Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 6,8662
Euro 7,7290
Altın 392,47

Sınav başarısı her şey demek değil ki

Malum, son günlerde haklı olarak bir çoğumuz, sınava girecek olan çocuklarımız için endişeleniyoruz.

Özellikle bu zor, dayanılmaz ve ne zaman biteceği belli olmayan coronavirüs salgının yaşandığı bu günlerde, evlatlarımızın geleceğini belirleyeceğini düşündüğümüz bu sınavların onları aslında ne kadar sarstığını veya sarsacağını da tam olarak bilemiyoruz.

Hem genel bir sınav kaygısı hem de evlatlarımızın kapalı alanda ve birçok çocukla birlikte, pandemi döneminde sınava girecek olması da bizleri ayrıca düşündürüyor olabilir.

Elbette sınavların yapılacağı okullarda gereken önlemler alındı, kurallara uyulacak ve hatta buna ek olarak Bilim Kurulu’nun da tavsiyesi ile sınavların yapılacağı saatler içerisinde kısıtlı bir sokağa çıkma yasağı uygulanacağı da konuşuluyor.

Bu önlemlerin hepsini yerinde ve anlamlı buluyorum. Bunun yanı sıra velilerin de öğrencilerin de özellikle bu dönemde artan kaygı, stres, endişe ve yaşadıkları bazı problemleri de haklı buluyorum.

Zaten zorlu geçen sınav öncesi ve sınav sonrası dönemde hem çocuklar hem veliler zorlu ve yıpratıcı bir dönemden geçiyorlar, haliyle de psikolojik olarak bazı sıkıntılar da yaşayabiliyorlar.

Bir öğretmen olarak, her zaman bir çocuğun nasıl bir birey olduğunu yani hayata yansımasını ailesini görerek kolayca anlayabilirim.

Ya da tam tersi, çocuğu görüp de ailenin nasıl olduğunu da.

Öncelikle bazı velilerimiz bazen, istemeden veya farkında olmadan çocuklarının başarısını kendi başarılarıymış gibi, çocuklarının başarısızlık “ sandıkları” notlarını da kendi başarısızlıkları olarak algılıyorlar.

Bunun sonucunda çocuklarını suçluyorlar bu da yetmiyor, geliyor hesabını bir de öğretmene soruyorlar.

Özellikle başarısızlık durumlarında hiçbir sorumluluğu da üzerlerine almamayı tercih ediyorlar. Hatta öyle ki bazı velilere çocuğunun herhangi bir sınavdan 90 veya 95 hatta 98 bile alması kesinlikle yetmiyor, bunu nasıl yapabildin diye çocuğuna soruyor, çocuğunu mutsuz ediyor ve bunun da ötesinde o çocuk hayatı boyunca hiçbir şeyden memnun olmuyor ve bardağın dolu tarafını hiçbir zaman göremiyor, bilemiyor ve aslında haklı olarak anlayamıyor da.

O çocuklar aslında geriye dönüp baktıklarında sınav zamanlarını ve anne babalarının tutumlarını baskıcı ve zorlayıcı, endişe verici olarak hatırlıyorlar.

Anne babalar ise çocukları için bir çok yönden gurur duymaları gereken yerde, “hep acaba mı“ düşüncesiyle kendilerini mutsuz ediyorlar.

İyi anne baba olmak demek çocuğun okul başarısı ile ölçülmez, ölçülmemeli de bence. Ayrıca her çocuk matematikte, fizik veya edebiyatta iyi olacak, tüm testleri full yapacak diye de bir ölçüt olmamalı aslında.

Bazen bir çocuğun resim yeteneği inanılmaz iyi bir düzeyde olurken, kimisinin de sporcu yönü çok ağır basabiliyor ve bu yönde yeteneğini geliştiriyor.  

Şanslı diyebileceğiz çocukların aileleri bunları farkediyor ve çocuklarının o yönde gelişmelerine de olanak tanıyorlar.

Diğerleri de maalesef birçok yeteneğini zorunlu olarak unutuyor.

Aslında çocuklarımızı kalıplara sokmadan, sadece bir test başarısı ile değerlendirmemeliyiz diye düşünüyorum.

Biz veliler ve anne babalar olarak çocuğumuzun sınavlardaki başarısını bir mutluluk kaynağı olarak değil de onu hayata bir adım daha önde, güzel bir alanda ilerleteceğinden dolayı mutlu olmalıyız aslında.

Benim içinse, özellikle sınavlarda dereceler yapmış biri olarak, sınav sonuçları, puanlar, notlar,  sınıfının en iyisi olmak gibi kriterler  hiçbir zaman önemli olmadı.

Çünkü bunlar sadece belli bir bilgiyi ölçen kriterler.  

Ayrıca başarı ders çalışma planı ve disiplini ile ilgili bir konu. Buna ek olarak yapılan bu sınavlar zekayı da karakteri de ölçmüyor aslında. 

Sadece belli bir bilgiyi belli sınırlar dahilinde ölçüyorlar.

Evet sınavlar belli oranda önemli ama her şey bu değil.

Hayatın kendisi aslında bir sınav.

Kötü olana iyi davrandıysan, sana haksızlık edene sen hak ile cevap verdiysen, düşüncesize düşünceyle yanıt verdiysen, seni görmeyene sen gönlünü açtıysan, birçok konuda gayretliysen, sen zaten birçok sınavı geçmişsin demektir.

Unutmayın, sınav başarısı hayat başarısı anlamına gelmez.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İlksen Çağlayan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi