Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 8,1485
Euro 9,6474
Altın 498,62

Kimseyle kişisel kavga içinde değilim

İnternette arama motoruna adımı yazın 80-100 sayfa başlığı görebilirsiniz.

İnternette bu sayfaların herhangi birine girdiğinizde de çapsız, sığ ve içi boş insanların bana yönelik hakaret ve iftiraları ile karşı karşıya kalırsınız.

Şunun çok açık seçik bilinmesini istiyorum.

Ben kimseyle kişisel bir kavganın içinde değilim.

Zaten mizaç olarak kavgayı sevmem.

Bir de hedefim yok.

Büyükşehir’de başkan adayı olacak değilim.

Kocaelispor başkanlığına talip değilim…

Haldız’ların veya Genç’lerin gazetelerine yönetici olmak gibi bir hevesim asla ve asla yok.

Yani kimsenin koltuğuna göz dikmedim.

Bu kentte onuruyla, başı dik şekilde ve mevcut standartlarını koruyarak yaşamak için mücadele eden bir garip adamım.

Kişisel kavgalara girmek için bir sebebim yok.

Ama ben İzmitliyim.

İzmit sevdalısıyım.

Bu kent kötü yönetiliyorsa, bu kentin kurumları zarar görüyorsa, benim yıllar içinde emek vererek zirveye çıkarttığım bu kentin yerel medyası yerlerde sürünür hale gelmişse, buna itiraz ederim. Bu kötülükleri yapanlarla her türlü kavgaya girerim.

Hep kendilerinin övülmesini, okşanmasını, alkışlanmasını isteyenler, çevrelerindeki herkes gibi benden de böyle bir tavır bekliyorlar.

Kusura bakmasınlar ben bunu yapamam.

…………………………

Şu sıralar benim üstüme gelen, saldıran tipler var ya; ben onların hepsinden daha akıllıyım.

Evet, benim siyasi torpillerle alınmış Ön Lisans, Doktora, Doçentlik, Profesörlük belgem falan yok.

Ama mühendis kafasıyla düşünebilen, hayatının her anında okuyan, düşünen, bu kenti olduğu kadar bu ülkeyi ve bu dünyayı da dikkatle takip eden, kimilerine göre kusur kabul edilse de kendisine has entelektüel bir yaşamı olan, hayattan keyif alan, seven, sevilen bir adamım.

Kim ne derse desin, çok uzun yıllardan beri de bu kentte yazdığı yazıları en çok okunan ve takdir gören gazeteciyim.

Bazı şeyler gücüme gidiyor sevgili dostlar. Kızmaktan çok üzülüyorum. Ben hayatım boyunca kimseye bilerek kötülük yapmadım. Kimsenin ekmeği ile oynamadım.

Pek çok kişiye, hiç hak etmediği iyiliği gösterdim.

Şimdi beni bu kentin düşmanı, yapılan her iyi işin karşıtı gibi göstermeye çalışanların büyük bölümü, emin olun benim elimin kiri olamazlar.

……………………………

Bazı kişilerin bana karşı olan tutumları gerçekten gücüme gidiyor.

Bunlardan biri Tahir Büyükakın.

İlk kez Genel Sekreter Yardımcısı’yken tanımıştım.

Emin olun, O’nu tanıdığım günden beri hiç sevmedim.

Kafasının arkasında çok tilkiler dolaşan, sadece kendi geleceğini düşünen, sinsi ve kibirli bir adam izlenimi edindim.

Ama O’na karşı hiç kötülüğüm olmadı.

Hatta, ukalalık kabul etmezseniz belirteyim, bugün bu kentte en üst makamda bulunuyorsa, bunda payım vardır, emeğim, katkım vardır.

Çünkü, mecburdum.

AKP nasıl olsa Büyükşehir’i kazanacaktı.

Adaylık için adı geçen, çok istediğim Münir Karaloğlu’nun hiç şansının olmadığı kulağıma fısıldandı. Adaylık Nevzat Doğan, Zeki Aygün, Tahir Büyükakın arasından belirlenecekti.

Bu üç ismi yan yana koyduğunuzda benim için Tahir Büyükakın tartışmasız desteklenmesi gereken insandı.

Bunun gereğini yaptım. Kendimce doğru bildiğimi yaptım.

Üstelik, kendisine sorabilirsiniz; bir tek gün, kendisinden bir şey istedim mi?

Ben salak mıyım, Büyükakın’la kavga edeyim?

Ben bu kent için mücadele veriyorum.

Torunlarımın medeni, temiz, sağlıklı bir Kocaeli’nde yaşaması için mücadele ediyorum.

O her yerde benim karşıma çıkıyor.

Herkesi bana karşı kışkırtıyor.

Emin olun, ben Büyükakın’la da bir kavga içinde değilim.

O benimle kavga ediyor.

Ben düşüncelerimi açıkça yazıyorum.

O sinsice arkamdan vurmaya, bu kenti bana dar etmeye uğraşıyor.

Hem benden korkuyor hem beni gömmek için bütün nüfuzunu kullanıyor.

Mesela Adem var.

Bu kentte gazeteciliğe başlamasının nedeni benim.

Elinden tuttum.
Sonra kapanın elinde kaldı.

Şimdi benim eski koltuğuma oturmuş, kendisini “Amiral gemisinin kaptanı” sanıyor.

O amiral gemisi çoktan battı Adem.

Birbirimizi tanırız.

Sen, benim hakkımda, benim aleyhimde yazı yazabilecek çapta bir adam değilsin.

Ama sana kızmıyorum. Senin adına da üzülüyorum.

Bu kentte bugün gazeteci geçinenlerin çok büyük bölümünde emeğim vardır.

Ama açık söyleyeyim.

Mesela Aysun’un, Engin’in üzerinde hiç emeğim yoktur.

Hatta emin olun bu kişileri sokakta görsem tanımam.

Bunların benim hakkımda doğru, yanlış fikir beyan etme, yeri geldiğinde beni eleştirme veya karalama hakları olabilir.

Ama bir adam var. Adını anmayacağım.

Özgür Kocaeli’nin patronu henüz benken, bu adamı Güngör yanından kovmuş.

Bir gün bana geldi.

Boynu bükük. “Abi ben senin yanında çalışmak, bu mesleği öğrenmek istiyorum. Seni örnek almak istiyorum” dedi.

İş istedi.

Aramız kötü olsa da Güngör’ü aradım, “Senin yanından şu kişi ayrılmış. Şimdi benden iş istiyor. Ne dersin?” diye sordum.

“Abi hiç gözüktüğü gibi adam değildir. Yanına alırsan, sonra çok üzülürsün” demişti.

Güngör de böyle deyince, ben inadına bu adamı aldım. Zaten çok ağır yük altındaydım. Bu genç, iri yarı adam, benim yükümü hafifletir diye düşündüm.

 Her fırsatta bu kişiye, “Bak kardeşim, akıllı ol. Bu gazeteyi benden sonra sen yöneteceksin” dedim, gaz verdim.

Bu adam benim yanıma geldiği günden itibaren bana ayrı bir yük getirdi.

Aklınca benden fazla sosyal demokrat geçinir oldu.

Benim gazetemde, benim arkama saklanarak, kendi reklamını yapmaya çalıştı.

Ben insanlarla tanıştırdım. Her yerde bunu öne çıkartmaya gayret ettim.

Gazete satıldıktan sonra bu kişi aklınca şöhret olmak için Haldız’larla didişmeye başladı.

Bu adamın yazısı benden habersiz bir akşam gazeteden çıkartıldı diye, ben evimde tatilimi kesip, Macit Bey’in makamına gittim.

Bunun için kavga ettim.

Sonunda kovuldu.

Tazminatını kuruşuna kadar almasını sağladım.

Ben Özgür Kocaeli’den kovulduktan sonra, emin olun günde en az 5 kez beni aradı. “Abi gel, birlikte çalışalım. Benim hala senden öğreneceğim çok şey var. Birlikte bu kentte en iyi gazeteciliği yaparız” diye yalvardı.

Her defasında atlattım, görüşmedim.

Şimdi aklınca benim hakkımda yazılar yazıyor, bana ayar vermeye çalışıyor.

Bizim eski benden ileri sosyal demokrat, hürriyetçi, adaletçi kardeşim, binmiş AKP’nin kayığına denizin üstünde kalmaya çalışıyor.

Birilerinden aferin almak, 300-500 TL’lik harçlığını belki 1000 TL’ye çıkartmak adına bana sallıyor.

Bunlara üzülüyorum.

…………………………..

Mesela bir avukat var. Haklıdır, işini yapıyordur, buna bir şey diyemem.

Bu avukat, geçmişte hemen her seçimler öncesinde AKP’den milletvekilliğine aday adayı oldu.

Her defasında da benimle 5 dakika görüşüp, kendisini anlatabilmek için araya kıramayacağım insanları koyup, benden randevu aldı.

Ofisime geldi, ceketini ilikledi, kendisini anlattı, milletvekili olursa bu kentte neler yapacağından söz etti.

Ben gaz verdim, “Senden iyisi mi olur, yürü koçum” dedim.

Ama hakkında tek satır bir şey yazmadım.

Zaten partisi de kendisini hiç aday göstermedi.

Şimdi bu adam, benim evime resmi evrak gönderiyor. “Ben Büyükakın’ın avukatıyım. Sana karşı açtığımız davaya kazındık. Mahkeme benim avukatlık paramı da senin ödemeni hükmetti. Şu bankadaki şu IBAN numaralı hesabıma 10 gün içinde 3.400 TL paramı yatırmazsan, sana icra takibi başlatırım” diyor.

Ben kimseye haksızlık yapmıyorum.

Sadece bu kentin, bu kentte yaşayan insanların haklarını bir gazeteci olarak savunmaya çalışıyor, bu kentin hakkının verilmesi için birilerini uyarıyorum.

Geçmişte bana yaranmak için önümde amuda kalkanlar, şimdi benim hiç anlayamadığım kin ve düşmanlıkları ile üzerime gelmeye çalışıyorlar.

Bu tür hain insanların ipliğini pazara çıkartmak, benim boynumun borcudur.

Tekrar ediyorum. Kimseyle kişisel bir kavgam yok.

Ben yıllık 3 milyar TL bütçesi olan bir belediyenin bu kent için hiçbir şey yapmıyor olmasına itiraz ediyorum.

Farkındayım, bu da benim işim değil.

Ama gördüklerim ve bildiklerim, yaşadıklarım karşısında “Sessiz Şeytan” olmayı da içime sindiremiyorum.

Bana inanmaya, güvenmeye ve beni okumaya devam etmenizi rica ediyorum.

Çünkü bu kentte bunları yazabilecek, bunlara ağzının payını verebilecek başka adam kalmadı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mektup - İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

09

İzmitli - Güngör Arslan İle sizin birlikteliğiniz bu kentin gazetecilikteki zafer tacıdır.

İnanın Ses Kocaeli'den başka hiç bir yerel gazete okumuyoruz. Zaten diğerleri parti ve belediye bülteni. İyi ki varsınız. Yardırmaya devam. El mi yaman bey mi yaman herkes görecek.

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 17 Ekim 10:31
08

Adamsin Rei̇s - Taş....klı adamsın vesselam bu yazıyı yazabilmek meziyet ister,cesaret ister,adamlık ister.Seni kalemini,vicdanını,kişiliğini satmamış biri olarak gordugumden hemde yazılarını okumaktan müthiş zevk alan biri olarak diyorumki SEN DİK DUR EĞRİ BELASINI BULUR..Allah'a emanet ol

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 12 Ekim 15:32
06

Özgür - Düşmanımın düşmanı dostumdur mantığıyla hereket ediyorsun

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 12 Ekim 15:13
05

Cenk Cemil - SAYIN çİĞİT bU Yazdıkalrınızın çoğuna ben de katılıyorum. Şakin, sizin bir söyleminiz var ki, ondan hiç bahsetmediniz ! Müslüman insanlara "yobaz-yobazlar" diyorsunuz ! Neden böyle bir ifade kullanıyorsunuz ? Bu hiatba sizi mecbur eden bir sebep mi var ? Merak ettik, bir açıklarsanız, millet de öğrenmiş olur !

Yanıtla . 2Beğen . 3Beğenme 12 Ekim 11:18
04

Harbi Bey - "Kalemim hür, vicdanım hür, istediğimi yazarım, yazabilirim.." diyen çok az kalem kaldı bu sektörde...Bunlardan birisi de sizsiniz İsmet Bey! Uzun zamandan beri yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum. İnandığınızı, gördüğünüzü ve düşündüğıünüzü yazabilme özgürlüğü var sizde... Ama bazılarında ne yazık ki yok.. ne yazık ki bazıları kendi kalemleri ile tutsak kalmış bazı yerlerde ve yüreklerinin istedikleri şekilde kalem oynatamadıkları için tutsak bir yazı insanı olarak oralarda duruyorlar... İşte onların artık ne kendilerine ne de başkalarına bir yararı olur. yapabilecekleri bir şey var, oralardan ayrılıp başka iş yapmaları... Aksi halde ısmarlama yazılarına öylece devam ederler ve ktimsecikler de onları kaale almaz...

Benim naçizane sizin basın sektöründe gördüğüm bu...

Saygılar selamlar!

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 12 Ekim 10:21
03

Körfezzz - adamsın ismet reis senden başka şu yazıyı yazabilecek adam yok bu kentte

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 12 Ekim 09:22
02

Adaletingucu - Bu zamanda inandıklarını sizin gibi korkusuzca ve açık yüreklilikle yazabilen kimse yok, tabii ki sonuna kadar takipçiniz İsmet Bey. Her şey için teşekkürler.

Yanıtla . 8Beğen . 1Beğenme 12 Ekim 08:07
01

Okur Ahmet - Sana inanıyor ve güveniyoruz bütün pislikleri ortaya çıkarmanı ve bu pislikleri yapan pis karekterli kişileride deşifre etmeni istiyoruz bütün kurumlarda kim milletin hakkını yemişse hesabını vermeli kimsenin yanına kâr kalmamalı

Yanıtla . 7Beğen . 1Beğenme 12 Ekim 06:39


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi