Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 6,8598
Euro 7,8432
Altın 398,65

Gerçek mutluluğun sırrı

Gerçek mutluluk nedir?

Maddi anlamda birçok şeye sahip olmak mı?

Manevi anlamda birçok şeyi fark edip mutlu olabilmek mi?

Sevdiğimiz şeyleri yapabilmek mi?

Olduğu gibi kabul edebilmek mi?

Ya da mutluluk, bir varış noktası mı?

Son durak mı?

Olabileceğimizden veya kalabileceğimizden daha fazlası mı?

Nedir sizce?

Hayatı bütünüyle kavrayabilmek belki de mutluluk. Bir çorba gibi veyahut… Acıların da ekşilerin de, tatlıların da olduğu bir bolluk…

İçinde her şeyin yer aldığı, insanın içinde bazen kendini aradığı, bazen hiç bulamadığı, bazen de tamamen unuttuğu…

Her şeyi belki olması gerektiği gibi kabul ettiği, olmadığı için de kendini paralayıp zamanını öldürmediği bir duygudur belki de.

Her şey var hayatta. En olmaz dediklerinin olduğu, en olur diye düşündüklerinin olamadığı. Bazen bolca karmaşanın, bazen de bolca sakinliğin yer aldığı birçok şey var hayatta.

Herkesin de aynı zamanda mutluluğun, mutlu olabilmenin peşinde olduğu, bazılarının yakaladığı, bazılarının yakaladığını sandığı, bazılarının da hiçbir zaman yakalayamayacağını inandığı tuhaf bir dünyada varız aslında.

Birçoğu mutlu gibi görünüp hep daha fazlasını istiyor, bazısı asla sahip olamayacağı ve birçok mutluluk sandıklarının peşinden koşarak hayatını geçiriyor.

İnsan kendi içinde mutlu mu, bu önemli aslında. Yani bugün düştüyse eğer, yarın bu benim için geçmişte kalan bir ders oldu, kendimce öğrenmem gerekenleri öğrenebildim, bunun içinde   kendine de bir başkasına da kızmadım diyebiliyorsa, belki mutludur aslında.

Öyle hayatı hep gülerek ve hiçbir şeyi umursamıyormuş gibi geçirip “mutluluğu yakaladığını sanan” ama aslında hiç de öyle olmayandan daha hazmedebilmiştir birçok şeyi.

Hatta bazen elindeki olanla mutlu olup, kendini daha fazlası için mutsuz edenden çok daha mutludur bir de.

Bir de aslında biraz denge, biraz kabul etme, biraz da sabırdır mutluluk. İçindeyken de lezzet alabilmek, bir şey olmadan da mutlu kalabilmektir belki de.

Peki sizce nedir?

“Hayatı boyunca mutlu olmadığını fark eden bir adam, artık mutlu olmak istiyorum demiş ve mutluluğu aramaya koyulmuş.

Ne yaptıysa da mutluluğu yakalayamamış. Kimden yardım istesem diye düşünürken, uzak bir diyarda, zengin bir bilgeyi önermişler.

Bu bilge aklı, bilgisi ve malı ile ün salmış birisiymiş. Kim yardımına gelse sorularına cevap verip derdine derman bulmadan geri göndermezmiş.

Bu bilgeden yardım istemeye, mutluluğun sırrı nedir diye sormaya karar vermiş.

Uzun bir yolculuktan sonra bilgeyi bulmuş, ancak kapısında derdine derman arayanlardan oluşan çok uzun bir kuyruk varmış. Bilgenin gerçekten sorusuna doğru cevap vereceğine inanmış, beklemeye başlamış.

Sonunda sıra ona da gelmiş ve bilgeye mutluluğu nasıl yakalarım diye sormuş.

Bilge bu soruyu cevaplarsa sıradaki diğer insanların beklemekten sıkılacağını düşünmüş, adamlarından bir kaşık istemiş ve içine iki damla yağ damlatmış sonra demiş ki:

– Sarayımın her yerini gez ve sonra tekrar gel ama sarayımı gezerken yağı dökmeden bu kaşığı ağzında taşıyacaksın.

Adam sorusuna hemen cevap alamadığı için biraz şaşkın tamam demiş, sarayı gezmiş gelmiş bilge bakmış yağ hala kaşıkta, demiş ki:

– Aferin yağı dökmemişsin güzel, peki sarayımın güzelliklerini anlat bakalım, sarayımda neler gördün.

Adam yağı dökmeyeceğim diye uğraşmaktan pek dikkat edememiş, bir şey diyememiş. Sonra bilge:

– Olmadı, yağı dökmeden, kaşığı tekrar ağzında taşı, bu sefer sarayımdaki güzelliklere dikkat et, sonra tekrar gel.

Adam ne yapalım diyip tekrar kabul etmiş. Her yeri gezmiş, bu sefer sarayın güzelliklerinden çok etkilenmiş. Sonra ağzında kaşıkla gene bilgenin yanına gelmiş. Bilge sormuş:

– Sarayımın güzellikleri gördün mü, anlat bakalım.

Adam bu sefer hayran kaldığı güzellikleri anlatırken bilge onun sözünü kesmiş ve demiş ki:

– Güzel, peki ama yağ nerede?

Adam sarayı hayran hayran dolaşırken yağı tamamen unutmuş, utana sıkıla bilgeye demiş ki:

– Şey… yağı dökmüşüm.

Bilge, adama anlamlı bir bakış atmış ve demiş ki:

– Mutlu olmak için hayatın bütün güzelliklerini yaşamak, tadını çıkarmak ve hayatın getirdiği sorumluluklara, kaşıktaki yağ gibi sahip çıkmak gerekir.

Adam mutluluğun sırrına ulaştığı için sevinmiş, bilgeye teşekkür etmiş ve bilgenin huzurundan ayrılmış.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İlksen Çağlayan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi