Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 7,3279
Euro 8,8016
Altın 404,57

Asosyal Medya

Gelişen teknolojiyle birlikte ömrü çok eskilere dayanmayan yeni ve en gözde meslekler arasında yer alan, hemen her sektörde mutlaka ihtiyaç haline gelen "sosyal medya uzmanlığı" gerçeği var artık.

Var olmasına var ama, tam özgürlük her şeyimizde olduğu gibi bunda da yok.

Üniversitelerin Sosyal Medya veya Yeni Medya bölümlerinde okuyan, iş kolu olarak sosyal medyayı seçen, çalışan ya da yeni başlayanlar; bu son sosyal medya düzenleme, denetleme, kısıtlama, ufak ufak yasaklama çalışmaları sonucunda, yeni sektörün kaymağını hevesle yemek isterken, maşallah dediğimiz yedi gün yaşıyor diye içlerinden geçiriyorlardır.

Sosyal medyanın asosyal medyaya dönüşme ihtimali dahilinde, elbette ki sosyal medya ile çok ilgilenen, hatta ilgim ve sevgimden dolayı okulunu bile okuyan ben, bu gelişmelerden sonra ülke gündeminde olanları sizlere aktarmak istedim:

Erdoğan'ın hedefinde en çok Youtube, Twitter ve Netflix var.

Binlerce kişi yine bu mecralardan "sosyal medyama dokunma" diyerek tepkisini dile getirdi geçtiğimiz günlerde. Cumhur İttifakı'ndan büyük çoğunluk sosyal medya özellikle twitter hesaplarını kapattı. Erdoğan'ın youtube kanalında bir videonun Z kuşağından genç arkadaşlarımız tarafından dislike bombardımanına tutulmasından sonra gündeme gelen bu düzenleme, sosyal medyayı takip edenler tarafından bir hayli renkli olaylara sebep oldu.

Önce CHP Yalova eski milletvekili Muharrem İnce: "Tirajı düşmüş plaza medyası iktidarı kesmiyor, etki gücü zayıfladı, gençlere hitap etmiyor. Yapabilir mi? İstediği sonucu alamaz ama deneyecek" dedi. Müneccim olmayı gerektirmeyecek bir öngörü ile dislike olayından hemen sonra da zaten "Gençler! Bu kadar dislike yapmayın, internetin fişini çekerler" demişti.

Akabinde İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener "Dark'ın son sezonunu bitirmeden Netflix'i kapatırsan, vallahi gücenirim Sayın Erdoğan" dedi.

Bu sözü İyi Parti sosyal medya hesabından "Sakin ol şampiyon" diyerek retweetledi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu "Aman Meral Hanım, şimdi hırsından spoiler verir" (bir kitabın, filmin veya dizinin seyretmemiş olanlara artık seyretmesine gerek kalmayacak şekilde olayların, sonunun ya da varsa sürprizin anlatılması) diye yazdı.

MHP Lideri Devlet Bahçeli artık twitter'dan paylaşım yapmayacağını yine twitterdan paylaşım yaparak bildirdi.

Bu renkli, hareketli mesaj trafiği bununla sınırlı kalır mı? Cumhurbaşkanı Erdoğan "Onlar dizi izleyip film çevire dursun, biz hizmet edip tarih yazmaya devam edeceğiz" dedi.

Aylar önce Diriliş Ertuğrul film setinden eşiyle beraber bir fotoğraf paylaşmış olan Erdoğan'a Meral Akşener'in yanıtı gecikmedi: O fotoğrafı kullanarak, "Emin misin Sayın Erdoğan?" dedi.

Muharrem İnce "18 yıldır sizin çevirdiğiniz filmleri çekmeye kalksa Netflix'in bütçesi yetmez" dedi.

Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ise tavrını şu tweet ile ortaya koydu.

"Sosyal medyaya uygulanacak kapatma ve kısıtlamalar, Türkiye'nin kendi içine kapanması ve özgürlük alanının daraltılması demektir. Türkiye dar bir özgürlük tanımına sığdırılamayacak kadar büyük bir ülkedir."

Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde Siirt'te 12 Aralık 1997'de Ziya Gökalp'in şiirini okuduğu için 10 ay hapse mahkum edilip, 26 Mart 1999'da cezanın infazı için Pınarhisar cezaevine girmişti.

Bir şiir yüzünden hapse giren Erdoğan'ın en çok kendisinin özgürlüğü koruması, yükseltmesi gerekirken takındığı bu tavır umarım geçicidir.

Tansu Çiller'in başbakanlığı sırasında özel radyoların kapatılmasını protesto etmek amacıyla siyah kurdele takarak "radyomu geri istiyorum" kampanyası başlatılmış ve başarılı olmuştu. Bizim insanlarımız muhafazakar yapıda yetişse de, dışa kapalı gibi görünse de, farklılığımızla, rengimizle, ayrı ayrı bir bütün olduğumuzu taa yüreğinde hissedebilen, öyle görmüş öyle yaşamış topluluktur.

Herkesin saygı çerçevesinde fikrini beyan ettiği, son dakika haberlerini anında öğrendiği bu yeni ve kaçınılmaz mecradan mahrum kalmak asla istemeyecektir.

Elbette ki yalan haberler, bilgi kirliliği orda da mevcuttur, ancak zaman içinde zaten olayın doğru veya yanlışlığı ortaya çıkmaktadır.

En büyük özelliğimiz meraktır bizim.

Ve bunu doğru kullanınca mutlaka gerçek bilgiye ulaşabiliyoruz.

Gerçeklerden haberdar olmayan, verilen ile verildiği kadar bilgilendirilen bir toplum hiçbir zaman olmadık.

Olmuş gibi görünenler aslında her şeyin bence farkında olup ta seçimlerinin onların hayatlarına getirdiği artıların tadını çıkarmakla meşguller.

Hiç kimse inanın sandığınız gibi cahil ve kör değil. Hayatta her durumun geçici olduğunu düşünenlerdenim.

İyinin de kötünün de.

Buddha'yla ilgili bir hikaye vardır:

Buddha öğrencileri ve adanmışlarıyla yürüyordu, biraz su istedi.

Yakında bir gölet vardı, fakat tam o sırada bir manda gölete girip çıkarak her şeyi bulandırdı.

Temiz olan su çamurlu hale gelmişti.

Adanmışları suyun kirlendiğini söyleyip, ilerde başka bir gölet bulacağız su için dediler.

Buddha onlara gülümseyip yürümeye devam etti.

İlerde başka bir gölet yoktu.

O zaman Buddha "Geri dönüp bana o göletten su getirin" dedi.

Adanmışlar, "Hayır, orası kirli" dediler.

Buddha "Şimdi gidip bir kontrol edin" dedi. Geri gittiklerinde su yatışmıştı ve alabilirlerdi. Suyu bir kaba aldıklarında daha da yatıştı, berrak su üstteydi.

Buddha o zaman dedi ki, "Zihin de böyledir.

Eğer zihin darmadağınıksa, biraz bekleyin, yatışacaktır.

Sonsuza dek rahatsız kalamaz.

Bütün bu rahatsızlıklar anlıktır.

Zihindeki bu kötü fikirler nasıl geldilerse öyle gideceklerdir.

Dolayısıyla yapacak hiçbir şey yoktur, biraz zaman verin, bekleyin, yatışacaktır. Hayattaki her şey için de bu böyledir, bazen yatışmasına izin vermelisiniz.

Eğer göletteki suyun bir an önce yatışması konusunda acele ederseniz, o yatışmayacak, daha da kirlenecektir."

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aygen Tuna - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi