lozan Antlaşması’nın imzalanması bağımsızlığımızdan özgürlüğümüzden vazgeçmiyeceğimizin kanıtıdır.
SEVR ANTLAŞMASI’nda kaybedilen topraklarımızın geri alınması, kapitülasyonların kalkması, ekonomik, siyasi, hukuki bağımsızlığımız LOZAN ANTLAŞMASI sayesinde sağlandı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri Lozan’la atılmış,ülkeler arasında tanınması bu antlaşmayla kabul görmüştür.
ATATÜRK Lozan’ı “Türk Tarihi’nde dönüm noktası”olarak tanımlamış, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu antlaşması olarak kabul etmiştir.
1923 -1950 yılları arasında 27 yıl “Lozan Barış Bayramı” olarak kutlanmıştır. DP'nin iktidara gelmesiyle  Lozan günü kutlamaları azalarak zamanla kutlanmaz hale gelmiştir.
Basın  özgürlüğüne ilk yasak 1857 yılında çıkarılan Matbuat Nizamnamesi’yle getirilmiş, en önemli maddelerinden biri de: Osmanlı tebaası aleyhinde yayım yapanlara hapis, para ve  matbaa kapatma cezasını öngörmüş. Bu madde halen günümüzde geçerli.
Devam eden matbuat nizamnameleri 1864 -1867-1876 -1888-1894 yıllarında yenilenerek kabul edilmiş. 1877 de çıkarılan sıkıyönetim kararnamesiyle ilk kez sansür kurulu oluşturuldu, politik yayınlar sansürden cezalarını aldılar.
II. Meşrutiyet’in ilan edildiği 24 Temmuz 1908 günü İstanbul’da çıkan gazeteler sansür memurlarını içeri almama ve gazetelerini sansüre yollamadan basma kararı vermiştir.
Mustafa Kemal Atatürk’ün 1923'te “Matbuat hiçbir sebeple tahakküm(baskı) ve nüfuza (söz geçirme gücü) tabi tutulamaz.” Sözüylede basının özgürlüğünü ifade etmiştir.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti 1948 yılında aldığı kararla 24 Temmuz’u Basın Bayramı  olarak ilan etmiştir.
12 Mart 1971 de yaşanan askeri darbe sonrası pek çok gazete kapatılıp ,dergilerin toplanması, yazarların ,gazetecilerin mahkum olması sonucunda T.G.C. Basın Bayramını “Gazeteciler Günü ve Basın Özgürlüğü için Mücadele Günü” olarak değiştirmiştir.
Kısacası basın özgürlüğü her dönem sansüre takıldı.
Kalemini özgürce kullanmaya çalışan bir gazeteciye:
2006' da belediye başkanı hakkında yazı yazdı diye 4 el ateş edildi.
2009 mafya hesaplaşması hakkında yazı yazdı, gazetesi basıldı.
2015 cemaatin imamı deşifre edildi haberine hapis cezası verildi daha sonra 8.333.00 tl'ye çevrildi.
2016 Belediyelerde FETÖ yapılanmasını, FETÖ üyesi işadamlarını ifşa etti diye hem para hem hapis cezası aldı.
2017 Kocaelispora zarar verdiğini yazdığı eski başkan tarafından darp edildi.
2018 Kayseri Havalimanında ifşa ettiği FETÖ üyeleri tarafından darp edildi.
2019-2020  Siyaset ve mafya ilişkileriyle ilgili haberlerinden 2 darp,   gazete binasının kurşunlanması, koronavirüs'ün kentimizde bulunduğunu duyurduğu haberinden gözaltına alınmasını yaşadı.
2021 KOTO başkanı ve üyelerinin hiçbir dayanağı olmayan şantaj suçlamasıyla 7 ay özgürlüğünden mahrum bırakıldı.
Hiçbir gerekçe gösterilmeden sadece siyasilerin isteği doğrultusunda 2 internet gazetesi kapatıldı.
Bu arada aldığı para cezaları ve hapis cezaları bitmedi.
Bütün suçu özgürce yazmaktı. Yazıları kime dokunduysa düşman oldular.
Ve susmayan sesini susturmak için siyaset mafya ve FETÖ işbirliği ile cinayet planını kurup 19 Şubat’ta ofisinde masası başında yazısını yazarken KATLETTİLER.
Bu kentte bu kadar baskıya maruz kalan hiçbir gazeteci olmadı. GÜNGÖR ARSLAN’ın tek suçu yazmaktı. Gazetecilik suç değildi. 
Hem basın ya taraf ya bertaraf olanlarla nasıl özgür olabilirdi ki ?
Oysa tarafsız ve özgür basın güçlü, çağdaş demokrasilerin unsurlarından biridir.
Şimdi sizlere soruyorum
24 Temmuz Lozan’ın mı, basının mı özgürlüğü ?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Suna Arslan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Fatih - Neden yalan söylüyorsunuz? "Birinci Dünya Savası sonunda “SEVR Antlaşması” ile de ülkeyi paylaşmışlar." Sevr'in hangi maddesi ile bu vatanın 1 karış toprağını işgalcilere

padişah peşkeş çekti açıklamaya davet ediyorum sizi. Padişah ülke işgal altındayken

dahi Sevr ile bu vatanın 1 karış toprağını peşkeş çekmedi. İngilizler giderken CHP ye

iktidarı şartlı emanetçi bıraktı ve Sevr'e İmparatorluk en kötü durumdayken imzalatamadığı işgal anlaşmasını CHP ye imzalattı. Ne diyordu Tayyip Erdoğan; " Osmanlı topraklarının 3/4 Lozan'da işgalcilere bıraktınız". Sonrada vatanı kurtarma palavraları ile CHP okullarda halkı kandırdı bu hezimeti zafer gibi gösterdi. Lozan 24 Temmuz 1923 de İngilizler CHP ye imzalatarak Osmanlının mirasının 3/4 nun tapusuna el koyuyor, İstanbul'da 6 Ekim 1923 de teslim ediyorlar 4 ay sonra. Palavracı CHP siz düşmanı vatandan kovmammış mıydınız ya?, ancak aptallar bu kurtarılma yalanına inanır. Evvela yendiği düşman ile barış anlaşması yapacaksın, 4 ya sonra düşman İstanbul'u, 1936 yılında ise Çanakkale boğazı ve Edirne'yi teslim edecek. Sizde okullara düşmanı vatandan kovduk palavraları ile çocukların beynini afyonlaya caksınız. Yunanı denize döktük diye böbürlenecek, sonra da Lozan'da yenik Yunana burunun dibindeki adaları teslim edeceksin ardından da Sevr'in maddeleri ile vatan toprakları peşkeş çekildi yalanını söyleyeceksiniz. Sizce Türk milleti bunları araştırmayacak zekada olmayan ve bu sırıtan basit yalanlara inanacak kadar aptal bir halk mı?. Bu yalanlarla kendinizi gülünç duruma düşürmekten vaz geçin. 100 sene bu CHP yalanlarını propagandasını yaptınız, 2-3 tarihçi çıktı sizin yalanlarnızı gösterdi halkı uyandırdı, canınıza okudu. Artık bu yalanları savunmayın, bırakın İngiliz Emperyalizmin tezgahlarına güzelleme dizmeyi!, bu vatanın ve milletin safına geçin, bu

halk nasıl kandırıldı onu anlatın insanlara. Bu yalanlarınızın daha bir kaç senelik ömrü

var, boşuna çırpınmayın bu yalakları artık müşterisi kalmadı halk gözü

Yanıtla . 1Beğen . 2Beğenme 25 Temmuz 01:26
01

Ersoy Kandemir - Toplum bu planlı cinayetin arkasında bazı siyasi, ticari, cemaati bağlantıları olan tipleri hala düşünüyor yüksek sesle olmasada. Ben takip ettiğimden biliyorum bazı kişilerin huzurları hala kaçmaya devam ediyor. Özgür basına gelince gazeteci meslektaşlarına ne kadar sahip çıktıkları, arkasından nasıl konuştukları ortada, yani hayattayken yüzüne konuşmayanların bugünkü halleri belli , afbuyurun hayvan gibi saldırırlarken kimin ne yazdığı ortada, rahmetli Arslan’ın yazdıkları hala bu ilde bazı kesimleri rahatsız ediyor. Zamanında bir söz dedim kimse İzmit Çocuklarına zarar vermeyi aklından dahi geçirmesin diye, şimdi bakın sessizlik hakim. Şehitliğini bile kabul edemeyen bazı gafiller bilmeliler ki bu ilde bir gazeteciye bu hainliği yapan yaptıran güç sarhoşluğunun sonu geliyor! Lozandan Kemal isminden Atatürkçülerden rahatsız olanların TÜRK kelimesi duyduklarında neler hissettiğinden bahsetmeme gerek dahi yok!

Yanıtla . 3Beğen . 1Beğenme 24 Temmuz 12:15


Anket Kocaelispor'da kimi teknik direktör olarak görmek istersiniz?