Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 6,8672
Euro 7,7993
Altın 396,08

Babalar Günü

Dün babalar günüydü.

Ve genel olarak yaşanan bazı diğer sıkıntıların gölgesinde geçti belki de.

Babası hayatta olanlar babalarıyla konuştu, olmayanlar da babalarını rahmetle andı. Böyle günler genel olarak duygulu geçiyor.

Gerek televizyonda gerek sosyal medyada birçok anmaya veya yazıya rastlıyoruz.

İnsanın içinde bir yerlerde bazen yaşanmışlıklar, bazen hiç yaşanamayanlar ve yaşanamayacak olanlar, bazen de özlemler gelip geçiyor.

Baba, yeri asla doldurulamayacak biri bu hayatta.

Kim olursa olsun, ne gelirse gelsin bir babanın evladına olan bakışı, sevgisi çocuğun da babasının da kendine özel.

Bir baba bu hayatta en güvendiğin, her zaman sana sahip çıkan bir değer.

Sırtını yaslayacağın büyük bir dağ, içini açtığın büyük bir gönül.

Dıştan belki sert gözükse de içi yumuşak, sevgi dolu, duygu dolu, düşünce dolu insan.

Evlatları için saçını ağartan, evlatları için durmadan çabalayan ve her daim, ne kadar zor ve karmaşık bir durum bile olursa olsun güçlü kalmaya, güçlü durmaya çalışan, dışardan hiçbir şeyi belli etmeyen bir insan.

Çocukları aç yatmasın, çocukları mutlu olsun, okusun, büyüsün, evlensin, toplum içine karışsın diye çalışan, uğraşan, didinen babalar.

Bir insan tek başına anne olamayacağına göre, anne ne kadar önemliyse, o derece önemli güzel kalpli babalar hayatlarımızda.

Babalar çocuklarıylaysa, çocuklar da babalarıylaysa bu hayat daha anlamlı. Ama hayat bu, her şey var.

Bir başkasını incitmeden, sevebilmeyi, sayabilmeyi umarım yapabilmişizdir hepimiz.

Bir başka çocuğun, babası olmayan bir çocuğun duygularını anlayıp, ona göre davranabilmişizdir umarım.

Hayatta olan tüm babalara uzun ömür ve mutluluk dilerim ve hayatlarını kaybetmiş olanlara da rahmet ve geride bıraktıklarına da sabırlar dilerim.

Sevgili eşimin, canımın içi babacığımın, değerli kayınpederimin ve tüm babaların babalar gününü kutlarım.

---------------------

Baba Lütfen Sen Benim Elimi Tut

Tedirgin baba birlikte köprüden geçmekte olan kızına ”Tatlım, elimi tut ki nehire düşmeyesin.”dedi.

Küçük kızın karşılığı şaşırtıcıydı.

”Hayır baba sen benim elimi tut.” Baba şaşkınlıkla sordu ”Farkı ne kızım?”, ”Çok fark var.” diye yanıtladı küçük kız.” Eğer ben senin elini tutarsam ve bana bir şey olursa senin elini bırakabilirim.

Ama sen benim elimi tutarsan biliyorum ki ne olursa olsun asla beni bırakmazsın.”

------------------------------------

 

Yaşlı Baba ve Genç Oğlu

80’ine merdiven dayamış yaşlı baba ile onu ziyarete gelen ,45 yaşında ve saygın bir işi olan oğlu salonda oturuyorlardı.

Hal hatırdan, çoluk çocuktan, havadan, sudan sohbet ettikten sonra oğlu susmuş, ayrılmanın sinyalini vermişti.

O anda üzerinde oturdukları sedirin yanındaki pencerenin pervazına bir karga kondu.

Yaşlı baba kargaya gülümseyerek biraz baktıktan sonra oğluna sordu: ‘Bu ne oğlum?’

Oğlu şaşkın, cevapladı: ‘o bir karga baba.’

Yaşlı baba kargaya biraz daha baktıktan sonra yine sordu: ‘Bu ne oğlum?’

Oğlu daha da şaşkın, yine cevapladı: ‘Baba, o bir karga’

Karga hâlâ pervazda, komik hareketlerle başını sağa sola çeviriyor, başını yan yatırıyor, havaya bakıyor, sonra başını yine onlara çeviriyordu. Yaşlı baba üçüncü defa sordu: ‘Bu ne?’

Oğlunun şaşkınlığı sabırsızlığa dönmüştü: ‘O bir karga baba, üç oldu soruyorsun. Beni işitmiyor musun?’

Yaşlı baba dördüncü defa da sorunca oğlunun sabrı taştı ve sesini yükseltti: ‘Baba bunu neden yapıyorsun? Tam dört defadır onun ne olduğunu soruyorsun, sana cevap veriyorum ve sen hâlâ sormaya devam ediyorsun. Sabrımı mı deniyorsun?’

Babası -yüzünde hâlâ bir gülümseme- yerinden kalktı, içeri odaya gitti ve elinde bir defterle döndü.

Bu bir hâtıra defteriydi. Oturdu, sayfalarını karıştırdı ve aradığını buldu. Sevgiyle gülümseye devam ederek sayfası açık bir vaziyette defteri oğluna uzattı ve o sayfayı okumasını söyledi.

‘Bugün 3 yaşındaki minik yavrumla salondaki sedirde otururken yanı başımızdaki pencerenin pervazına bir karga kondu.

Oğlum tam 23 defa onun ne olduğunu sordu. 23 soruşunda da ona sevgiyle sarılarak, onun bir karga olduğunu söyledim.

Rahatsız olmak mı?

Hayır!

Onun sorusunu masumca tekrar edişi içimi sevgiyle doldurdu”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İlksen Çağlayan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi