Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 6,6372
Euro 7,2215
Altın 344,30

Bu yılbaşında aldığım tek hediye

Çok uzun yıllar, bu kentin protokolünde önemli konumlarda yer aldım.

Herkesin saygı gösterdiği, temas kurmak, gözüme girmek için pek çok kişinin önümde takla attığı bir adamdım.

Bu kentte böyle bir konuma gelmek için özel bir gayretim olmadı…

Ama çok çalıştım.

Dürüst çalıştım…

İşimi iyi yaptım.

Üstelik bu kentte başka hiç kimsenin yapamadığı kadar iyi yaptım…

Kocaeli gibi büyük ve önemli bir kentte herkesin derdine derman olmaya çalıştım.

1991’de ÖZGÜR KOCAELİ’yi kurduk..

2013’da Haldız Gruba şirketi satana kadar, hem gazetenin genel yayın müdürü, hem sahiplerinden biriydim…

Diğer ortaklarım Nazif Çanakçılı, Hazım Özbay ve Nahit Çiğit çok fazla ortalıkta gözükmekten hoşlanmadıkları, çok fazla insanla muhatap olmak gibi bir sorunları bulunmadığı için, bir de belkide ben hergün kendi imzamla o çok güçlü gazetede başmakale yazdığım için, ÖZGÜR KOCAELİ denince akla hep ben geldim.

2013’da şirketi sattık.

Diğer ortaklar hemen ayrıldılar.

Şirketi satın alan grup, “İsmet Çiğit olmazsa, biz bu gazeteyi ne yapalım” dediler.

Keşke o zaman ben de bıraksaymışım.

Bırakmadım, Macit Bey’e güvendim, O’nu yarı yolda bırakmayı kendi adıma haksızlık ve korkaklık olarak gördüm…

Genel Yayın Müdürü olarak, mümkün olduğunca kuyruğu dik tutarak 2019 yılının 17 Haziran günü Tahir Büyükakın tarafından kovulana dek, bu görevi de sürdürdüm…

……………………

Demek istediğim; 19 Eylül 1991’den, 17 Haziran 2019’a kadar olan, 20 yıla yaklaşan dönemde bu kentte gerçekten çok popüler bir adamdım…

Ama bu kent çok çıkarcı bir kent.

“Ye kürküm ye” kenti.

Ya işinizde çok başarılı olacak, popüler olacaksınız; insanların bir kısmı sizi çok sevecek veya korkacak; ya da çok zengin olacaksınız, insanlar sizden menfaat bekleyerek yaranmaya çalışacak.

Benim hiçbir zaman param olmadı.

ÖZGÜR KOCAELİ’den ayrıldıktan sonra sıfatım da olmadı.

Bu şehirde sıradan, herhangi bir önemli sıfat taşımayan adam olduğunuz zaman da anladım ki, kimse sizin yüzünüze bakmıyor.

O popüler, güçlü dönemlerimde, her yıl, yılbaşı yaklaşırken hediyelere boğulurdum…

Gazete binasının önüne aralık ayının başından itibaren lüks arabalar, kamyonetler yanaşırdı…

Yeni yılın ilk gününe kadar her gün, benim gazetedeki odama neredeyse çuvallarla yılbaşı hediyeleri gelirdi.

Yılbaşı hediyesi olarak gelen takvimleri, kalemleri defterleri koyacak yer bulamaz, eşime dostuma dağıtırdım…

Eski dostlar vardı…

Her hafta arayıp, hatırımı soran.

Benimle bir akşam yemeğine çıkıp, sohbet etmek için araya aracılar koyan..

Yılbaşı arefesinde mükemmel ve çok pahalı hediye sepetleri (içinde en kaliteli viskisi, cini, rakısı, şarabı, çerezi, cipsi, çikolatası olan) hatırlatıp, gönderen…

Postadan, kargı şirketlerinden koli kolu adıma gönderilmiş yılbaşı hediyeleri gelirdi.

Hala hatırlarım, çok eski yıllarda yılbaşı dönemi aynı zamanda seçim zamanıydı.

Aralık ayının son günlerinde akşam evime gittim.

Evin başköşesinde o dönemin en büyük ekranlı televizyonu duruyor.

Milletvekili olmayı çok isteyen bir dostumuz, yılbaşı hediyesi olarak benim evime o dönemin en pahalı televizyonunu göndermiş…

Bilgisayar, cep telefonu gelirdi yılbaşı hediyesi olarak.

Paketlerin içinde en ünlü, en büyük adamların kartvizitleri, “Bak bunu sana ben yolladım” der gibi gözümün içine girerdi.

Aralık ayının başından itibaren bir ay boyunca her akşam evime hediye sepetleri ile giderdim.

Bazen arabayla getirdiğim hediyeleri taşıyamadığım için önceden telefon eder, bana yardımcı olmaları için eşim veya oğullarından birini aşağıya, evin kapısına çağırırdım.

……………………………..

Yaklaşık 20 yıl sonra, ilk kez bu yılbaşı döneminde, ilk kez böylesi olaylar yaşamadım.

SES Kocaeli’de halen çalıştığım masamın üzerindeki masa takvimini, zorunlu olarak kullandığım ajanda defterini, kırtasiyeciden paramla aldım.

Evimde yılbaşı avantası bir şişe viski, bir şişe cin veya bir paket kuruyemiş ya da cips bulunmuyor…

Çünkü kimse yollamadı, çünkü kimse, benim gibi sıfatsız, ipsiz sapsız birini umursamadı.

Belli ki, herkesin önceden “Yılbaşı hediyesi gönderilecekler” listesinin ilk sırasında yazılı olan adım, kalın bir ispirtolu kalemle karalanıp, silinmişti.

Umurumda mı, zerre kadar değil…

Ama bu yılbaşında, bir tek kişiden bir tek hediye aldım.

Bu nedenle de bu tek hediyenin manevi değeri benim için çok yüksek oldu.

Yeni yılın ikinci günü, gazetede çalışırken, genç bir arkadaş geldi.

İzmit Belediyesi’nden geliyormuş. Kırmızı, karton kutulardan birini bana, birine Güngör Arslan’a verdi, “Başkanım size iyi yıllar dileklerini gönderdi” dedi…

Paketi heyecanla açtım.

Çok şık, siyah renkli bir gömlek.

Bu gömlekle uyumlu, yine zarif bir insan tarafından seçildiği hemen anlaşılan bir kravat.

Boşalttığım torbanın içinde, elimi dolaştırdım.

Bir kartvizite rastladım.

Çıkartıp okudum:Fatma Kaplan Hürriyet-İzmit Belediye Başkanı..!

Daha birkaç ay önce, O Fatma Hanım, “İsmet Çiğit bütün CHP’li kadınlara hakaret etti” uydurması ile benim hakkımda savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu.

Kırılmıştım, üzülmüştüm.

Ama ben, kolay, saf bir adamım.

Bir siyah gömlek ve bir kravata bütün hırsım geçti…

Teşekkür etmek için Fatma Hanım’ı aradım.

Ama O’nun bir huyu var.

Belediye Başkanı seçildiğinden beri, yanından hiç ayırmadığı cep telefonuna biri arayınca pek bakmıyor…

Teşekkür edemedim.

Ama o bana yönelik çok saçma ve abes saldırısı nedeniyle olan kırgınlığımı da tamamen üstümden attım.

Fatma Hanım’la görüşme imkanım olursa, hem kendisine teşekkür borcumu ödeyecek, hem de “Gel Sayın Başkan, seninle İzmit’teki bir balıkçıda yemek yiyelim. İzmit’i konuşalım. Ben ısmarlayacağım” diyeceğim…

Bu arada şimdiden ilan ediyorum.

Biz yakında çıkacak

SES KOCAELİ

Gazetesini oturtup, yaşatabilirsek, 2020 yılının sonunda 2021 yılına geçerken, kimse bana yılbaşı hediyesi falan göndermesin…

Benim makamım, mevkim için gönderecekleri yılbaşı hediyesinin bedeli kadar parayı Mehmetçik Vakfı’na bağışlasınlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

08

Erkan - İnşallah çok uzun seneler yazılarınıza devam edersiniz.Sayenizde izmitin gerçeklerini görüyoruz

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Ocak 00:01
07

Akif - ismet abi hayatin gercegini yazmissin.bundan sonra insanlara gerektigi gibi davranman ve saglikli olman dilegiyle

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Ocak 00:01
06

Mehmet Alp - Fatma hanım o hediyelerin parasını cebinden verdiyse sorun yok. Belediye temsil giderinden verdiyse yazıklar olsun. Onun da önceki başkanlardan farkı yok demektir...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Ocak 00:01
05

Nadir - Ismet bey size en buyuk hediye okurlarinizin size inanip yazilarinizi her gun okumasi kALEMINE saglik guzel insan

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Ocak 00:01
04

Nadir - Ismet bey size en buyuk hediye okurlarinizin sizi sevip ve s

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Ocak 00:01
03

Hüseyin Erhan - İsmet abi seni bir abi gibi her zaman hem sevdim hem saydım kendine iyi bak

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Ocak 00:01
02

Özgür - Ki siz bu işleri benden daha iyi bilirsiniz bence Fatma hnmın önceliği cedit mah. Ama malum bir enkaz devraldı kolay değil telefonlari açsa bidert açmasa bi dert ben biraz daha sabretmemiz gerektigini dusunuyorun

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Ocak 00:01
01

Özgür - İsmet bey Fatma hanımın biraz daha telefonları açmamak için süresi var bence daha telefonlara sıra gelmedi içeriden ve dışarıdan o kadar çok safra taşı paraziti varki onlardan kurtulması lazım en son yılbaşı gecesi işten çıkartılan bayanın SARHOŞ eşi ayık olan insanın o saatte Fatma hanımın orada olmayacagini bilmesi gerekir

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Ocak 00:01

Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi