Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 7,7780
Euro 9,3262
Altın 443,98

Biz olmasak reklam da alamayacaklar

Bir dönem Türkiye’de örnek gösterilen Kocaeli Yerel Medyası, içinden geçtiğimiz süreçte tarihin en pespaye, en rezil günlerini geçiriyor.

Bu kentte ben bir dönem günde 11 bin adet gazete satmış olmakla övündüm. Bugün, bu kentteki yerel gazetelerden bir tanesi “Ben günde 500 adet satıyorum” diyemez.

80’li, 90’li yıllarda, hatta 2000’li yılların ilk yarısında bu kentte her gün binlerce kişi sabah ilk iş olarak-hatta bir kısmı gece yarısında- gazete bayiine gider, bir şehir gazetesinden satın alırdı.

Güvenerek, beğenerek, içinde yazılanları merak ederek alırlardı.  “Gazetenin ana manşeti ne olmuş?”, “Spor sayfasında hangi manşet atılmış?” diye merak ederlerdi.

Tanıdıkları yerel köşe yazarının yazısını merak ettikleri için gazete satın alırlardı.

Bu şehirdeki bütün kafelerde, lokantalarda, berber, kuaför salonlarında, hastanelerde, pastanelerde, evlerde en az bir şehir gazetesi mutlaka bulunurdu.

Şimdi yok.

Hiçbir yerde bir şehir gazetesi yok. Kimse almıyor, okumuyor. Zaten şehrimizde yayınlanan yerel gazetelerin sahipleri , “Prestij kaybından” korkmasalar, “Sahibi olduğumuz gazete elimizden giderse, bu kentte iş yapamayız, ihale alamayız” derdine düşmüş olmasalar çoktan sahibi oldukları gazeteleri kapatıp, bu piyasadan tamamen çekilecekler.

Bu pandemi dönemi, önlemleri, ilimizdeki şehir gazetesi patronlarının da işine geldi.

Bugün yerel gazetelerde çalışan emekçi gazeteci arkadaşlarımın büyük bölümüne maaşları, devletten alınan teşvik paraları sayesinde ödeniyor, hiçbir gazete satılmadığı, okunmadığı, geliri olmadığı için para falan kazanmıyor, patronlarının ve devletin cebinden geçiniyorlar.

Gazeteler okunmadığı gibi veya okunmadıkları için Resmi İlan dışında özel reklam da alamıyorlar.

Çok iyi biliyorum; ÖZGÜR KOCAELİ’nin Türkiye’nin zirvesinde olduğu dönemlerde 3 tam sayfayı, hatta kimi zaman 4 sayfayı sadece küçük ilanlara ayırmak zorunda kalırdık.

Bir gün içinde onlarca bireysel reklam gazeteye gelir, adeta akardı.

Hatta bazı günler, gazetenin reklam servisinin önünde insanlar kuyruğa girerdi. Küçük ilan kapasitemiz dolduğu için reklam vermeye gelen müşterilerin bir kısmından özür diler, reklamını alamayacağımızı söyleyerek geri çevirirdik.

Bir günde 20 tane zayi ilanının alt alta yazıldığını bilirim.

Ama öyle gazete yapardık ki, bu kentin yerel gazete okuru, zayi ilanlarını bile okur, “Kim nüfus kağıdını, kim ehliyetini kaybetmiş?” diye merak ederdi.

Satırı satırına okunan, her satırına güvenilen ve inanılan gazeteler yaptık yıllarca. Bıraktığımız bu inanılmaz mirasın, bugün yozlaşmış, kendisini satılığa çıkartmış kişilerin elinde nasıl rezil edildiğini gördükçe, inanın içim sızlıyor.

………………………

Yerel gazetelerin aylık 30-40 bin TL civarında resmi ilan geliri var. Bu resmi ilanlar, yasalar gereği oturdukları yerde gazetelere geliyor.

Yerel gazetelerde ve onların internet sayfalarında çıkan özel ilanlar ise, başlı başına irdelenmeye, araştırmaya değer.

Büyükşehir Belediyesi, “Bu gazetenin yazarları bendendir. Bu gazetenin patronu benim dostumdur” mantığı ile, her fırsatta halkın cebinden yerel gazetelere reklam veriyor.

Düşünün, Tahir Büyükakın, Azerbaycan’ın Ermenistan zaferini kutlamak için bile, yerel gazetelere reklam parası ödedi.

Sadece SES KOCAELİ Büyükşehir tarafından dışlanıyor. Büyükşehir Belediyesi gibi, AKP’li ilçe belediyeleri de halkın kesesinden yerel gazetelere sanki bir yerden emir almış gibi reklam yağdırıyorlar.

Aslında pek çoğu 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda, 10 Kasım Atatürk’ün ölüm yıldönümünde hicap duyarak, içi sızlayarak ama mecburen kutlama reklamı veriyorlar. Kağıt üzerinde legal göstererek, yandaş medyaya para aktarıyorlar.

Bana ve Güngör’e gıcık olan, SES KOCAELİ’nin varlığından büyük rahatsızlık duyan iş çevreleri, meslek odaları da bu yandaş, candaş, kukla yerel medyayı beslemeyi adeta görev sayıyorlar.

Her fırsatta, yöneticilerin cebinden çıkmayan paraları, destek amaçlı olarak bu medya kuruluşlarına aktarıyorlar.

Mesela üyelerine hiçbir faydası olmayan Kocaeli Ticaret Odası. Zavallı Necmi, kendisini belki yıllarca ayakta, o makamda tutabilirler umuduyla, yerel medyaya her fırsatta reklam yağdırıyor.

Mesela, tarihinde ilk kez üyelerini bu denli kötü sözleşme ile başbaşa bırakmış Lastik-İş Sendikası. Alaaddin Sarı, sırtını AKP’ye ve günümüzün yalama medyasına dayamış,  işçinin parasını reklam parası olarak yerel gazetelere aktarıyor.

Çok iyi bilirim. İbrahim Aracı’nın eli çok sıkıdır. Ama buna rağmen, bize olan düşmanlığı nedeniyle ve belki bir gün İzmit sahiline zehir depolama limanı yapmak için izin alırım umuduyla bu yalama medyayı maddi açıdan desteklemeye kendisini mecbur hissediyor.

Sığır Çobanı Hüdaverdi vardı. Bütün yerel gazetelere ve internet sitelerine reklam yağdırıyor, her fırsatta Güngör Arslan ve benim aleyhime haberler çıkarttırıyordu.

Herhalde sığır çobanı için deniz bitti. Artık O’nun reklamları pek görünmüyor. Ama başkaları çıkıyor. Mesela, hakkında haber yapılmasın, gerçekler yazılmasın diye İzmit’teki bir otel sahibi, yerel medyaya reklam parası yağdırıyor.

Bu çevreler için tek düşman var: SES KOCAELİ.  Yalama, kukla medyayı destekleyip, ayakta tutmayı kendileri için sigorta görüyorlar.

……………………

Bize gelince, kimseye dalkavukluk yapmıyoruz. Kimsenin kapısını çalıp, “Bize reklam verin” demiyoruz.

Bazen düşünüyorum; şu Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın yanlışlarını görmesem de biraz yağlasam, “Vay benim doçentlik makamına kadar yükselmiş, Atatürkçü, mütevazi, demokrat Başkanım. Sen ne büyük adamsın. Seni sevmeyen ölsün” falan diye yazılar yazsam, acaba ne olurdu.

Adam, her gün kendisine benden çok daha fazla eleştiriler yönelten Tanzer’le bile masaya oturdu, O’nun gazetesine reklam vermeye başladı.

Ama biz, öleceğimizi bilsek de o seviyeye hiç düşmeyeceğiz. Doğru bildiğimiz yolda devam edeceğiz. Kafamız rahat, yüreğimiz ferah.

Hem adam gibi işimizi yapıyor hem insan gibi eğlenip, gırgırımızı geçiyoruz.

Biliyorum kalemlerini satmış kuklaların çektiği vicdan azabını.

Biliyorum onların uykularında bile ne kadar huzursuz olduklarını. Allah bizi onların seviyesine düşürmesin.

Bugün bu kentte SES KOCAELİ olmasa, bu yerel medya resmi ilan dışında reklam da alamaz.

Hala bu kentin yerel medyasını Güngör ve Ben ayakta tutuyoruz. Bizim sayemizde, bize düşman olanların verdiği reklamlarla ayakta duruyorlar.

Biz çok keyifliyiz, çevremizi izledikçe bir yandan üzülüyor, bir yandan eğleniyoruz. Bütün okurlarıma sağlık, mutluluk, ilimiz yerel medyasına insanlık ve ahlak diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mektup - İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

04

olmaz - TEK YEREL GAZETELERİMİ BESLİYORLAR ULUSAL YANDAŞ GAZETELERDE BESLENİYOR BİZİM OLAN PARALAR UÇUP GİDİYOR HESAP SORULMALI BUNLARDAN

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 17 Kasım 17:27
03

Cezmi - Sığır çobanı battı vadeli hayvan toplayıp paraya dönderip borç ödemeye çalışıyormuş oda tıkanınca kara kara düşünüyormuş donuna kadar bankalara ipotekliymiş yakında patlar sizinle uğraşacak halimi kaldı

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 16 Kasım 10:41
02

Ali - Abi otel sahibi ilhan abisini bile soyuyorotel müdürü osman uluisik en büyük hırsız ilhanin bütün kirli işleri bu adamda ilhanda bunun hırsızlığına ses çıkarmıyor çünkü osman ilhanin bütün kirli işleri biliyor araştırın biz otelde çalışırken nelere şahit olduk bir şeyleri gördük osman bizi işten attı

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 16 Kasım 00:43
01

Emekli - Ustad Korkaklar her gun ölür cesurlar bir gun ölür seni ve eski gazeteni bilen biliyor o yuzden 1 dublede bu korkaklari nasil delirtiyorum diye ic AFIYET OLSUN

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 16 Kasım 00:13


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi