Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 7,2915
Euro 8,5355
Altın 477,20

İyi de sponsor lazım

Her zaman, her şartta kağıt gazeteciliği tercih ederim ama, sosyal medyada, internet üzerinde gazetecilik yapmanın, yazı yazmanın da ayrı keyifli tarafları olduğunu artık kabul ediyorum.

SES KOCAELİ çok hızlı yükseldi ve yükselmeye devam ediyor.

Bu mecrada her türlü veriyi ölçme şansınız var.

Şu anda internet sitenizde kaç kişi bulunuyor.

Sizin internet sitenize girenler, ortalama kaç dakika kalıyorlar.

Hangi yazı, hangi haber en çok ilgiyi çekiyor?

Hepsini görme şansınız var.

Çeşitli yöntemlerle, bazı yerlere para yatırarak, internet sitenizin veya bu sitedeki sizin yazınızın “Tıklanma” sayısını da arttırabiliyorsunuz.

Ama bu durum, sadece kendinizi aldatmanız anlamına geliyor.

SES Kocaeli’de bütün rakamlar gerçek.

Geldiğimiz noktada SES KOCAELİ internet sitesi hızlı yükselişi ile camiada bütün dikkatleri üzerine topladı.

Hiç kimseye, hiçbir kuruluşa “Bize reklam verin” diye yalvarmıyoruz.

Ama ulusal ajanslar artık bizimle temas kurmaya başladılar.

Önümüzün aydınlık olduğunu görebiliyoruz.

Ama bu mecrada okurun ne istediğini, hangi tür haberleri veya makaleleri daha fazla okuduğunu kestirmek de çok zor.

Sürekli yeni haberler yapıyoruz.

Üstelik, bu kentte kimsenin yapamayacağı, yapsa bile yazamayacağı haberler.

Haberi siteye girmeden önce, “Bu haber patlar. Kim bilir kaç kişi okur“ diye hevesleniyorsunuz.

 Ama haber siteye giriyor, sizin beklediğiniz kadar ilgi görmüyor.

Bir başka haberi, “Bu çok fazla ilgi çekmez ama kullanalım” diyerek siteye koyuyorsunuz.

Haber patlıyor.

İnsanlar okumak için adeta siteye hücum ediyorlar.

……………………………

Aynı durum, imzalı makaleler için de geçerli.

Yaklaşık yarım asırdır bu kentte her gün yazılar yazıyorum.

Kimsenin yazamadığı yazılar oluyor.

Kent sorunlarını, eksiklerini yazıyorum.

Bu kentte “Dokunulmaz“ kabul edilen siyasetçileri eleştiriyorum.

Gün sonunda bakıyorsunuz 2-3 bin kişi okumuş.

3-5 kişiden yorum gelmiş…

Ama bir “Rakı-balık” muhabbeti yazıyorum.

Gün sonunda bakıyorsunuz 8-10 bin kişi girip okumuş.

Onlarca yorum gelmiş.

Çoğunda da, “Abi bırak artık siyaseti. Sen gezi yazıları yaz. Sen yemek-içmek yazıları yaz. Bunlar çok keyifli oluyor” deniliyor.

Aslında okurun istediği, tercih ettiği türde yazıları yazmak, benim için hem daha kolay hem risksiz. Allaha şükür henüz bu ülkede “Vay bu adam kafayı çekmiş, iki duble rakı-veya iki bira – içmiş“ diye polis gelip sizi gece yarısı kelepçeyle göz altına almıyor.

Kimse tazminat davası açmıyor, kimse mahkeme kararıyla yazıyı yasaklamıyor.

Ama masraflı iş bu iş.

Siyasi yazı yazmak, kent sorunlarını yazmak belki riskli ama  bedava.

Yeme içme yazısı, gezi yazısı yazmak ise, masraflı. Herhangi bir mekanda mütevazi bir masa –kebap veya balık- kursanız, 20’lik de rakı içseniz asgari 150-200 TL.

Biz henüz Vedat Milor veya Mehmet Yaşin falan olamadık.

Gittiğimiz yerlerde kendi hesabımızı kendimiz ödüyoruz.

Benim bütçem, haftada bir kere böyle bir yere gitmeye ancak yetebilir.

Okur hep bunu istiyor diye, haftada üç kez minik bir seyahate çıksam, ya da şöyle 2-3 kişilik masada keyif yapmaya kalksam, evin rızkından yemiş olurum.

Bu nedenle, okurların daha çok tercih ettiği, daha çok ilgi gösterdiği türden yazılar yazabilmem için bir sponsorluk sistemi kurmam gerekiyor.

Aslında siyasi yazıların, Kent sorunlarını içeren, bunlara çözüm öneren yazıların çok daha fazla ilgi görmesini isterdim.

Ama dediğim gibi okur profili farklı.

Bu kentte bazı kesimler beni sürekli içki masalarında dolaşan, keyif yapan biri olarak tanımaya başladı.

Aslında hiç öyle değilim. Hayatın bütün zevklerini yaşamayı seven, yaşarken özgür olmayı çok önemseyen, yaşarken “Acaba başkaları ne der” diye düşünmeyen bir adamım.

Öyle çok içki falan da içemem.

Rakıyı bardağıma duble değil, tek koyarım. Rakı masasında içmekten çok yemeye, muhabbete önem veririm.

Okurlarımın bir bölümü beni “Alkolik”, “Kumarbaz” tanıdı.

Olsun varsın.

Oysa ben, Oğuz Aral’ın Avanak Avni’si gibi bir şişe bira ile keyif alıp, kafayı bulabilen, televizyonda bir maçı izlerken, o maç için 5 TL’lik bahis oynamaktan keyif alan biriyim.

Hiçbir konuda uçlarda, marjinal olmadım.

Ama yaşam tarzımı, neleri yapıp, neleri yapmadığımı da birileri gibi hiç saklama gereği duymadım.

Daha çok gezi yazıları, daha keyifli yeme-içme yazıları yazabilirim.

Ama siyasi içerikli yazıların maliyeti yok.

Diğerinin maliyeti var.

Hele bir sponsorluk zinciri kuralım, hele belimizi iyice doğrultalım, bakın sizleri nerelere götürecek, ne keyifli masalara oturtacağım.

Kucak dolusu sevgiler, saygılar.

Sağlık ve mutluluk dilerim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mektup - İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Aydın Yıldız - Sen çok yaşa Ismet Abi,biz seni seviyoruz.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 04 Temmuz 14:06
02

Hasan Aktaş - Hayat görüşünüz anlayışınız bana hiç uymasada yazılarınızı hep okuyorum kimbilir belki de bu yüzden okuyorum

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 19 Haziran 12:33


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi