Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 7,6604
Euro 8,9115
Altın 458,62

Önce insan sonra gazeteci olmak

İnternet gazeteciliğine alıştığımı, yüzde yüz içselleştirebildiğimi söylersem, yalan söylemiş olurum. Gazetecilik mesleğine fiilen 1976 yılında başlad...

İnternet gazeteciliğine alıştığımı, yüzde yüz içselleştirebildiğimi söylersem, yalan söylemiş olurum. Gazetecilik mesleğine fiilen 1976 yılında başladım.

On binlerce haber yazdım, manşetler attım.

Gazeteye konulacak en küçük, en basit haberde bile ayrıntılara hep önem verdim…

Misal, muhabir müthiş bir trafik kazasının haberini yazmış.

Ama yazdığı haber metninde kazaya karışan araçların plakası yok.

Kullanmadım.

Muhabirden mutlaka kazaya karışan araçların plakalarını öğrenmesini istedim.

Gazetecilik hayatım boyunca, “O kişide virüs çıktı” ya da “O köy karantinaya alındı” gibi başlıklar atmadım. Her zaman para verip gazete satın alan okura karşı sonsuz saygı duydum.

Her habere o haberi okuyacak kişinin gözünden bakıp, haberi okuyan kişinin o haber içinde neyi merak ettiğini düşünerek metinleri kaleme aldım.

İnternet gazeteciliği öyle değil.

Kağıt gazetecilikte periyot 24 saattir.

Ertesi günün sabahına göre gazeteyi yaparsınız. İnternet gazeteciliğinde böyle bir zaman kısıtlaması yok.

Önemli olan haberi herkesten önce girmek. Her an bütün antenleriniz açık olacak.

Bir haber geldiğinde en kısa sürede toparlayıp, sizin internet sitenize bir an önce girmesini sağlayacaksınız. Zaten, internet okuru da sizin verdiğiniz bilgilere, haberlere ücret ödemeden ulaşıyor ya.

Haberi biran önce yazıp sitenize girin de biraz eksik olmuş, biraz yanlış olmuş işin bu tarafına pek bakılmıyor. Bu benim habercilik ve gazetecilik tarzım değil.

Alışabilir miyim, zor.

Ama çevremdeki insanlara, internet gazeteciliği yapanlara kendi prensiplerimi kabul ettirebilir miyim, bu daha da zor.

………………………..

1976’da mesleğe başladığımda, çok uzun yıllar Ramazan ve Kurban bayramlarında gazeteler tatil yaparlardı.

Sonra bu ilke bozuldu.

Kağıt gazeteler bayram günlerinde de yayınlanır oldu.

Yıllarca yeniden bayram günlerinde gazeteler tatil yapsın diye mücadele ettim.

En azından bizim ilimizde bu geleneğe dönülmesini savundum ve pek çok temasta bulundum.

Ben kağıt gazetecilikten internet gazeteciliğine zorunlu geçiş yaptıktan sonra, bayramlarda yeniden tatil başladı.

Doğrusu kağıt gazetelerde çalışan meslektaşlarıma imrendim, kıskandım.

Biz, bayram günlerinde de her an haber peşindeydik. İnternet gazeteciliğinin bir güzel tarafı var. Her şeyi rakamlarla ölçebiliyorsunuz.

Nitekim, geride bıraktığımız Kurban Bayramı günlerinde de SES KOCAELİ internet haber sitesi bu kentin zirvesindedir. Kimse aksini söyleyemez.

Bu kente internet sitelerinden en çok okunan yazılar benim ve Güngör Arslan’ın yazıları oldu.

Her gün yine onlarca yeni haberi girdik.

Pek çok haberi önce biz girdik, pek çok haberi sadece biz girdik.

Bugün ulusal gazeteler dahil, hiçbir kağıt gazetenin yöneticisi ya da sahibi, gazetesinin tirajı ile övünemez.

Çünkü kağıt gazeteler satmıyor, satılmıyor, okunmuyor.

Hatta pek çok gazete bayii bile gazete satışını külfet görerek bırakıyor.

Habercilik yükü internet basınının üzerinde. Biz, SES KOCAELİ olarak bunun hakkını vermeye çalışıyoruz.

Bütün engellemelere rağmen-mesela bazı kamu kurumları ve belediyelerin internetlerinden SES’e giriş yasaktır- çok kısa süre içinde Kocaeli’de bir numara olduk.

Ama bu durumla da çok fazla övünmeye hakkımız olmadığını düşünüyorum.

Benim ve Güngör Arslan’ın birlikte görev yaptığı, yazı ve haber yazdığı bir internet sitesi bu kentte 1 numara olamıyorsa, zaten bizim işi bırakıp gitmemiz gerekirdi.

Ama her gün yükselen rakamları gördükçe, heyecanımız ve şevkimiz artıyor.

SES KOCAELİ’nin internet gazeteciliğinde bu kentte artık rakipsiz olduğunu düşünüyorum.

Buna rağmen, en basit gibi görünen haberi bile, en ayrıntılı şekilde ve en kısa süre içinde okura aktarabilmenin heyecanını hissediyoruz.

İlan ambargosu ile karşı karşıyayız.

Haber ambargosu ile karşı karşıyayız

Mahkemelerle, açılan davalarla, yapılan gereksiz ve anlamsız şikayetlerle, yayın yasakları ile boğuşmak zorunda kalıyoruz.

Bunlara da yavaş yavaş alıştığımı söyleyebilirim.

Bir de gazetecilik yaparken, insan olduğumuzu unutmamayı da önemsiyorum.

Fırsat ve zaman bulursak, davet alırsak icabet ediyor, mesleki yorgunluğumuzu güzel bir yemek sonrasında gidermeye çalışıyoruz.

Pek çok kişinin her türlü çabasına rağmen, Güngör ile gayet iyi anlaşıyoruz.

Akşam saatlerinde iş bitiminde birer tane buz gibi birayı karşılıklı içebiliyor, kimi zaman şöyle okkalı Türk kahvesi eşliğinde çok sıkı tavla maçı yapabiliyoruz.

Sözün özü; bizim cenahta işler kötü gitmiyor. Herhalde bunca çaba, bunca emeğin sonunda yakın gelecekte biraz para kazanmayı da başarabiliriz diye düşünüyorum.

Bu mesleği keyifsizce, sadece iş olsun, zaman dolsun, maaş günü gelsin anlayışı ile yapan veya yapmak zorunda kalan, çalıştıkları ortamda mutlu olmadıklarını çok iyi bildiğim, patronlara bağımlı gazetecilik yaparken insani özelliklerini ve zevklerini giderek yitirdiğine inandığım meslektaşlarım adına üzüntü duyuyorum.

Güngör’le ben, sık sık aynı soruya muhattap oluyoruz: “Nasılsınız, nasıl anlaşıyorsunuz?” diye soruyorlar.

Aslında Güngör ile benim ilgi alanlarım, zevklerim, hatta yaşam biçimlerimiz çok farklı. Ama gayet iyi anlaşıyoruz.

Birbirimizin ilgi alanlarına girmeden, birbirimizi eleştirmeden, birbirimize saygı duyarak ve mesleki anlamda birbirimize inanarak, ortak zevklerimizi de birlikte keyifle paylaşarak bildiğimiz tek işi sürdürüyoruz.

Bütün önemli haberleri önce SES KOCAELİ’de bulabilirsiniz.

Bütün haberlerin en geniş detayını, en doğru halini, sadece SES KOCAELİ’de bulabilirsiniz.

Kim ne derse desin. Kim kınarsa kınasın, kim beğenmezse beğenmesin.

Bir yandan birlikte gazetecilik yapacak, bir yandan da insan olduğumuzu unutmadan, insani zevklerimizi ve hayatımızı yaşamaya devam edeceğiz.

Bütün okurlara ve meslektaşlarıma sonsuz selam ve muhabbetler gönderiyor,

Sağlık ve mutluluk diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mektup - İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

İzmitli - İsmet amca Özgür Kocaeli gazetesinin bugünkü manşeti HERŞEY MÜKEMMEL diye yazıyor. Sizde herzaman yazılarınızda gidişatımız iyi değil diye yazıyorsunuz. Kime inanıcaz ? Kafamız karıştı valla.Ortada bir yalan var !!!

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 10 Ağustos 09:42
02

Şair - yok abi, kaç sefer rica ettik okurun olarak "şu cigarayı "bırak diye. bak güngör abim seni yormamak için sana cigara almak için dışarı çıktığında kendi ifadesine göre güngör abimi tanımayan eski ülkücü askerin, güngör abimin ülkcülerle ilgili yazsına kızmış alkollu olduğu için saldırmış.

senin sigaran sebep oldu ismet abi.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 10 Ağustos 01:12
01

Vatandaş - Ne olursa olsun, kağıt gazete basmanız olmazsa olmazdır, eğer kurumsal olmak, kalıcı ilmak istiyorsanız kağıt gazete şarttır, söz uçar yazı kalır, yarın bu hükümetin sosyal medyayi yasaklamayacagi ne malûm?? " o biraz zor dediğinizi duyar gibiyim" inaninki bunlardan herşey beklerim.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 10 Ağustos 00:44


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi