Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 7,7561
Euro 9,1126
Altın 474,38

Herkese teşekkür ederim

Geçen hafta bu sütunlarda, “Bu yazı davetiyedir” başlıklı bir yazı kaleme aldım. Aslında bu yazıyı yazmadan önce çok düşündüm. Yazı ile ilgili fikrim...

Geçen hafta bu sütunlarda, “Bu yazı davetiyedir” başlıklı bir yazı kaleme aldım.

Aslında bu yazıyı yazmadan önce çok düşündüm.

Yazı ile ilgili fikrimi evde aileme açtığım zaman, eşim ve oğlum karşı çıktılar. “Olur mu öyle şey. Sen tembellik yapıyor, davetiye dağıtmaktan kaçıyor, herkese saygısızlık yapıyorsun” dediler.

Oysa ben, bir kez daha okuruma, İzmit halkına içimi açmak, samimiyetimi göstermek istiyordum.

Ya yanlış anlaşılırsam?

Ya “Ben oğlumun düğünü için davetiye dağıtamam. Herkes benim davetlimdir” dediğim zaman, bu bir küstahlık olarak algılanırsa?

Tedirginlik içindeydim.

Ama öyle olmadı.

Benim okurum, bir kez daha samimiyetimi algıladı, anladı.

Beni böyle bir adam olarak kabul ettiğini gösterdi.

……………………………

Aslında çok tembel ve yeteneksiz bir adamımdır.

Gençliğimde iyi futbol oynar, halı sahada rakiplerime bacak arası atmaktan büyük zevk alırdım.

Masa tenisinde çok iyiydim.

Yaşlanıp, hamladıkça bu yetenekleri de kaybettim.

Sözde Elektronik ve Haberleşme Mühendisiyim.

8 yıl üniversiteye devam ettim.

Ama akıllı telefon kullanmayı bile öğrenemedim.

Öğrenmek istemedim. Elime fiş verseniz prize sokamaz, elime anahtar verseniz kapıyı açamaz bir adamım. Ben mühendisim ya evde ampul patlasa, eşim değiştirir.

Ama Allah, meramımı konuşarak veya yazarak anlatmak konusunda bana özel bir yetenek vermiş. İzmit Lisesi’nde okurken, bu yeteneğimi Edebiyat öğretmenimiz Altan Hanım keşfetmiş, beni kompozisyon derslerinden muaf tutmuştu.

Sonra çok genç yaşta başladığım köşe yazarlığı konusunda da bu zor kentte kendimi kabul ettirmeyi başardım.

Tevazuya gerek yok; iyi konuşur, iyi yazarım. Çünkü gizlim saklım yok. Çünkü samimiyim. Çünkü çok okurum, hiç değilse bu alanda kendimi geliştirmeye özen gösteririm.

Geçen hafta bu sütunlardaki yazıma gösterilen ilgi, samimiyetimin ve meramımın anlaşılmış olmasından duyduğum keyfi de size anlatamam.

Bu nedenle bütün okurlarıma çok teşekkür ediyorum.

……………………..

Efendim, konuyu kısaca özetleyeyim.

Önümüzdeki Perşembe günü (3 Eylül) küçük oğlum Emir ile Gölcüklü Hasret Şahin, Antikkapı’da düzenlenecek mütevazi törenle evleniyorlar.

Benim de damat babası olarak eşime dostuma, arkadaşlarıma falan davetiye vermem gerekiyor.

Ama ortam korona virüs ortamı.

 İnsanlar kalabalık içine girmekten korkuyorlar.

Korkmayanlar ise çok ciddi risk alıyorlar. Bir de büyük ekonomik kriz var.

Bir kişiye davetiye vermek “Al altını gel“ demek gibi geliyor bana.

Eş dost saymaya kalksak, ben bu kentte kimseyi ayıramam.

Geçen hafta ismen yazmıştım. 3-5 kişi hariç herkese davetiye vermem gerekiyor. “Ben bunu yapamam. Kimseye oğlumun düğünü var, gelin diyemem” diye yazdım.

Gerçekten bu durumdayım.

Misal, siyasete davetiye vermeye kalksam, ne yapacağım. Bizim kentimizin aktif en yaşlı siyasetçisi Yeniden Refah Partisi İl Başkanı Mehmet Aras.

Benim yıllardır tanıdığım ağabeyim, dostum.

Bu kentin faal en genç siyasetçisi Harun Yıldızlı, benim kardeşim dostum.

Aradaki bütün siyasi partilerin il başkanları; AKP, HDP, İYİ Parti, Vatan Partisi, Saadet Partisi, Deva, Gelecek VS. Bütün il başkanları ile dostluğum, muhabbetim var.

Bütün milletvekillerini, eski milletvekillerini, bütün belediye başkanlarını, eski belediye başkanlarını, hepsini tanırım.

Sohbetimiz vardır.

Geçmişimiz vardır. Hangi birine davetiye verecek, hangi birini çağıracağım.

İçinde bulunduğum bu ortamı anlatmaya çalıştım geçen hafta.

Yazı 3 bine yakın tekil şahıs tarafından okunmuş. Mesaj alınmış.

Kimi dostlar aradı, “Davetiyeni aldık, Perşembe akşamı görüşürüz” dedi.

Kimi dostlar aradı, “O tarihte falanca yerde tatilde olacağım. Ben gelemeyeceğim. Çocuklara mutluluklar dilerim” diye mazeret beyan etti.

Tabii, birkaç tane abuk sabuk düşünen ve yazan da oldu. Ama bunlar sadece benim için değil, bu toplum için o kadar değersiz ve küçük insanlar ki; hiç umursamıyorum.

En azından bu tarzda bir yazı yazacağımı söylediğim zaman bana tepki gösteren, “Öyle şey olur mu, insanlar yanlış anlar, ayıptır” diye bana karşı çıkan eşim ve oğlum da yazıyı okuduktan sonra “Eh fena olmamış” dediler…

Fikrim ve maruzatım aynıdır. Perşembe günü akşamı, Antikkapı’da pandemi kuralları kapsamında, en fazla 2 saat sürecek, oynamamın yasak olduğu cemiyetimiz var.

Küçük oğlum evleniyor.

Mazereti olmayan, beni kendisinin dostu veya arkadaşı gören, bu ortamda kalabalık içine girmekten korkmayan-tabi lütfen herkesin yüzünde maske olsun- herkes davetlidir.

Düğüne gelecek kimsenin takı getirmek gibi bir zorunluluğu da yoktur.

Eli boş gelen de dolu gelen de sevincimize ortak oldukları, bu zahmete katıldıkları için benim açımdan eşit derecede muteberdir.

Geçen haftaki yazımdan bu maruzatım anlaşılmış. En azından bu konudaki samimiyetim anlaşılmış… Bana, maruzatımı anlatmak konusunda bu yeteneği veren Allah’a şükrediyor, beni anlayan herkese bir kez daha teşekkür ediyorum.

TAVLADA GÜNGÖR KAZANIYOR

Birkaç hafta önce yine bu sütunlarda, SES KOCAELİ’de akşam saatlerinde yaptığımız tavla maçlarında Güngör Arslan’ı fena halde yendiğimi yazmıştım.

Güngör çok bozulmuş, benim “yalan yazdığımı” öne sürmüştü. Ben de aramızdaki tavla maçlarının kaydını tutup, sizleri bilgilendirmek konusunda söz vermiştim.

Bu tartışma başlamadan önce gerçekten Güngör’ü tavlada fena yapıyordum.

Ama ukalalık yaptım, bunu yazdım ya işler terse döndü.

Aramızdaki son 10-15 tavla maçının hepsinde Güngör beni üstelik çok farklı yendi ve her defasında 25 TL’mi alıp, “İsmet Çiğit’ten aldığım bu paraları kumbarada biriktiriyorum” diye hava attı.

Ama son 1-2 maçta trend yine tersine döndü.

Aramızdaki son maçı 5-0 ben kazandım.

Bundan sonra da sürekli kazanacağıma inanıyorum.

İsmet Çiğit-Güngör Arslan tavla maçları ile ilgili doğru bilgileri bu sütunlarda zaman zaman sizlere aktaracağım.

Çünkü, aramızdaki bu maçların sonuçlarını merak eden önemli bir dost kitlesinin bulunduğunu da görmüş bulunuyorum.

Bütün okurlara, sağlıklı, mutlu, kazançlı,  bereketli bir hafta diler, pazartesi yazılarıma beni sevsin sevmesin ilgi gösteren herkese tekrar teşekkür ederim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mektup - İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Bir Dost - Sen yolda gördüklerinle

tercih etmeye başlamişsin yeni dostlarin hayırlı olsun

Yanıtla . 2Beğen . 2Beğenme 31 Ağustos 12:39
01

Altınay Uçar - Hayırlı olsun mutluluklar dilerim, ? tebrikler

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 31 Ağustos 09:26


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi