Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 6,8639
Euro 7,7441
Altın 396,10

Marketlerde maskenin yanında mum da satılmalı

Beynimin içinde yaşadığım ve çok sevdiğim bu kent ile ilgili pek çok olumsuzluk, unutulmuşluk, boş verilmişlik, yatırımsızlık gerçeği, adeta korona virüs gibi dolaşıyor ve beni çok rahatsız ediyor.

Aslında bunların hepsi başlı başına birer konu.

Ama bugün “Kara mizah” üslubunda hepsine birazcık değinmek istiyorum.

………………………….

Birinci konumuz, yağışlar ve elektrik kesintileri…

Son yıllarda şehrimiz, özellikle İzmit, kalabalık, bakımsız, pespaye bir büyük taşra kasabası haline geldi.

Bir zamanların “Avrupa Şehri” ünvanlı İzmit, bugün sanki bir Pakistan, Hindistan kasabası durumunda.

Son zamanlarda çok sık ve beklenmedik ölçülerde yağış alıyoruz.

Birden gündüz gece oluyor.

Her yerden şimşekler çakıyor, gök gürültüsünün sesi hepimizi ürkütüyor.

Sonra müthiş bir yağmur.

Eskiden bu kadar yağış olmazdı.

Evet, biliyorum eskiden daha az yağışla daha fazla yeri sel basardı.

Daha çok bölgede elektrik kesilirdi.

Ama eskiden teknoloji de bu kadar gelişmemişti.

Şimdilerde Meteoroloji, günün hangi saatinde bırakın hangi kente, hangi bölgeye olduğunu hangi parsele ne kadar yağış beklendiğini bile önceden söylüyor.

Yetkilileri ve ilgililere önlem almaları konusunda uyarıyor.

Buna rağmen sel basıyor.

Buna rağmen, bu koca kentin bütün caddelerinin kenarları sularla doluyor. Ortalıkta olumsuzlukları düzeltmek için çalışan kimseyi göremiyorsunuz.

Aynı 20-30 yıl önceki gibi, yine leylekler gelince elektrik kesiliyor.

Leylekler giderken elektrik kesiliyor.

Eskiden kentin her yerinde elektrik havai hatlarla iletilirdi.

Şimdi, sözde hatların yer altına alındığı bölgelerde, aşırı yağışlar yer altı hatlarını patlatıyor, yine elektrikler kesiliyor.

Eskiden elektrik kesildiğinde Sedaş’ın telefonunu arar bilgi alırdınız.

Şimdi Sedaş’ın telefonuna bakan yok.

Eskiden 10 dakikada onarım ekipleri arıza yerine gelir, yarım saatte arızayı giderirdi. Şimdi bir yerde elektrik kesiliyor, 12 saat 15 saat geri gelmiyor.

Bu nedenle öneriyorum, şu korona virüs belası nedeniyle her markette maske satılırken, yanına da mum konulsun.

Çünkü evlerde yeniden mum yakma dönemi başladı.

Yaşlı annem, kayınvalidem kendi evlerinde tek başlarına yaşıyorlar, Elektrik kesildiğinde panik yapıyorlar.

Evlerine mum stoku yapmalarını önerdim.

Umarım, elektrik kesildiğinde bu kez mum yakıp yangına yol açmazlar.

Demek istediğim şu: Bu kentte 20 yıl önce elektrik sorunu ne kadar varsa, bugün de aynı şekilde var. Hatta, bu günlerde elektrik konusunda tüketiciye karşı daha büyük saygısızlık var.

İnsanların dükkanları kapalıyken bile elektrik faturaları geldi.

Fatura ödemeyi bir gün geciktirenin elektriği kesildi.

Ama zırt diyor, elektrik gidiyor, saatlerce gelmiyor da buna kimse bir şey diyemiyor.

Yazık bu şehre, gerçekten yazık.

………………………….

Aklımdaki bir başka konu; bu şehrin trafik sorunu.

Neredeyse 5-6 yıldan beri her gün, TEM otoyolunun ilimizden geçen bölümünde bakım-onarım çalışması var. Bir gün Gültepe tünelleri bölgesi kapanıyor.

Ertesi gün, Kandıra Sapağı çıkışı ile Sapanca Sapağı çıkışı arasındaki bölge kapanıyor. Türkiye’nin bütün Tır’ları, kamyonları, otobüsleri D-100’e giriyor.

Yahu, bu kentin bir yetkilisi çıkıp da “Şu TEM’deki yol bakım ve onarım çalışması ne zaman bitecek” diye sormaz mı?

Benim bildiğim bu iş bir yandaş müteahhite verilmiş.

Hiç program falan yok. Müteahhit işine geldiği zaman işine gelen yerde çalışma başlatıyor, TEM kapanıyor.

Hadi, bütün tır’lar İzmit’in içine girsin.

D-100 İzmit geçişinde nefes alınamıyor.

Hele akşam saatlerinde trafik tam kilitleniyor.

Ama kimsenin sesi çıkmıyor…

…………………

Yine çok fazla başıboş köpek var İzmit’te.

Gece bir gök gürlüyor, garip sokak köpekleri korkuyla havlamaya, ulumaya başlıyorlar.

Bu yaz İzmit’te çok fazla sivrisinek şikayeti yok belki ama, şehrin yer yerinde daha önce hiç görmediğimiz kadar karınca var.

Evlerin içi, balkonlar karınca sürüleri ile dolu. Acaba bu kentin bir yetkilisi “Bu kadar karınca neden çıktı?” diye merak edip araştırma yaptırıyor mu?

Bu kadar çok karınca bir olası deprem habercisi olabilir mi diye meraklanan biri çıkıyor mu?

…………………….

Değerli okurlar; kabahatimdir, utanıyorum ve pişmanım. Ama 31 Mart yerel seçimleri öncesinde ben, daha sonra beni 40 yıllık işimden kovduran Tahir Büyükakın için çok çalıştım.

Açın 31 Mart seçimlerinin sonuçlarını inceleyin.

Aslında AKP’ye oy kaybettiren Büyükakın’ın oransal olarak en çok oy aldığı yerleşim merkezlerinden biri Gölcük’ün İhsaniye kasabasıdır.

Sefa Sirmen’in memleketi olarak bilinen İhsaniye’de, kentin pek çok önde gelen ismi seçim döneminde adeta Büyükakın’ın müridi olmuşlardı.

Büyük destek verdiler.

Yanından hiç ayrılmadılar.

Geçen gün, Gölcük’ü etkileyen sel felaketinde İhsaniye büyük zarar gördü.

Meyve-sebze bahçeleri tahrip oldu.

Yeri geldiğinde eski solcu yandaş gazetecinin evini ziyaret edip, yeni doğan çocuğunun kulağına ezan okuyacak kadar insani tavırlar sergileyen Büyükakın, acaba İhsaniye’ye gidip, o insanlara bir geçmiş olsun dedi mi?

Çınar düşmanı Büyükakın, kendisine destek veren insanların sık sık toplanıp sohbet ettiği İhsaniye merkezdeki sembol çınar ağacının yıkılmış olması nedeniyle üzüntülerini belirtti mi?

Bu kadar vefasız, duyarsız ve boş vermiş bir adam Tahir Büyükakın.

Zaman ilerledikçe daha iyi tanıyacak, bu güzel kenti nasıl böyle birinin eline bıraktık diye kendi kendinize dövüneceksiniz.

Bir zamanlar “Avrupa kenti” diye anılırken, bugün bir Pakistan veya Afganistan kasabasından farksız hale gelen İzmit perişandır.

Trafiği, ulaşımı perişan, zırt pırt elektrikleri kesilen, nereye ne zaman yağmur yağacağı önceden bilindiği halde hiçbir önlem alınmayan bir kenttir. Yaralı, zarara uğramış insanların sahipsiz bırakıldığı bir kenttir.

Bakın, iki-üç hafta öncesine kadar “Vah garipler. Korona virüs nedeniyle yakında hepsi ölecekler” diye baktığımız, bize durumları böyle anlatılan İtalya, Fransa, İngiltere tamamen normale döndüler. Fransa’da bir göldeki balıkçı tekneleri yan yana getirilmiş, büyük bir sahne oluşturulmuş, halka açık konserlere bile başlanmış.

Biz, korona virüs bahanesiyle, bu yıl bu kentin sembolü Fuar’ı bile ıska geçtik.

Uyan İzmitli uyan.

Senin hayatının en güzel günlerini ziyan ediyor, karanlıkta bırakıyorlar.

Bari marketlerde korona maskesinin yanında mum da satsınlar da hiç değilse elektrik kesildiğinde mum ışığında sosyal mesafe ayarı çekelim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Kalender Kaleli̇ - İsmet Bey, bende bir vatandaş olarak şöyle düşünüyorum. Bundan sonra herşeyin çok güzel olacağını düşünmüyorum.Depremler,salgın hastalıklar,su baskınları,çığ düşmesi,çekirge istilası bu hayat böyle devam eder artik. Yakında heryeri kargalar yılanlar basar. Daha ne felaketler yaşayacağız kimbilir ?Çünkü dünyada mazlumlara zulüm var. Bundan böyle bu hayatta herşeyin normale dönmesini beklersek daha çok bekleriz.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 24 Haziran 10:07
02

Martu - Çok iyi hatırlıyorum elektrik sistemleri birbir özelleştiriliyordu bir söylenti vardı Sakaryanın harcadığı elektriğin yüzkatını harcayan ilimizi Kocaelini komşu Sakarya'ya bağlayacak adınada Sedaş diyeceklerdi o zaman sizler çok itiraz etmiştiniz Fikri Işık olmaz öyle şey demişti ama olmuştu şimdi komşu ilden yönetilen Sedaş için Kocaeli sadece altın yumurtlayan şehirdir.kente sahip çıkması gerekenler için geçmiş olsun

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 24 Haziran 06:49
01

Okur - Tahir başkanı sever , sayarız . Sizi de öyle . Bu küslük yakışmıyor , hadi diyeyim ki ikinizin arasındaki bizi ilgilendirmez ama her yazı da Tahir hocaya bir çatma ...

Yanıtla . 0Beğen . 7Beğenme 24 Haziran 01:29


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi