Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 6,4510
Euro 7,1898
Altın 338,14

Bayramda da kolum askıda

8 Temmuz Pazartesi günü bir kaza geçirdim. Tamamen kendi hatam, dikkatsizliğim.

O gün önce Bağçeşme Mezarlığı’na, kardeşim Nahit Çiğit’in kabri başına gitmiştim. 1. ölüm yıldönümünde Nahit’i andık.

Öğlen namazı saatinde de bir cenaze töreni için Yahya Kaptan Akşemsettin Camii’nin avlusuna gittim. Cenaze sahiplerine taziyenin ardından musalla taşı önünden geçerken dikkatsizliğim nedeniyle yerdeki bir taşa takılıp, boylu boyunca yere serildim.

Yanımda bulunan Başar Kardeşler, Güngör Arslan ve Faruk Bostan, hemen beni Cihan Hastanesi’ne götürdüler. Ortopedi Uzmanı değerli hekim Dr. Ali Hürmeydan röntgen çektirdi. Sol omzumun topuzunda tekli kırık tespit etti.

O tarihten beri sol kolum askıda geziyorum. Askılı şekilde yatıyorum. Bu sıcak havalarda inanın büyük ızdırap.

Bayram öncesi kontrole gittim. Ali Hürmeydan yine röntgen çektirdi. Bilgisayar ekranında sol omuz topuzumun son halini inceledi:

“Helal olsun sana, tebrik ederim. Kırık kaynamaya başlamış. Durum çok iyi” dedi.

Ben içimden “ohhh” çekiyorum. Askıdan kurtuldum diye düşünüyorum. Ama Ali Hoca devam etti:

“Durumu riske sokmayalım. Askıda 10-15 gün daha dursun. Sonra da fizik çalışması yaparız.”

8 Temmuz’da düştüm. Yani 1 ayı geçti.

Kolum askıda. Yazılarımı elle, kalemle yazıyorum.

Araba kullanamıyorum.

Çatal-bıçak kullanarak yemek yiyemiyorum.

Biftek veya balık yiyecek olsam, eşim veya bir arkadaşım bir bebek için yemek hazırlar gibi bıçakla kesip, önüme koyuyorlar.

Gece yatakta dönemiyorum. Kan-ter içinde kalıyorum.

Dr. Ali Hürmeydan,günde 4-5 kez askıyı çıkartmamı, çok sert olmamak kaydıyla sol kolumu hareket ettirmemi tavsiye etti. “Havuza gir, kolunla suyun içinde daireler çiz. Ama kulaç atma” dedi.

Sözün kısası; bu bayram tatilini de sol kolum askıda geçireceğim.

Bu halde kurban kesemem.

Araba kullanıp, gezemem.

Çok fazla bayram ziyareti de yapamam.

En büyük lüksüm, havuza girip, yaşlı felçli hastalar gibi kolumla su içinde daireler çizmek olacak.

Nazar değdi desem, kimsenin gözüne batacak bir lüksüm yok.

Beddua kurbanı oldum desem, hiç kimseye kötülük yaptığımı, canını yaktığımı hatırlamıyorum.

Benimki tamamen dikkatsizlik.

Kötü şans, tatsız tesadüf…

Her şeye rağmen, “Allah başka dert vermesin, buna da şükür” diyorum.

Bu ay içinde bir oğlum için söz kesme, diğer oğlum için nişan törenlerine katılacağım.

Bir kolum askıda. Güzel gelinlerime bile sarılamayacağım.

Yine de şükür. Bu da geçer.

Oğullarımın nişanlarında belki oynayamayacağım ama, gelecek yıl düğünlerinde bol bol göbek atarım. Kendinize dikkat edin. Attığınız adımı ölçülü atın.

Benim durumuma düşmeyin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi