Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 7,7129
Euro 9,0691
Altın 470,89

İzmit’te bir tur attım, içim daraldı

Korona virüs salgınındaki hızlı yayılma, beni de korkuttu. Ölmekten hiçbir zaman korkmadım. Allah’ın takdiridir. Ama korona virüse yakalanıp, yoğun ba...

Korona virüs salgınındaki hızlı yayılma, beni de korkuttu.

Ölmekten hiçbir zaman korkmadım.

Allah’ın takdiridir.

Ama korona virüse yakalanıp, yoğun bakımda tedavi gören hastaların, korona virüs nedeniyle uzun süre hastanelerde kalan hastaların anlattıklarını, bu lanet virüsün insana nasıl işkence yaptığını öğrendikçe, gerçekten ürktüm.

Uzun süredir sabah ofise geliyorum.

Hiç çıkmadan akşama kadar kalıyor, tekrar eve dönüyorum.

Mümkün olduğu kadar kimse ile görüşmemeye, kalabalık yerlere girmemeye, hatta lokantaya bile gitmemeye özen gösteriyorum.

Televizyonlarda ülkemizdeki korona virüs salgını ile ilgili kaygı veren haberleri izliyorum.
……………………..

Dün bir değişiklik yaptım.

Çok sevdiğim bir yakınım, Konak Hastanesi’nde ameliyat geçirmişti.

Ziyaret etmeye gittim. Güzel haber, hastane kapısında güvenlik görevlisi içeriye almadı.

Biraz dil döktüm, “ Yeni ameliyat olan yakınım var.

Görüp çıkacağım” falan dedim. “Ziyaret yasak hemşerim” dedi. “Kural katı ve herkes için geçerli”.

Teşekkür edip, hastane kapısından çıktım.

Umarım, kamu-resmi bütün hastanelerde “Ziyaretçi yasağı“ uygulanıyor ve bu yasak titizlikle takip ediliyordur.

Öğlen saatleri.

Hastaneden çıktık.

Yanımda oğlum Can var, arabayı kullanıyor.

Aslında İzmit trafiğinde dolaşmaktan nefret ederim.

Nasıl olsa arabayı kullanmıyorum ya, basit yoldan gazeteye dönmek yerine, “Bana bir İzmit turu attır” dedim.

Demez olaydım.

İzmit turu attım, içim karardı.

Yahya Kaptan kavşağından, Yenişehir Mahallesi’ne girdik.

Dümdüz, şehrin batısına doğru gidiyoruz.

Vakit, öğlen saatleri.

İzmit’in buraları güzel havalarda, öğlen vakti cıvıl cıvıl olur.

Trafikte ilerleyemezsiniz.

Her yönden yayalar caddelere atlar, sık sık durmak zorunda kalırsınız.

Hiç biri yok. Trafik bomboş.

Ana caddelerde nereye isterseniz, arabanızı park edebilirsiniz.

Sürekli çevreme bakıyorum.

Berberler bomboş.

Kocaman dönerler sarmış lokantalar.

İçlerinde kimseler yok.

Mobilyacılar bomboş.

Araba yıkama tesisleri bile son derece ıssız.

Esnaf kapının önünde tavla oynuyor.

Yenişehir Mahallesi’ni, Bekirdere’ye geçtik.

M.Alipaşa Meydanı’ndayız.

Üçyol bölgesinde bile trafik sorunu yok.

Güzel olan, sokaklardaki tek tük insanların, dükkanlarının kapısı önünde bekleyen esnafların tamamının yüzünde maske var.

İnsanlar son zamanlarda bir hayli korkmuş anlaşılan.

Herkes, en azından maske kuralına uyuyorlar.

Tanıdık bir çorbacıya girdik.

Dükkan sahibi, ben çorbamı içerken, sürekli dert yandı.

“Bütün maliyetler arttı. Biz sattığımız mala zam yapamıyoruz. Zaten iş yok, gelen giden yok.  Biz geceleri iş yapardık, hava kararınca hayat tamamen duruyor.  Ne kadar böyle gidecek, işin içinden çıkamıyoruz. “

Bağdat Caddesi’ni geçtik.

Buralar İzmit’in en hareketli yerleri.

Arabalar birbirini ite ite, kaldırımdaki yayalar birbirlerine çarpa çarpa ilerlerdi.

Sanki İzmit’in üzerine bir kabus çökmüş.

Sessiz, tenha.

Ortalıkta yüzleri maske ile kaplı bir grup insan.

Sanki İzmit ölüler şehri.

İnönü Caddesi’ne geldik.

Şehrin batısındayız artık.

Daha hareketli, daha sıkışık olmalı.

Buralarda tenha… Malum, Alemdar Caddesi’ne kafayı takmıştım.

İzmit Lisesi’ne yaklaşırken, aracı kullanan Can’a, “Alemdar’dan in, ofise dönelim. İzmit’in bu halini görmeye daha fazla dayanamayacağım” dedim.

Alemdar’ın girişindeki köşede, o cart mavi boyalı, üzeri abuk sabuk yazılarla dolu trafo binası aynı şekilde duruyor.

Büyükşehir’in caddedeki kaldırım işi de bitmiş.

Toz toprak yok.

15 gün önce bu caddeden aynı araba ile geçerken, Gazi Ortaokulu binasının önünden, Vakıfbank Şubesi’ne kadar olan bölümü 15-20 dakikada ancak geçmiştik.

Sokak hem araçlar, hem yayalar tarafından doldurulmuştu.

Adım adım ilerleniyordu.

Şimdi neredeyse kimseler yok.

Bir ölü toprağı var sanki İzmit’in göbeğinde.

……………………..

Benim ömrüm bu kentte geçti.

40 yıldır şehir içindeki trafik çilesinden, otopark sorunundan, kaldırımların kalabalık yayalara yetmemesinden yakındım, yazdım.

Bu kentte 17 Ağustos 1999’daki büyük felaket dönemini yaşadım.

Sokaklarda bir kişi görsek boynuna sarılacak, gece herhangi bir apartmanda yanan bir tek ışık görsek gidip misafirlik yapacak olurdum.

O dönemde de adeta ölü toprağı vardı şehrin üzerinde.

Şimdi, dükkanlar açık.

Ama müşteri yok.

Şimdi ışıklar yanıyor belki ama, insanlar televizyonlarda yerli dizi izliyorlar.

Ne gündüz ticareti, ne akşam eğlencesi, hareketi var.

Aslında virüsün daha hızlı yayılmasını önlemek adına bu tenhalığa sevinmek ve desteklemek gerekiyor.

Ama İzmit bu değil.

Bu hayattan kopuş halinin devamı halinde, bu kentte ticaret tamamen bitecek.

Zaten belki yüzlerce kapanmış dükkan, kiralık işyeri gördüm.

Şehrin damarlarından kan çekiliyor adeta.

Virüs ne kadar kaygı vericiyse, İzmit’teki ticaretin, sosyal hayatın bu hali de bence aynı derecede kaygı vericidir.
………………………….

Merak ediyorum; her şeyi çok iyi bildiğini sanan ama kendi kendini siyaseten tatmin dışında hiçbir şey yapmayan Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Hoca bu tabloyu görüyor ve bir çareler düşünüyor mu?

Merak ediyorum.

Tahir Hoca’nın büzüktaşı, koskoca KOTO’nun sözde Başkanı “Zavallı Necmi” İzmit’te ticaretin bu hale gelmiş olmasından kendisi üzerine düşen görevler bulunduğunu idrak edebiliyor mu?

İzmit’e dokunuşlar lazım.

Bırakın bu dönemde kaldırım yapmayı, bırakın bu dönemde kanalizasyon borusu döşemeyi.

Bu şehrin üzerindeki ölü toprağını kaldırmamız, şehrin damarlarına yeniden kan vermemiz gerekiyor.

Maske-mesafe- hijyen kurallarına uyarak pek çok şey yapılabilir.

Bu kentte belki akşam saatlerinde şehir merkezindeki kafelerde bir grup genç görebilirsiniz.

Ama sinemalar boş.

Berberler boş.

Mağazalar boş.

İnsanlar kabuğuna çekilmiş, adeta yaşamayı askıya almış durumdalar.

Birkaç ay daha böyle giderse, bu durumun olumsuz etkileri, korona virüsten çok daha yıkıcı ve yakıcı olabilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

07

Kendi Dusen Aglamaz - Kendi dusen aglamaz ...kahveciler lokantacilar pazarcilar berberler.. dugun salonlari esnafi cok buyuk siyasi baski uyguladi. Hastalanacak olecek insanlari umursamadilar zorla dukkanlari actirdilar. Sonuc olarak virus hortladi. Acilmanin bedelini biz degil musteri sagligiyla odesin mantigi geldi bu yanlis hatali dusunceyi savunan siyasilere baski yapan esnaf ve isyerleri sahiplerine zarar verir hale geldi.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 17 Eylül 18:03
06

Meltem - dışarıları kalabalık merkezde ama kuru kalabalık belirli saat bazı kafeler haricinde çoğu yer boş inanın kovit yüzünde düğünlerin az olması bile berberler kuaför ,gelinlikçi, nişan kınalıkçı ,çiçekçi organizasyoncu,halıcı, mobilyacı,beyaz eşya dükkanlarını, çantacılar,mağazalar,ayakkabıcılar bijütericiler, düğün soloncusu,pastacı, çalgıcılar aklıma gelenlen tek evlilik sektörün zincirleme birbirine bağlı olarak kan ağlıyor dışarıdaki kuru kalabalığı cafelerdeki ülkenin geneline yayınca ülke geneli gibi görmek bu ülkeye kötülüktür

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 17 Eylül 13:24
05

Bünyamin - akpnin gündem değiştirmek için söylediği hiçbir yalana inanmıyor Millet. insanlar aç işsiz. insanlar artık boğazını zor doyuruyor. ekonomik krizden yuvalar dağılıyor, intiharlar yaşanıyor. insan cebine bakıyor parası yok. insanımızn alım gücü çok çok düştü.

GİDECEKSİN TAYYİP ERDOĞAN GİDECEKSİN.

Yanıtla . 4Beğen . 3Beğenme 17 Eylül 12:49
04

Real41 - Şimdi kriz var desek hain olacağız..oyüzden alım gücü azaldı diyelim..herkes mutlu mesut huzurlu diyelim..hem dolarla altınla işimizde yok..hayat standartı kaliteyi yükseği görmemişki bilsin varlık ne demek..şükür hep olcak o ayrı..halkımız fakirleşiyor çok yazık..

Yanıtla . 5Beğen . 1Beğenme 17 Eylül 10:49
03

İzmit - Biz başka İzmiti mi görüyoruz acaba? Nasıl kimse yok ya? Cafeler ağzına kadar dolu, boş yer yok.Caddeler kalabalık. Trafik hep kabus. Restaurantlar dolu, mekanlar full. Abartılı bir değerlendirme olmus.

Yanıtla . 5Beğen . 6Beğenme 17 Eylül 10:35
01

İzmitli - İzmitli İsmet bey yazdıklarınızda fikiriz. Biraz daha dişimizi sıkalım. Bu korona er yada geç senide bulacak benide bulacak. Ya ölücez kurtulacağız yada bu virüsü yeneceğiz kurtulacağız. Bu hayat böyle gitmez. Benim fikrimi sorarsanız bu korona biz yer İsmet bey. Rakı balık gibi yer bizi abi. Ben bu konuda umutsuzum.Kal Sağlıcakla...

Yanıtla . 1Beğen . 2Beğenme 17 Eylül 08:07


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi