Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 7,3784
Euro 8,7440
Altın 460,80

Ezici bir üstünlük kurduk

“Övünmeyi sevmem” dersem, inanmayın.

Siz de bilirsiniz, yaptığım işte yani gazetecilikte işimi iyi yaptığımı, okurdan karşılık aldığımı hissedersem, yaptığım işte bölgede en iyi konuma geldiğime kesinlikle emin olursam, cayır cayır övünürüm.

Bu konuda mütevazi olamam.

Ukala, hatta bir miktar küstah bile olabilirim.

40 yıl, başında bulunduğum, her satırına emek verdiğim ÖZGÜR KOCAELİ gazetesi ile övündüm. ÖZGÜR KOCAELİ bu kentin, bu bölgenin değil, Türkiye’nin örnek aldığı “Böyle bir başarı nasıl yakalanır” diye üniversitelerin İletişim Fakülteleri’nde tez konusu yapılan bir şehir gazetesiydi.

Şimdiki haline bakın, yerlerde sürünüyor.

Hele benim ayrıldığım son bir yıl içindeki hali içler acısıdır.

Ben hala öyle bir gazetenin yöneticisi olsam, emin olur utancımdan yerin dibine girerdim.

……………………………

Meslek hayatım boyunca internet gazeteciliğine, internet medyasına, haberleri ve yorumları kağıt üzerinden değil de ekrandan okuma kültürüne karşı oldum.

Küçük gördüm, zaman zaman aşağıladım.

Hala bu alana çok sıcak değilim.

Ama, “Ne oldum değil, ne olacağım demek gerekir” derler.

Benim dururum da bu.

Recep Haldız, Tahir Büyükakın’ın emriyle beni gazeteden kovunca, Güngör Arslan’la birlikte bir yola çıktım.

 İnternet gazetecisi oldum.

Yazılarım, ancak bilgisayar yazıcısından kağıda basılıyor. Okur, ekrandan okuyor. Otobüste giderken cep telefonundan açıp okuyor falan.

Yazılarıma övgüler kadar tepkiler de alıyorum.

Hatta beddua edenler, hakaret edenler oluyor.

Ama gazetecilikte amaç, mümkün olduğu kadar çok okura ulaşmaksa, biliyorum ki bunu başarıyorum.

Benim yazılarım tam gece yarısı SES’in internet sayfasına giriyor, güncelleniyor. Bir gece yarısı meraktan oturup takip ettim.

Gece yarısı benim yazım güncellendikten sonra SES’in sayfalarında müthiş bir hareket başlıyor. İnsanlar o vakitte girip, sıcak sıcak yazıyı okuyorlar.

Gece yarısından sabaha kadar yüzlerce kişi, gün içinde, 24 saatlik dilimde binlerce kişi yazıya giriyor okuyor.

Kimileri de altına mesaj yazıyor, düşüncelerini belirtiyor.

Bazıları, “Eline sağlık. Kimsenin yazamadıklarını yazıyorsun” diyor, kimileri organize şekilde “Başına Tahir düşsün. Ne kıskanç, ne kindar adammışsın. Git meyhaneye zıkkımın kökünü iç” diye, Berat Albayrak’dan daha fazla bana hakaret yağdırıyor.

…………………….

SES KOCAELİ internet gazetesi benim tekelimde değil.

Patron Güngör Arslan.

Partneri de kısa süre içinde benim oğlum Can Çiğit oldu. Ben sadece bu internet sitesinde bir yazarım. Maaşlı bir çalışanım. Önüme düşer, bana özel olarak ulaşırsa, kimi haberleri de yazıp, SES’in sayfalarına koyuyorum.

Emin olun, hala bilgisayar ortamında yazdığım makaleyi, “Mail” yoluyla saati geldiğinde sayfadaki yerine girmesi için editörün adresine göndermeyi de bilmiyorum. 

“Aptal mısın sen ” diyorlar, “Geri zekalı mısın?” Bu konuda gazetedeki herkes bana uygulamalı ders vermeye kalkıştı:

“-Bak şimdi, şuradan mail bölümüne tıklayacaksın. Şuraya haberi veya makaleyi göndereceğin mail adresini yazacaksın. Sonra şuradan yazdığın dosyayı alacak, böyle mouse ile buraya taşıyacak, gönder imlecine tıklayacaksın. Hepsi bu kadar”

Salak mıyım?

Elbette yaparım. Hatta biraz kendimi sıksam, belki her gün onlarca gırgır twit atan, Sayın Devlet Bahçeli’nin boşalttığı alanda kendime kuvvetli bir yer edinebilirim.

Ama yapmayacağım. Israrla öğrenmeyecek, ısrarla Sayın Cumhurbaşkanımızın da çok kızdığı bu internet dünyasının aktif bir ferdi olmayacağım. Allah bana yeniden çıkartma fırsatı verene kadar hep kağıt gazeteyi özleyeceğim.

………………………

Ama artık internet medyasının gücünü, etkinliğini kabul ediyorum.

SES KOCAELİ çok kısa sürede bir numara oldu. Rakiplerini ezdi, şaşırttı, köşeye fırlattı.

Ben yapmadım; Güngör’le Can yapıyorlar.

Tabii bu kentte bizim dışımızdaki internet medyası unsurlarının ellerinin kollarının bağlı olması, iktidarın üzerine toz kondurmamak gibi bir görev üstlenmiş olmaları, bağımsız ve tarafsız olamamaları da bizim işimize yarıyor, avantajımız oluyor.

Hemen hemen bütün yerel haberler bu kentte önce SES’te yayınlanıyor.

Artık insanlar çevrelerinde bir sorun, bir sıkıntı, bir yanlış gördüklerinde sadece SES’i arayıp, bildiriyorlar.

Çünkü, bu kentte SES’ten başka kimsenin bazı şeyleri yazamayacağını çok iyi biliyorlar.

Önceki hafta şehirde özellikle siyasi çevrelerdeki çok yoğun “İsmet Çiğit ile Güngör Arslan kavga edip, ayrılmışlar” dedikoduları üzerine Güngör Arslan “İsmet Çiğit ile yollarımız ayrıldı” başlıklı bir yazı yazdı.

İnanır mısınız, neredeyse 10 bin kişi bu yazıya girip okumuş.

Güngör Arslan, bizim ayrılmamızı bekleyen, uman ve bunu için dua edenlerle kafa bulmuş.

Bu kent, Güngör Arslan-İsmet Çiğit birlikteliğinin, özellikle bu dönemde çok fazla ihtiyaç olan bağımsız, korkusuz, muhalif sese çok ihtiyaç duyduğunu biliyorlar.

Bu kentle ilgili, bu kentte yaşayanları ilgilendiren bütün orijinal haberler bu internet gazetesinde çıkıyor.

Bu kentte, belediyelerin yaptığı yanlışlar sadece bu internet sitesinde eleştirilebiliyor. Eleştiri yapılırken, alternatif seçenekler de sunuluyor.

Can Çiğit gece yarısı bir ihbar üzerine yatağından kalkıp, haberin peşinden koşabiliyor.

Güngör Arslan zaten bir haber canavarı sürekli telefonda konuşuyor, sürekli yeni haberler, Bilgiler alıyor ve her gün sayfaya 50’den fazla orijinal haber ekliyor.

SES’in (tıklanma) sayıları aldı başını gidiyor. Ulusal düzeydeki ajanslar bu kadar kısa zamanda bu denli büyük çıkış yapan internet gazetesine karşı ilgisiz kalamıyor.

Filanca gazetenin genel yayın müdürünün yazdığı candaş, yandaş ve zırlama makale gün içinde 100-150 kişi tarafından okunurken, örneğin benim bu sitede yazdığım en kötü makalenin tıklanma sayısı 2 binin altına inmiyor.

SES KOCAELİ yerel bazda uzak ara bir numara olmanın ötesinde ulusal sıralamada ve dünya sıralamalarında da hızla yükseliyor.

Şimdilerde bu kentte yaptığı gazetesi günde 3-5 tane satılanlar kendilerini büyük gazeteci havasına sokup hava atıyorlar.

Benim yaptığım gazete günde 11 bin adet sattı.

Ama hiçbir zaman gazetecilik havası atmadım, gazetecilik forsu kullanmadım.

Şimdi internet gazeteciliğinde her gün tıklanma raporlarını görünce, her gün bu kentteki yıllanmış diğer internet gazetelerinin sayıları ile karşılaştırınca farklı bir haz alıyorum.

Vura vura, eze eze, herkesi kıskandıracak şekilde yükseliyoruz. Üstelik aklınızın alamayacağı kadar çok engellerle karşılaşıyor, düşmanlıklarla mücadele etmek zorunda kalıyoruz.

Medya dünyasında, Kocaeli gibi bence her şeye rağmen hala çok önemli bir kentte kendi alanında çok kısa sürede bir numaraya yükselen bir internet gazetesinin yazarı olmakla gurur duyuyor, bütün okurlarıma saygı, sevgi sunarken sağlık ve işlerinde başarılar diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mektup - İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

07

Barbaros Eren - Okuyorum tabiki ama kağıt gazete bir başka dostum

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 06 Temmuz 18:41
06

Selanikli - ''SES KOCAELİ çok kısa sürede bir numara oldu. Rakiplerini ezdi, şaşırttı, köşeye fırlattı.''

yerine RAKAMLAR ile konuşulur ise daha net olur sanırım !!

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 06 Temmuz 15:11
05

G. - İsmet bey yazılarınızı ilgiyle takip ediyor, olması gereken objektif ve özgür gazeteci kalemini temsil ettiğiniz için ayrıca tebrik ediyorum.

Kağıt gazeteye olan özleminiz ve teknolojiye olan karşıt duruşunuzu her defasında dile getiriyorsunuz fakat günümüz gerekliliklerini ve şartlarını bir noktada kabul etmek gerekir diye düşünüyorum. Tabi ki twitter açın her gün 150 tane boş cümle yazın talebi değil bu, fakat "mail atmayı bile bilmiyorum" beyanı vermek te size yakışmıyor diye düşünüyorum.

Kaleminiz, kelimeleriniz kurumasın

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 06 Temmuz 13:07
04

Adnan Acı - Gazetecilik forsu kullanmamışmış. Gazeteci olduğun için beleşten bütün dünyayı gezdirdi belediye başkanları sana...

Yanıtla . 1Beğen . 5Beğenme 06 Temmuz 13:02
03

Okur - arkadaş okur önerisi doktor tavsiyesi değil:

önerilere kulak asar mısın bilmem. okurun olarak yazıyorum:

1-'Recep Haldız, Tahir Büyükakın’ın emriyle beni gazeteden kovunca",artık "bu cümleyi kullanma. 1 yıldır yazıyorsun. unut. sanki halen bu olayı içinde atamamışın gibi. gazetesi "ezici çoğunlukta ise" başarılısın demektir. o zaman ozgüven ve egonu tavan yap bu cümleyi yazma.daha fazlası zayıflık alameti

2- sosyal medya ayrı internet ayrı

3- e posta iie makaleyi yollayamıyorum ,diyorsun

internet ayrı bilgisayar ayrı

kaleminin ucu hep açık kalsın

Yanıtla . 2Beğen . 2Beğenme 06 Temmuz 11:28
01

İzmitli - İsmet Bey bugünkü köşe yazınızı büyük bir zevkle okudum. Kaleminize sağlık. Yazınızda yine Tahir hocanın ismi geçiyor Maşallah onsuzda yapamıyorsun. Yorumlarda git meyhaneye zıkkımlan diye yorum yazanlar var demişsin vallahi çok güldüm. Ben yapım gereği öyle kaba olamam. Benimde sizden küçük bir ricam olacak. Şu Geçit reztauranta bir hafta sonu benide götür. Şu kardeşine izmitli hemşerinede bir rakı balık ısmarla. Saygılar

Yanıtla . 0Beğen . 2Beğenme 06 Temmuz 11:00


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi