Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 6,8600
Euro 7,8374
Altın 398,51

Bir Cumhuriyet Savcısı’ndan demokrasi, hukuk ve basın özgürlüğü dersi

Okurlarım bilir.

Özellikle SES KOCAELİ’in 70 günlük kağıt gazete döneminde çok önemli bir mücadele verdik.

İşadamı İbrahim Aracı’nın sahibi olduğu Koruma Tarım Fabrikası’nın İzmit Cumhuriyet Mahallesi sahilinde kimyasal madde depolama tesisi ve limanı kurmasına karşı kent adına, bu kentte yaşayan herkes adına bir gazetecilik örneği göstererek mücadele ettik.

O dönemde bu işin özünü daha iyi anlatabilmek adına İbrahim Aracı hakkında kim olduğu, nereden geldiği konusunda da yazılar yazdım.

Hatta biraz karakter tahlili yaptım.

Sayın Aracı, 300-500 TL’ye satın alınabilir sözde gazetecileri fabrikasında topladı, mükellef ziyafetler verdi, benim hakkımda tamamen yalan iddialar ortaya attı.

Ben mahkemeye falan gitmedim.

Tarzım değil. Zaten haklı olduğunu, doğru olduğunu bilen insanlar öyle her konuda zırt pırt dava açıp şikayetçi falan olmazlar. 

Ama İbrahim Aracı, yazdığım her yazı hakkında dava açtı. “İsmet Çiğit beni JR’a benzetti, hakaret etti” diye bile dava açtı.

Oysa, JR, İbrahim Aracı’yı kendisine benzettiğimi duysa, ABD’den bana dava açar ve haklı olurdu.

Ama İbrahim Aracı gibi bir adam için dizi film karakteri JR’a benzetilmek bile aslında hakaret değil iltifattı.

Ceza davaları ayrı, tazminat davaları ayrı.

Evde eşim, postacının getirdiği mahkeme tebligatlarını almaktan yorgun düşmüştü.

Geçen gün, İbrahim Aracı’nın yaptığı dava başvuruları ile ilgili son bir mahkeme tebligatı geldi.

Bugün size bu tebligatı aktaracağım.

……………………

Türkiye’de son dönemlerde en çok konuşulan konuların başında “Demokrasi, özgürlükler, basın özgürlüğü” tartışmalarının geldiğini hepimiz biliyoruz.

İbrahim Aracı’nın hakkımda yaptığı şikayetleri ve dava girişimlerini değerlendiren Cumhuriyet Savcısı Mustafa Onur İridemir kaleme aldığı mütalaada “Kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına“ karar vermiş.

Bu kararının gerekçesini de ibretlik bir ders notu gibi kaleme almış.

Sayın Savcı İridemir’i hiç tanımam.

İsmini ilk kez duydum.

Ama Türkiye’de hala böyle savcılar bulunduğunu bana gösterdiği için müteşekkirim. Ülkem adına, ülkemin geleceği ve özellikle mesleğim adına umutlarımın çok arttığını söyleyebilirim.

Sayın Savcı mütaalasında şöyle diyor:

“- Soruşturma evrakı incelendi. Şikayetçi vekili özetle dilekçesinde müvekkili hakkında şüphelinin SES KOCAELİ gazetesinde (7,8,10,11,13,15, 17 Şubat) tarihli köşe yazılarında müştekiye hitaben hakaret ve iftira içerikli haber yaptığı gerekçesiyle şikayetçi olduğu, şüphelinin alınan beyanında suçlamaları kabul etmediği Basın özgürlüğü, Anayasa’nın 28 inci Maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 1 ve 3 üncü maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı, toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir.

Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olabilmesiyle olanaklıdır.  Basın olayları izleme, araştırma, değerlendirme yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır.

Bunun içindir ki, bu tür davranışların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir.

Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.

Ne var ki, basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, yayınlarında Anayasa’nın temel hak ve özgürlükler bölümü ile medeni kanunun 24 ve 25 inci maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki zorunluluktur.

Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez.

Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir.

Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır.

Gerek yazılı gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararının bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır.

Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basın sorumlu tutulmamalıdır.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden; olay tarihinde soruşturma konusu yayında geçen söz ve ifadeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde, müşteki hakkında iddia edilen hususların kesin yargı oluşturmadan okuyucuya aktarıldığı; yayının toplumun bilgi edinme, basının haber verme hakkı kapsamında kaldığı, habere yönelik toplumsal ilginin bulunduğu, olayların gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekecek başlık ile aktarıldığı, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, demokratik toplum tarafından meşru sayılabilecek nitelikte, ifade özgürlüğüne getirilmesi gereken bir sınırlamanın gerekli olmadığına, davacının kişilik haklarına bir saldırı bulunmadığı sonucuna varıldığı, yukarıda izah edilen nedenlerle kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına Sulh Ceza Hakimliğine verilecek dilekçe ile itirazı kabil olmak üzere CMK 172, 173. Maddeleri uyarınca karar verildi.(17.04.2020- Mustafa Onur İridemir-Cumhuriyet savcısı”)

Savcının bu mütalaası, bana göre Türk Hukuk sistemi için çok önemli bir vesikadır.

Ben yarım asırdır bu işi yapıyorum. Her gün makale yazıyorum.

Neyin suç, neyin hakaret olduğunu da çok iyi bilirim.

Siz kalkacak, benim yaşadığım şehrin sahilindeki en güzel yere kimyasal madde deposu kurmak isteyeceksiniz, kimse size karşı çıkmayacak, bütün basın üç-beş kuruşa kendini satıp, bu cinayet projeyi destekleyecek. Yok böyle bir şey.

Sayın Savcı’nın bu mütaalaası, mutlaka Sayın İbrahim Aracı’ya da ulaşmıştır.

Okurken acaba neler hissetti.

Bir dönem yazdığım bütün yazılar hakkında avukat kardeşi aracılığı ile suç duyurusunda bulunup, dava açmıştı. İşte hepsi çöpe gitti.

Biz devlet sırrını ifşa etmedik. Biz teröre destek vermedik.

Bu kentin en güzel yerinde bu kentin geleceğini karartacak bir iğrenç projeye itirazımızı yazdık, bu işi yapmaya kalkan kişinin kim olduğunu anlatmaya çalıştık.

Bir gün, Sayın Savcı İridemir’le karşılaşır, tanışırsam, korona virüs önlemi falan da tanımadan sarılıp öperim.

 Beni bu beladan kurtardığı için değil.

Basına karşı giderek küstahlaşan, basının sadece kendi çıkarlarına hizmet etmesini isteyen çevrelerin hevesini bu ders niteliğindeki mütalaası ile yok ettiği için.

Bu vesile ile, meslektaşlarıma da tekrar sesleniyorum: kendinizi bu kadar ucuza satmayın. Korkak, çıkarcı olmayın.

Özellikle yerel basın mensuplarının bu işi yaptıkları bölgede kent menfaatlerini korumak gibi bir görevi vardır ki, bunu sakın ola ihmal etmeyin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mektup - İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Turhan Imamoğlu - Mücadeleye devam.seni seviyor ve destekliyoruz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 29 Haziran 10:45
01

Truva - Yazarlığının ilk 49 yılında,zehir fabrikası Koruma ile ilgili bir yazını okumadık.Şimdi şirinlik yapma.

Yanıtla . 0Beğen . 3Beğenme 29 Haziran 02:07


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi