Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 8,1682
Euro 9,6693
Altın 501,39

Ebemkuşağı değil, "Z" Kuşağı..!

Ne mi? Bunlar "Z" kuşağı.

2000-2020 yılları arasında doğanlar.

Sorgulayan nesil. "Neden" kuşağı da denebilir.

Soru sorarsanız, ya da bir şey yapmasını isterseniz verecekleri cevaplarından ötürü.

YKS öncesi Youtube'da Cumhurbaşkanlığın, gençlerle video konferans buluşması canlı yayınında binlerce basılan dislike (beğenmeme) butonunun (an itibariyle 377.000 dislike) sorumlusu olarak görülen "Z" kuşağı.

Belli bir kesim de bunların bot takipçi (bilgisayar yazılımları aracılığıyla oluşturulan, gerçek olmayan hesaplar) olduğunu savunup, böyle bir şeyin olamayacağını söylüyor.

Yalnız şu ayrıntıyı bilmekte fayda var, kanal sahibinin diğer videolarının etkileşimleri normal seyrinde ilerlerken "Z" kuşağını ilgilendiren bir sınavla ilgili bot takipçi satın almak çok akla yatkın değil.

 Alınıyorsa bu, bütün videoları için alınabilirdi. Like da, dislike da.

Gerçek ne olursa olsun bu hafta sosyal medyada, her yerde "Z" kuşağı konuşuldu.

Az çok bildiğim bir konu ama tekrar bu kuşaklar gündeme gelince biraz daha bütün kuşakları araştırmak istedim:

1925-1945 yılları arasında doğanlar: Gelenekselci (Sessiz) Kuşak.

Uyumlu, kanaatkar, çalışkan, otoriteye saygılı.

2. Dünya Savaşı, Kore Savaşı görmüş, diğer adı radyo bebekleri olan kuşak.

Başarı, güç ve daha iyi bir konum kazanabilmek için hırslanmış bir kuşak.

Sessiz olarak adlandırılmalarının sebebi; etliye sütlüye karışmamalarıdır.

1946-1964 yılları arasında doğanlar: Bebek Patlatıcı (Baby Boomers) Kuşak.

Kuralcı, çalışkan, başarı odaklı, sadık, otoriteye saygılı, amaç odaklı, uyumlu, kanaatkar, "ben" odaklı. 2. Dünya Savaşı'nın sona ermesinden hemen sonra dünyaya gelmişlerdir. Hemen hemen her evde bir bebek olduğu için lakaplarının da bu yüzden olduğu söylenir. 1970'lerde barışsever bir yenilikçiye dönüşmüşlerdir.

Teknolojiden uzaktırlar, benimseyememişlerdir. İş sadakatleri yüksektir, çalışmak için yaşamışlardır.

Önce çocuklarına daha sonra anne ve babalarına baktılar ifadesi kullanılmaktadır.

1965-1979 yılları arasında doğanlar: "X" Kuşağı.

Şüpheci, iş odaklı, rekabetçi, duyarlı, otoriteye saygılı, mücadeleci, kanaatkar, sabırsız. Boşanma süreçlerinin çok yaşanmaya başlamasıyla, çocukların anneleriyle yaşadığı kuşak. Teknolojik gelişmelere mecbur kaldığı için uyum sağlamaya çalışan, daha iyi yaşam standartları için az çocuk anlayışında olan, maddiyata önem veren kuşak.

Ekonomik alanda zor günlerden geçip, ufak bir diplomanın getirisinin fazla olduğu, aidiyet duygusu güçlü, otoriteye saygılı, çalışkanlığa önem veren, 9-5 çalışma saatlerine riayet eden, belirli çalışma süresinden sonra kademe atlayacaklarına inanan nesil.

1980-2000 yılları arasında doğanlar: "Y" Kuşağı. (Milenyum)

Sorgulayıcı, girişimci, tatminsiz, otoriteye karşı saldırgan, özgüvenli, gerçekçi, şeffaf. Teknoloji ve interneti destekleyen çağdaş bir toplum olma yolundaki, bağımsız, özgürlüklerine düşkün, otoriteyi reddeden bir nesil.

Farklı görüşlerin kendilerine dayatılmasına karşı çıkarlar.

Tembel, disiplinsiz, apolitik olmakla suçlanırlar.

Halbuki farklı bakış açılarına sahiptirler. Marka ve amblem düşkünlükleri vardır, çok şık, en şık olmak zorunluluk gibidir.

2000-2020 yılları arasında doğanlar: "Z" kuşağı ( İnternet Kuşağı)

Yaratıcı, geleneksellikten uzak, tüketici, tatminsiz, sonuç odaklı, otoriteye karşı saldırgan, doğrucu, güvenli, iletişime açık.

Tüm hayatları internet ve teknolojidir. Sosyalleşmeleri sosyal ağlar ve bilgisayar oyunlarındadır.

Sürekli iletişim kanalları açıkken, yalnız bir yaşam benimseyen bu neslin Youtube ve youtuberlar hayatlarının merkezidir ve Google; Meydan Larousse'larıdır. Kuralların onlar için bağlayıcılığı yoktur.

Hızlı ve analitik düşünme yetisine sahiptirler. Toplumsallaşmadan çok bireyciliğe önem verirler.

Çaba harcamak, özveri sergilemek onlara göre değildir. 9-5 çalışma sistemi yerine, süresiz ama en güzel işi çıkarma yetisini benimsemişlerdir. Kılık kıyafet bakımından oldukça rahat, disipline gelemeyecek bir nesildir.

Y kuşağının elitlik göstergesi saydığı marka düşkünlüğü, klas, şık olma zorunluluğu Z kuşağında yoktur. Tekstil ve moda endüstrisi sanırım bu nesle göre şekillenecek, farklılaşacaktır.

Apolitik değilim, ancak futbol takımı tutar gibi siyasi parti tutmam. Her kesimden arkadaşlarım vardır.

Fanatik olmadıkları sürece hepsini saygı çerçevesinde dinleyebilirim. Ama tarafım özgürlükten, demokrasiden, akılcılıktan yanadır.

Otorite ve baskı kişiliğimden ötürü sevmiyorum.

Biat kültüründen gelmedim.

Ancak muhalefetin de basiretsiz tavırlarından, yapamadığı atılımlarından ötürü hiçbir tarafa da tamamdır, budur diyemiyorum.

Konumuz "Z" kuşağı dedik. Hani hep denir ya "benim bu gençlikten umudum yok". "Y" kuşağı alınmasın ama "Z" kuşağına kadar benim de yoktu.

Kendim "X" kuşağındanım ancak benden sonraki değil, bir sonraki "Z" kuşağını daha bir benimsiyorum, daha bir geleceğe umutlu bakıyorum bu gençlerle.

Şimdi bir kısmınız "aaa bunlar hepten kayıp nesil ne yaptıklarının farkında bile değiller, kaptırmışlar kendilerini internete, hayalde dolaşıyorlar diyebilirsiniz.

Ancak olay hiç öyle değil. Yapılan araştırmalara göre "Y" ve "Z" kuşağı arasındaki en büyük fark maneviyat.

Evet yanlış duymadınız. Maneviyat. Değerler odaklı bir nesil oluşuyor bir öncekinin aksine. Maneviyat bir değerdir.

Biz tekrar başa döneceğiz. Çok daha değerli yerlere taşıyacak bizi bu kuşak. Tüm dünya için söylüyorum sadece ülkemiz için değil.

Küresel sorunların ortasında doğan bu insanlar, en büyük iklim savaşçıları olacak. Bireyselciler. Fakat bir olay olduğunda toplu hareket edebiliyorlar.

Sosyal medyayı kullanımlarında dikkat edin, "Y" kuşağı kendini, giydiğini, markasını, yediğini, içtiğini ön plana çıkarırken, "Z" kuşağı tüm bunları kendi gizliliği içinde, birkaç arkadaşı ile sınırlı bırakıp, özelini çok paylaşmadan, bilgi öğrenme amaçlı kullanıyor.

2009 doğumlu, "Z" kuşağından bir oğlum olduğu için bunları araştırırken doğruluğunu da tartabiliyorum.

Sivri dilliler, hiçbir şeyden çekinmiyorlar. Öğrenmeye çok değer veriyorlar ancak bizim bildiğimiz, bize kodlanan öğretilerden ve metodlarından değil.

"Y" kuşağında bunlar biraz daha az.

Onlar işin biraz daha gezip, tozup eğlenmek kısmındalar. Eski yapı biraz daha haz odaklı bir yaşantı amaçlıyordu.

Ancak artık biraz daha değerlere duyarlılık geliyor. Bir like ile mutlu, bir dislike ile depresyona giren bir toplum olma yolundaydık. "Z" kuşağı düşünüldüğü gibi bunlara çokta fazla takmıyor.

En az 2 dil bilmenin normal sayıldığı bir toplum oluşuyor. Bir üst nesilde bu öne geçmenin gerekliliğiydi, bunlarda olması gereken değer.

Bizlerin onlarla iletişime geçebilmemiz için daha çok değer yargılarını bilmemiz, onları mutlaka dinlememiz, onlara söz hakkı vermemiz gerekiyor. "X" kuşağındaki eksikliğimiz bu; dinlememek, önyargı.

Kafamızda belirlediğimiz şeyi uygulamaya kalkıyoruz. Çünkü bize de böyle öğretilmiş. Ama bu kuşak bizim gibi asla değil.

"Z" kuşağının %97'si Youtube izliyor, %38'si bilgisayar oyunları oynuyor.

Bu oyunların içindeki karakterlerle özdeşleşmeleri çok yüksek. %34'ü trend vlogger'ları (video kaydı yöntemi ile blog tutanlar) takip ediyor.

Bunlar siyasi ve farklı konulardan olabiliyor. Daha bilimsel yapıları da takip etmeleriyle, moda ve futbol takibinde üst seviyede olan "Y" kuşağından ayrılıyorlar.

Onlar bizi inanın beğenmiyorlar, daha duyarsız buluyorlar. "Z" kuşağı şu an dünyada %35 civarında bir nüfusa sahip ve bir sonraki seçimlerde oy kullanma hakkına erişecekler. "Z" kuşağının bizi nereye götüreceğini tüm dünyada pek çok sosyolog araştırmış.

Adaletli, dürüst, sözleri dinlenebilen, toplumsal konulara duyarlı, dikte edilmekten hoşlanmayan, itaat beklenilen bir sisteme karşı kesin cephe almış bir yeni nesil geliyor. Böyle bir kuşağa eğitim vermenin çok zor olduğu söylendiğinde uzmanlardan alınan cevap şuydu: "Onlar sizden ne alacaklarını biliyorlar ne almayacaklarını da biliyorlar."

"Z" kuşağını en güzel özetleyen cümle: ODTÜ mezuniyetinde açılmış pankartta yazar.

"Baskı ve şiddetle büyüttüğünüz bu ülkenin çocukları, size güzel yarınlar inşa edecek."

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aygen Tuna - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

İzmit41 - Analiz çok güzel ve isabetli bizler başaramadık umarım güzel Türkiyeyi Z kuşağı başarır ve yaşatır

Yanıtla . 7Beğen . 0Beğenme 03 Temmuz 20:20


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi