Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 31,0167
Euro 33,6483
Altın 2.020,63

Acı Şubat

Şubat ayı yılın en kısa ayıdır.

4 yılda bir ancak 29 çeker.

Halk arasında gücük veya rahmetli babamın ifadesiyle cücük Şubat olarak da söylenir.

Yani en kısa ay.

Bazıları için belki mutluluk ayıdır.

Ben ve benim gibi kayıplarını bu ayda yaşayanlar için hüzün ve acıyı ifade eder.

Canım babamı 1 Şubat'ta kaybettim.

Bir evlat için baba kaybını ancak yaşayanlar bilir.

Kültür elçimiz 7 den 77 ye herkesin sevdiği sanatçı Barış Manço'nun vefatı, hayatını demokrasi ve düşünce özgürlüğüne
Cumhuriyet'in değerlerine adamış gazeteci, yazar Abdi İpekçi'nin suikastla katledilmesi 1 Şubat'tır.

19 Şubat babamız, bu kentin gazetecisi Güngör Arslan'ın bu kentteki olumsuzlukları yazdığı için, buna engel olmak isteyenlerin parayla tuttukları tetikçi tarafında masasının başında şehit edildiği gündür.

Cem Karaca, Vehbi Koç, şaibeli trafik kazasında hayatını kaybeden siyasetçi Adnan Kahveci ve birçokları Şubat ayında kayıplarımızdır.

Ve yaşanan acıları ancak yaşayanlar bilir ve anlar.

Tüm Türkiye'yi derinden etkileyen bir acı var ki 85 milyondan fazla insanı etkilemiştir.

Resi kayıtlara göre 50 binden fazla vatandaşımızın hayatını kaybettiği deprem acısı.

Binlerce ailenin çaresizliğini, acısının tazelendiği 6 Şubat.

Ve bu tarih tekrar tekrar yaşanacak ve unutulmayacak 99 depremi gibi.

6 Şubat'ta yine anmalar düzenlendi, insanlar kendilerince köşelerinden yazılar yazdı, siyasetçiler konuştu, vaatler tekrarlandı.

Sadece 1 günde yaşananları anlamak, anlatmak mümkün mü?

Bunu en yakın örneğini Filistin'de gördük.

Bir anda hepimiz mazlumun yanında olduk, İsrail menşeili ürünlere savaş açtık, her ürünü ve işletmecilerini protesto ettik.

Sonra kendi hayatlarımıza dönüp, kendi yaşam savaşlarımızı vermeye çalıştık.

Günlerce yazılan, çizilen yaşam haberlerinin yerini siyaset ve seçimler siyasilerin birbirine karşıt söylemleri aldı.

Herkes kendince acısını yaşadı.

Aradan geçen 1 yılda depremzedeler can ve mal kayıplarıyla mücadele ediyor, hayata tutunmak için savaş veriyor.

Yaklaşan bir depremle neler yaşayacağımızı anlayabilsek, acıyı yaşayanlardan ders alabilseydik bugün yaşamımızın sadece siyaset olmadığını anlamış olurduk.

99 depreminden ders alamadığımız gibi 6 Şubat'tan da ders almadık.

Dün herkes yazdı çizdi.

Bugün herkes yine unutacak.

Ben bugün size acının acısını hisseden insanları hatırlatmak istedim.

Bir kesim var ki depremi yaşamış, bir şekilde hayatta kalıp mücadelelerine devam ediyorlar.

Ve bu insanlar her gün binlerce kez ölüyorlar.

Ne yazık ki 99 depreminde olduğu gibi 6 Şubat'ta da tekrarlanan acıları yaşayanlar..

Kayıplarına aradan geçen 1 yıla rağmen hala ulaşamayanlar..

Deprem Mağdurları ve Kayıp Yakınlarıyla Dayanışma Derneği (DEMAK) haykırıyor.

11 İlde 38 i çocuk olmak üzere 145 kişinin akibetinin hala bilinmediğini söylüyorlar.

"Her gün umutla bekleyip, binlerce kez ölüyoruz."Bulunamayan evlatlarımızın, annelerimizin, babalarımızın, kardeşlerimizin bir kemik parçasına razıyız."diyorlar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenip yardım istiyorlar.

Başbakanlık dönemindeki sözleri hatırlatıp "Dicle'nin kenarında kurdun kaptığı bir koyun bile benim mesuliyetim altındadır."dediniz.

O zaman bize yardım edin, gidecek ziyaret edeceğimiz bir mezarları olsun diyorlar. Ve haklarında bulunmadıkları takdirde gaiplik kararı verilecek.

Kayıplar için aileleri her gün binlerce kez ölüyorlar.

Ben o insanların sesini duyurmaya çalışıyorum.

Şimdi empati kurun.

Bu acıyı yaşayanların acısını kendinizin yaşadığını düşünün ve o insanları anlayın.

Yoksa sadece anma ilanlarıyla, sözlerle acıyı paylaşmanın bir anlamı var mı?

Kendinizi sorgulayın.

Keşke siyaset için birbirimize verdiğimiz savaşları depremde kaybolan hayatlar için verebilseydik.

Umarım acıları her gün katlanarak artan bu ailelerin sesini duyacak duyarlı siyasetçilerimiz bu acıya son verecek çalışmaları gerekli
şekilde yaparlar.

Bir kez daha Şubat ayında hayatını kaybedenleri ve depremde yitirdiğimiz canlarımızı rahmetle anıyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Suna Arslan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Eski Izmitli - Ses kocaeli olarak gerçekleri bir kez daha bize aktardığınız için teşekkür ederiz.İnsanlar insanlığını bir terazi kefesine koysalar mesela bu akşam eve sağ salim varacaklarını nereden biliyorlar veya sağ salim bıraktıklarımızı sağ bulma garantileri nedir varmıdır böyle bir garanti yazınızda bahsettiğiniz gibi yaşanan bunca acıların bizimde yaşamama garantimiz varmıdır diye kendilerini sorgulasalar belki daha aydınlık günlere adım atmış olurduk. Artık gözlerimizdeki perdeyi indirip insanlık için uyanmamız gerekir. "Uyanış olduğu gibi kabul ettigimiz dünyanın düşündüğümüzden farklı olabileceğini anlamakla başlar" -Dogan CÜCEOĞLU

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 08 Şubat 22:00
01

Dr Ersoy Kandemir - Fikirlere kurşun işlemez ve bunu başarmaya çalışanların, bunlara destek verenlerin unuttuğu tek bir durum vardır; aynı namlunun birgün kendilerine dönecek olduğunu sadece son anda hissederler! Burada kastım gerçek silah namlusu değil hayatları boyunca hep tetikte geçirerek namlunun şerbetinden içtiklerinin farkında olamayışını kast ederim. Depremle ilgili şu soru pek sorulmuyor, geçtiğimiz yıl yaşanan acı felakete Japonya’da olsaydı bu kadar hayatını kaybeden olur muydu?

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 08 Şubat 08:44


Anket Yeni asgari ücreti yeterli buldunuz mu?
Tüm anketler