Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 6,8679
Euro 7,7645
Altın 397,24

Lale Devri çocuklarıyız biz; Zamanımız geçmiş

Bazen, kendimle baş başa kaldığım zamanlarda derin düşüncelere dalarım.

Hayatım bu kentte geçti.

60 yıl öncesinden beri bilirim.

Çok daha mutluyduk biz eskiden.

Çok daha özgürdük.

Bugün, bu pazar günü yazısında sizi biraz geçmişe götürmek, nostalji yapmak istiyorum.

Ciddi bir yazı için gerekli hiçbir kurala uymadan, bilgisayarın klavyesinden ekrana döktüğüm kelimeleri hiç tartıp, ölçmeden, kendime de zarar getirmeyecek şekilde duygularımı gerçek okurlarımla paylaşmak istiyorum…

………………………….

Bugün, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın, Cuma gecesi İçişleri Bakanının yayınladığı “Yasak” genelgesine vicdanının sızlaması ve Twiter hesabından “Ben bu yasağı kaldırdım” diye yazması sayesinde evimizden sokağa çıkabileceğiz.

Bakan Soylu’nun eline kalmış olsak, dün de sokağa çıkamayacak, bugün de evimizde hapis kalacaktık. İyi ki, Sayın Cumhurbaşkanı vicdanlı bir adam.

Milletvekillerini tutup kollarından hapse attırıyor ama, hiç değilse vatandaşının bu bunaltıcı sıcakta evine kapanmasına rıza göstermiyor…

Çelişkiler ülkesinde, tuhaflıklar şehrinde yaşıyoruz bu dönemde.

Ben 1968 kuşağından, o özgürlükler döneminden biri olarak görürüm kendimi.

Bırakın polisi.

Sokakta bekçi görecek de bana kimlik soracak.

Bana açık havada hangi sandalyede oturacağımı, kimin elinden tutup kimin elinden tutamayacağımı söyleyecek.

Bizim gençlik zamanımızın çok sıkıntıları vardı.

Cep telefonumuz yoktu mesela.

Sağlık sistemi çok eksikti.

İzmit Lisesi’nin duvarına ilk ankesörlü telefon takıldığında, Kocaeli Devlet Hastanesi’nin üroloji servisine ilk diyaliz makinası geldiğinde, bayram yapmış, çağ atlamış gibi olmuştuk.

Her gün zırt pırt elektrik kesilir, bazen birkaç gün su akmazdı.

Kahve, sigara torpille, benzin, mazot karne ile alınırdı.

Bırakın cep telefonunu, bilgisayarı, interneti, televizyon yoktu. 

Ama var olan tek kanallı devletin TRT’si, bütün siyasi görüşlere eşit yer ayırırdı. 

Sadece Osmanlı’nın kahramanlıklarını anlatan diziler değil, en kaliteli yerli dizileri, yarışma programlarını yapardı.

Bizimkiler’de Kapıcı Cafer’e (Ercan Yazgan), ya da Biracı Cemil’e, Perihan Abla’da Perran Kutman’a, Bir Demet Tiyatro’da Mükremin Abi’ye gülerdik. 

Levent Kırca’dan “Olacak o kadar “seyredince, siyasete, siyasetçiye zerre kadar öfkemiz kalmaz, gece neşe içinde uyurduk.

Uyuşturucu bilmezdi bizim nesil.

Aile terbiyesi vardı.

Öğretmene saygı, Allah’tan korku vardı.

Biz de arkadaşlarımızı davul zurna ile askere uğurlar, düğünlerde halay çekerdik.

Ama kimse silah sıyırıp ateşlemezdi.

Sarhoş kurşun veya yorgun mermi ile kimse vurulmazdı…

…………………………………

Kaç kişi hatırlar; bu kentte şimdi Sabri Yalım Parkı’nın bulunduğu alanda, Sefa Sirmen döneminde yakılan Tekel’e ait tarihi Reji binalarının bulunduğunu?

O binanın bahçesinde açık havalarda her öğlen paydosunda atletli Tekel işçilerinin çok iddialı voleybol maçı yaptıklarını ve herkesin heyecan içinde onları izlediğini.

Bu arada Reji binasından çevreye çok hoş bir kuru tütün kokusunun yayıldığını?

Özgürdük biz; şehrin göbeğindeki Arkadaş Birahanesi’nde (Şimdilerde Tatlıses Lahmacun Salonu) , akşam saatlerinde zehirsiz, tap taze midye tava eşliğinde buz gibi birayı yudumlamanın zevkini bilirdik.

Gece Fuar’daki Şehir Lokantası’nda üç beş arkadaş bir araya gelip oturduğumuzda Piyanist Tuncay’a istediğimiz şarkıyı nezaketle, diğer müşterileri rahatsız etmeden çaldırabilirdik.

Yılın bu mevsimlerinde, gece vakti Fuar’da olurduk. Kokoreç kokusu bir yandan, köfte kokusu bir yandan gelirdi.

Fantezi müzik, arabesk müzik, pop müzik birbirine girerdi.  

Gezerdik, eğlenirdik.

Gündüz sıcağında vapura atlar, Değirmendere, Karamürsel’e gider denize girerdik.

Bir sandal bulup, Körfez’de rölantide giden teknenin arkasından kaşık olta sallasak, mutlaka bir lüfer tutabilirdik…

Yazın bahçe sinemaları olurdu.

Araba içinde değil, açık havada birbirine yapışık tahta iskemleler üzerinde Yılmaz Güney seyredebilirdik.

Ahmet Kaya dinlerdik.

O zamanlar da ülkemizde siyasi gerginlik vardı.

Demirel ile Ecevit her gün birbirlerini eleştirirlerdi.

Ama onların ağzından hiç “Terörist, vatan haini” veya  “Saraydaki adam” gibi laflar duymazdık. Birbirlerinden söz ederken, isimlerinin başına mutlaka “Sayın“ eklerlerdi..

………………………

Korona virüs falan da bahane sevgili dostlar.

Bizim genlerimizle oynadılar.

Bu ülke Süper Lig’ten 3 ncü lige, bu kent Süper Lig’ten amatör kümeye düşürüldü.

Şu kişi veya bu siyasi parti suçlu demiyorum.

Topyekün hepimiz, bu ülkedeki bütün siyasetçiler, “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” mantığıyla sadece kendi huzurunu düşünen herkes suçlu.

Geçen gece geç vakit, bir televizyon kanalında Sibel Can çıktı.

“Lale devri çocuklarıyız biz. Zamanımız geçti” diyordu.

Bütün bunları ve burada yazamayacağım çok daha fazlasını düşündüm.

Biz Osmanlı’nın Lale devri gibi bir eli yağda, bir eli balda yaşamadık.

Ama özgür, onurlu insanlar olarak demokrasi kurallarının öyle veya böyle işlediği, kentin ehil ellerde yönetildiği bir ülkede ve bir kentte yaşadık.

O zamanlar hayat çok daha güzeldi…

Şimdiki kuşakların haline üzülüyorum da, gelecek kuşaklara nasıl bir ülke, nasıl bir İzmit kalacak diye düşündüğümde kahrımdan ölecek gibi oluyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

04

İzmitli - Tutuklanan Milletvekillerini Savunmasan Şaşardım

Yanıtla . 0Beğen . 2Beğenme 07 Haziran 17:20
03

Cem Süreyya - İzmit’in o güzel dokusunu, maalesef 99 depremi, Sefa Sirmen’in vekillik tercihi ve ardından AKP’nin hoyratlığı bitirdi...dönülmez akşamın ufkundayız, vakit çok geç !

iyi pazarlar

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 07 Haziran 13:27
02

Tirbişon - geçmişi fazla yüceltmemek, bir asrı saadet gibi görmemek lazım.

1960 larda başkent Ankara nın köylerinde elektrik yoktu, tarım karasabanla yapılıyordu, ülkenin % 80 i köylerde yaşıyordu ve köyünden çıkmamış ilçesini dahi görmeden ölmüş milyonlarca insan vardı.

politik iklim sert ve acımasızdı,başbakanlar bakanlar asıldı.

1970 lerde iç savaş vardı,5000 den fazla insan öldü,maraş çorum gibi şehirlerde olaylar günlerce sürdü, güvenlik güçleri müdahale edemedi, bebeklerin öldürüldüğü katliamlar yaşandı.

Şimdi karşı görüşteki insanlar konuşuyor,birlikte iş yapıyor, o günlerde birbirini gören önce silahına davranıyordu, vahşi batı manzaraları vardı.

1980 ler tam kabustu,gencecik insanlar idam edildi, ölüm oruçlarında yüzlerce insan öldü,

90 günlük gözaltı sürecinden birçok insan sağ çıkamadı.

1990 larda ülkenin doğusu kan gölüydü, binlerce askerimiz şehit oldu, hizbullah pkk çatışmasında yüzlerce insan öldürüldü.

Geçmişe baktığımda derin bir yoksulluk, iç savaş,katliam, bölünmüş mahalleler., sokaklarına terör nedeniyle çıkılamayan havası kirli,karanlık ve şiddet dolu şehirler,benzin ,tüpgaz,sigara ve sanayağı kuyrukları,asılan gençler,iletişimin ve ulaşımın son derece ilkel olduğu, insanların hiç gülmediği, küçük bir azınlığın ise son derece lüx yaşadığı, uçağa binmenin, bilgisayar kullanmanın hayal bile edilemediği bir ülke görüyorum.

Yanıtla . 2Beğen . 2Beğenme 07 Haziran 12:43
01

Umudumuz Var - Günaydın İsmet bey Cuma günüydü. Gençlerin maskelerini düzgün şekilde taktıkları bir mahallede yürürken içime ışık doğdu. Öyle titizdiler öyle birbirlerine kavuşmanın heyecanındaydılar Ama kurallara uymalarını devam ettiriyorlardı . . Umutlandırdı Gençlerimiz canlarımız. Onlara vereceğimiz enerji ve güven onlardan ışıyacak Umudumuz sönmemeli.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 07 Haziran 12:07


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi