Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 7,4126
Euro 9,0363
Altın 441,98

Ne haber aşktan?

Bir kadını bir kere aşk ile öpememiş adamların öfkeli ülkesi.

Bu adamları hepimiz biliyoruz, malum.

Her gün işledikleri kadın cinayetlerini okuyoruz. Henüz cinayet aşamasına gelmeden de evlerinde neler, ne acılar yaşatıyorlar az çok kestirebiliyoruz.

Aşktan bahsedeyim derken, yine elim ülke gündemine kaydı. Aşk nedir? Hadi evlenelim, dostlar alışverişte görsün mü?

Yoksa uğruna en güzel, en içli bestelerin yapıldığı, şiirlerin yazıldığı, en kalıcı edebiyat eserlerinin inşa edildiği ve bazen de uğruna bir ömrün heba edildiği bazen hastalıklı ama ömre bedel bir duygu mu?

Aşk deyince; çok özel bir kadından bahsedeceğim size. Türk edebiyatının büyük ustaları Ülkü Tamer, Cemal Süreya ve Turgut Uyar'ın büyük aşkı, Edip Cansever'in de büyük bir hayranlık beslediği 1941 doğumlu, 2003'te vefat etmiş ünlü yazar ve çevirmen Tomris Uyar. Arnavutköy Kız Koleji ve İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü mezunu. Papirüs dergisinin kurucularından. Sayısız kitap, roman, derlemenin sahibi, özellikle Edgar Allan Poe çevirileriyle meşhur.

Dönemine göre uç yaşanılan, farklı, özgür, devrimci hayatlar. Ancak işin içine edebiyat, sanat girince nasıl güzel.

Şimdilerin estetikli, botokslu güzellerinin yanında ortalama güzellikte bir kadın. Bu dönem yaşasaydı kişilik bozukluğu olan fesat kadınların vasat, cahil cühela adamların da çirkin bile diyerek yaftalayabileceği bir kadın. Ama kesinlikle farklı, dolu, kendine has ve bütünüyle güzel bir kadın. Hayatı ciddiye almayan, sevgiden yorulduğunda yeni bir sevdaya açılmaktan korkmayan, edebiyatın özgür ruhlu ve sahip olunamayan kadını. İkinci Yeni'nin olmazsa olmazı, bir akımın ilham kaynağı. Neydi bu önemli edebiyatçıları kendine bu kadar hayran bırakan kıskanılası kadının sırrı? Edebiyat aşığı olması mı? Hayat dolu olması mı? Özgür ruhlu ve güçlü olması mı? Derin ve cesur bir yürek mi? Rol değil gerçekten tutku dolu sevmesi mi?

"Bu yazıyı esintili balkonunuzda, elinizde rakınız ve fonda Türk sanat müziği eşliğinde okumanız tavsiye edilir" yazıyordu bir yerde Tomris Uyar'ın hayatını araştırırken. Bir sanat eserinin size ithaf edilmesi, sizin için şarkı, şiir, roman yazılması ne fevkalade histir. İlk aşkı şair ve gazeteci Ülkü Tamer. Güzel gidebilecek, uzun sürebilecek evlilikleri; kızları Ekin'in bebekken anne sütünden boğulması ile çıkmaza girer, bu büyük acıyla baş edemezler ve sonunda evlilik biter. Büyük bir bunalıma giren Tomris Uyar'ı Cemal Süreya'nın büyük aşkı tekrar hayata bağlayacaktır. Uzun süre depresyonda olduğu bu dönemde arkadaşlarının ısrarıyla gittikleri bir mekanda tanışırlar. Eşlerinden birbirleri için boşandıkları söylense de bu konu ile ilgili hiç konuşmamışlar. Kendisi hiç şiir yazmamasına rağmen, Cemal Süreya en unutulmaz şiirlerini Tomris Uyar'a yazar. Üç yıl sürecek fırtınalı bu aşkta Cemal Süreya bir başka severmiş Tomris Uyar'ı. Her akşam eve erkenden dönüyor, arkadaşlarıyla buluşmak aklına bile gelmiyormuş tüm dünyası olan Tomris'ine bir an önce kavuşmak için. Bir ilişkinin sağlığı sosyal hayatın sağlığı ile ilintili halbuki. Tomris bir akşam bu rahatsızlığı dile getirip, iş çıkışı arkadaşlarıyla buluşmasını, biraz onlarla vakit geçirip sonra eve dönmesini istemiş. Artık Cemal Süreya geç gelmeye başlamış. Olayı anlatabildiğine sevinen Tomris'in bi akşam arkadaşlarıyla vakit geçirdiğini düşündüğü Cemal Süreya'nın apartmanın önünde, ona dediği zamanın dolmasını beklediğini gördüğünde durumun adını koymuş. "Şahsiyet Rötarı". Tomris Uyar'a Cemal Süreya sorulduğunda şöyle demiş: Beni bıraktı ama rahat edemedi. Ona göre bana sahip olunamazdı. "Senden ayrıldığım anda senin hakkında, hikayen hakkında, sevdiğimi belirtecek hiçbir şey söylemeyeceğim, benim ağzımdan kimse duymayacak" dedi ve doğrusu hiç yazmadı.

Ve Turgut Uyar. Yedi yıldır şiir yazmadığı bir dönemde karşısına çıkan ilham perisi Tomris Uyar'ın dürtmesiyle, yeniden yazmasını istemesiyle tekrar şiire dönen büyük şair. "Turgut, beni her an elinden kaçıracakmış gibi gereksiz bir kaygıyla yıpranacak, ben de hiçbir rekabetin söz konusu olmadığı bir alanda, boyuna birinci seçilmekten yorulacaktım" diye anlatmıştı Turgut Uyar'ı. Gerçekten yorulmuştu Tomris, Onun sadece dünyaya açılan penceresi olmadığının, artık bir parçasına dönüştüğünün farkındaydı. 1969'da evlendiler. İkisinin de sanatçı olmasından mütevellit çokça fırtınalı geçen bu aşk, 1985'te Turgut Uyar vefat edene kadar devam etmiş. Tek çocukları olan Hayri Turgut Uyar, halen İstanbul Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Görevlisi'dir. Bir şiirinde çok sevdiği eşine sesleniyordu Turgut Uyar:

BİR BOZUK SAATTİR YÜREĞİM

Senin için alışılmış şeyler söyleyemem sana yaraşmaz

Kış gecesi amcamızdır bahar yakından kardeşimiz

Alır başımı Erzincan'a giderim seni düşünmek için

Dörtlükleri bozarım çünkü dağlar ne güne duruyor

Kıyılar ve eskimeyen her şey seni anlatmak için

Bir bozuk saattir yüreğim hep sende durur

Ne var ki ıslanır gider coşkunluğum durmadan

Durmadan

Dağ biraz daha benden deniz her zaman senden

Hiçbir dileğimiz yok şimdilik tarihten coğrafyadan

Kimselere benzemesin isterim seni övdüğüm

Seni övdüğüm zaman

Güzel bir çingene yalnız başına dolaşmalı kırlarda

Seni övdüğüm zaman.

Ve Edip Cansever. Turgut Uyar'ın en yakın dostu olmasına karşın Tomris Uyar'a karşı konulmaz büyük bir hayranlık duyuyordu. Pek çok şiirinin konusu yine Tomris'ti. "Sevgililik ya da aşk duygusu zamanla yara alabiliyor, örselenebiliyor, bitebiliyor. Bitmeyen tek aşkın gerçek ve lirik bir dostluk olduğunu Edip Cansever öğretti bana" demişti Tomris Uyar, Edip Cansever için. "Tomris rakıyı severdi, Edip Cansever de onu" demişler onları yakından tanıyanlar.

Bir ömre nice dostluklar, aşklar sığdırmış, kendisine yazılmış onca şiire rağmen en ufak bir kibre kapılmamış, hayat nasıl geldiyse öyle kabul etmiş ve yaşamış Tomris Uyar. Olduğu gibi. Gizlememiş, gizlenmemiş. Ardında onca eser bırakmış ve bir devrin edebiyatına kah yazarak, kah ilham olarak damgasını vurmuş.

Günümüze döndüğümüzde haber sitelerini sosyal medyayı gezdiğimizde, aşksızlıktan sevgisizlikten başvurulan şiddetin haberlerinin üstünü örtüp, aşkları ahlaksızlıkla ilişkilendirip, fırsatını bulsa, ortaya çıkmayacağından emin olsa zıvanadan çıkacak insanların söylemlerini okuyoruz, dinliyoruz.

Bir kadını bir kere aşk ile öpememiş adamların öfkeli ülkesinde...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aygen Tuna - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi