Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 6,7647
Euro 7,5792
Altın 370,10

Yavaş yavaş alışıyoruz..!

“Değişim rüzgarı esmeye başlayınca bazıları duvar inşa eder, bazıları ise rüzgar değirmeni”.

Çin Atasözü

Evet, bu atasözü yaşadığımız bu günler için pek bir manidar.
Hele ki Çin’den geldiyse (!) Ancak gerçekten de şu günler öyle rüzgarlı, öyle fırtınalı ki , savrulmayan, yer değiştirmeyen, yolunu şaşırmayan kalmadı, hepimiz bir şekilde nasibimize düşeni aldık, oradan oraya yer değiştirdik, neler olduğunu anlayamadık.
Ve sanki yavaş yavaş, artık biraz da olsa alışıyor gibiyiz.
Hayatımızın tam ortasına gelip bizde oradan hiç gitmeyecekmiş gibi hissiyatı uyandıran bu virüsü sanki kabul etmeye başladık hepimiz.
Önceleri birçoğumuz böyle bir şeyi kesinlikle ciddiye almadı, böylesini tahmin etmedi, bu kadar önemli olacağını, bu kadar ciddi bir durum olduğunu idrak edemedi, kavrayamadı. Bazısı hatta öyle bir şekilde bu durumu reddetti ki ilk başlarda belki tek düşündüğü kendisinden başka herkese bir şey olabileceği ve ona bu virüsün uğramayacağı oldu.
Hatta öyle ki dışarıya çıkıp keyfi olarak da gezdi, ben hijyenime de herşeye dikkat ediyorum, kendimi de iyi hissediyorum, bana bir şey olmaz dedi, reddetti.
Kimisi yurtdışından gelmiş olmasına rağmen ve hatta uyarılara rağmen sokaklarda gezmeye devam etti. Kendisini de, sevdiklerini de, ailesini de diğer insanları da riske atmaya devam etti.
Belki bilerek, belki bilmeyerek, belki de hem olanları dinleyip bilmiyormuş gibi yaparak, bu kolayına geldi çünkü, alıştığı, sevdiği düzenini hayatını bozmak istemedi, kulaklarını duymak istemedikleri için, gözlerini de görmek istemedikleri için kapadı.
Sonrasında durumu biraz anladıktan sonra bence biraz kızdık.
O zamanlar hepimizin duyguları da biraz karışıktı aslında, kızgın, öfkeli, belki de ilk defa bu şekilde sarsılmış, uzun zamandır ilk defa bu denli korkmuştuk, her şey üstümüzüe üstümüze geldi.
Gerçeklerden kaçtık belki bir süre ve bunu yaparken de sanki o gerçek yokmuş gibi saçma bir şekilde kendimizi aldattık.
Ama belki öylesine korktuk ki üzüntüden, elden bir şey gelmediğinden, ne yapacağımızı bilemedeğimizden dolayı böyle yaptık. İnsanız, önce hep inkar etmez miyiz aslında istemediğimiz bir şeyi, önce hep olmamış gibi varsayarak hayatımızda görmezden gelmiş gibi yapmaz mıyız?
Dedim ya insanız, hepimize önce ağır geldi, hala da çok kolay değil aslında.
Ama bence alıştık artık.
Yavaş yavaş alıştık.
Önce belki biz de inanmadan bu da geçer dedik şimdi aslında alışarak ve inanarak geçeceğini düşünüyoruz.
Kabul ettik çünkü artık olanı, olduğu gibi, olması gerektiği gibi.
Her gecenin bir gündüzü, her karanlığın bir aydınlığı, her zorluktan sonra bir kolaylığın olduğu gibi.
Belki 1 ay, belki 2 ay, belki 6 ay, belki 1 yıl.
Bilmiyoruz.
Şu an bildiğimiz tek şey yaşadığımız bu kötü ve zor günlerin geçeceği.
Elbet geçeceği.
Şu anda sadece yapmamız gereken, yapabiliyorsak, imkanımız varsa, olabiliyorsa evde kalmamız.
Dışarıda geçireceğimiz daha nice güzel günler için tedbirli olalım, evde kalalım.
Ancak bu şekilde daha kısa sürede belki de geçecek, virüsün yayılma hızı azalacak.
Not: İlerleyen günlerde havalar ısınmaya başlayacak.
Yılın en güzel, belki de bazılarımızın en fazla sevdiği mevsimi bizi karşılayacak.
Dışarı çıkmak isteyebiliriz ama şu an çok farklı günler yaşadığımızı unutmayalım, aldanmayalım.
Eğer uyarıları dinlersek, evde kamaya devam edersek, izole olursak, bu süreç daha hızlı geçecek ve istediğimiz kadar dışarıda vakit geçirebileceğimiz, sevdiklerimizle yaşayacağımız nice güzel günlerimiz olacak.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İlksen Çağlayan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi