Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 7,4894
Euro 8,9011
Altın 474,30

Çünkü zaman en güzel ayraçtır

Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi güzel bir huyu vardır demişti haber spikeri Erhan Çelik, o civcivli magazin olayları zamanlarında.

Hiçbir şeye inanmayan, güvenemeyen bir toplum olduk.

Devletin en tepesinden birinin bile verdiği müjdeye, açıkladığı sürprize sevinemez oldu bir kısım. Hissizliğin, hiçbir şeye şaşıramamanın veya hakkıyla sevinememenin en büyük sebebi acı tecrübelerdir.

Bu sevinemeyen insanlar için hain yakıştırması yapan yazarlar veya sosyal medyada kendince yazanlar, olayın böyle olmadığını, herkesin de hain olmadığını kendileri de biliyor. Ama işine gelen, işine geleni, işine geldiği gibi...

İnşallah Karadeniz'de bulunan doğalgazımız vatana millete hayırlı olur, elde edilecek gelirden, yapılacak tasarruftan, kazançtan milletimiz de en azından faturalara yansıyacak vergiler kısmından bir küçücük kırpma dahi olsa yararlanabilir.

Yapılan iyi şeylerden, pozitif gelişmelerden mutlu olmamak için ya deli olmak gerekir ya da dedikleri gibi hain. Üçüncü bir alternatif olan acı tecrübelerden edinilen güven problemine değinmek tabii ki gerçek empati sahibi, objektif insanların işi.

Sesini yükseltip üste çıkarak, karşı fikri karalayarak yazmak çizmek kolay iş. Maslow'un İhtiyaçlar Hiyerarşisi'ni bilirsiniz, piramit şeklinde beş basamaktan oluşur. İlk basamak fizyolojik ihtiyaçlardır; açlık, susuzluk gibi temel yaşamsal ihtiyaçlar. Ardından güvenlik, barınma ihtiyacı gelir.

Üçüncüsüyse ait olma, sevme, sevilme gibi sosyal ihtiyaçlar, sonrakiler de saygı-saygınlık, beşinci ve son basamakta kendini gerçekleştirme ihtiyacı (tam verimlilik) bulunur.

Bazı kaynaklarda yedi basamaktır. Sanat-estetik ve bilme-anlama da eklenmiştir beşinci ve altıncı basamak olarak, en üstte kendini gerçekleştirme baki kalacak şekilde.

Bulunduğun basamaktan tam doyum sağlanmadan bir üste geçemezsin. İnsanlar ekonomik açıdan zordayken, açlık ve barınma ihtiyaçlarını anca karşılamaya çalışıyorken, üçüncü ve daha üst basamaklarla ilgili yorum yapmaları beklenemez.

En hayati ihtiyaçlar yiyecek ve güvenlik-barınmadır. Bu doğalgaz olayında da en önemli değerimiz olan zamanımızı verdik, bekliyoruz, hep beraber göreceğiz. Hayırlısı.

Zaman en güzel ayraçtır. Ayırır insan olanı da insanla oynayanı da. Bu yaşımıza gelene kadar türlü hayatlar yaşadık, tecrübeler edindik.

Zamanın en güzel hediyesidir tecrübe, hayatın da en değerlisi zaman; kırklı yaşlardan sonra en değer verdiğim kavram oldu.

Para kazanılır, kaybedilir, kimi istifler, kimi güzel yaşar kendince sağlam para ezer. Peki ya zaman? Her geçen gün aleyhimize işliyor.

Negatif elektrik aldığım insanlardan, boşa zaman geçirmek olarak nitelendireceğim kişilerden, insanların kar gördüğü ama ruhumu darlayan kişilerden, maddi manevi adam kullanma amaçlı yakınlaşanlardan mümkün mertebe uzak duruyorum. Büyüdüm, anladım, öğrendim.

En klas yerde bulunup, hiçbir şeyim yoksa elimde, zamanımı kullandırmaktan bile imtina ediyorum artık.

Espriyle karışık yapmak zorunda olduğum işlerle ilgili "para vereyim ama zamanımı asla" cümlesini çok sık tekrar eder oldum son zamanlarda. Yaş alıyorum sanırım artık epey. Sevdiğim bir sözdeki gibi; zaman su gibi akıp giderken, biz hep barajlar kurmanın peşine düşmüşüz çünkü.

Amerikalı zengin bir iş insanı, iş seyahati sırasında küçük bir Meksika sahil kasabasına uğrar.

Limanda gezerken içi balık dolu küçük bir teknenin içinde oturan bir balıkçı dikkatini çeker. Merakla yanına yaklaşır ve sorar.

- Merhaba, bu balıkları yakalamak ne kadar zamanını aldı?

- Tümünü bir iki saatte yakaladım.

- Niçin daha uzun süre kalıp, daha fazla balık yakalamadın?

- Ailemin geçimi için bu kadarı yeterlidir.

Amerikalı, merakla balıkçıya kalan zamanını nasıl geçirdiğini sorar. Balıkçı anlatır:

- Geç vakit yatarım, sabah birazcık balık yakalarım. Sonra çocuklarımla oynarım, öğle saatlerinde de karım Maria ile biraz siesta yaparım. Akşamları, amigolarla beraber gitar çalıp eğleniriz. Dolu ve meşgul bir yaşantım var efendim.

Amerikalı gerinerek:

- Benim Harvard'dan yüksek lisansım var ve sana yardım edebilirim. Balık tutmak için daha çok zaman ayırmalı ve daha büyük bir tekne ile çalışmalısın. Bu tekneden elde edeceğin gelirle daha büyük tekneler alırsın.

Kısa sürede bir balıkçı filosuna sahip olursun. Böylelikle yakaladığın balıkları aracılara değil, doğrudan doğruya işleme tesislerine satarsın. Hatta kendi balık fabrikanı bile kurabilirsin. Balıkçılık sektöründe bir numara olursun.

Tabii bunları yapman için öncelikle bu küçük balıkçı kasabasını terk edip, Mexico City'ye daha sonra Los Angeles'a ve en sonunda holdingini genişletebileceğin New York'a yerleşirsin.

Balıkçı düşünceli vaziyette sorar:

- Peki bayım, bu anlattıklarınız ne kadar zaman alır?

Amerikalı cevaplar:

- 15-20 yıl kadar.

- Peki. Bundan sonra efendim? diye sorar balıkçı.

Amerikalı güler.

- Şimdi anlatacağım en iyi tarafı. Zamanı geldiğinde şirketini halka açarsın ve şirketinin hisselerini iyi paraya satarsın. Kısa zamanda zengin olup milyonlar kazanırsın.

- Milyonlar? Eee sonra bayım? diye sorar balıkçı.

- Ondan sonra emekli olursun. Geç vakitlerde yatabileceğin küçük bir balıkçı kasabasına yerleşirsin, istersen zevk için biraz balık tutarsın, çocuklarınla oynayacak, karınla vakit geçirecek zamanın olur. Akşamları da arkadaşlarınla gitar çalar eğlenirsin. Nasıl, mükemmel değil mi?

- Çok güzel de, ben şu an başka ne yapıyorum ki!..

Zamanımız kıymetli ve en güzel ayraçtır, insanı da ayırır insan olmayanı da. Yürekten ne istiyorsak onu yapalım. O ayraç seçimlerimize göre, mutlu sonu da ayırır, pişmanlığı da.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aygen Tuna - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

04

Mahmut K. - Gerçekten herkesin içinde kendiyle ilgili bir şeyler bulabildiği yazı olmus her yazınızı okuyamıyorum ama denk geldikçe efendim tebrikler

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 27 Ağustos 17:31
03

Haydar - Kutlarım, farklı nüanslarını yakalıyorsun hayatın. Bir sonraki yazında buluşmak üzere ??‍♂️

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 26 Ağustos 20:11
02

meltem - çok güzel bir yazı olmuş Aygen hanım hayat o kadar hızlı akıyorki hayat mücadelesinden yıllar geçip gidiyor maalesef istediğini hayallerini yapmak zor ülke şartlarında, günlük yaşıyoruz maalesef şartlar zorlaştı istediğin sevdiğin şeylerin getirisi olmayınca zamanını çok harcayacak işlerde zamanlar geçiyor getirisi çok olmasada yaşamı idam ettirmek için hayaller ege kasabası hayatlar sapanca maalesef

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 26 Ağustos 11:50
01

Seda Uygun - Bayılıyorum yazılarına Aygencim harikasın ?

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 26 Ağustos 10:56


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi