Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 7,6376
Euro 9,0406
Altın 459,90

Balık kültürü bu kentin genlerinde bulunur

Özel hayatımı bu kentten, okurlarımdan hiç gizlemedim.

Benim yazdığım yazılardan yola çıkarak, benim eleştirdiğim insanlar yanıt veremediklerinde hemen damga vurmaya kalkar, “Bu adam rakı- balık sarhoşudur. Kafayı yemiştir” falan diye saçmalarlar.

Bunu ilk kez, Alemdar Caddesi’ndeki Soydan İş Merkezi’nin caddeye sarkan göbeği nedeniyle eleştirdiğim dönemin İzmit Belediye Başkanı Metin Alan yazmıştı.

Tabii, ağzının payını verdim.

Şimdilerde, bu kentteki en çok sevdiğim, saygı duyduğum, iyi olması için kendimi paraladığım kurum olan Kocaelispor Kulübü yazılı açıklama yaparak beni alkol silahı ile vurmaya çalışıyorlar.

Dün de yazdım.

Ben keyif için, gereken yerde, gerektiği zamanda alkol alırım.

Benim masamda öyle ciğeri beş para etmez insanlar oturamaz.

Rahmetli Babam Dündar Çiğit, rahmetli kardeşim Nahit Çiğit de öyleydi.

Ben de öyleyim.

Bu kentte beni herkes keyifli masalarda görmüştür.

Ama kimse sarhoş, dağıtmış halde falan görmemiştir.

Ben bu işi bilirim.

Keyif alırım.

Yaşam biçimimdir.

Aslında balık kültürü, benim kentimin genlerinde bunuluyor.

Misal, Trabzon için Hamsi neyse, İzmit Körfezi kıyılarında yaşayan insanlar için istavrit, Kandıra kıyılarında yaşayanlar için Palamut da odur.

Balık kültürü, kaliteli insanların, hayatı seven, insanları seven kişilerin içinde yaşar.

Her fırsatta dini siyasete, ticarete alet eden, başkalarının hakkını yemekte hiç sakınca görmeyen sözde yobazlar, bundan anlamazlar.

Bu nedenle pazar günkü yazılarımda bu kentteki balık kültürünü hatırlatmaya yönelik çabalarımı sürdüreceğim.

Herhalde “Bu adam balığı rakı ile içiyor” diye kalkıp hakkımda dava açarak beni hapse attıramazlar…

Bugün sizi, yeni bir balık kültürü gezisine çıkartmak istiyorum.

………………………………

Ben çok çalıştım.

Çocuk yaşlardan itibaren çok çalıştım.

Hep helal para kazandım.

Son kuruşuna kadar da ailemle, dostlarımla birlikte gayet keyifli şekilde yedim.

Çocukluğum ve gençlik yıllarım Değirmendere’de Körfez kıyılarında geçti.

Küçük, fiber teknemiz vardı. Elimizde çapari, balığa çıkardık. Karadan 30-40 metre açıkta salardık çapariyi…

Küçük teknemizin içinde bir piknik tüpü, bir küçük tava ve bitkisel yağ da bulunurdu.

Hani kurban bayramında kurban kesilir de hemen taze etle kavurma yapılıp, yenir ya denizden çekerdik istavriti, hemen temizler, teknedeki tavada pişirirdik.

Siz taze istavritin tavadaki kızgın yağa atıldığında nasıl kuyruğunu kıvırdığını bilir misiniz?

Çıtır taze istavritin, kraçanın tadını bilir misiniz?

Ben bilirim.

…………………………..

Balığı ayranla yiyen, ızgarada pirzola ile taze portakal suyunu tercih eden, balık yemektense, etsiz çiğ köfteyi marula sarıp, şalgamla götürmeyi tercih eden, yobaz tipler bilmez, bilemezler.

Onlar sadece gerektiğinde keyif için içki içtiğini gizlemeyen benim gibi insanlarla başa çıkamadıklarında çamur atmaya kalkarlar.

Onlar kuş beyinlidir.

Onların beyninde balık etinin proteinleri değil, çiğ köftenin ürettiği karıncalar, örümcekler doludur.

Dedim ya,  hep keyifli, güzel yaşadım…

Eşimle baş başa Ayvalık Şeytan Sofrası’nda güneşin batışını izlerken, çupra- öyle çiftlikte besleme değil.

Hakiki Ege çuprası yedim…

Rahmetli Mehmet Efe ile, İzmir Kordon’daki Deniz Restaurant’ta hakiki kaya levreği yedim.

Sevgili Ataman Özbay ağabeyimle İstanbul Boğazı üzerindeki İskele Restaurant’ta, çevremdeki ünlü sanatçılarla uskumru yedim.

Sevgili ağabeylerim Şerif Ünan ve Fikret Efe ile birlikte Kandilli iskelesindeki Suna Abla’da tekir yedim.

En büyük dostum, ağabeyim Nazif Çanakçılı ile Sarıyer’deki Urcan’da livar içinde dolaşan canlı balıklardan seçip, yedim.

Sefa Sirmen ile birlikte Tuzla’daki Mercan’ı tanıdım.

Rafet Yıldızlı ile birlikte Portekiz’in başkenti Lizbon’daki balık pazarında canlı deniz böceği seçip haşlamasını yedim.

Bana her fırsatta “Rakı-balık” yazılarım nedeniyle akıllarınca itibarsızlaştırmaya yönelik hakaretler yağdıranlar, bu anlattıklarımın keyfini bilemezler.

Onların cebinde çok haram para vardır da bu benim anlattığım yerlere giremezler.

………………………….

Yıllar önce bir çarşamba günü öğleden sonra Nazif Çanakçılı ile birlikte sahildeki Balıkçı Hamdi’ye gitmiştik.

Hamdi Bineklioğlu, “Siz balık söylemeyin. Ben size özel bir şey yaptıracağım” dedi.

İlk kez orada “Fener kavurma” ile tanıştım. Günlerce Fener kavurma yazısı yazdım.

Dana önce çok şekilsiz, çirkin bir balık olan Fener balığı ilimizdeki mezatlarda çöpe atılırdı. Benim sayemde bu kent Fener balığını, kavurmasını öğrendi.

Bir gün eşimle birlikte Metro’nun balık reyonunda alışveriş yapıyordum.

Bir hanım efendi de yanında eşi ile balık almaya gelmiş.

Tezgahta Fener balıkları var.

Hanımefendi, utanarak yanıma geldi, “Siz İsmet Çiğit misiniz?” diye sordu.

Hiç tanımıyorum.

Utanarak “Evet, benim” dedim.

Hanımefendi, “Sizin bütün yazılarınızı okurum. Bu gece balık yapacağım. Bana şu Fener Balığını anlatır mısınız?” dedi.

Hayatımda aldığım en büyük ödüllerden birini bu diyalog olarak kabul ederim.

Fener Kavurmanın nasıl yapılacağını anlattım.

“Yanında da şu şarabı tavsiye ederim” dedim.

Umarım, benim tavsiyelerimle genç çift, çok keyifli bir hafta sonu gecesini evlerinde yaşamışlardır.

Ben, çok eskilerde Kocaelispor’un teknik direktörü olan Zeynel Soyuer ile birlikte, Karamürsel’deki Coşkun Balık’ta dil şiş yemeyi öğrendim.

Hatta Başkan seçildiği ilk yıllarda bir akşam benim misafirim olan İbrahim Karaosmanoğlu’na İzmit’teki Hamdi’de dil şiş ikram ettim.

O su, ben rakı içmiştim.

Karaosmanoğlu dil şişi öyle sevmişti ki, neredeyse, şiş için kesilen parçaların arasında şişe takılan defne yapraklarını bile yiyecekti.

……………………………

En salaş meyhanenin de, en lüks VIP restaurantların da havasını, specialini bilirim.

Nerede hangi balık yenir, hangi balık ile hangi içki içilir bilirim.

Ben Kerpe koyunda Rahmi Karagöz’ün dükkanında Kandıra yoğurdu ile palamut yemenin, Bağırganlı Balıkçı Barınağı üzerinde Aladdin Kaptan’ın köşkünde Lüfer yemenin doyumsuz keyfini bilirim.

Amasra’da Kalkan yemenin parayla satın alınamayacak bir zevk olduğunu bilirim.

Siz çiğ köfte masasında ihale konuşursunuz, siyasi tezgah konuşursunuz. Ben rakı-balık masasında sadece hayatı konuşur, hayatın tadını alırım.

Şimdi bana, benim yazdıklarım nedeniyle akıllarınca saldıran yobazlara, onların beslediği kendisini gazeteci zanneden zavallılara sesleniyorum.

Siz bunları bilemezsiniz.

Anlamazsınız. Bakın dümeninize.

Tahir Hoca’nızla oturun taze sıkılmış portakal suyu ile pirzola yiyin.

Ama dikkat edin, fazla et yemekten “Gut” olmayasınız.

……………………

Bugün aslında size şu sıralar çok bol ve ucuz olan Palamut ile ilgili yemek tariflerini yazacaktım. Palamut çok özel balıktır.

O’nu kızgın tavada pişirip yemek Palamut’a hakarettir.

Öyle güzel, öyle keyifli yemekler yapılır ki Palamut’la, başka bir şey yemezsiniz.

Bu hafta lafı çok uzattık. Öbür palamut tariflerini de, eğer sataşıp beni kızdıranlar olmazsa,  gelecek pazar sizlere anlatırım.

İyi pazarlar dilerim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

20

Kandira'li Levo - Tebrik ediyorum sizi İsmet bey. Bu sabah bu güzel yazıyı keyifle okudum.Bana eskileri anımsattınız. Bir balık sevdalısı olarak bende balığı rakı veya beyaz şarapla yediğim zaman keyif alıyorum. Birde kendim hazırlayıp sevdiğim dostlarım yanımda ise deyme keyfime. Rakı yı balıkla içerken hiçbir zaman sarhoş olmak için içmedim. Dünyanın çoğu ülkesinde gittim, ilk tercihim yine balık olmuştur. Balık bir kültürdür. Yerinde zamanında dostlarla yenirse daha bir başkadır.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 07 Ekim 10:21
19

Hoşgörüyle Gülümse - Güzel yazılarınıza teşekkürler İsmet bey. Bir de D vitamininden bahseder misiniz? Genelde D viramini düşüklüğü ve B vitamini bizim düşünce yapımızda hoşgörüsüz asabi toplum olmamızsa ne derece role sahip Ekmek yiyen milletiz xesselam vitamin eklenmiş ekmek ve bol balıklı sofralar dilerim Alkol e sıcak bakmıyorum. Laiklik sınırlarında inançlar özgürse çok bahsedilen eleşterilere verilen alkol cevaplı yazılar özendirici olabilir Ayrıca balık beyaz şarapla et kırmızıyla uygundur

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Ekim 06:03
16

Haluk - Yazı çok güzel de ben takıldım 'kızgın tavaya atınca kuyruğunu kıvırdığını bilir misiniz? Yani balık canlı canlı algıladım ilk önce, sonra jeton düştü :))

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Ekim 19:49
15

İzmitli - İsmet abi balık kültürünüzün zengin olduğunu biliyordum ama inanın bu kadarını bilmiyordum. Şu isimle şurada şu balığı yedim cümleleri çok açıklıyacı olmuş vallahi şaşırdım. Bazılarının RAKI BALIK yazılarınızı eleştirmesine rağmen geri adım atmadınız. Daha ayrıntılı yazmaya başladınız tebrikler. Haftaya bizim Kefken palamutunu yaz abi yazının başlığınıda RAKI BALIK yaz abi. Kim ne derse desin.Kıskananlar Çatlasın.

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 04 Ekim 14:44
14

Izmitli - o haramzedeler yok mu haramzedeler nasıl da sallıyorlar size...kuduruyorlar..

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 04 Ekim 13:58
13

Harbi Bey - Bir kere ilk baştan yazınızdan ötürü kutlarım...Herkesin kendi hayatını nasıl yaşacağını, yaşayabileceğini hissettiren deklare ettiren bir güzel pazar yazısı... İnsanlar balığı isterse rakı ile isterse de su ile yiyebilir, ona zaten yazar bir şey demiyor. Anladığım kadarıyla son yıllarda şimdiki Siyasal İslami yönetim erkine şirin gözükmek için daha çok "rakı içmiyoruz" "Alkolden uzağız" gibi gereekesiz iama ve ifadede bulunanlara karşı bir kızgınlığı bir öfkesi var... Bu da normaldir...

Zira alkol alan da bu memleketin insanı, almayan da.. Namaz kılan da kılmayan da bu memleketin insanıdır.

Ama son zamanlarda "Alkol almayın" tavsiyeleri bir çok mahalde mahalle baskısına dönüşmüşse, sanırım Sayın Yazar da bunu ifade etmek istemiş ve sadece kendi yaşam tarzını ortaya koymuştur. Bundan gocunmak yerine saygı duymak gerekir. Alkol almayan varsın alkolden bahseden yazıları yarıda kesip limonata ile balık içsin veya görmezden gelsin. Öyle değil mi? Ne o yani bu memlekette ifade özgürlüğü de mi mahalle baskısı altında ki tahammülsüzlükler had safhada. Selamlar!

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 04 Ekim 13:58
17

Acik - @Harbi Bey 13 nolu yoruma cevabı: Teker teker anlatmak gerekirse, bu yazıları yetişkin olmayanlar da okuyor ve özeniyor, alkol bağımlılığının bir akıl hastaligi olduğu ve büyük zarar verdiği biliniyor, bu yüzden çoğu yerde alkol yasak, alkolün dinle diyanetle ilgisi vardır yoktur o ayrı konu ama alkolü övmek özendirmek vurgulamak çok yanlıştır, yasam 6tarzi mahremdir kimse evine gelip içme diyor mu aynı şekilde gazetelerde iç kardeşim balıkla demek de çok yanlış,..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Ekim 19:53
11

Cem Süreyya - Sayın Çiğit, balık veya deniz ürünlerinde beyaz şarap denemenizi öneririm, tabi ki ardından bir şarap-balık yazısı beklerim.

Afiyet sağlık olsun

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Ekim 12:33
18

Zarar - @Cem Süreyya 11 nolu yoruma cevabı: Cem süreyya kardeşim eğer babanyapmiyorsa sen durduk böyle güzel dersen ve içersen alkolik olursun .. alkolü övmek çok yanlış zararları biliniyor.. hayat tarzları keyifler mahremdir insanların gözüne sokmayın..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Ekim 19:56
10

Bünyamin - Dündar Çiğit, Nahit Çiğit ağabeylerimize Allah CC. gani gani rahmet eylesin. kabirleri Nur, mekanları Cennet olsun. AMİN

Yanıtla . 7Beğen . 0Beğenme 04 Ekim 11:08
09

Cenk Cemil - Bendeniz şahsen kimsenin özel hayatına karışmam...Ancak, sayın yazarın burada "yobaz tipler bunalrı bilmezdiye saldırdığı insanlar öyle sanıyorum ki, dini-bütün müslümanlardır. Müslümanların içki sofralarındaki menüleri ve nasıl hazırlandıklarını bilmemesi kadar doğal bir şey olamaz çünkü, onların alkollü içeceklerle uzaktan-yakından bir ilgisi yoktur ve olmaz olamaz !.. Muaccib Yazar , müslümanların bu kültüre yabancılıklarını bir noksanlık ve bilgi eksikliği gibi görmesi komiktir diye düşünüyorum. Bir de şunu belirtelim ki, Yazar Büyükşehiir eski Belediye Başkanı ile aynı masada onun su, kendisinin ise içki içtiğini söylemiş... Karaosmanoğlu da müslümanların içki masalarına oturma veballerinden hiç haberi olmadığının kötü bir örneğini vermiştir ! Bu amelinin vebalinin altından nasıl kalkacağını herhalde yine kendisi biliyordur !

Yanıtla . 0Beğen . 6Beğenme 04 Ekim 11:03
08

Cengiz Kükrer - İsmet Bey yazılarınızı zevk ile okuyorum fakat ben alkol almıyorum biz alkol almayanlar bu balıkları yemiyelim mi? bir gün köşenizde bu konuya açıklık getırın tavsıyede bulunun lütfen

Yanıtla . 4Beğen . 1Beğenme 04 Ekim 10:43
07

Ayhan - Çok dokunmuş yazı size, gerçekleri duymak bazen zor gelir insana. Artık sizin zamanınız geçti kabul edin bunu, çekilin kenara. Ömrünüzün sonuna kadar ne yerseniz yiyin ne içerseniz için. Sağlığınız için süt için süt içirin.

Yanıtla . 1Beğen . 8Beğenme 04 Ekim 10:17
06

Güzellemeler - Sayın abim akp yi ve zihniyetini dibine kadar eleştirelim ama alkol güzellemesi yapmak yanlış üst sınıflar için evet keyiftir gustodur hosluktur siz de ust sinifa dahilsiniz buraya kadar guzel ancak emekçi çalışan kesim için evde kadına dayaktir hastanelik olmaktır çocukların gece uyuyamamasidir bosanmadir.. işten atilmaktir.., tacizdir.. hatta ağza alınmayacak aşağılık şeylerdir.. karakolluk olmaktir sicil kaydidir..kavgadır trafik kazasıdır acıdır geceleri uyuyamamaktir normal bir hayatı olmamaktır bagimliliktir.. utanctir.. devamli parasizliktir cocuklarin yetersiz beslenmesidir.. umutsuzluktur.. depresyondur..insanlarin arkasindan soylenmesidir cocuklarin yuzune bakamamaktir..emekli olunca yalnız kalmaktır 50 yaşında kanser olmaktır.. dolayısıyla siz bunları yazarken sizden etkilenecek gençleri de düşünün, hayat tarzının zevkin keyfin reklamı olmaz bunlar mahrem şeylerdir, alt sınıflar üst sınıfların 1 günde yaşadığını imkanlarına göre 1 hayat boyunca yaşayabilirler tersini yapamazlar..selamlar...

Yanıtla . 4Beğen . 4Beğenme 04 Ekim 10:08
05

Real41 - Haketmeden haksız yere biyerlere gelenler haram maaş yiyenler bu adama laf yapiyor ona şaşiyorum..istediğini yer içer siz kendinize bakın..

Yanıtla . 7Beğen . 1Beğenme 04 Ekim 09:53
12

Ahmet - @Real41 05 nolu yoruma cevabı: Yemesin içmesin diyen kim. İstenilen şey kötü örnek olmasın. Herkesin yaptığı kendine reklama ne gerek var.

Yanıtla . 1Beğen . 2Beğenme 04 Ekim 13:26
04

Serdar - İsmet bey keşke bu şehirde 4/5 kişi daha olsa sizin gibi yazan ..yaşamak ayrı bir sanat ister ..para her şey değildir yazısı bence ...

Yanıtla . 5Beğen . 1Beğenme 04 Ekim 09:45
03

Can - Kozmopolitlik renkti eskiden..Şimdi ki gibi eşit olma ve denklik yaratmazdı..Herkes bilirdi yerini,haddini..Üzme kendini abi,hadsizlik eşitlik yaratmaz..

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 04 Ekim 09:36
02

Emekli - Ustad AFIYET OLSUN KISKANANLAR CATLASIN sen yine vur rakinin dibine yanliz rakidan sonra muhakkak 2 dilim baklava yemeyi unutma bunuda bana kirbas Ahmet abi ogutlerdi piknik restaurantta bir zamanlar

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 04 Ekim 01:35
01

Murat Erdil - Sen çok özel ve çok güzel bir adamsın. Türünün son örneğisin. Kalemin o kadar güçlü ki her gün seni okumadan güne başlayamıyorum. Allah ailenle birlikte sağlıklı, mutlu, hayırlı ömürler versin.

Yanıtla . 7Beğen . 1Beğenme 04 Ekim 00:23


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi