Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 6,8078
Euro 7,4372
Altın 378,72

Düttürü Dünya

Corona virüs nedeniyle 4 günlük (96 saat) zorunlu ev hapsimizi tamamladık.
Bu zorunlu ev hapsi, benim için son derece sakin geçti.
96 saatin yarısından çoğunda uyumuşumdur.
Geri kalan bölümünde ise sürekli film seyrettim.
Bir dijital platformun sinema kanallarında önüme ne çıkarsa izledim.
Bilim kurgu, fantastik ve korku türü filmleri sevmem.
Bunları eledim.
Ama gerilim, polisiye, romantik komedi, komedi, dram ne varsa; yerli-yabancı, ödüllü, ödülsüz ne çıkarsa hepsini izledim.
Geçmişte izleyip, çok beğendiğim bazı filmleri tekrar izledim.
Bunca film içinde aklımda bir tanesi kaldı: “Düttürü dünya”.
1980’lerde yapılmış Kemal Sunal filmi.
Ama Kemal Sunal’ın bütün diğer filmlerinden farklı bir Kemal Sunal filmi.
Doğrudan sulu komedi değil.
Traji komik bir film…
Filmde Kemal Sunal bir klarnetçiyi oynuyor.
Çoluk çocuk sahibi, aile babası, yoksul bir klarnetçi.
Pavyonlarda oryantal dansözlerin arkasında klarneti üflüyor.
Sarhoş müşterilerin klarnetin ağzına soktuğu bahşişlerle evini geçindiriyor.
Çok uğraşıyor garip, çok çalışıyor ailesini geçindirmek için.
Kiralık köhne bir evde oturuyorlar.
Haksız uygulamalarla bu evde ellerinden alınıyor.
Gözlerinin önünde, iş makinaları ile evleri yıkılıyor.
Engelleyemiyor zurnacı Kemal Sunal.
Karısı ve çocukları ile evinin yıkılışını seyrediyor.
Çok çile çekti, çok acı çekti.
Çok uğraştı ama evini bile kurtaramadı.
Filmin sonunda aldı yine zurnasını eline, mahallenin ortasında öttürmeye başladı.
Kafayı yedi.
Oyun havası çalarak, bütün mahalleyi yıkılan evinin enkazı önünde oynattı, göbek attırdı.
…………………..
Bu dünya Düttürü Dünya sevgili dostlar…
Çok haksızlık var.
Çok adaletsizlik var.
İnsanlar arasında eşitsizlik olduğu zaman, ortaya adaletsizlik çıkıyor.
Siz didiniyor, uğraşıyor, düzgün insan olmak, haklarınızı savunup, korumak, ailenizi geçindirip, iyi yaşatmak için çalışıyorsunuz.
Ama her şey elinizde olmuyor.
Zamanımızın çarpık şartları içinde kendilerini güçlü ve önemli sananlar size karşı ellerinden gelen her kötülüğü yapabiliyorlar.
O zaman, boş verip çalacaksınız zurnayı.
Öttüreceksiniz oyun havasını.
Bir şeyleri değiştirmeye, düzeltmeye, herkes arasında eşitlik ve adaleti sağlamaya gücünüz yetmiyorsa, vur patlasın, çal oynasın diyeceksiniz…
Düttürü dünya bu dünya. Hiçbir şeyi, korona virüsü bile çok fazla ciddiye almayacaksınız…

KURŞUNLANMANIN ÜZERİNDEN
TAM BİR HAFTA GEÇTİ


Geçen hafta pazartesi sabahıydı.
SES KOCAELİ’nin ofisini dışarıdan kurşunlanmış halde bulduk.
Sabaha karşı saat 05.00 sıralarında beyaz bir araba ile gazete ofisinin sokağına geliyorlar.
Plakası sökülmüş, bu kahpe saldırı için özel olarak hazırlanmış aracın arka koltuğunda oturan şahıs camdan gelini çıkartıp, gazete binasına 8 adet 9 mm.lik kurşun sıkıyor.
3 bin TL’ye mal oldu Güngör Arslan’a.
Tuzla buz olan cam kapıları yeniledi.
Bu çirkin saldırı kabul edilemezdi.
Polis, çok ciddi biçimde soruşturma yaptı.
Saatlerce olay yeri incelendi, kamera kayıtlarına bakıldı.
Gazeteye kurşun sıkanların arabası hiç durmadan bizim sokaktan çıkıyor, Atatürk Bulvarı’na iniyor.
Aracın bundan sonraki geçiş yerleri tamamen Mobese kameraları ile çevrili.
Bu olaydan sonra Sayın Vali beni bizzat aradı, faillerin kesinlikle yakalanacağını söyledi.
Mobese kameralarıyla dolu bir şehrin merkezinde bu işi çözmek de polis için çocuk oyuncağı olmalıydı.
Ama olayın üzerinden tam bir hafta geçti.
SES Kocaeli’yi kim, neden kurşun yağmuruna tutmuş en azından müşteki olan bizlere en küçük bilgi verilmedi.
Merak ediyorum, acaba işin içinden adi bir saldırı değil de ipin ucunda bazı siyasetçilerin bulunduğu bir çapanoğlu mu çıktı?
Malum, ilimiz emniyeti, çok uzun geçmişteki faili meçhul cinayetleri bile aydınlatmakla övünür.
Şehrin göbeğinde bir mekanın kurşunlanması olayı.
Çok basit bir iş polis için.
Gerektiğinde bizi gelip gece yarısı evden kelepçeli almayı biliyorlar da, bizim ofisimizi kurşun yağmuruna tutanları nasıl bulamıyorlar…
Bu durum acaba birilerine “SES KOCAELİ’ye isteğiniz gibi saldırın. Biz sizi kollarız” mesajı mı oluyor?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Ersoy Kandemir - Sene olmuş 2020 hala o filmleri halkımız zevkle ilk gün izlenildiği gibi izliyorsa buna bence sanatın zirve noktası denir,halk adamı Kemal Sunal’a da tüm halk adamlarına da selam olsun.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Nisan 01:21
01

Yaşar Yildiz - Ismet abi askerligi ankarda yapan biri olarak film beni ULUS ruzgarli sokağa götürdü Oralari cok gezdim. Gazetecilerin ve ankara pavyonlarinin en meşhur sokağı cok duygulandim.Sana ve gungor abiye selamlar.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 27 Nisan 12:05


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi