Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 7,9028
Euro 9,3063
Altın 483,05

Her yanımızı virüs sardı

Mart ayında ortaya çıkan korona virüs salgını, bırakın aşının bulunmasını, tedavisinin geliştirilmesini, giderek daha fazla yayılıyor…

Hani, ağzımızdan, burnumuzdan veya gözümüzden virüs girdikten sonra şöyle birkaç saat içinde ya da bilemediniz 1-2 gün içinde acı çektirmeden öldürecek, emin olun çok fazla umursamayacağım.

Ama bu covid-19 çok tehlikeli bir illet. 

Vücuduna girdiği, ciğerlerine veya beynine yürüdüğü insanlara büyük acılar çektiriyor.

Kıvrandırıyor.

Nefes aldırmıyor.

Siz virüsü kaptıysanız. Bilmeden bunu en yakınlarınıza, en sevdiklerinize bulaştırma, O’nu da hasta etme riskiniz var ki, bunun vicdan azabı herhalde nefessiz kalmaktan daha ağır olur.

………………………………

Bizim ülkemizde pek çok konuda olduğu gibi, corona virüs konusunda da başından beri devlet halka genellikle yalan söyledi, ya da doğru olmayan bilgiler verdi.

Hayatımın bu son dönemindeki en acı anımdır: 17 Mart günü gecesi, gece yarısı polis gelip beni evimden aldı, kelepçe taktı. Emniyete götürüp, savcının emriyle ifademi aldılar.

O zamanlar çok yazıp çizdim.  SES KOCAELİ Gazetesinde, “Derince hastanesinde bugün iki kişi koronadan hayatını kaybetti” şeklinde haber çıkmıştı.

Bu haber üzerine gece yarısı beni evden alıp kelepçeleyerek götürdüler.

Daha sonra defalarca yetkilileri sordum: “O gece derince Hastanesi’nde iki kişi virüsten öldü mü, ölmedi mi?”

Hiç yanıt vermediler.

Çünkü ölmüştü.

Onu halka duyurmak devletin göreviydi.

Ama duyurmadılar. Biz öğrendik, yazdık diye de kelepçe takıp götürdüler.

…………………….

Böyle bir devlet mantığı ile karşı karşıyayız.

Sözde bu korona virüsle mücadele ve takip konusunda dünyanın en başarılı ülkesiydik. Her hasta ve yakını adım adım takip ediliyor. Bütün gerçekler kamuoyuna hemen duyuruluyordu.

En büyük hastaneleri biz yaptık, en fazla yoğun bakım yatağını biz hazırladık dediler. “ABD, Rusya, “Fransa, İtalya, Almanya sürünüyor. Biz ülkemizden virüsü temizledik” diye övündüler.

Hepsi yalandı.

Biz doğru dürüst test yapamadık.

Biz gerçek rakamları hiç halka açıklamadık.

Şimdi dünyada korona virüs konusunda en riskli ülkelerden biriyiz.

……………………

Ülkemizi yönetenlere sorarsanız, sözde bu virüsün aşısını bile bulmak üzereyiz. Oysa Almanların, Çinlilerin yaptığı aşılarda biz kobay fareler gibi deneğiz.

Bırakın virüs aşısını, millet kuyrukta bekliyor, biz daha grip aşısını getirip halkın hizmetine sunamadık.

Test sonucu pozitif çıkanları “Hasta” kabul etmiyoruz. Test sonucu pozitif çıkanların ve yakınlarının takibi falan da yok “Git evinde kendi kendine iyileş” diye bırakılıyorlar.

Bu nedenle çevremiz mikrop taşıyanlarla dolu.

Korona virüsten korunmak konusunda kendinizden başka kimseye güvenemezsiniz.

Bu ortamda ilimizde ne yazık ki ciddi denetim falan da yok.

Zaten ilimizdeki sağlık sektörü tamamen siyasallaşmış.

İlimizin sağlık sistemi neredeyse çökmüş durumda.

Kendi kendinizi kollayacaksınız.

Başka çareniz yok.

Maskeyi mutlaka takacak, kalabalıklardan uzak duracak, temizliğe çok özen göstereceksiniz.

Kimseye güvenmeyecek kesinlikle “Bana bir şey olmaz” demeyeceksiniz.

…………………….

Korona virüs belası nedeniyle hayatın her alanının kısıtlanmasına, yasaklar uygulanmasına kesinlikle karşıyım.

Okulların açılması, eğitimin başlaması, hatta üniversitelerde bile yüz yüze eğitime geçilmesini de destekliyorum.

Çünkü yoksul ve giderek daha çok fakirleşen bir ülkeyiz. Bizim hayatı, ekonomiyi durdurma lüksümüz yok. Ama her konuda olduğu gibi, dünyayı tehdit eden bu virüs salgını konusunda bile siyaset, partizanlık düşünen bir zihniyetle karşı karşıyayız.

Bu nedenle biz, dünyada korona virüs konusunda en riskli ülkenin insanlarıyız.

Çevremizde, virüs taşıyan, hatta bu virüsü taşıdığı yapılan test sonucu ile belgelenmiş olan pek çok kişi dolaşıyor.

Yine çevremizde, testi pozitif çıkan ve bu virüsü taşıdığı resmen bilinen kişilerin doğrudan temas kurduğu ve büyük olasılıkla kendi virüsünün bir kısmını aktardığı kişiler de dolaşıyor.

Bunlar minibüste, tramvayda, sizin de alışveriş için girdiğiniz dükkanda, markette, çocuğunuzu gönderdiğiniz okulda.

Bugüne kadar bu virüsü kapmayanları emin olun sadece Allah koruyor.

Geçen gün, “Ben sizin yazılarınızı her gün okuyan emekli bir doktorum” diyerek kendisini tanıtan bir okurum aradı. Şöyle dedi:

“- İzmit’teki bilbordlarda Büyükşehir Belediyesi’nin reklamlarını görüyorum. Belediye koro kurmuş. Her yaştan müzik meraklılarını koroya davet ediyorlar. Bu virüs ortamında ne korosu? İnsanlar hangi ortamda oturacaklar da şarkı söyleyecek? Bunların hiç mi aklı kalmamış?”

Büyükşehir Belediyesi, abuk sabuk Yeşilçam şiveli slogan panoları ile sözde halkı virüse karşı uyarıyor. Zaten başka da bir şey yapmıyor.

Toplu taşım araçlarının ilaçlandığını, servis araçlarının ilaçlandığını falan da sanmıyorum.

Salmışlar çayıra, mevlam kayıra durumu var.

Siz dikkat edeceksiniz. Siz tedbirinizi alacaksınız. Hem kendiniz için, hem sevdikleriniz ve bütün insanlık için bunu yapacaksınız…

Bu konuda devlete güvenmeyin. Bu konuda ülkemizin sağlık sistemine, her gün aynı lafları söyleyip duran Sağlık Bakanına falan da güvenmeyin.

Maskenizi takın, ellerinizi sürekli yıkayın ve kimseye fazla yaklaşmayın. Yazımı o aptalca, cahilce sloganla bitireyim: TMM’ mı?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

07

Potomyalı Pompacı - tüm gözlemlerimden sonra bende oluşan genel kanaat şudur ki: Ülke nüfusu 60 milyona düşene kadar bu ülke için ölüm rahmet; doğum zahmettir.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Ekim 20:56
06

İbrahim kahraman - Pandomim denilen büyük salgın şehrimiz, ülkemiz ve tüm dünya insanlarını tehdit etmeye devam ediyor.bu tür salgınlarla mücadelede tedbirlerin uygulanıp bulaşma zincirine halka olmamak ve o zinciri kırmak çok önemli.son cümlenizdeki gib iş önce başa düşüyor, gerekli yerlerde maske, diğer insanlarla mesafe ve kilise temizliğe dikkat...vesselam!..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Ekim 17:54
05

Kozluklu - Tahir Efendi o billboard ( Reklam panosu) Kiralarını , kendi resimleri olan afişlerin parasını cebinden’mi ödüyor.!? Zaten yandaş gazetelerinde her sayfada fotosundan geçilmiyor. Ama Reklam panosu kirası ve afişleri bizlerin paraları ile ödemeye hiç hakkı yok. Üstelik yaptığı birşeyde yok.

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 19 Ekim 17:37
04

olmaz - inanılır gibi değil kanallar tüm avrupa, iskandinav ülkelerinin , abd nin korona sayılarını veriyor ama ülkesindeki sayıları veremiyor inanın böyle bir skandal olabilirmi

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 19 Ekim 13:33
03

Burak - Geçen salı körfezkentten belediye otobüsüne bindim, daha otobüs derinceye varmadan tıka basa doldu. İnsanlar şöföre tepki göstermeye başladı ki otobüste adım atacak yer kalmamıştı. Sefer sayısını yükseltip yolcu sayısını azaltmak çok mu zor ?

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 19 Ekim 12:38
01

Cem Süreyya - Teşekkürler sayın Çiğit. Ülkenin pandemi ile sınavına ilişkin en doğru ve net ifadeleri kullanmışsınız.Bir kelepçe daha yakışır sanırım , gururla...

Örnekleme yaparsak, savcı olsam ÖSYM sorularını çalan cemaatçilerle, vaka ve hasta sayısını aylarca toplumdan gizlemek için bulunan dolabı çevirenleri aynı kefeye koyar, gereğini yapardım. Ama ne oldu bin binbeşyüz binyediyüz değil günde 30 bin olduğunu gören halk bile ses çıkaramadı...Ah şu korku ..İtalya ispanya Fransa ile kafa bulmuşlardı onlarda günde 30 bin vaka olmadı.

Pandemi meselesini bir savaş gibi değerlendirdiğimizde, biz ordu onlar komutan. yapmamız gerekeni sanırım herkes biliyordur.

Grip aşısı uyarınızı lütfen defalarca tekrarlayın topu topu 1,5 milyon aşı giriyor ülkeye... ihtiyaç 25-30 milyon doz, artık örtülü ödenek mi olur, sarayın içecek gideri mi olur bir hal yolunu bulsunlar..Öyle Kavalaya müebbetle, ağzını açanı kitlemekle zor bu işler..Devletin neyi var neyi yok hizmetlerinde... Yok öyle Makara takara büyükelçi...yatacak yeri yok

Yanıtla . 4Beğen . 1Beğenme 19 Ekim 03:03


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi


503 Service Unavailable

Error 503 Service Unavailable

Service Unavailable

Guru Meditation:

XID: 168476773


Varnish cache server