Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 6,6121
Euro 7,2800
Altın 336,44

Ya ben yaşadıklarımı yazarsam..!

Çok değil bundan bir iki yıl öncesine kadar hatta o kadar bile ileriye gitmeyin 7-8 ay öncesinde bile birisi çıkıp bana ‘Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ile Gazeteci İsmet Çiğit kanlı bıçaklı ve düşman olacaklar’ deselerdi ‘ Gidin işinize’ derdim.

Sonra da birileri daha da ileri gidip ‘ Tahir Büyükakın, İsmet Çiğit’in köşe yazısına mahkemeden ERİŞİM ENGELİ koyduracak’ deselerdi herhalde ‘Kafayı mı yediniz, ne içtiniz, defolun gidin’ derdim.

Öyle ya; Bundan bir yıl öncesine kadar yere göğe sığdıramıyordu Büyükakın, İsmet Çiğit’i.

Bu kentte sadece Çiğit’i gazeteci olarak görüyor, diğerlerini gazeteciden bile saymıyordu.

Ben, ise düşman olarak görüyordu.

Birbirlerine gidip geliyorlar, ortak yönleri olan sigarayı karşılıklı saatlerce tüttürüyorlardı.

Valilik yaptığı dönemde Bilecik’e kadar ziyaretler bile yapılmıştı.

Şimdi ise Tahir Büyükakın beni bıraktı İsmet Çiğit’e sardı.

Onu da

DÜŞMAN

olarak görmeye başladı.

Ve bir belediye başkanının yapmaması gereken hatayı yapıp İsmet Çiğit’in yazısına mahkemeden Avukatı Halit Çokan vasıtasıyla erişim engeli aldırdı.

Şimdi Çiğit’in ‘ Vah Hocan Vah’ başlıklı köşe yazısı internette yok.

Peki, İsmet Çiğit ne yazdı bu köşe yazısında.

İlk okuyan, imla hatalarını düzeltenbirisi olarak İsmet Çiğit bilinmeyen ya da daha önce yazılmayan hiçbir şey yazmamıştı köşesinde.

Amerika’ya gittiklerini yazmış.

O geziye cemaat beni de davet etmişti ama ben kabul edip gitmedim.

Çiğit gitti.

Ve bunları geldikten sonra pehlivan tefrikası gibi günlerce yazdı. Amerika’da ne yaptıklarını,

Kimlerin Fethullah Gülen’in elini öpmeye gittiğini, kimlerin gitmediğini açık açık yazdı.

Tıpkı şimdi yazdığı gibi.

O gün bu yazdıklarına ses çıkarmayan, muhtemelen de çok hoşuna giden Tahir Hoca, şimdi ise aynı yazılara çok bozulup yazıya erişim engeli koyduruyor.

Peki, Tahir Hoca ne değişti bu süre içinde.

İsmet Çiğit’e bakıyorum aynı İsmet Çiğit.

Tarzı da aynı, şekli, şemali de aynı.

Yine konuşulanları, yediğini, içtiğini yazan birisi.

Değişen sadece ve sadece sensin Tahir Hoca.

Ama sen ye iç, dua et İsmet Çiğit beraber yediğinizi, içtiğinizi yazsın.

Ya benim onun gibi bir tarzım olsaydı.

Ya da bende İsmet Çiğit gibi yediğimizi, içtiğimizi, konuştuğumuzu, yaptıklarımızı yazan birisi olsaydım ne yapacaktın?

Herkesin bir yoğurt yeme şekli ve tarzı var.

İsmet Çiğit’in tarzı böyle.

Benim ise çok farklı.

Ne yediğimizi, ne içtiğimizi ne de yaptıklarımızı yazarım.

Düşmanım bile olsa yapmam.

Nevzat Doğan, Sefa Sirmen karşısında yarışırken seçime bir hafta kala bana özek hayatı ile ilgili bilgiler ve fotoğraflar getirdiler.

Seçim kritik bir aşamadaydı.

Buna rağmen belge ve bilgileri getirenlere ‘Ben belden aşağı vurmam, gidin işinize’ dedim.

MHP il başkanı Aydın Ünlü ile ilgili fotoğraflar getirdiler.

Aynı şekilde ben aile işlerine girmem, gidin işinize dedim. Benim yayınlamadığım fotoğrafları genel merkeze dört bir koldan gönderdiler.

İbrahim Karaosmanoğlu’nun ailesi ile ilgili pek çok bilgiyi bizzat kendisine elimle verdim.

Çok özel bilgiler vardı ve bunları aradan yıllar geçti bana düşmanlık yaptığı halde ne yazdım ne de kimseyle paylaştım.

Bu bilgilerin hepsi benim beynimde, kafamın içinde.

Tıpkı Tahir Büyükakın ile beraber konuştuklarımız ve yaşadıklarımız gibi.

Mesela bir Amsterdam gezisi.

Yanımızda Veysel Özkaraaslan vardı.

Gezdik, dolaştık Amsterdam’da.

Ama ben ne ima ettim ne yazdım.

Peki, Tahir Hoca ya ben gezdiklerimi, konuştuklarımı, Amsterdam’da yaptıklarımız yazsam ne yapacaksın?

Gazeteyi mi toplatacaksın, gazeteyi mi yakacaksın ya da gazeteyi kapattıracak mısın?

Öyle ya İsmet Çiğit’in yıllar önce yazdıklarını yeniden yazınca mahkemeden erişim engeli aldırıyorsun ya ben yazsam ne yaparsın merak ediyorum.

Dur, dur telaşlanma.

Ne sen ne Nevzat Doğan ne de İbrahim Karaosmanoğlu telaşa kapılmasın.

Benim adım Güngör Arslan..!

Ben ne belden aşağı vururum ne de geçmişte birleri ile beraber yaşadıklarımı

İFŞA

ederim.

Sadece hesap verecekleri güne kadar.

Selam ve saygılarımla.

Ha bu arada Tahir Hoca’ya bir fotoğraf aktarmak istiyorum.

Amerika gezisinden bir fotoğraf bu. İsmet Çiğit kendisi ve dönemin Kocaeli Ticaret Odası Başkanı İbrahim Keleş ile Amerika sokaklarında sigara tüttürdükleri bir fotoğraf bu.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Güngör Arslan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

09

İzmitli - Adam anlattı işte. Lafın tamamı deliye söylenir. Belli ki her halt yenmiş.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Ocak 00:02
07

Hayat - ))) Red linie amsterdam da nehir kenarinda bir yerdirr))

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Ocak 00:02
06

rıza baba - anlat! onlar bilse anlatırlardı. sende anlat. en azından ima et. uykuları kaçsın.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Ocak 00:02
05

Cem Süreyya - Amsterdam‘ dan da fotoğraflar bekliyoruz sayın Arslan...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Ocak 00:02
04

izmitli - Siyasetçiler Gazeteciler olarak sizin gösterdiğiniz açıklamadığınız vefayı Ne i. KARAOSMANOĞLU ve nede Tahir BÜYÜKAKIN göstermezken siz onlarla ilgili önemli bilgileri mezara götürerek bunların yaptığı en güzel oyunu oynuyor bak biz yaparız ama sen dürüst adamsın sen yapmazsın kandırmacasını yıllarca yapıp susturup yok ettiler. Hayattayken bence açıklayın artık gerçeklerle insanlar yüzleşmeli...!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Ocak 00:02
03

ersoy - Bazı yazılara çok güzel olmuş denir,bu balistik füze olmuş:)

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Ocak 00:02
02

İZMİTLİ - Anlat sayın Güngör anlat. Öğrenmeye hakkımız var.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Ocak 00:02

Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi