Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar
Euro
Altın

Güvendeki tehlike..!

Merhaba, hoşbuldum.

Sizlerle ilk yazımı paylaşıp tanışmamız bu dönemde alınan sokağa çıkma yasaklarından birine rastladı.

Her rastlantının insanın hayatında bir amaca hizmet ettiğine inanırım hep.

Öylesine rastlamayız birbirimize.

Diliyorum ki; benim sizinle olan bu rastlantım hem sizlerin hem de benim hayatımda güzel bir yerlere dokunur.

Alışkanlıklarımızın çoğunu revize etmemiz gereken bir süreçten geçiyoruz.

Covid-19 virüsü hayatımızı ele geçirmek üzere tüm enerjisini harcamaya başladığından beri dikkatimizi başka konulara vermek çok mümkün olmuyor.

İnsanlar önceden keyif alarak yaptığı çoğu şeye konsantre olamıyorlar.

Kaygıları, depresif halleri odaklanmalarına ve eylemlerine engel oluyor.

Kaygıyı yaratan da çoğu zaman işlevsiz, çarpıtılmış düşünceler oluyor. 

Bu süreçte kaygımızın kaynaklarından biri güvenli alanları terk etmek zorunda olmamızdı.

Covid-19 dünya gündemine oturmadan önce çoğumuz iş hayatımızın ve sorumluluklarımızın getirdiği yükler altında ezildiğimizden şikayet ediyorduk.

Virüsün yayılmasını engellemek için çoğu firma çalışma düzenini değiştirdi. Maddi kaybı olmasa da, bu yeni düzende insanlar telaşe düştüler.

Çünkü bizi strese sokan, köşeye sıkıştıran bir iş hayatımız da olsa onun tüm dinamiklerine hakimdik.

Oradaki stres bildiğimiz stresti, uzun yıllardır bir şekilde bazen başa çıkıyor, bazen bunalıyor ancak yine bir yolunu buluyorduk devam etmenin.

Uzun zamandır evde olsak yapmayı dilediğimiz birçok şeyi yapacak vaktimiz vardı artık, ancak bu düzen tanımadığımız bir düzendi ve biz onunla ne yapacağımızı bilemeyip endişelendik. Güvenli alanımızdan çıkmıştık çünkü.

Dinginliğin içinde tehlikede hissedip stresin içindeki güven duygusunu aradık bir müddet.

Asıl sorun çıkaran düzen değildi.

Bizim yeni düzenle ne yapacağımızı bilmememiz ve bilmemize engel olan çarpıtılmış düşüncelerimizdi asıl sorun. 

İnsanın çok uzun yıllardan beri verdiği mücadelenin sebeplerinden biri değil midir zaten güvenlik arayışı.

Güvenliğinin tehlikeye girdiğini hissettiğinde endişelenir.

Ancak bu sefer bizi tehlikede hissettiren, ne yapacağımızı bilmemize, eyleme geçmemize engel olan, biraz da kendimizle kalma halimizdi.

Kendimizle çok fazla baş başa kalınca ne yapacağımızı bilemedik.

Kendimizle kalmamızı bir sorun gibi gördük, sıkıldık ve sanki sürekli yetişmesi gereken işler yapmamız gerekiyormuş ya da bu hayatı hep aktivitelerle doldurmamız gerekiyormuş gibi boşluğa düştük.

Yeterli aktivite bulamadığımızda eksik bir şeyler yapıyormuşuz gibi hissedip bu sefer de bunun telaşına düştük. 

İnsanın en kötü düşmanı yine kendi oldu yani.

Yine kendi düşüncelerindeki ‘-meli,-malı’ lar, mükemmelliyetçi ya da genelleyici tavrı köşeye sıkıştırdı onu.

Uzun zamandır stresinin sorumlusu gördüğü patronu, şefi, çalışma arkadaşları yoktu şimdi.

Ama insanlar hala mutsuz ve tatminsizdi.

Eşimizin, işverenimizin, dostlarımızın isteklerimizi görmemesinden şikayet ediyorduk hep bu sefer isteklerimize kulak vermeyen kendimiz olduk. 

Oysa bazen tek ihtiyacımız olan biraz durmaktır.

Durmak dinlemek, dinlenmek.

Dinlemekten kastettiğim bizi yıpratan, kendinizi değersiz hissettiren düşünceler değil tabii.

Ne istiyorum?

Ne beni mutlu ederdi?

Gerçekten neye ihtiyacım var?

Şimdiye kadar ihtiyacım zannedip sürdürdüğüm, aslında ruhuma yük olan neler yaptım, önceliklerim neler ve eylemlerim önceliklerimle uyuşuyor mu? Uyuşmuyorsa şimdi bunlarla ne yapabilirim? 

Sıkılmaktan kaçınmayın.

Ruh yeteri kadar sıkılmazsa onu sıkıntıdan kurtaracak çözümü bulamaz.

Sıkıntınızın da hakkını verin, dibine kadar sıkılın ki yeni normale döndüğümüzde ömrünüzün şimdiye kadar geçen zamanında şikayet ettiğiniz davranış ve düşünce şekillerinizi sürdürmekten vazgeçebilin.

Çünkü düşünce değişmeden davranış değişmez.

İlerlemenize engel olan düşünceleri fark etmeniz için doğru zaman şimdi belki de.

Sağlıkla kalın...

 

Öykü Yıldırım LÜLECİ

Özel Akademi Hastanesi

psikologoyku@gmail.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Öykü Yıldırım Lüleci - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi