Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 6,8627
Euro 7,7740
Altın 397,05

Tüm yaş almışlar için

Bugün pazar.

Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.

Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün

bu kadar benden uzak

bu kadar mavi

bu kadar geniş olduğuna şaşarak

kımıldamadan durdum.

Sonra saygıyla toprağa oturdum,

dayadım sırtımı duvara.

Bu anda ne düşmek dalgalara,

bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.

Toprak, güneş ve ben...

Bahtiyarım...

Nazım Hikmet Ran

 

Tiyatro sanatçısı Genco Erkal, geçen haftaki pazar günü, yani Ramazan Bayramının birinci günü, Nazım Hikmet’in bu dizeleriyle seslendi onu dinleyen takipçilerine.

Nazım Hikmet bu dizeleri, 1938 yılında, Ankara Merkez Komutanlığı Cezaevi’nde yazmış.  Genco Erkal ise 65 yaş üstündeki büyüklerimize haftasonları verilen izin kapsamında dışarıya çıktığında okudu bu şiiri onu takip edenlere.

Nazım Hikmet’in özgürlüğü, güneşi, gökyüzünü, maviyi, yaşamayı bu denli muhteşem anlattığı, Genco Erkal ustanın da bizlere bu denli harika aktardığı kısa videoyu izlemenizi mutlaka öneririm.

Gerçekten harika.

Gerçekten çok etkileyici.

65 yaş üstü büyüklerimiz hepimizin de bildiği üzere yaklaşık 3 aydır evlerinde.

Sadece pazar günleri 14:00 ile 20:00 saatleri arasında sokağa çıkabiliyorlar.

18 yaşın altındakiler gibi onların da kısıtlamaları halen devam ediyor.

Ülkemizde normalleşme rüzgarı başlamış ve bir çok yer açılmış, bir çok insan çalışma hayatına dönmüşken, onlar evlerinde durmaktan oldukça sıkıldı.

Ülkemizde bu kararlar alınırken ve bu uygulama yapılırken, onları korumak adına olduğunu ve bu kararları desteklediğimi de belirtmiştim.

Ama özellikle son zamanlarda bu yaş grubundakilerin kendilerini oldukça bitkin ve kötü hissettiklerini düşünüyorum.

İlk başlarda yapılan, onların iyiliği için olan ve gerçekten çok iyi sonuçların alındığı bu kısıtlamaların artık onlara zarar verdiğini düşünüyorum.

Hatta birçok insan bu uygulamayı fazla buldu ve öyle ki insan haklarına aykırı olduğunu düşünerek dava açan bile oldu. 

Büyüklerimiz, artık kendi işlerini kendileri yapmak, en basitinden markete, pazara gidip ihtiyaçlarını kendileri almak istiyorlar.

Kendi kendilerine bankaya gidip, işlerini halletmek istiyorlar.

Hafta içi her yer açıkken de yürüyüşlerini yapmak ve hayata, yaşama bir şekilde yeniden eskisi gibi katılmak, dahil olmak istiyorlar.  

Pandeminin ilk başlarında sosyal medyada da büyüklerimizin günah keçisi ilan edildiğinden ve onları korumak ile onları koruyormuş gibi yapıp aslında hiç hoş olmayan şekilde, kaba ve anlayışsız birçok tavra maruz bırakıldıklarından ve incindiklerinden de önceden bahsetmiştim.

Bu tarz davranışların onları kırdığını ve kendilerini kötü hissedebileceklerini anlatmıştım.

Bu süreç zarfında, fazla oturmaktan veya fazlaca hareketsiz kalmaktan çoğunun dizleri ve bacakları ağrıyor olabilir.

Yürüyüş yaptıkları tek mesafe salon ve mutfak arası olabilir.   

Şimdi de işin aslı, sadece fiziksel boyutundan öte, aslında duygusal, psikolojik anlamda da çok zorlandıkları aşikar.

Bir de üstüne üstlük her yerin açılıp ve aslında pandeminin daha fazla yayılacağı birçok ortam da yeniden hizmet vermeye başlamışken, bu süreyi hala evlerinde, kapalı bir şekilde geçiriyorlar.

Kendilerini bu şekilde çok daha yalnız ve unutulmuş hissediyor olabilirler.  

Bildiğiniz üzere HES uygulaması ile büyüklerimizden bazıları memleketine, çocuklarının yanına gitti belki ama orada kısıtlamaları aynı şekilde devam ediyor.

Büyüklerimiz, bu süreçte kendilerini toplumdan ayrı ve dışarıda hissediyor olabilirler. Kendilerini özellikle bu dönemde önemli görmeyebilirler.

Hatta hayattan bile soğuyabilir ve birçok psikolojik rahatsızlığa da açık hale gelebilirler.

Çünkü şu dönemde moralleri, yaşam enerjileri fazlasıyla azalmış olabilir.

Aslında bu yaş grubundakilerin emekli olmadan önce hepsinin birer mesleği ya da konumu olduğu gerçeğini hatırlamalıyız.

Hepsi toplumun içinde söz sahibi olan insanlardı.

Genel anlamda hem hayat tecrübesi bakımından hem de mesleki anlamda bizlerden çok daha önde olduklarını düşünüyorum.

Şu anda dışarıda rahatlıkla gezebilen birçok insandan çok daha fazla kendilerini koruyabileceklerini, bu anlamda çok daha itinalı olacaklarına eminim.

Onlar da bizler gibi artık coronayı, sosyal mesafenin, maskenin, el temizliğinin ve hijyenin ne olduğunu hepimiz gibi çok iyi öğrendiler.

Bundan sonra artık bizler de onlara bu anlamda güvenmeyi, inanmayı ve destek olmayı yeniden   öğrenebiliriz, onları yeniden hayatın içine katabiliriz.

Belki yakın bir zamanda mevcut kurallar esnetilir, henüz bilemiyoruz, bunları bekleyip göreceğiz.

Şimdi, yazımın başındaki Nazım Hikmet’e ait bu şiiri yeniden okumaya ne dersiniz?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İlksen Çağlayan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi