Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 6,6372
Euro 7,2215
Altın 344,30

Önce Karadeniz, sonra Körfez

Bu yaz havalar çok sıcak, bunaltıcı geçti ama ben tatil yapamadım.

Aileme de yaptıramadım.

İş değişikliği, omuzumun kırılması, iki oğlumla ilgili söz-nişan karmaşası elbette etkendi.

Ama asıl sorun, benim 3 veya 4 günlük tatilim, normal tatillerden biraz masraflı olur. Her yıl en az bir kez KKTC’ye Girne’ye giderim.

Gittisi, geldisi- pokeri, ruleti derken, benim kısa tatil için şöyle 10-15 bin TL boşta paraya ihtiyacım vardır.

Bu zor dönemde bu parayla da kıyamadım, tatile çıkamadım.

Eşim, denizi çok sever.

Her gün evde, “Bu sene beni bir denize götürmedin” diye laf ediyor. Son zamanlarda da“Vazgeçtim Girne’den, Bodrum’dan, Antalya’dan. Beni hiç değilse Kerpe’ye götür de bir denize gireyim”dedi.

Bunca yıllık hayatımda Kerpe’ye hiç yaz sezonunda gitmemiştim. Sonbaharda, kışın, herkes evine dönmüşken gidip, balık yerim.

Ama Kerpe’de hiç denize de girmemiştim.

Durumu Güngör’e açtım. 27 Ağustos Salı günü, Güngör Arslan kızı Nazlıcan’ı, ben eşim Ayşen’i aldık, mayolar içimizde Kerpe’ye yüzmeye gittik.

Bir gün önceden, değerli dost, kardeşim Kocaelispor’un eski kaptanı ve Başkanı Orhan Görsen’i aradım.

Görsen ailesinin Kerpe’de, sahilde Ceneviz isimli bir tesisleri var. Orhan’a“Hanımla geleceğiz. Yüzmek istiyoruz”dedim.

Kerpe’ye gidip, Ceneviz’i bulduğumuzda biziOrhan Görsen’inkardeşi Hülya Hanım karşıladı. Sahilde şezlonglarımız, masamız hazır. Eşim, doğruca kendini denize bıraktı.

Girne’de çorba sıcaklığındaki suda yüzmektense, Kerpe’de Karadeniz’in serin sularında büyük keyif yaptı.

Bu arada, eşimin telefonuna internetten bir mesaj düştü. 1 yıl önce 27 Ağustos’ta birlikte yine Girne’ye gitmişiz. Anı olarak bunu hatırlatıyorlar. Bu mesajı görünce laf ağzımdan döküldü:

“Hayaller Girne, gerçekler Kerpe”.

……………………….

Kerpe’ye hep sezon dışında, kış ve sonbaharda gittiğim için, Kandıra yolunu da boş görürdüm.

Bu nedenle de“Kandıra yolunu duble yapmaya ne gerek var”diye düşünürdüm.

Ama bir yaz günü aynı yolda gidince, bu yılın öncelikle duble olması gerektiğine inandım.

Biz hafta içinde gittik.

Yine de yol çok kalabalıktı. Hele haftasonları, tatil günleri bu yolun hali tam bir perişanlık. Zaten bu nedenle, hemen her yıl yaz sezonunda Kandıra yolundaki kazalarda ortalama 15-20 kişi hayatını kaybediyor.

Ve Kerpe.

Yaz aylarında bir cennet. Böyle deniz, böyle kumsal, böyle plaj gidin bakın Bodrum’da, Antalya’da zor bulunur.

İnsanlar akın akın geliyorlar. Denizde kum gibi insan var. Sahilde binlerce kişi yatmış, güneşleniyor. Ama hiç tesis, hiç hizmet yok.

Böyle bir doğal plaj herhangi bir Avrupa ülkesinde olsa, kim bilir neler yapılırdı. Herkesin pahalı tatil yapma lüksü yok.

Yazın bölgemiz insanları otobüse atlayıp, günü birlik Kerpe’ye gidiyor, çoluk çocuk denize girip serinliyor, güneşleniyor.

Biraz el atılsa.

Biraz bu insanlar için tesis yapılsa. Otopark yapılsa. Kandıra yolu duble olsa da kimse kazalara kurban gitmese olmaz mı?

Çok hoşuma gitti günlük Kerpe seyahati. Çok hoşuma gitti Görsen Ailesi’nin Ceneviz tesisi.

Belki bu yaz geçti ama gelecek yıl yaz sezonlarında eşimle birlikte yüzmek için yine ve koşa koşa oraya gideceğim.

…………………………

Geride bıraktığımız hafta, Kerpe’de yüzmenin yanısıra, İzmit Körfezi’nde de tekne ile dolaşmanın keyfini yaşadım.

Güngör Arslan,“Benim marinada bağlı teknem var. Bir akşam üstü çıkıp, gezelim “diye hava atıyordu. Doğrusu, pek de inanmıyordum.

Geçen Perşembe günü SES’te yapacak işler tamamlandıktan sonra,“Hadi gelin, tekne ile gezmeye gidiyoruz”dedi.

Güngör Arslan, Ben, Faruk Bostan ve Başar Kardeşler. İzmit Marina’sına gittik. Kıyıcı Kardeşler teknesinin hemen arkasında iskeleye bağlı, mütevazi bir tekne.

Güngör’ün yakın dostu, işadamı Yaşar Can’a aitmiş.

Yaşar Bey gelmiş, tekneyi hazırlamış. 7 metrelik, fiber, güçlü motoru, kamarası olan bir tekne. Balık lokantalarından meyve, kuru yemiş, birkaç şişe bira yüklenmiş.

Yaşar Kaptan, marinadan tekneyi çıkarttı.

Bu arada ben iskeleden tekneye inip, binerken, kolum da hala tam kapasite çalışmadığı için biraz zorlandım. Eğer bir düşsem, halim nice olur diye de düşündüm.

Ama Yaşar Can yönetimindeki tekne ile İzmit Körfezi’nde kıyı kıyı dolaşırken çok büyük keyif aldım.

Fonda Türk Sanat Müziği parçaları.

Sekapark sahili önünden geçtik.

Petrol Ofisi, Shell tesisleri kıyı kıyı gidiyoruz. Denizde birkaç küçük tekne var. İnsanlar akşam yemeğini çıkartmak için istavrite çapari sallıyorlar.

Hava güzel, deniz dalgasız.

Ne büyük keyifmiş İzmit Körfezi’nde böyle tekne turu yapmak.

Nasıl ziyan etmişiz şu İzmit’in kıyılarını. Hala yıkılan Seka’nın köhne iskelesi o garip haliyle duruyor.

Kıyı kıyı neredeyse Hereke’ye kadar gidip, döndük. Faruk Bostan tekne turunda fotoğraflar çekti, sosyal medyada paylaştı. Çok fazla da beğeni aldık.

………………….

Özetle, hem Kerpe’de günü birlik deniz keyfi, hem İzmit Körfezi’nde 2 saatlik tekne gezisi, geçen hafta benim ufkumu açtı.

Ama aynı zamanda da“Bu kadar güzel, bu kadar doğal değeri olan bu kenti, nasıl bu kadar hoyrat, nasıl bu kadar kötü kullanıyoruz.

Neden Kerpe’de çok güzel bir tatil köyü kuramıyor, neden İzmit’te doğru dürüst bir marina yapıp, yat sahiplerini bu Körfez’e çekemiyoruz”diye beni kahretti.

İyi pazarlar dilerim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi