Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 7,5192
Euro 8,9984
Altın 410,15

Keşke birlikte yapabilsek

15 Temmuz’un 4’üncü yıldönümünde “Ulusa sesleniş” konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan çok önemli bir çağrı yaptı. Muhalefete seslenen Cumhurbaşkanı, şöyle dedi:

“- Gelin bu ülkeyi 2023 hedeflerine birlikte ulaştıralım. 2071 vizyonumuzu beraber inşa edelim.”

Ne kadar doğru ve gerekli bir çağrı.

Ben, pek çok seçim gecesinin sonunda, seçimden zaferle çıkan Sayın Erdoğan’ın yaptığı balkon konuşmalarını büyük bir heyecan ile takip etmiş biriyim.

Sayın Erdoğan, bu konuşmalarında genellikle bütün ulusu kucaklayan, ülkeyi kalkındırma çalışmalarına herkesle birlikte devam edeceklerini vurgulayan üslup kullanmıştı.

Biz (şahsen Ben), 2002’de AKP’yi destekledik, onlarla umutlandık.

2007’de, 2009’da, hatta 2011’e gelindiğinde hala içimde umudu öldürmeden taşıdım. Bu ülkede güzel işlerin de yapıldığına, daha iyilerinin de yapılacağına hep inandım.

Ama daha sonra işin rengi değişmeye başladı. 

“Sadece doğruyu ben bilirim. Ben ne istersem, kimseye sormadan bunu yaparım. Bana karşı çıkanların da burnundan getirir, hapislerde süründürürüm” dönemi başladı.

Bu ülkede insanların izlediği TV kanalları ayrıştırıldı. İnsanların okuduğu gazeteler ayrıştırıldı. Bu ülkede insanların alışveriş için gittiği marketler, oturup dinlenmek için gittikleri kıraathaneler ayrıştırıldı.

Bu ülkede insanların gittiği lokantalar ayrıştırıldı.

Bunları biz yapmadık. Biz, “AKP’ye oy veren teröristtir” demedik.

Biz, devlet kadrolarına eleman alımında bu denli aşırı partizanlığı tek parti döneminde bile görmemiştik.

………………………

Yapılan hiçbir iyiliği, güzelliği inkar edecek değiliz.

Ama bu ülkede iktidarın kendilerinden yana olmayanlara, özellikle kendilerini bir miktar eleştirenlere yönelik tavrını da içimize sindiremeyiz.

Herkes sigarayı bırakacak, herkes içkiyi bırakacak, her çift en az 3 çocuk yapacak gibi masum dayatmalarla başlayan mahalle baskısı, çok büyük boyutlara ulaştı.

Bu işin boyutlarını, AKP içinde yer alıp, devlet imkanlarından beslenenlerin anlaması elbette mümkün değil. Ama bizim taraftan bakıldığında, çok ağırdır, çok can yakıcıdır.

Siz, örneğin İzmit’te “Yürüyüş Yolunun ne yapılacağı” konusunu görüşmek için toplantı düzenliyorsunuz.

Bakan, Vali, AKP milletvekilleri geliyor, İzmit’in görüşüleceği bu toplantıya, CHP’li İzmit Belediye Başkanı’nı davet bile etmiyorsunuz.

Bizi, yani muhalefeti düşman ilan etmişsiniz.

“Ben bilirim. Ben ne istersem onu yaparım” mantığıyla, size menfaat için sürekli yağ çekenlerin gazıyla giderek üslubu da ağırlaştırarak yola devam ediyorsunuz.

Bayramlarımız ayrıştı.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutlamamak için bayram günü kendilerine iş icat edip, yurtdışına kaçanlar, 15 Temmuz’da en önde gözükmek için birbirlerini iteliyorlar.

Siyaseti futbola kadar soktunuz. 

Futbolcu transferinde bile, transfer edilecek futbolcunun mesleki kariyerinden önce siyasi görüşünü araştırır oldunuz.

Bizim, muhalefetin elinde devletin imkanları yok.

Adaletin terazisi bizim elimizde değil.

Devletin polisi, bekçisi, askeri bizim emrimizde değil.

Eziliyoruz, öteleniyoruz, dışlanıyoruz.

Biraz ses çıkartmaya kalksak, sürüm sürüm süründürülüyoruz.

…………………………………..

Elimde 1900’lü yılların başlarında yazılmış, “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” isimli bir kitap var.

Atatürk, Cumhuriyeti kurduktan sonra bu kitabın, bütün ülkede okunmasını, okullara, kışlalara, camilere sokulmasını istemiş.

Finlandiya’yı anlatıyor. Bir dönem İsveç’in egemenliğinde kalan, sonra Rusya‘ya bağlanan Finlandiya.. En küçük bir toprak altı zenginliği yok.

Ekilip, biçilecek, üretim yapılacak toprağı da yok. Garip bir balıkçı ülkesi…

Fakir, fukara, üretmeyen, üretemeyen, hep başkalarına bağlı yaşayan bir ülke. 4-5 tane aydın çıkıyor. Ülkenin her yerinde halkın ayağına gidiyor. Onlara iyi insan olmayı, sanatı, kültürü, taşlı tarlada tarım yapmayı öğretiyorlar.

Kışlalarda askerleri, köylerde garip insanları, okullarda çocukları, kiliselerde insanları ülke sevgisiyle, birlikte hareket etmenin gerektirdiği özverileri öğreterek eğitiyorlar.

Bugün Finlandiya, dünyanın en mutlu, en müreffeh, hiç siyasi çatışmaların yaşanmadığı bir örnek ülke.

Biz burada toplumun çoğunluğunu olmasa da büyük bir bölümünü düşman ve terörist ilan ettik. İktidardan yana olanlara büyük imkanlar, büyük menfaatler sunarken, iktidarı eleştirenlere dünyayı zehir ettik.

Zaman içinde düşman ilan edilerek kendi vatanında dışlandığını hisseden insanlar da kinlendi. Şimdi geldiğimiz noktada hepimiz birbirimize düşman olduk.

Birbirimizi çekemez, birbirimize tahammül edemez olduk.

Şimdi Sayın Cumhurbaşkanı çıkıyor, “Gelin bu ülkeyi birlikte kalkındıralım” diyor.

Biz 2002’den beri buna varız, hazırız. Ama önce siz bizim de bu ülkede var olduğumuzu kabul edeceksiniz.

Gerisi kolay.

Biz, “Mesele memleketse, gerisi teferruattır” sloganını iş olsun diye söyleyenlerden değil, inanarak söyleyenlerdeniz.

Siz bize bir adım atın, üzerimizde uyguladığınız ağır, haksız, adaletsiz baskıları hele bir kaldırın.

Biz size koşarak gelir, bu ülkenin geleceği için üzerimize düşeni fazlasıyla yaparız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

05

İbrahim kahraman - Beyaz zambaklar ülkesi kitabı çok öğretici,okunması tavsiye edilecek kadar güzel bir kitap.Sosyal ve siyaset hayatımıza yönelik değerlendirmelerinizde çok uyarıcı.istifade edenlerin çok olmadı Dilek'lerimle,kaleminize kuvvet..

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 17 Temmuz 19:11
03

sapanca - MAALESEF DAHA ÇOK ÖRNEKLER VAR 10 GÜN YAZSANIZ BİTMEZ ÜLKENİN İÇLER ACISI HALİ

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 17 Temmuz 14:32
02

Ahmet Yılmaz - Hükümetin herkes içkiyi bırakacak diye bir dayatması olsaydı siz her hafta sonu geçit restaurantta içebilirmiydiniz ? İçtiğinizide köşenizde ballandıra ballandıra yazabilirmiydiniz sayın çiğit ?

Yanıtla . 1Beğen . 7Beğenme 17 Temmuz 08:39
04

Kartal2 - @Ahmet Yılmaz 02 nolu yoruma cevabı: 1 lt rakı 250 TL ise dayatma değilmi, sarma sigara bile yasaklandı,

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 17 Temmuz 18:27


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi