Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 7,8452
Euro 9,2937
Altın 485,41

Virüs önlemleri döneminde ilk çete toplantısı

Geçmişte size sık sık yine Pazar günü yazılarında bahsederdim. Bizim, lise-hatta ortaokul- çağlarından beri periyodik olarak bir araya geldiğimiz bir grubumuz var.

Ben bu grubun adını, üyelerinin tamamı “Yerli ve Milli” kişilerden oluştuğu için “Kızılderili çetesi” olarak adlandırmıştım.

Yıllardır ayda en az bir kez bir araya gelir, sohbet edip memleket ve kent meselelerini konuşuruz.

Bu Kızılderili Çetesi, yıllar içinde eksildi. Önce Arif Kobak’ı, sonra Nusret Uğur’u, en son olarak da Ahmet Küçükörs’ü Bağçeşme’ye uğurladık.

Kalanların da başta ben olmak üzere hepimizin bir ayağı artık çukurda.

Ama ruhumuzda hala gençlik ve bir miktar serserilik var.

Kızılderili Çetesi’nin buluşmaları, geçen mart ayına kadar aksamadan her ay devam ediyordu.

Virüs krizi başlayınca, yasaklarla birlikte ara verilmişti.

Geçen hafta virüs dönemindeki ilk “Kızılderili buluşması” gerçekleşti.

Bugün Pazar ya birilerine inat “Rakı-balık” yazmak istiyorum ya işte bu buluşmadan söz etmek istedim.

……………………….

Dediğim gibi, grup azaldı. Yıllardır bu grubun içine yeni biri girememişti. Hepimizin başka arkadaşları, aileleri, aile dostları var. Hepimiz ayrı ayrı bu kişilerle bir araya geliyoruz. Ama biz bir araya geldiğimizde, yoğun taleplere de rağmen, aramıza kimseyi almıyoruz.

Geçen salı akşamı buluştuk.

Toplanma noktası olarak, Tuna Çanakçılı’nın işlettiği, Özgür Kocaeli’nin eski tarihi binası ile, Kahve Dünyası arasındaki otopark alanını belirledik.

Ben, Ahmet Kobak, Metin Karan, Sedat Sapmaz, Başar Kardeşler.

Grup artık bu kadar. Herkes, tam randevu saatinde otoparka geldi.

Bunca zamandır, yine sık sık çeşitli nedenlerle buluşup, görüşüyorduk ama, Kızılderili Çetesi’nin olağan aylık toplantılarını yapamamıştık.

Bu buluşmalarda önce “Balık mı, et mi?” sorusu üzerinde oylama yaparız.

Tabii, zaman balık zamanı. 5 kişinin tamamının oyu, “Balık yemek” üzerinde birleşti.

Sıra, “Balık yemek için nereye gidelim?” sorusuna geldi. 

Ben, “Marina iskelesindeki teknelere gidelim. Deniz üzerinde sallanarak yemeğimizi yiyelim” dedim. Kabul görmedi.

Vakit akşam olmuş. Kalkıp Kerpe’ye Rahmi’ye, Karamürsel’e Coşkun’a gidecek halimiz yok. Hepimiz bir miktar İzmit sahilindeki Kumkapı Balık Lokantalarındaki mekanlara karşı mesafeliyiz.

Bu seçenek de ortadan kalkınca, Başar’dan gelen, “Gelin yürüyerek Geçit’e gidelim” önerisi oy birliği ile kabul edildi.

Kahve Dünyası yanındaki otoparktan çıkıp, Şahabettin Bilgisu Caddesi’nde yürüyerek Geçit’e gittik. Geçit, aslında tencere yemekleri, et yemekleri ağırlıklı bir restoran. Ama balık mevsiminde en taze. En güzel balığı da burada yiyebilirsiniz.

……………………………….

Gittik Geçit’e.

Saat 19.00 sıraları. İzmit’in şehir merkezindeki en önemli içkili restoranda kimseler yok.

Şef Tayfun bizi en dipte cam kenarındaki masaya yerleştirdi. 10 kişilik masada virüs mesafesi nedeniyle 5 kişi oturuyoruz. İyi oldu bir bakıma.

Biz masaya hayallerimizde Arif Kobak, Nusret Uğur, Ahmet Küçükörs’ü de yerleştirdik.

Tayfun, siparişleri aldı; hepimiz palamut dedik. Bu sabah mezattan almışlar. Zaten restoranın vitrininde taş gibi duruyorlar.

Herkese ayrı ayrı birer tane kamyoncu salatası- iri kesilmiş domates, salatalık, bol ve iri kıyım yeşillik, halis zeytinyağı- söyledik. 

Geçit’te öyle karides, kalamar, midye gibi deniz ürünü mezeler olmaz. Ortaya bir de fasulye pilakisi-balık lokantalarına yakışır- söyleyip,  biran önce buz ve rakıyı getirmesini istedik Tayfun’dan…

……………………

Sohbet konusu, öyle eskisi gibi memleket meseleleri, siyaset falan değil.. İnsan yaşlandıkça, gençlik yıllarını konuşuyor. Eski anılar anlatılıyor. Rahmetli kardeşlerimiz Arif, Nusret, Ahmet’le ilgili eski güzel, unutulmaz anılar..

Çok geçmeden tavada temiz yağda kızartılmış nefis palamutlar önümüze geldi. Yanında bol kırmızı soğan, bol roka, bir miktar limon…

Palamut henüz “Çingene” boyutlarında. Ben aslında Palamut’u büyüyüp, takoz halinde-yuvarlak dilimler- kesilmiş olarak ızgarada severim. Ama bu dönemde bir palamut, ikiye bölünmüş haliyle bir kişilik porsiyon. Tavadan başka da olmuyor…

Rakı da, balıklar da o tatlı sohbet içinde hızla tükendi.

Biz oturduğumuz süre içinde de lokantaya başka müşteri gelmedi. Balıklar bittikten sonra, birer parça da “Tahin helvası” söyledik…

Sohbet mükemmel, balık mükemmel, ortam İzmit kokuluydu. Hesap, tam dost işi, Tayfun’un bahşişi dahil adam başı 110 TL.

Geçit’ten çıkıp, yeniden yürüyerek Otopark’a arabaların yanına döndük.  Şahabettin Bilgisu Caddesi’ndeki bütün binaların alt katları ışıl ışıl kafe olmuş.

Masalar, kaldırımın üzerinde.

Ortam çok şık. Ama mekanlar boş… İnsanlar caddede yürüyorlar. Üniversite gençliği ortada yok ama, İzmit’in gençleri kendilerini yürüyüş için caddeye atmışlar.

Ne yazıktır ki, en azından şu Şahabettin Bilgisu Caddesi’ni tarihi binalarla süslü dokusunu da kullanarak İzmit’in eğlence merkezi yapacak kafada bir yöneticimiz çıkmıyor. Etrafa baka baka, otoparka geldik. Saat 21.30 gibi evlere ulaşmıştık.

Korona virüs dönemindeki, maskeli, mesafeli ilk Kızılderili Çetesi toplantısı böyle geçti. Hepimiz eski İzmit’e, gençlik yıllarımıza, kaybettiğimiz arkadaşlarımızın anılarına dalıp gitmişiz. Bu ekibin toplantıları, bundan böyle de ayda bir devam edecektir.

Bu muhabbetten siz de hoşlandıysanız, her buluşmanın arkasından konuştuklarımızı, yiyip içtiklerimizi size Pazar günleri anlatmaya devam edeceğim.

Tabii, İzmit’i, bizi bilmeyen ve anlamayanları çatlatmak; gerçek İzmitlileri keyiflendirmek için…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

07

Ramis - Ya ismet abicim bana şef tayfun sezgin deme o biçim öpüyorlar hesapta.zaten sizden başka gidende olmamistir o güzelim mekana??

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 15 Eylül 00:22
06

Salihreis - artık herkes evinde yapıyor rakısını ismet abi,mekan kültürü bitme seviyesine indi,hem alkol pahalı hem de virüs etkisi.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Eylül 10:22
04

Bünyamin - Allah CC. Size ve Güngör abiye sağlıklı hayırlı uzun ömürler versin. AMİN

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 13 Eylül 23:56
03

Ata - Iyı guzel hoşta tabırı caız ıse artık bır cok ınsan gızlı ıçıyor bır nevı mahalle baskısı dıyelim

Yanıtla . 4Beğen . 2Beğenme 13 Eylül 12:06
02

İzmitli - İsmet abi bizim şu meşhur geçit restaurantta karşılıklı bir RAKI BALIK yapamazsak gözüm arkamda gidecem öbür tarafa. Bi pazarda şu kardeşini davet et şu mekana be abi.Pazar yazısınız için teşekkürler güzel olmuş.

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 13 Eylül 08:40
01

nevzat ayav - eyvallah ismet kardeş...gerçekten keyiflendim...palamut rakı salata muhabbet hüzün sevgi dolu yüreklerinizden keyif almamak mümkünmü...izmitliyiz ..her köşesinde nice anılarla doluyuz...

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 13 Eylül 07:09


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi