Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 18,4191
Euro 17,8508
Altın 973,15

Bir cinayeti kapatmak

19 Şubat’ta ofisinde yazısını yazarken planlanmış şekilde şehit edilen gazeteci GÜNGÖR ARSLAN’IN  7 aylık bekleyiş sonunda ilk duruşması geçen hafta yapıldı. Aslında kamuoyunun ve bizim gerçekler ortaya çıkar mı diye beklediğimiz duruşma bizi hiç şaşırtmadı. Sanıklar, sanık avukatları duruşmadan sonra bazı yandaş medyanın yazdıkları bizim ne kadar haklı olduğumuzu gösterdi. Defalarca yazdığımız gibi bu cinayeti basite indirip kapatmak için ne kadar uğraştıklarını görmüş olduk.
Sabahtan akşama 10 saat kadar süren bu duruşmada katilinden, azmettiricisine kadar bu cinayeti işleyenlerin karşısında durmak nasıl bir duyguydu anlatamam. Aslında hepsine tek bir soru sormak isterdim. Para için bu canavarlığı neden yaptınız diye. Sizin de eşiniz, çocuklarınız yok mu diye. Sanıkları sizlere tek tek anlatmak istemem. Sadece sanıkların ve avukatlarının ifadelerindeki çelişkilerden bazı detayları gözlemledim. Öncelikle sanıklar kendilerini değil Avukat Ersin Kurt’u bu olayın dışında tutmak için büyük gayret gösteren savunmalar yaptılar. Sanki ifadeler ezberletilmiş, ağız birliği yapılmış kendilerini değil reislerini kurtarmak için çaba sarfettiler. Çoğunun tanımadığını söylediği Ersin Kurt’la ilişkileri ifadeler alındıkça ortaya çıktı. 20 kişilik avukatlar ordusu vardı karşımızda. Sanıkların birkaç kişisi hariç hepsi sabıkalıydı ve maddi imkanları yoktu. Bu avukatlar ordusu nasıl bulunmuştu? Ersin Kurt’u kendisiyle birlikte 5 avukat savunuyordu. Hepsi suçsuzdu kendilerince savunmalarında. Bizimse tek avukatımız. Çünkü BARO ya bağlı avukatların çoğu bu cinayetin basit olmadığının farkındaydı. Tabi bir de BARO’ ya bağlı bir avukat yargılanıyordu. Ersin Kurt’un avukatlık harici ne işler yaptığını bildikleri için davanın dışında kalmak istediler. Kısacası 20 avukat karşısında tek avukatımız Av. Cahit ÇİFTÇİ’yle karşılarındaydık. 1’e 20.
Öncelikle belirtmek isterim: Ersin Kurt’un bu cinayet çetesini toplayan adamı Burhan Polat’ın Ersin Kurt’u dava dışı bırakmak, GÜNGÖR ARSLAN’ı itibarsızlaştırmak için planladığı, yandaş basın mensupları tarafından bu kent halkında algı yaratmaya çalıştıkları planları tamamen çöktü. Güngör Arslan vurulduktan sonra, yandaş basının alelacele servis ettiği cinayetin çiçek böcek kadın meselesine bağlayarak kapatmaya çalıştığı cinayet artık basit bir cinayet değil. Artık bu duruşmada kesinleşti ki Burhan Polat sevgilim dediği kadını hiç tanımıyor, üstelik Ersin Kurt’u tanımadığını söyleyen sonra ilişkileri ortaya çıkan adamları tarafından kadına baskı yapılıyor, yalan ifade vermesi için. Ya siz nasıl insanlarsınız? Bu yalan savunmanız çürüdü. Tabi sizde savunma çok. İyi hazırlamışlar sizi. Şimdi 2. Planı uygulayın.
Neymiş efendim? Güngör ARSLAN, Ersin Kurt’la ilgili haber yapmış. Yapılan yorumları üzerine alan Burhan Polat çetesini toplayıp, gazetenin camlarını taşlatmak istemiş, oda yetmemiş yakmak istemiş ve cinayeti gerçekleştirmişler. Yalan üstüne yalan. Her gün basında, sosyal medyada, siyasette binlerce olumsuz yorumlar yazılıyor. Yorumlar üzerine, cinayetler işlenseydi memlekette insan kalmazdı. Cinayeti işleyenlerin en büyük savunması öldürmek istemedik, korkutmak istedik. Sonuç bir insanı planlayıp öldürdünüz. Şimdi bu sizin cinayetinizin savunması. Hafifletici sebepler bulma kurgusu. Katil Ramazan ben ayaklarına ateş ettim diyor. Güngör ARSLAN’ın oturduğu koltuğun arkasındaki tam göğüs hizasındaki kurşun izinden bahsetmiyor. Bir yalanı daha ortaya çıkıyor. Güngör Arslan’ın masasındaki çekmeceden bir şey aldığını, silah zannederek ateş etmeye devam ettiğini belirtiyor. Yani öldürmek için sürekli ateş ediyor. Bu ifadeyi verirken yalanının ortaya çıktığını anlamıyor bile. Çünkü ifadesi ona öyle ezberletilmiş. Bu ifadeyi katile ezberletenler bir şey unutmuş, bu yalanın ortaya çıkacağını.  Çünkü Güngör Arslan’ın masasının çekmecesi yok. Yani çekmeceyi açıp silah alması mümkün değil. Koca bir yalan daha ortada.
Ersin Kurt avukatlığını yaptığı Necmi Bulut’un adı geçmesin diye daha önce inkâr ettiği beraberliği, kayıtlar ortaya çıkınca açıklıyor. Güngör Arslan vurulmadan önce ve cinayetten sonra birlikteliğinin çıkmasına avukat-müvekkil ilişkisi diye bir yığın savunma sözcüğü yapıyor. Olabilir. Bunu neden saklama gereği görüyor? Üstelik Güngör Arslan’ın cinayetinin olduğu saatlerde birlikte olduklarını saklamasına gerekçe olan neydi? Necmi Bulut, Tahsin Keskin, Adem Ekşi bu davada olması gerekenler. Necmi Bulut Güngör ARSLAN’ı öldüreceğini söylüyor. Adem Ekşi, Tahsin Keskin buna şahit. Nedense bu davada yoklar.
Ellerinde olsa bu cinayeti bile avukatımızı, bizi suçlayarak FETÖ oyunu diyecek kadar ileri gidiyorlarOysa 15 Temmuz öncesi ve sonrası   bu kentte FETÖ’nün elini öpmeye giden insanlarla iş ilişkisi olanlar görmezden gelinip, olayın farklı yönlere çekilmesi için avukat olarak cinayet olayını dağıtmaya çalışıyor. Artık savunmalardaki tutarsızlıklar ortaya çıktıkça her savunma arkasından yeni iddialar ortaya atıyorlar. Ve EMNİYET’te bundan nasibini alıyor. Aslında bu cinayet çetesi suçlu değil, EMNİYET suçlu. Artık pes diyoruz bu kadarına. Emniyet Müdürü Veysel TİPİOĞLU’na; Sizden isteğim sanık ve avukatlarının bu duruşmadaki EMNİYET ile sözlerini dikkate almanız. Lütfen bu duruşmayı izleyin. Ersin Kurt ve adamları’nın bu cinayeti yaptıklarına dair elinizde bu kadar kanıt ve delil varken, onlar bütün çalışmalarınızı kumpas olarak değerlendirmiş. Sizin titizlikle araştırdığınız cinayeti, ortaya çıkardığınız bütün delilleri yok saymışlar. Hatta suçsuz insanların işkenceyle, fiziksel, manevi baskıyla suçu kabul ettiklerini ifade ettiler. Şimdi size soruyorum; Hırsızı, katili, uyuşturucusu, kaçakçısı vb. işkenceyle, baskıyla mı suçunu kabul ediyor? Emniyetin çalışmalarını küçük düşürmek istediler ancak kadar baskı gördüklerini söyleyenler ne şikâyet etmişler ne de darp raporu almışlar. Hâkim sorduğu zamanda sanıklar da avukatları da cevap veremiyor. Emniyeti suçlayan bu iddialar için   muhakkak verilecek cevabınız vardır. Avukatımız Cahit Çiftçi’nin Ersin Kurt’un banka hesaplarındaki para hareketlerinin araştırılması reddediliyor. Oysa araştırılsa siyasette, iş adamlarıyla, basın kuruluşlarıyla, hatta cinayet çetesiyle nasıl bir para trafiği olduğu ortaya çıkacak. Bu iddianamede cinayet öncesi ve sonrası Ersin Kurt’la telefon kayıtları yok. Bir de hala cinayeti sulandırmaya kalkan bazı basın mensupları var ki. Bu kadar kanıt ve detay varken hala basite indirmek için uğraşıp duruyorlar. Güngör Arslan’a senelerdir yapılan tüm haksızlıklardan büyük keyif alan bazı basın mensupları menfaatleri uğruna cinayet kapansın diye uğraş veriyor. Bu kent gerçeklerin ortaya çıkmasını beklerken, algılar yaratıp cinayetin sanıklarını korumak için mücadele ediliyor. Suçu sadece bu kentte yaşanan kirli ilişkileri yazan bir insan, bir gazeteci şehit ediliyor. Sahi siz Güngör Arslan’ın kanı üzerinden, eşinize, çocuklarınıza, ailenize nasıl lokma yediriyorsunuz? Ne yazarsanız yazın artık bu kent bunun basit bir cinayet olmadığını biliyor. Bakalım sanıklar ve vekilleri hangi senaryolarla gelecekler 10 Ekim’deki 2. duruşmada göreceğiz. Bekleyip göreceğiz gerçek adaleti. 
“ADALETİN BULUNMADIĞI YERDE HERKES SUÇLUDUR.” DUVERGER

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Suna Arslan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kocaelispor'da kimi teknik direktör olarak görmek istersiniz?