Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 6,4505
Euro 7,1882
Altın 338,14

Muhteşem yeni yol; Rezalet mevcut yol

Son dönemlerde yaşadıklarım, yıllarca dost bildiğim ama fırsat bulup da ağızlarından salyalar akarak bana saldırmak için aportta bekleyen sahte dostlarımı görmemi sağladı.

Ama aynı zamanda da her koşulda yanımda olacak dostlarımı görmemi sağladı.

Geçen Cuma günü akşamı, iş bitiminde değerli büyüğümTanju Cılızoğluaradı,“Efe Petrol’ün önüne çık. Sinan’la birlikte seni alacağız, balık yemeye gideceğiz”dedi.

Cuma akşamı saat 16.00 sıraları.

Çıktım ofisten, Efe Petrol önüne geldim. İzmitli işadamı Sinan Saral’ın (34 SS 041 ) plakalı, gemi gibi siyah Mercedes’i gelip önümde durdu.

ÖZGÜR KOCAELİ’den ayrıldıktan sonra ilk olarakSinan Saralile görüşmüştüm. Bir yerel gazete sahibi olmayı çok istiyordu.

Mavi Kocaeli Gazetesi’ni almak ya da sıfırdan yeni bir gazete çıkartmak konusunda hırsı vardı.

Günlerce oturup, konuştuk.

Maddi konularda anlaşamadık.

Ben Sinan’a pahalı geldim. El sıkıştık, bu konuyu kapattık.

Sonra ben Güngör’le beraber oldum…

Eskiden çok samimi olanSinan SaralileGüngör Arslan’ınarası açıktı.

Ama benim Sinan ile arkadaşlığıma engel değildi.

Neyse, Sinan ve Tanju Ağabey, beni gemi gibi Mercedes’e attılar.“Hiç sesini çıkartma, mızmızlanma”dediler.

İstanbul yönüne gidiyoruz. Ben,Kirazlıyalı’da, olmadıHereke’debir balıkçıda oturacağız, en uzakGebze Eskihisar’a veyaTuzla’yagideceğiz diye düşünüyorum.

Arabanın radyosundaCumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasıeşliğindeİdil Biretkonseri çalıyor.

Sinan’ın arabasında herkese yasak olsa da bana sigara da serbest.

Yani keyfim yerinde.

Otoyolda Gebze rampasını geçtikten sonra Sinan direksiyonu kırdı. Başka bir yola girdi. Hani yanımda çok sevdiğim ve güvendiğim iki dost olmasa,“Kaltaklar adam tuttu, beni kaçırtıyorlar”diye düşüneceğim.

“Nereye gidiyoruz Sinan?”dedim.“Sen karışma ağabey. Sana Kuzey Marmara Otoyolu’nu gezdireceğim.”…

Kuzey Marmara otoyolunun biten bölümüne girmişiz. Hani, en büyük Airbus tipi yolcu uçaklarından getir, pist gibi kullanıp iniş, kalkış yapsın. İki taraftan beşer şeritli muhteşem bir yoldan gidiyoruz.

Üstelik TEM’de sıkışıklık başlamıştı, burada bizden başka araba yok.

Sık sık turnikelerden geçiyoruz, her defasında Sinan’ın arabasındaki OGS kartından üç haneli rakamlar siliniyor ama kesintisiz yolda son sürat gidiyoruz.

Artık“Nereye gidiyoruz”diye sormuyorum. Kendimi işin akışına bırakmışım. Sadece bir benzinlikteki mola anında evi aradım,“Sinan ve Tanju Bey’le bir yerlere gidiyoruz”diye bilgi verdim. Hani kayıtlarda kalsın diye.

SinanKuzey Marmara Otoyolu’ndakeyifle Mercedes’i sürdü.Uzunca bir süre sonra önümüze 3’ncü Köprü(Yavuz Sultan Selim Köprüsü)çıktı. İlk kez geçiyorum. 3’ncü köprü muhteşem gözüküyor. Ne 1’ncisi, ne 2’ncisi tırnağı olamaz. Köprü’den de neredeyse tek araba olarak geçiyoruz.

Ben İstanbul Boğazı’nın Karadeniz’e açılan kesimini büyük bir keyifle izlerken, yanımda Sinan, arkamda Tanju Bey, aynı konu çerçevesinde kafamın içini kemiriyorlar:

“Tahir iyi adamdır. Güngör kötü adamdı. Tahir’le dalaşma, Güngör’den uzak dur”

“Kesin”dedim sonunda,“Ben yolumu çizdim. Güngör’le beraber ilerliyorum. Başka konular konuşalım.”

Ortasından demiryolu da geçen muhteşem 3’ncü köprüyü bitirdik. Palamutköy denilen bir yere çıktık.

Oradan Sarıyer…

Muhteşem Sarıyer tünellerinin içinden geçtik, Otel binasından tanıdım. Tarabya’ya inmişiz.

İstanbul’un tartışmasız en iyi balıklokantalarından biri olan Kıyı’nın önünde durduk.

Sinan’ın arabasının çevresini valeler, restorandın bütün şefleri sarmaladı,“Hoş geldiniz Sinan Bey”diyerek, önünde eğiliyorlar. Zaten Sinan baştan rezervasyon yaptırmış.

En güzel masaya buyur ettiler bizi.

Bu sezonun ilk çingene palamudunu banaSinan Saralısmarladı. Bonkör çocuktur, herhalde çok palamut yiyeceğim.

Sinan Saral ile TanjuCılızoğlu su içiyorlar. Ben Boğaz kenarına,en kral balık lokantasına gelmişim. Muhteşem mezeler, sabah denizden çıkmış palamut önümde. Elbette hakkını verdim.

Saat 20.30 gibi kalktık. Sinan yine 3’ncü köprüyü ve Kuzey Marmara otoyolunu kullanıp İzmit’e dönecek. 3’ncü köprü ve yeni otoyol karanlıkta ışıklandırılmış halleri ile daha da muhteşem görünüyorlar.

Hiç hız kesmeden Gebze’ye kadar geldik. TEM Otoyoluna, yani bizim mevcut, eski yola çıktık.Kuzey Marmara Otoyoluaslında Akyazı’ya kadar uzanacak. Ama şimdilik Gebze’den çıkmak gerekiyor.

TEM’e girdik ya, perişan olduk. Gebze’de kaza olmuş. Yol kapanmış. Her taraf kamyon, TIR dolu.

1 kilometrelik yolu 1 saatte ancak gittik. Sonra D-100’e çıktık. İnanılmaz kalabalık, riskli.

Araba 4’ncü vitesi çıkamıyor. Saat 23.00 gibi İzmit’e ulaşabildik.

Elbette nasıl yapılmış, kaça mal olmuş, neden bu kadar pahalı, neden bu yol ve köprüden geçmeyenler bile para ödüyor bunları sorgulamak lazım. Ama mutlaka,“Bu yolları, bu köprüyü yapandan Allah razı olsun”demek de lazım.

Kuzey Marmara otoyolu, artık neredeyse imkansız hale gelen İzmit-İstanbul yolculuğunu çok rahatlatacak.

Ama bu olurken, mevcut otoyolu, mevcut D-100’ü nasıl İzmit’ten çevre yolu ve şehir içi yolu olarak kullanırız, bunları da şimdiden düşünmek gerekiyor.

Sinan Saral’a ve Tanju Cılızoğlu’nabana yaşattıkları gece için çok teşekkür ediyorum.

Farklı görüşlerde olsak da hala çok fazla gerçek dostumun bulunduğunu görmekten de güç alıyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi