Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 6,6927
Euro 7,3284
Altın 363,42

Ne mutlu ki, yalnız değilmişiz

Geçen hafta dün geceydi…

Geceleri kendime vurduğum yüksek dozlu insülini olmuş, televizyonda maç falan da olmayınca, yatıp uyumuştum.

Saat 00.30 sıralarında kapının acı acı çalmasıyla yataktan fırladım…

Eşim de salondan bana doğru koşuyormuş.

“Polisler geldi. Seni götüreceklermiş” dedi.

Önce şaka sandım.

Baktım, kapıda Güvenlik Şube’den üç polis

Eşim korkmuş, ama nezaketi ve misafirperverliği elden bırakamıyor, “Buyurun, size çay yapayım” falan diyor.

Yok” dedi polisler, “Emir var. Amca’yı alıp, gideceğiz …

Bu ülkede gazetecilerin başına böyle şeylerin sık sık geldiğini daha önce çok okumuş, duymuş, televizyonlarda görmüşüm falan da hiç başıma gelmemiş…

Pantolonu giymeye çalışıyorum.

Düğmesi bir türlü kavuşup, iliklenmiyor…

Polisler açık kapıdan beni gözlemliyor…

Benim oturduğum binada bir katta dört daire var…

Komşuların da kapıları açılmaya başlandı.

Ne düşünüyorlar acaba; “Çiğit’lerin evinde cinayet falan mı var?”

Giyindim…

Büyük oğlum Can da benimle birlikte geldi. 

Polislerle bahçeye indik.

Yağmur yağıyor ve soğuk.. Ben alabildiğine şaşkın..

 Kafamı da tavana çarpmayayım diye kollayarak beni polis aracına bindirdiler… Oğlum, “Babam hastadır. Ben de gelebilir miyim” diye sordu, “Gel“ dediler…

Evinde oturan nöbetçi bayan Savcı, hakkımda gözaltı emri vermiş… 

Önce Devlet Hastanesi’ne geldik.

Kapıda kelepçe taktılar.

Oğlum Can’a bir fotoğrafımı çektirdim.

Zaten sonra bu fotoğraf patladı….

…………………………

Bu muameleyi hak edecek ne yaptım ben?

MİT Tırları mı yazdım, Libya’da şehit olanların ismini mi, Suriye’de olup bitenleri mi yazdım?

Terör örgütünü övüp, devlete karşı düşmanlık mı yaptım, yoksa bilmeden bir cinayete falan mı karıştım?

Hiçbiri değil… 

Ellerim kelepçeli, Kocaeli Devlet Hastanesi’nin acil servisindeyim.

Etrafımda üç polis….

Suçum, yöneticisi olduğum internet sitesinde, İzmit’teki bir hastanede koronavirüs nedeniyle iki kişinin öldüğü yolunda haber çıkmış olması.

Benim internet sitesiyle hiç alakam yok.

Bu haberi de görmedim bile…

Ama neredeyse sokağa çıkma yasağı sınırındaki yaşa gelmiş, üstelik pek çok kronik hastalığı bulunan, çok ağır bir kalp ameliyatı geçirmiş adamı, yani beni gece yarısını geçe, evinden alıyor, kelepçe takıp götürüyorlar…

…………………..

Oysaki, bir hafta önce Büyükşehir Belediye Başkanı Büyükakın hakkımda şikayetçi olmuş, polisler telefon edip, beni ifadeye çağırmışlar ve kendim gidip ifade vermişim.

Kelepçeli olarak gözaltına alınmadan bir gün önce, bu kez işadamı İbrahim Aracı hakkımda şikayetçi olmuş, yine polisler telefonla çağırmışlar, yarım saat içinde Güvenlik Şube’ye gidip, ifade vermişim…

Yerim belli, yurdum belli.

Yurt dışına kaçacak, polis beni gözaltına alıyor diye evde tavana çarşaf dolayıp kendimi asacak halim de yok….

Neden böyle bir muamele ile karşılaşıyorum.

Türkiye’de gazeteci olmanın, biraz muhalif gazeteci olmanın bedeli bu mu olmalı?

İnternet sitesinde çıkan haber doğru.

Zaten iki saat sonra Sağlık Bakanı da açıkladı. Haber de internet sitesinden kaldırılmış.

Ama geliyorlar, beni evden, gece yarısı kelepçeli olarak alıyorlar.

Neymiş, evinden nöbet tutan Bayan Savcı, böyle istemiş….

……………………….

Neyse, suçu (!) Güngör üstlendi, beni gece saat 04.00’de bıraktılar.

Ama hayatımın en acı anılarından birini yaşadım.

Ertesi gün her şeyi yazdım.

Bütün detaylarını yazdım. Ellerim kelepçeli halde oğlumun çektiği fotoğrafımı da kullandım…

Hiç beklemiyordum ama, olay patladı…

Bizim de sevenimiz varmış.

Biz bu ülkede yalnız değilmişiz…

Fikri Işık dışındaki AKP’li kimse aramadı.

Zaten MHP’lilerden beklemezdim ama onların dışında Türkiye’nin her yerinden, dünyanın pek çok yerinden tanıdık, tanımadık yüzlerce dost aradı.

Hatır sordular, “O fotoğrafını görünce gözlerimiz doldu. Sana bu yapılır mı?” dediler…

Hatta Avrupa Birliği’nde olay konu olmuş.

Avrupa Birliği, “Türkiye’de gazetecilere baskı, koronavirüs haberleri yüzünden de yapılıyor. İzmit’te bir gazeteci corona virüs haberi yüzünden evinden gözaltına alındı. Kınıyoruz” diye yayın yapmış.

Yabancı televizyon kanalları, radyolar aradı, röportaj yaptılar.

Hiçbirinde yine de devletimi şikayet etmedim.

”Polisler çok nazikti. Görevlerini yaptılar. Her halde bir yanlış anlama oldu” falan diye kıvırttım…

Ama, arayanları da aramayanları da arayamayanları da bir kenara not ettim.

Arkamda bu kadar büyük bir halk gücünün olduğunu görmekten mutluluk ve gurur duyuyorum.

Tabii, bu başıma gelenlere çok sevinen, benim kelepçeli fotoğrafıma bakıp bakıp gülenler de oldu…

Onları Allah’a havale ediyorum…

Hala devletten, Vali’den, beni evimden gece yarısı kelepçeli olarak aldıran yargı mensuplarından özür bekliyorum.

Ülkemi bu hale getiren siyasi iktidarın mensuplarından

Şimdi güç sizde.

Bu gece de evime polis gönderip, beni kelepçeli aldırabilirsiniz.

Her şey, herkes sizin elinizde.

Şu soruyu sormak istiyorum.

Ben hala, Haldız Grubun gazetesinde çalışan İsmet Çiğit olsaydım, aynı suç gerekçesiyle, aynı şekilde beni gözaltına aldırır mıydınız?

Çok iyi biliyorum ki, siz korkaksınız.

Bu devir bir gün sona erdiğinde, yaptıklarınızın faturasını nasıl ödeyeceğini bilmeyen, bundan çekinen korkaklarsınız…

Ve korkun.

Biz yalnız değiliz.

Biz aciz, zavallı değiliz…

Allah ömür verirse, bizim de günümüz gelecek.

Yapılan haksızlıklardan elbet hesap soracağız.

Ama emin olun, biz sizi gece yarısı evinizden kelepçeli olarak almayacak, insanlık onuruna yakışmayacak hiçbir muamelede bulunmayacağız.

Sadece “Hak-Hukuk-Adalet” diyeceğiz…

Topluma ektiğiniz bu koranavirüsten çok daha tehlikeli düşmanlık tohumlarını tek tek söküp atacak, bu ülkeyi yeniden şeffaf, adil, akıllı ve bilgili insanların yönettiği bir hukuk devleti haline getireceğiz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

08

İbrahim kahraman - Eskilerin bir tabiri vardır.darda kanlara sıkıntısı olanlara,bir haksız muamele sebebiyle canı sıkkın olanlara hatalara gidilir BUDA Geçer Ya Huu yazdırılıp hediye edilirmiş.Anlaşılan size böyle bir levha yazdırıp getirelim...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 27 Mart 00:52
06

Ersoy Kandemir - Demek Fikri Işık sizi aradı,sorsaydınız ya ona ben Haldız grubunda çalışırken sorusunu,deseydiniz ya milletvekili bu adalet sisteminden siz razımısınız,gerçi kendi razıdır ama birgün razı olmadığı günleri de göreceğimden şüphem yok.Bu ilde en nefret ettiğim ilk üç şeyi sorsalar üçüncü sırada kendisi,ilk sıra Şenolun!

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 26 Mart 14:32
05

İzmitli - Takık plak gibi hep aynı şeyleri yazmaktan bıkmadınız mı. Kendini tekrar eden bir yazar bitmiş demektir..

Yanıtla . 3Beğen . 2Beğenme 26 Mart 12:27
04

Bünyamin - ohooo bakıyorum akp provakatörleri tetikçileri teröristleri dolmuş. Milletin öldürücü yumruğunu ytediğiniz zaman göreceksiniz zulmü, mazlumların canını yakmayı, vatan işahentlkerinizi, yetim hakkı yemenin karşılığını tam göreceksiniz

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 26 Mart 11:19
07

kerem1441 - @Bünyamin 04 nolu yoruma cevabı: bünyanmin senin başka işin gücün yok mu?..eleştirince akp trölü oluyoruz..demekki güç sana geçse sende bize zulüm yapacaksın

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Mart 16:42
03

Mehmet YILDIZ - Devlet Haksız Sen Haklısın Öylemi ? Yaşlandın Sağlıklı Düşünemiyorsun.Bırak Artık Bu İşleri. Otur Evinde Rakını İç. Bu Bir Dost Tavsiyesidir.

Yanıtla . 1Beğen . 4Beğenme 26 Mart 10:52
02

Cemal Gür - Ya Arkadaş Yazılacak Şey Var.Yazılmayacak Şey Var.Şimdi Bu Basın Özgürlüğü Öylemi ?Vaybeee ...

Yanıtla . 0Beğen . 8Beğenme 25 Mart 23:06
01

Kerem1441 - İsmet Bey zamanında bu ülkede bir kesim tarafından desteklenen bir darbe ile başbakan ve bakanlar idam edildi. Bu mağduriyetin acısı yıllarca sürdü. imdi bu yazınıza bakınca intikam öc hak adalet ....Onlarda adaletli davrandığını düşünüyorlardı..Rahmetli Menderesi asanlarda kanuna hukuka uygun davrandıklarını söylüyorlardı.. Eğer senin savunduğun düşünce iktidara gelir ve bunları yargılarsa onlarda adil oldukjlarını savunacak..Ama ne bunların ne senin düşüncenin adil olmadığı yıllar sonra ortaya çıkacak..Sonuçta iktirlara göre değilde kanuna anayasaya göre herkese eşit mesafede gücünü kanundan alan hukukçular olmadığı sürece dün snein bugün bunların yarın tekrar senin görüşünün hukuçuları olacak..Daima bir kesim mağdur olacak..Yazıklar olsun sende bunu savunuyor olacaksın..O yüzden geçmiş olsun demiyorum...çünkü sana güç geçse sende aynısını yapacağını itiraf ediyorsun

Yanıtla . 1Beğen . 7Beğenme 25 Mart 22:29

Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi