Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 7,8494
Euro 9,3060
Altın 483,58

Müzisyenler aç mı kalsın?

Ceylan Ertem'i bilirsiniz. Sadece sanatını icra ederek ayakta kalmaya çalışan, kaliteli müzik yapan bir sanatçı.

Söz yazan, beste yapan ve sesi çok güzel bir müzisyen. Magazin basınında, yandaş şarkıcıların konserlerinde ve organizasyonlarında göremezsiniz. Önemli sayılabilecek bir hayran kitlesi de vardır.

Hiç bilmeyenler en azından Çukur dizisinde Zalim şarkısını seslendirdiği sesini duymuşlardır.

Pandemi sürecine kadar sahne aldığı her yer tıklım tıklım olan bu sanatçımız geçen hafta twitter'dan duyurdu ki; vokal pedalını ve bilgisayarını satışa çıkarmış. "Satacak başka bir şeyim yoktu çünkü" diyerek.

Yazdıklarını aktarıyorum. "Koskoca Ceylan Ertem kirada mı oturuyor diye şaşıranlar var mesela. İstanbul’da ev alacak kadar kazanıyoruz sanıyorlar. Magazin programlarında gördüğünüz isimler ile bizi kıyaslamayın lütfen. Her yapmadığımız konser ekibimizden ve bizden hem maddi hem manevi olarak çok şey götürüyor. “Güçlü devletimizin” eli bize uzanmadı. Belli ki uzanmayacak da. Bir şey de beklemiyordum ben kendi adıma...

Önümüzde koskoca bir 6 ay daha olduğunu farz ediyoruz. Yine müziğin sesini öncelikli olarak kıstılar.

Ekibimdeki arkadaşlarımı düşündükçe gözüme uyku girmiyor. Ailemi, kendimi düşündükçe omuz ağrısından bittim.

Benim konserlerim olmayınca en az 20 kişi evine ekmek götüremiyor. Sağlık çalışanları ve müzisyenler, en yakından gözlemlediğim

 iki ayrı sektör.

İki sektör de bana kalırsa kendi emekleri ve şevkleri sayesinde ayakta kalabildi."

Ceylan Ertem ve ekibi dahası onlarca, yüzlerce ismi duyulmuş, güzel işlere imza atmış müzisyenin durumu bu ise, yerel müzisyenlerin, ülke genelinde tanınmayan ancak sadece evine ekmek götürme derdinde olan bu insanların durumu nasıldır acaba? Eğlence sektörü sadece müzisyenlerle sınırlı değil ki bunun işletmecisi, garsonu, komisi, tedarikçisi var.

En küçük vefat sayıları artmasında alışveriş merkezleri, okullar, camiler değil eğlence sektörü ilk yasaklanacak, kapatılacak, sesleri kısılacak alternatif olarak önümüze çıkıyor. Oysa ki bu çok büyük ve çok çeşitli bir sektör.

Bu süreçte en büyük darbeyi alan müzisyenlerin haklı isyanını duymazdan görmezden gelerek, aileleri ile birlikte ölmelerini mi bekliyoruz seslerini duyurmaları için. Bir çoğunun ek gelirleri, başka bir meslekleri de yok.

Hiç değilse bu zor günlerde bu insanlara süreci atlatabilmeleri adına bir sistem uygulanabilmelidir. Twitter'dan Haluk Levent'ten medet umulacağına, devletin yetkilileri de bu sektöre bir çare bulmalıdır.

Sadece belli azınlık şarkıcılara konser finansörlüğü değil, hepsinin yararlanacağı farklı bir platform yaratılmalıdır. Bu insanlar taş mı yesin?

Salgın hastalık tamamen bittiğinde, haftanın sonunda dostlarla yorgunluk atmak için, bir kadeh eşliğinde sevdiğimiz bir sanatçıyı izleyip dinleyemeyecek duruma geleceğiz. Çünkü onlar olmayacaklar.

İstenen yaşam tarzı bu mu acaba diye de sorgulamıyor değilim.

Vizyonlar köreliyor, insanlar mutsuzlaşıyor, bütçemize göre yaptığımız etkinliklerden eskiden aldığımız zevki artık alamıyoruz. İçlerinde alışveriş yapılmayan, her gün ekonomik güçlükler sebebiyle tek tek kepenk kapatan dükkanları ile boş boş gezinilen avm'lerde mi vakit geçirelim?

Yoksa millet bahçelerinde yatıp yuvarlanalım mı? Biz gerçekten ne yapalım? Virüs bile hafta içi toplu taşımalarla gidilen iş yerlerimize uğramazken; çünkü çalışmak zorundayız, hafta sonları ortaya çıkardı geçen aylarda.

Gezmeyin, sosyalleşmeyin, hele ki canlı müzik, eğlence zinhar olmasın. Giderek TRT'de yayınlanan Masumlar Apartmanı dizisindeki obsesif kompulsif kişiliklere doğru yol almaya başladı bir çoğumuz.

Evde ıspanağı sayarak tam 4 kere beyaz sabunla yıkamak abartı gibi dursa da, insanlardan kaçan, onları düşman gibi gören, yapayalnız, mutsuz, ruhsuz, müziksiz, mizahsız bir bilinmeyene doğru yol mu alıyoruz?

Tamam büyük bir salgın var. Var ama eğlence sektörünü fena vurdu. Çalışan binlerce emekçi gerçekten çok zor durumda.

Yetkililerin sanatçı, müzisyen ve onlarla beraber ekmek yiyen ekiplerine acil bir çözüm bulması gerekiyor. Hem onların maddi sorunları için hem de bizim ruhumuz için.

Müzik ruhun gıdasıysa az biraz beslenmemiz gerekiyor ruh sağlığımızın selameti için.

Mustafa Kemal Atatürk ne güzel söylemiş. "Efendiler; hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz, hatta Cumhurbaşkanı olabilirsiniz. Fakat sanatçı olamazsınız."

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aygen Tuna - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Atilla Kaba - Doğru bir konuya değinmişsiniz teşekkürler. Yalnız verdiğiniz Ceylan Ertem örneği çok samimi olmamış. Pedalını satmış, ekipmanlarını satmış vs. Elbette bu süreç ünlü sayılabilecek isimleri de derinden etkiledi; ancak bu işlerin asıl mağduru gerçek müzik emekçileridir. Sağda solda üç kuruşa müzik yapıp ekmeğini kazanmaya çalışanlardır. Zira "ünlü" müzisyenler şu anda kazanamıyor olsalar da normal zamanlarda çok fazla kazanabilen insanlardır. Ya birikimleri vardır veya borçlansalar da pandemi sonrası toparlamaları kolay olacaktır. Öte yandan yalnız bu işlerden geçinen ve başka meziyeti olmayan bir düğün müzisyeni düşünün

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 02 Ekim 09:14


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi