Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 6,6372
Euro 7,2215
Altın 344,30

Taslak güzel, önemli olan masada dik durabilmek..!

Lastik-İş sözleşmesi deyip geçmeyin.

Bu sözleşmenin toplam 5 bin kadar işçiyi ilgilendiriyor olmasından hareketle çok da önemli olmadığını düşünebilirsiniz.

Ama öyle değil.

Lastik-İş ve lastik işçisi Türkiye’de özel sektörde toplu pazarlık sisteminin neredeyse son kalesidir.

Artık bir metal sektöründe, bir de lastik sektöründe toplu pazarlık yapılıyor ve sözleşmeler imzalanıyor.

Özellikle lastik sektörü çok zor, zahmetli, riskli bir sektör.

Lastik işçisi üretim yaparken, bir yandan kendi ömrünü törpülüyor.

Lastik sözleşmesinde ortaya çıkan rakamlar, bu ilin ekonomisini etkilediği gibi, Türkiye’de emekçi kesim için de çok net ve açık bir örnek oluşturuyor.

Bu nedenle, lastik işçisi olup olmamanız önemli değil.

Lastik sektöründeki toplu sözleşme pazarlıklarının her aşamasını bu kentte yaşayan duyarlı bir insan olarak takip etmeniz gerekir.

…………………….

Türkiye’de lastik sektörünün kalbi ilimizde atıyor.

Lastik fabrikalarının büyük bölümü yabancı, uluslararası sermayenin elinde.

Çiftli yıllarda yeni toplu sözleşmeler imzalanıyor.

2020 yılı Lastikte yeni toplu sözleşme yılı…

Hatalarıyla, sevaplarıyla Lastik İş’in eski, rahmetli genel başkanı Abdullah Karacan kendisine has bir kişilikti.

Bundan böyle kimsenin ikinci bir Abdullah Karacan olma şansı bulunmuyor.

Ama Abdullah Karacan’dan daha tutarlı, daha dik durabilen, daha iyi ve bilimsel pazarlık yapabilen bir sendika yönetimi istemek de bu sendikayı bu kadar zengin, bu kadar güçlü ve para içinde yüzen bir kurum yapan işçilerin hakkı olmalıdır.

2020 yılı toplu sözleşmesi pazarlığı bu ayın ortalarında başlayacak. Lastik işçisi, sanılanın aksine geride kalın yıllarda çok kayıplar yaşadı.

Alaaddin Sarı Başkanlığındaki sendika yönetimi, oturacağı ilk pazarlık için sözleşme taslağını hazırladı ve duyurdu.

Genel Başkan Sarı’nın basın toplantısı ile duyurduğu taslağın altına, sanırım herkes imzasını atabilir. Taslakta, lastik işçisi için ilk altı ayda yüzde 15, ücretleri çok daha geride olan destek işçileri için yüzde 38 zam isteniyor.

Kağıt üzerine çok daha afaki, yüksek rakamlar yazılabilirdi. Ama hiçbir anlamı olmazdı.

Türkiye’nin içinden geçtiği süreç hepimizin malumu.

Taslakta talep edilen rakamlar, tam da olması gereken, altına inilmemesi gereken rakamlardır.

Bundan sonra önemli olan, pazarlık masasında dik oturabilmektir.

Genel Başkan Sarı ve ekibinin, bu dik duruş konusunda ne kadar başarılı olacağı konusunda bazı kaygılar taşıyorum.

Aylar önce yaptığım uzun bir sohbette edindiğim izlenime göre, Genel Başkan Sarı, lastik sektöründe kısa süre içinde insan gücüne gerek kalmayacağı, bütün işleri robotların yürüteceği gibi bir kaygı içinde.

Böyle bir gidişatın olduğu gerçek.

Ama bu, sadece lastik sektörünün veya bölgemizdeki lastik fabrikalarının sorunu değil. Bütün üretim sektörleri ve bütün dünya için geçerli bir durumdur.

Bu nedenle Lastik-İş yönetiminin öncelikle, “Bakın çok yüksek ücret istersek, lastik fabrikaları işçileri çıkartır, yerlerine robotları koyar”kompleksinden kurtulmak gerekiyor.

İkincisi, yine Sarı ile yaptığım sohbette edindiğim izlenime göre, Sayın Genel Başkan, lastik fabrikalarında bir grup işçinin sendikanın gücünü ve işverenin iyi niyetini istismar ettiğini düşünüyor. “Çok fazla rapor alıp kaytaranlar, gece mesailerinde makine başında uyuyanlar” olduğundan bahsetmişti.

Bu komplekslerden uzaklaşmak, sözleşme masasına otururken, “Lastik üretin işçinin kazandığı her kuruşun, anasının ak sütü gibi helal olduğu” gerçeğini kavrayıp, masaya bunu koymak gerekiyor.

……………………………..

Türkiye ekonomisinin hali ortada.

Devletin ilan ettiği resmi enflasyon rakamı ile piyasadaki gerçek enflasyon arasında büyük fark var.

Herşeyden önce, lastik işçisinin ürettiği lastiğin fiyatına iki yılda yüzde 71 zam yapılmış.

Lastik işçisinin son iki yılda ücretinin nekadar eridiği de biliniyor.

Sendika işverenlerin karşısında masaya uçuk taleplerle oturmuyor.

Bilimsel, gerçekçi taleplerle gidiyor.

Başlangıç için yüzde 15 artış talebi, üzerinde pek fazla pazarlık yapılmaması gereken bir rakamdır.

Sonraki altışar aylık üç dilimde, resmi enflasyon rakımının üzerine +3lük zam talebi de çok makul ve mantıklıdır.

İşveren tarafı, 2018 sözleşmesinde, sürenin 2 yıldan 3 yıla çıkartılması için çok direnmiş, Karacan’a kabul ettirememişti.

Bu defa da aynı talep ısrarla Sarı ve ekibinin önüne konulacaktır. Bundan taviz vermemek gerekiyor.

2 yıllık dönem sonuna kadar işçinin reel kazancının çok azalmaması için, 2’nci, 3’ncü, 4’ncü 6’şar aylık dilimlerde enflasyon farkı +3 puan talebinde de ısrar etmek gerekiyor.

Çünkü önümüzdeki yıllarda kâğıt üzerindeki enflasyon ile gerçek enflasyon yine çok farklı olacak. Aslında enflasyon artı 3 puan da kayıpları karşılamayabilir.

Ama en azından bu oranda bir artış sözleşmede yer almalı.

………………..

Genel Başkan Sarı, “Üyemizin yüzde 90’i sendikamıza güveniyor” diyor.

Doğru olabilir.

Keşke yüzde 100’ü güveniyor olsaydı. Lastik-İş bünyesinde pekçok çalkantı olmasına rağmen, sözleşme sürecinde kimse ses çıkartmıyor.

Bütün bunlar, genel merkez yönetiminin elinde önemli güçtür.

Geçtiğimiz yıllardaki sözleşme pazarlıklarında, Genel Başkan Karaca’nın karizmasına rağmen, işçinin çok büyük bölümü, her şartta greve karşı mesafeli duruyor, “Aman iş güvencem sağlansın, yeter” diyordu.

Artık öyle değil, “İnceldiği yerden kopsun” diyen işçi oranı çok daha yüksek.

Bu tablo da aslında sendika için bir kuvvettir.

Lastik işçisi, keriz değil.

Hesabını da çok iyi biliyor.

Artık bu dönem kandırılmamak konusunda kararlı.

Misal, geçen sözleşme döneminde işçiler için 10’ar bin lira ekstra para alındığı açıklanmıştı.

Ama bu para hibe değildi. İşveren, bu paranın içinden, işçinin banka promosyonlarınıkendine almıştı.

Paranın 5 bin TL’lik bölümü, ilerleyen aylarda maaşlardan kesilmek üzere avans niteliğindeydi.

10 bin TL denilen hibe, aslında sadece 2-3 bin TL’lik jestti.

Karacan’a kimse ses çıkartamıyordu.

Kimse, başkaldıramıyordu.

Şimdi durum farklı.

Sarı yönetiminin masada dik durması, her aşamada işçiye bilgi vermesi, işin sonunda da mutlaka imzalanacak taslağın ayrıntılarını doğru olarak işçiye anlatıp, oylattırması gerekiyor.

Lastik-İş Genel Başkanı Sarı ve ekibini zor bir dönem bekliyor.

Bu dönemin sonuna kadar hepimiz, herkes onların yanında ve destekçisidir.

Ama sözleşme bittiğinde, kimsenin “Şundan sebep böyle oldu” demeye de hakkı bulunmayacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

03

Brisa - Herkes global bekliyor başkan global almadan yüzde 15 zamla oturup yüzde 8.9 zam alirsan fabrikaya giremezsiniz haberiniz olsun

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Aralık 00:08
02

Erdogan - Şimdi bir nebze de olsa gazeteniz biraz da olsa dogruları yazabilmiş bunu tebrik ederim ama Genel başkanına işçi güvenir iken siz neden güvensizlik duyuyorsunuz anlamış degilim gelin Fabrikya işçinin Alaattin sarıyı nasıl sevdiğini gözlerinizle görün Ve bu sözleşme geçmiş dönemlere göre daha güzel bitecek eminim takipte kalın yeter

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Aralık 00:08
01

Buzdağı - Bunlar buzağının görünen kısmı.Allah büyük.sabır

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Aralık 00:08

Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi