Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 32,2331
Euro 34,9773
Altın 2.425,80

Siyaset dediğin

Seçimler biteli ay oldu.

Bizim siyasette sular durulmuyor.

Halkımız her seçim sonunda yaşananlara alıştı artık.

Ülke gündeminde onca sorun varken hala seçim sonuçlarını tartışıyoruz.

Medyada her gün siyasi haberlerle gündem olunca halkın gerçek sorunları kaybolup gidiyor.

Siyasilerin kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı, ötekileştirici söylemlerinede alıştık.

Bu konuşmaların insanları öfkeye, kızgınlığa, şiddete yöneltmekten başka ne faydası var bilmiyorum.

Toplumda ki her 4 kişiden 3 ü mutsuz.

Gün geçmiyor enflasyon, adalet, sağlık, eğitim, terör, işsizlik, cinayet, rüşvet, fabrika grevleri…haberleri gündeme gelmesin.

Toplum olarak nereye gidiyoruz?

Artık çoğumuz günlük yaşayan insanlar haline geldik.

Kendimizden başkasını düşünecek halimiz yok dedirtilen noktadayız.

Kendimizden başka insanların acılarına sadece birkaç gün ah vah edip sonra özümüze dönüyoruz.

Bunu en yakın Kahramanmaraş depremlerinde yaşadık.

Bir anda hepimiz tek vücut olduk sonra döndük hayatımıza.

Bu acıyı yaşayanlar hala kayıplarının, yitirdiklerinin davalarını sürdürüyor.

Unuttuk mu?

Filistin için protestolar yaptık.

Bir müddet mallarını, işletmelerini men ettik.

Sonra halk olarak tepki verirken siyasetin içinde bazılarının hala ticari ilişkilerini  sürdürdüğünü öğrendik.

Erzincan maden ocağında hala ulaşılamayan maden emekçilerimizin ailelerinin hala yaşadığı acıyı ne kadar anlayabiliyoruz?

Bunlar gibi o kadar önce tepkiler verdiğimiz, sonra da günlük yaşantımızda kendimize döndüğümüz haberler ve olaylar var ki.  

Gittikçede hümanist insanların yerini mizantropist insanların aldığı toplum içinde kendi geçim ve yaşam savaşımızı veriyoruz.

Her gün geçim sıkıntısından isyan ediyoruz.

Çarşıdan pazardan elimiz boş dönüyor diye şikayetçi vatandaş.

Su kaynaklarımız, tarım arazilerimiz, hayvancılık azaldıkça fiyatlardaki artış, cebimizdeki paradan fazla geliyor bizlere.

Tarım bir ülkenin ana kaynağıdır.

Hem gelir hemde gıda ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için tarımcılığında, hayvancılığında, çiftçilerimizinde daha fazla desteklenmesi lazım.

İthal et, buğday… alan değil ihraç eden konumuna gelmeliyiz.

Siyaset ve siyasetçiler artık birbirini kötülemeyi bırakıp halka ve sıkıntılarına dönmeli.

Ülke genelinde de kentimizde de yaşanan siyaset ortamları gerçek sorunlar yerine birbirinin eksikliklerini bulup çıkartmaktan başka yere gitmiyor.

Bu kentte neden bu kadar asayiş haberleri çok?

Ülke genelinde başlatılan operasyon denildiğinde (kaçakçılık, dolandırıcılık, silah, uyuşturucu, cemaat…) neden Kocaeli’nin adı genelde içinde oluyor?

Mülteci soruna hala çözüm bulunamıyor.

Kentimizde de yollarda anne ve babaların uzaktan gözlediği kız erkek çocuklar trafikte hala kolay para kazanmak için el açtırılıyor.

Motorlar, moto kuryeler sürücülerin de yayaların da korkulu rüyası haline geldi.

Her an kendi canınıda karşısındakinin de hayatını hiçe sayacak kadar kullananlar için nasıl bir çözüm bulunacak?

Sanayi kenti diye sürekli fabrikaların bizim bölgemizde yapılmasından halk gerçekten mutlu mu?

Kocaeli Çevre Mühendisleri Odası; kentimiz hem sanayi hemde trafik kaynaklı hava kirliliğinin gittikçe arttığını ifade ediyor.

Fabrikalardaki kontrolsüz emisyon salınımlarının insanlar kadar bölgede ki ekinler, balık ve yaban hayat üzerindeki olumsuz etkilerinin artacağını söylüyorlar.

Son zamanlarda gittikçe artan iş yeri, fabrika yangınları halkı ne kadar tedirgin ediyor?

Bunlar için daha fazla önlem alınamaz mı?

Eline silah, bıçak alan nasıl kolaylıkla cana kıyıyor?

Cezalar mı yetersiz kalıyor?

Hayvanları sevsek de bir anda üstünüze saldıran bir köpeğin korkusunu unutamazsınız.

Hala bazılarının sürüler halinde dolaşan sokak hayvanları için kesin çözümler yok.

Trafik sorunu, sağlık sorunları o kadar çok gündeme geldi ki bu kentte hala çözüm yok.

Deprem gerçeğini unutuyoruz.

99 daki deprem bu kentten neler götürdü, o günden bugüne gerçekten hazırlanabildik mi?

Emekliler her gün isyanda, geçinemiyoruz diyorlar.

Tiyatro, sinema, konser unuttuk.

Öncelikle geçim derdindeyiz.

Halk deyimiyle bir söz vardır.”Tuzu kuru olmak”

İşte bu insanlara halkın sıkıntılarını ne kadar anlatsan anlayamazlar.

İnsanca yaşamak herkesin hakkı.

Kendi seçimlerimizle bizi, bizim adımızla yönetenlerin artık koltuk derdini, birbirine sataşmayı bırakıp halkın huzur ve mutluluğu için çalışmaları gerekli.

Seçimler sadece vaatlerle kalmamalı.

Vatandaşın ekonomik düzenini düzeltmek için daha fazla imkanlar tanınmalı.

Biliyoruz ki ekonomi ve adalet sistemi düzelmedikçe insanlar kolay para kazanmanın yollarını aradıkça toplumda kötülükler giderek artacak.

Siyaset ve siyasetçiler sadece kendilerine, kendi etrafına değil, halk için mutlu ve refah bir toplum için özveride bulunacaklar.

İşte o zaman toplumdaki sıkıntılar giderek azalacak ve insanları birbirinden ayıran zihniyetler yok olmaya başlayacak.

Yoksa her türlü olumsuzluğa yenileri eklenerek giderek daha mutsuz bir toplum haline geleceğiz.

Umarım siyaset dediğiniz, halkın mutluluk siyaseti olur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Suna Arslan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Erol Özyavuz - emeğine ve düşün dağarcığında biriktirdiklerine sağlık Suna anne..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Mayıs 00:05


Anket Yeni asgari ücreti yeterli buldunuz mu?