Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 7,7958
Euro 9,4793
Altın 460,35

Öğretmenim bööğn canlı ders var mı?

Bilenler çocuğun sesinden okudunuz değil mi? Bilmeyenler için; son zamanlarda sosyal medyada bir video dolaşıyor, daha doğrusu bir ses kaydı.

Biraz şiveli, derslere girmeye çok istekli ve meraklı bir ses tonuyla öğretmenine telefondan sesli mesaj atmış bir ilkokul ya da ortaokul öğrencisi çocuğun sesi.

- Öğretmenim bööğn (bugün) canlı ders var mı?

- Öğretmenim zomzom'a (zoom programı) girdim, eba'ya da girdim, girilmedi.

İki ayrı ses kaydı arka arkaya yayınlanıyor farklı zamanlarda, aynı çocuğun sesi mi, ikinci cümleyi söyleyen farklı çocuk mu tam algılayamadım. Oğluma sordum aynı çocuk dedi.

Pandemi sebebiyle eğitim öğretimin uzaktan olması, öğrenci olan çoğu evde ciddi bir kaos ortamına sebep oldu.

Geçtiğimiz mart ayından sonra okula çok fazla gitmek istemeyen öğrenciler, çalışkan ve hırslı olanları ayrı tutuyorum, evden canlı ders olayına önce çok mutlu oldular.

Düşünsenize okula gitme yok, evden odalarından internete bağlanıp ders dinleyeceklerdi. Ancak öğretim yılının sonuna doğru buna da alışıp, derslere katılmakta su koy vermeye başlamışlardı ki yaz tatiline girdiler.

Bu süreçte en çok yüklenilen kesim hiç kuşkusuz öğretmenlerdi. İşe gitmeden, efor sarf etmeden maaş alıyorlar denildi. O kadar boşta oldukları zannedildi ki, öğretmenlik mesleğiyle alakasız görevler verilmeye çalışıldı.

Halbuki uzaktan eğitime ilk geçildiğinde öğretmenlerin bir kısmı, tamamen yabancısı oldukları bu teknolojiye ayak uydurmak için, insan üstü çaba sarf ettiler. Hem uzaktan eğitimin teknolojik boyutuna yabancıydılar, hem de sürecin işleyişine. Ve ne zamana kadar böyle gideceğini bilmiyorlardı.

Ayak uyduranlar, sisteme güzel geçiş yapanlar, bu seferde dersten kaçan ve girmeyen öğrencileri derslere girmeye ikna etmekle uğraştılar. Bu dönemde ise her sınıfa değişik sistem uygulandı.

Bazıları tamamen uzaktan eğitim, bazıları haftada 1-2 gün okula giderek yüz yüze eğitime devam ettiler. Hal böyle olunca çoğu branş öğretmenleri aynı gün içinde önce online ders verip, ders biter bitmez taksilerle koşturup okulda yüz yüze eğitim vermeye gidiyorlar.

Özveri ile görevini yapmaya çalışan öğretmenlere, sosyal medyadan birkaç alıntı ile örnekler vermek istedim:

* Muş'un Varto ilçesinde evlerinden Eğitim Bilişim Ağı'na (EBA TV) bağlanma imkanı olmayan öğrenciler için camiye internet bağlatan imam Ertuğrul Kertil, namaz vakitleri dışında camiyi sınıfa dönüştürerek çocukların eğitimlerine katkı sağlıyor.

* Aksaray'da Hamza Aydoğdu, Haziran ayında MEB Personel Genel Müdürü iken Aksaray Valisi olarak göreve başlamıştır. Bir öğretmen, görev yaptığı köyün muhtarı tarafından tehdit ediliyor ve muhtar öğretmene:

- Arkanda kim varsa gelsin! diyor. Olayın yaşandığı ilin valisi olan Hamza Aydoğdu bunu duyar duymaz, köy okulu öğretmenine sahip çıkmak için gece saat 23:00'te müdürü de yanına alarak muhtara gidip,

- Arkasında ben varım, buyur! diyor. Olay anında çözülüyor. Böyle yöneticilere hakkını teslim etmek hepimizin görevi diye düşünüyorum.

* 13 okulda 799 öğrenci ile yapılan "öğrenciye göre olumlu öğretmen" araştırmasının sonuçları 5 maddede belirlenmiş:

1 - Okulla ilgili ve okul dışı sorunu olduğunda danışabildiği,

2 - Anlayamadığı konuyu çekinmeden sorabildiği,

3 - Başarı için kendisini cesaretlendiren,

4 - Fikirlerine saygı duyan,

5 - Derste onu seven öğretmen "olumlu öğretmendir."

Bir öğrenciye tüm zamanını verip, bir konu bile olsa öğretme çabasındaki öğretmenleri kutluyorum, yürekten destekliyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Topyekün bir eğitim öğretim reformu yapmamız gerekiyor. 18 yılda eğitim ve kültürde arzu ettiğimiz ilerlemeyi sağlayamadık, bu konuda kendimi biraz mahzun hissediyorum" demiş.

Ülkemizde en güzel eğitim reformu 1940 yılında tarıma elverişli köylerde köy öğretmeni ve köye yarayan diğer meslek erbabını yetiştirmek amacıyla kurulan "Köy Enstitüleri" idi. Öğretim süreleri en az beş yıl olan bu enstitülere, tam devreli köy ilkokullarını bitirmiş, sağlıklı ve yetenekli köy çocukları seçilerek alındı.

Köy Enstitüleri'nde eğitim görenler hem örgün eğitim aldı hem de tarım teknikleri konusunda bilgiler edindi. Böylece tarımda verimliliğin arttırılması planlandı. 

Köy Enstitüleri'nin kendisine ait tarlası, bağı, besi hayvanları, arı kovanları ve atölyeleri vardı.

Köy Enstitüleri'nde verilen derslerin yarısı temel örgün eğitim, diğer yarısı ise uygulamalı eğitim konularıydı.

1960 yılında Columbia Üniversitesi'nde "Türkiye'de Köy Enstitüleri" doktora tezini veren Fay Kirby (1926-1990), Köy Enstitüleri için "Türk toplumunun çağdaş bir toplum durumuna getirilmesinde bir kaldıraç olarak kullanma yolunda, taa II. Mahmut döneminde başlamış olan deneylerin ardarda gelen başarısızlıklarından elde edilen deneyimlerinden sonra bulunmuş olan çıkar yoldur." demiştir.

Ancak bu şahane oluşum; "komün hayatı ve komünistliği özendiriyor" gerekçesiyle 1954'de Demokrat Parti hükümeti tarafından kapatıldı.

Peki ya Köy Enstitüleri kapatılmasaydı neler olurdu? Aslında neler olmazdı diye düzelterek sormak istiyorum.

Cevap: Köyden kente göç, yoksulluk, hırsızlık, gasp, okumayan çocuk, çorak toprak, özelleştirme, terör cinayetleri, paralı eğitim, dershaneler, dışardan tarım ve sanayi ürünü alımı ve ihtilaller olmazdı. Kimse bir karış toprak isteyemezdi.

Eğitimde reform aslında ekonomide reformun bence olmazsa olmazıydı.

Ekonomide bugün gelinen vahim tabloda, gelecek nesilleri ve ülkemizi düze çıkarmak için ancak böyle bir eğitim reformu gerekiyor. Başka türlüsü olduğunda sonuç ortada.

Hangi bakanlığa baksak, hangi işi yapmaya kalksak biliyoruz ki her şeyin başı eğitime varıyor.

"Öğretmenler! Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır." diyen Mustafa Kemal Atatürk'ün düşüncesindeyseniz eğer, özverili, emekçi öğretmenlerimizi sadece öğretmenler gününde hatırlamak değilse niyetimiz, bu yazıyı okuduktan sonra çocuğunuzun öğretmenlerine, belki kendi eski öğretmenlerinize bir telefon açın ya da güzel bir mesaj gönderin.

İnanın bu zorlu günlerde, eğitimde neyin ne olacağı belli olmayan şu pandemi döneminde çok mutlu ve motive olacaklardır.

Tüm öğretmenlere ve eğitim camiasına saygılarımla...

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aygen Tuna - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Makine - Koy enstituleri bir ise yaramazdi cunku tarima makine girmisti..dogru yol sanayilesmeydi o da duzgun yapilamadi

Yanıtla . 2Beğen . 2Beğenme 28 Ekim 13:09
01

Zeyno - Kaleminize sağlık..Çok net anlatmışsınız durumu.

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 27 Ekim 22:33


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi